KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

40. SURE · 85 AYET · 1219 KELİME

Mü'min

غافر

Kelime bağlantısı sözlüğe, İncele düğmesi dil bilgisi ve açıklamalara açılır.

تَنزِيلُindirilişiٱلْكِتَٰبِKitabınمِنَtarafındandırٱللَّهِAllahٱلْعَزِيزِaziz (daima galib)ٱلْعَلِيمِalim (herşeyi en iyi bilen)

(2-3) Bu kitabın indirilmesi, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen, günahı bağışlayan, tövbeyi kabul eden, azabı ağır olan, lütuf sahibi Allah tarafındandır. O'ndan başka ilah yoktur. Dönüş ancak O'nadır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
غَافِرِbağışlayandırٱلذَّنۢبِgünahıوَقَابِلِve kabul edendirٱلتَّوْبِtevbeyiشَدِيدِçetin olandırٱلْعِقَابِazabıذِىsahibidirٱلطَّوْلِلَآyokturإِلَٰهَtanrıإِلَّاbaşkaهُوَإِلَيْهِO'nadırٱلْمَصِيرُdönüş

(2-3) Bu kitabın indirilmesi, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen, günahı bağışlayan, tövbeyi kabul eden, azabı ağır olan, lütuf sahibi Allah tarafındandır. O'ndan başka ilah yoktur. Dönüş ancak O'nadır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَاmücadele etmezيُجَٰدِلُفِىٓhakkındaءَايَٰتِayetleriٱللَّهِAllah'ınإِلَّاbaşkasıٱلَّذِينَkimselerdenكَفَرُوا۟inkar eden(lerden)فَلَاo haldeيَغْرُرْكَseni aldatmasınتَقَلُّبُهُمْonların dolaşmalarıفِىşehirledeٱلْبِلَٰدِ

Allah'ın ayetleri hakkında inkar edenlerden başkası tartışmaya girişmez. Onların şehirlerde gezip dolaşmaları seni aldatmasın.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
كَذَّبَتْyalanladıقَبْلَهُمْonlardan önceقَوْمُkavmiنُوحٍNuhوَٱلْأَحْزَابُve kollarمِنۢonlardan sonrakiبَعْدِهِمْوَهَمَّتْve yeltendiكُلُّherأُمَّةٍۭmilletبِرَسُولِهِمْelçisiniلِيَأْخُذُوهُوَجَٰدَلُوا۟ve tartıştılarبِٱلْبَٰطِلِboş şeyler ileri sürerekلِيُدْحِضُوا۟gidermek içinبِهِonunlaٱلْحَقَّhakkıفَأَخَذْتُهُمْفَكَيْفَnasılكَانَolduعِقَابِazabım

Onlardan önce Nuh'un kavmi ve onlardan sonra gelen topluluklar da yalanlamıştı. Her ümmet kendi peygamberini yakalayıp cezalandırmaya azmetmişti. Hakkı yok etmek için batıl şeyler ileri sürerek tartışmışlardı. Bu yüzden onları kıskıvrak yakaladım. Benim cezalandırmam nasılmış, (gördüler)!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَكَذَٰلِكَve böyleceحَقَّتْyerini bulduكَلِمَتُsözüرَبِّكَRabbininعَلَىhakkındakiٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوٓا۟inkar eden(ler)أَنَّهُمْonlar ki;أَصْحَٰبُhalkıdırٱلنَّارِateş

Böylece Rabbinin, inkar edenler hakkındaki, "Onlar cehennemliklerdir" sözü gerçekleşmiş oldu.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِينَkimselerيَحْمِلُونَtaşıyan(lar)ٱلْعَرْشَArş'ıوَمَنْve bulunanlarحَوْلَهُۥonun çevresindeيُسَبِّحُونَtesbih ederlerبِحَمْدِhamd ile (överek)رَبِّهِمْRableriniوَيُؤْمِنُونَve inanırlarبِهِۦO'naوَيَسْتَغْفِرُونَve mağfiret dilerlerلِلَّذِينَkimseler içinءَامَنُوا۟inanan(lar)رَبَّنَاRabbimizوَسِعْتَsen kapladınكُلَّherشَىْءٍşeyiرَّحْمَةًrahmet ileوَعِلْمًاve bilgi ileفَٱغْفِرْbağışlaلِلَّذِينَkimseleriتَابُوا۟tevbe eden(leri)وَٱتَّبَعُوا۟ve uyanlarıسَبِيلَكَsenin yolunaوَقِهِمْve onları koruعَذَابَazabındanٱلْجَحِيمِcehennem

Arş'ı taşıyanlar ve onun çevresinde bulunanlar (melekler) Rablerini hamd ederek tespih ederler, O'na inanırlar ve inananlar için (şöyle diyerek) bağışlanma dilerler: "Ey Rabbimiz! Senin rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O halde tövbe eden ve senin yoluna uyanları bağışla ve onları cehennem azabından koru."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
رَبَّنَاRabbimizوَأَدْخِلْهُمْve onları sokجَنَّٰتِcennetlerineعَدْنٍAdnٱلَّتِىonlara söz verdiğinوَعَدتَّهُمْوَمَنve kimseleriصَلَحَiyi olanمِنْbabalarındanءَابَآئِهِمْوَأَزْوَٰجِهِمْve eşleri(nden)وَذُرِّيَّٰتِهِمْإِنَّكَşüphesiz senأَنتَsensinٱلْعَزِيزُüstün olanٱلْحَكِيمُhüküm ve hikmet sahibi olan

"Ey Rabbimiz! Onları da, onların babalarından, eşlerinden ve soylarından iyi olanları da, kendilerine vaad ettiğin Adn cennetlerine koy. Şüphesiz sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقِهِمُve onları koruٱلسَّيِّـَٔاتِوَمَنve kimiتَقِsen korursanٱلسَّيِّـَٔاتِkötülüklerdenيَوْمَئِذٍo günفَقَدْelbetteرَحِمْتَهُۥوَذَٰلِكَve işte budurهُوَoٱلْفَوْزُbaşarıٱلْعَظِيمُbüyük

"Onları kötülüklerden koru. Sen o gün kimi kötülüklerden korursan, ona rahmet etmiş olursun. İşte bu büyük başarıdır."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimselereكَفَرُوا۟inkar eden(lere)يُنَادَوْنَ(şöyle) seslenilirلَمَقْتُ(size) kızmasıٱللَّهِAllah'ınأَكْبَرُdaha büyüktürمِنsizin kızmanızdanمَّقْتِكُمْأَنفُسَكُمْkendi kendinizeإِذْziraتُدْعَوْنَsiz çağrılırdınızإِلَىimanaٱلْإِيمَٰنِفَتَكْفُرُونَfakat inkar ederdiniz

İnkar edenler var ya, muhakkak onlara: "Allah'ın (size) gazabı, sizin kendinize olan gazabınızdan daha büyüktür. Çünkü siz imana çağırılırdınız da inkar ederdiniz" diye seslenilir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالُوا۟dediler kiرَبَّنَآRabbimizأَمَتَّنَاbizi öldürdünٱثْنَتَيْنِiki kezوَأَحْيَيْتَنَاve dirilttinٱثْنَتَيْنِiki kezفَٱعْتَرَفْنَاitiraf ettikبِذُنُوبِنَاgünahlarımızıفَهَلْvar mı?إِلَىٰçıkmak içinخُرُوجٍمِّنhiçbirسَبِيلٍbir yol

Onlar da şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Bizi iki defa öldürdün, iki defa da dirilttin. Günahlarımızı kabulleniyoruz. Şimdi (bu ateşten) bir çıkış yolu var mı?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ذَٰلِكُمbuبِأَنَّهُۥٓsebebiyledirإِذَاzamanدُعِىَçağrıldığınızٱللَّهُAllah'aوَحْدَهُۥtek olanكَفَرْتُمْوَإِنve eğerيُشْرَكْortak koşulursaبِهِۦO'naتُؤْمِنُوا۟فَٱلْحُكْمُartık hükümلِلَّهِAllah'a aittirٱلْعَلِىِّyüceٱلْكَبِيرِve büyük

"Bu, sizin tevhid çerçevesinde Allah'a çağrıldığında inkar etmeniz, O'na ortak koşulduğunda ise inanmanız sebebiyledir. Artık hüküm yüce ve büyük Allah'a aittir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هُوَO'durٱلَّذِىkiيُرِيكُمْsize gösteriyorءَايَٰتِهِۦayetleriniوَيُنَزِّلُve indiriyorلَكُمsizin içinمِّنَgöktenٱلسَّمَآءِرِزْقًاوَمَاveيَتَذَكَّرُöğüt almazإِلَّاbaşkasıمَنkimsedenيُنِيبُ(O'na) yönelen

O, size ayetlerini gösteren, sizin için gökten bir rızık indirendir. Ancak O'na yönelen, düşünüp ibret alır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
رَفِيعُyükseltenٱلدَّرَجَٰتِdereceleriذُوsahibiٱلْعَرْشِArş'ınيُلْقِىindirirٱلرُّوحَruhuمِنْemrinden olanأَمْرِهِۦعَلَىٰüzerineمَنdilediğiيَشَآءُمِنْkullarındanعِبَادِهِۦلِيُنذِرَuyarmak içinيَوْمَgününe karşıٱلتَّلَاقِbuluşma

O, dereceleri hakkıyla yükseltendir, Arş'ın sahibidir. Buluşma günü hakkında (insanları) uyarmak için, iradesiyle ilgili vahyi kullarından dilediğine, kendi indirir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَوْمَo günهُمonlarبَٰرِزُونَلَاgizli kalmazيَخْفَىٰعَلَىAllah'aٱللَّهِمِنْهُمْonlardanشَىْءٌلِّمَنِkimindir?ٱلْمُلْكُmülkٱلْيَوْمَلِلَّهِAllah'ınٱلْوَٰحِدِtekٱلْقَهَّارِve kahhar

O gün onlar ortaya çıkarlar. Onların hiçbir şeyi Allah'a gizli kalmaz. Bugün mülk (hükümranlık) kimindir? Tek olan, her şeyi kudret ve hakimiyeti altında tutan Allah'ındır

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلْيَوْمَbugünتُجْزَىٰcezalanırكُلُّherنَفْسٍۭcanبِمَاkazandığıyleكَسَبَتْلَاyokturظُلْمَzulümٱلْيَوْمَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahسَرِيعُçabuk görendirٱلْحِسَابِhesabı

Bugün herkese kazandığının karşılığı verilir. Bugün asla zulüm yoktur. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَنذِرْهُمْve onları uyarيَوْمَgüne (karşı)ٱلْءَازِفَةِإِذِziraٱلْقُلُوبُyüreklerلَدَىdayanmıştırٱلْحَنَاجِرِgırtlaklaraكَٰظِمِينَمَاyokturلِلظَّٰلِمِينَzalimlerinمِنْhiçbirحَمِيمٍdostuوَلَاve yokturشَفِيعٍbir aracılarıيُطَاعُsözü tutulur

Yaklaşmakta olan gün konusunda onları uyar. O gün yürekler gam ve tasa ile dolu, (sanki) gırtlaklara dayanmıştır. Zalimlerin ne sıcak bir dostu, ne de sözü dinlenir bir şefaatçisi vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱللَّهُAllahيَقْضِىhükmederبِٱلْحَقِّوَٱلَّذِينَkimseler iseيَدْعُونَyalvardıklarıمِنO'ndan başkaدُونِهِۦلَاhüküm veremezlerيَقْضُونَبِشَىْءٍإِنَّçünküٱللَّهَAllahهُوَOٱلسَّمِيعُişitendirٱلْبَصِيرُgörendir

Allah, hak ve adaletle hükmeder. Allah'tan başka taptıkları ise hiçbir hükümde bulunamazlar. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَوَلَمْيَسِيرُوا۟فِىyeryüzündeٱلْأَرْضِفَيَنظُرُوا۟görsünlerكَيْفَnasılكَانَolduğunuعَٰقِبَةُsonununٱلَّذِينَkimselerinكَانُوا۟olanمِنkendilerinden öncekiقَبْلِهِمْكَانُوا۟idilerهُمْonlarأَشَدَّdaha üstünمِنْهُمْkendilerindenقُوَّةًkuvvet bakımındanوَءَاثَارًاve eserleri bakımındanفِىyeryüzündekiٱلْأَرْضِفَأَخَذَهُمُfakat onları yakaladıٱللَّهُAllahبِذُنُوبِهِمْgünahları yüzündenوَمَاveكَانَolmadıلَهُمonlarıمِّنَkarşıٱللَّهِAllah'aمِنhiçbirوَاقٍkoruyan

Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar, kendilerinden daha güçlü ve yeryüzündeki eserleri daha üstündü. Böyle iken Allah, günahları sebebiyle onları yakaladı. Onları Allah'ın azabından koruyacak hiç kimse olmadı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ذَٰلِكَbuبِأَنَّهُمْonların (sebebiyledir)كَانَتolmalarıتَّأْتِيهِمْonlara getirirdiرُسُلُهُمelçileriبِٱلْبَيِّنَٰتِaçık kanıtlarفَكَفَرُوا۟ama inkar ediyorlardıفَأَخَذَهُمُbu yüzden onları yakaladıٱللَّهُإِنَّهُۥzira Oقَوِىٌّgüçlüdürشَدِيدُçetin olandırٱلْعِقَابِcezası

Bunun sebebi şu idi: Peygamberleri onlara apaçık mucizeler getiriyorlardı da onlar inkar ediyorlardı. Bu yüzden Allah da onları yakalayıverdi. Şüphesiz O, güçlüdür, cezası da çok şiddetlidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَلَمَّا(Musa) ne zaman kiجَآءَهُمonlara gelinceبِٱلْحَقِّhakk ileمِنْkatımızdanعِندِنَاقَالُوا۟dedilerٱقْتُلُوٓا۟öldürünأَبْنَآءَoğullarınıٱلَّذِينَkimselerinءَامَنُوا۟inanan(ların)مَعَهُۥonunla beraberوَٱسْتَحْيُوا۟ve sağ bırakınنِسَآءَهُمْوَمَاve değildirكَيْدُtuzağıٱلْكَٰفِرِينَkafirlerinإِلَّاbaşkasıفِىboşa çıkandanضَلَٰلٍ

Musa onlara tarafımızdan gerçeği getirince, "Onunla beraber iman edenlerin oğullarını öldürün, kadınlarını sağ bırakın" dediler. Fakat kafirlerin tuzağı hep boşa çıkmıştır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالَve dediفِرْعَوْنُFir'avnذَرُونِىٓbırakın beniأَقْتُلْöldüreyimمُوسَىٰMusa'yıوَلْيَدْعُve yalvarsınرَبَّهُۥٓإِنِّىٓçünkü benأَخَافُkorkuyorumأَنdiyeيُبَدِّلَonun değiştirecekدِينَكُمْdininiziأَوْyahutأَنdiyeيُظْهِرَçıkaracakفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِٱلْفَسَادَfesad

Firavun dedi ki: "Bırakın beni, Musa'yı öldüreyim. (Faydası olacaksa) Rabbini yardıma çağırsın! Çünkü ben onun, dininizi değiştireceğinden, yahut yeryüzünde bozgunculuk çıkaracağından korkuyorum."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالَve dediمُوسَىٰٓMusaإِنِّىelbette benعُذْتُsığındımبِرَبِّىbenim de Rabbimوَرَبِّكُمve sizin de Rabbinizeمِّنhepsindenكُلِّمُتَكَبِّرٍkibirlilerinلَّاinanmayanيُؤْمِنُبِيَوْمِgününeٱلْحِسَابِhesap

Musa da, "Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah'a sığınırım" dedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالَve (şöyle) dediرَجُلٌbir adamمُّؤْمِنٌmü'minمِّنْailesindenءَالِفِرْعَوْنَFir'avnيَكْتُمُgizleyenإِيمَٰنَهُۥٓimanınıأَتَقْتُلُونَöldürüyor musunuz?رَجُلًاbir adamıأَنdiyeيَقُولَdiyorرَبِّىَRabbimٱللَّهُAllah'tırوَقَدْoysa gerçektenجَآءَكُمsize gelmiştirبِٱلْبَيِّنَٰتِkanıtlarlaمِنRabbinizdenرَّبِّكُمْوَإِنve eğerيَكُo iseكَٰذِبًاbir yalancıفَعَلَيْهِkendi zararınadırكَذِبُهُۥوَإِنve eğerيَكُo iseصَادِقًاdoğru söylüyorيُصِبْكُمbaşınıza gelirبَعْضُbir kısmıٱلَّذِىsize va'dettiklerininيَعِدُكُمْإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahلَاdoğru yola iletmezيَهْدِىمَنْkimseyiهُوَoمُسْرِفٌaşırı gidenكَذَّابٌyalancı

Firavun ailesinden, imanını gizlemekte olan mü'min bir adam şöyle dedi: "Rabbim Allah'tır, dediği için bir adamı öldürecek misiniz? Halbuki o, size Rabbinizden apaçık mucizeler getirdi. Eğer yalancı ise, yalanı kendi aleyhinedir. Eğer doğru söylüyorsa, sizi tehdit ettiği şeylerin bir kısmı başınıza gelecektir. Şüphesiz Allah, aşırı giden, yalancılık eden kimseyi doğru yola eriştirmez."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰقَوْمِey kavmimلَكُمُsizindirٱلْمُلْكُmülkٱلْيَوْمَbugünظَٰهِرِينَhakimsinizفِىyeryüzüneٱلْأَرْضِفَمَنkimيَنصُرُنَاbizi kurtarır?مِنۢhışmındanبَأْسِٱللَّهِAllâh'ınإِنeğerجَآءَنَاقَالَdediفِرْعَوْنُFir'avnمَآben size göstermiyorumأُرِيكُمْإِلَّاbaşkasınıمَآşeydenأَرَىٰgördüğümوَمَآveأَهْدِيكُمْben sizi iletmemإِلَّاbaşkasınaسَبِيلَyoldanٱلرَّشَادِdoğru

"Ey kavmim! Bugün yeryüzüne hakim kimseler olarak iktidar ve saltanat sizindir. Ama başımıza geldiğinde bizi, Allah'ın azabından kim kurtarır?" Firavun, "Ben size ancak kendi görüşümü bildiriyorum ve sizi ancak doğru yola götürüyorum" dedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالَve dedi kiٱلَّذِىٓ(adam)ءَامَنَinananيَٰقَوْمِey kavmimإِنِّىٓelbette benأَخَافُkorkuyorumعَلَيْكُمüzerinizeمِّثْلَmislindenيَوْمِgünününٱلْأَحْزَابِöncekilerin

(30-31) İman etmiş olan adam dedi ki: "Ey kavmim! Şüphesiz ben, Nuh kavmi, Ad kavmi, Semud kavmi ve onlardan sonra gelen toplulukların başına gelen olayların sizin de başınıza gelmesinden korkuyorum. Allah, kullarına asla zulmetmek istemez."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مِثْلَgibiدَأْبِdurumuقَوْمِkavmininنُوحٍNûhوَعَادٍve 'Adوَثَمُودَve Semud'unوَٱلَّذِينَveمِنۢonlardan sonrakilerinبَعْدِهِمْوَمَاve değildirٱللَّهُAllahيُرِيدُisteyecekظُلْمًاzulmetmekلِّلْعِبَادِkullara

(30-31) İman etmiş olan adam dedi ki: "Ey kavmim! Şüphesiz ben, Nuh kavmi, Ad kavmi, Semud kavmi ve onlardan sonra gelen toplulukların başına gelen olayların sizin de başınıza gelmesinden korkuyorum. Allah, kullarına asla zulmetmek istemez."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَيَٰقَوْمِve ey kavmimإِنِّىٓgerçekten benأَخَافُkorkuyorumعَلَيْكُمْsizin içinيَوْمَgünündenٱلتَّنَادِo çağırma

(32-33) "Ey kavmim! Gerçekten sizin için, o bağrışıp çağrışma gününden, arkanıza dönüp kaçmaya çalışacağınız günden korkuyorum. (O gün) sizi, Allah'(ın azabın)dan kurtaracak kimse yoktur. Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek de yoktur."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَوْمَo günتُوَلُّونَarkanızı dönüpمُدْبِرِينَkaçarsınızمَاama yokturلَكُمsizin içinمِّنَAllahtanٱللَّهِمِنْhiç;عَاصِمٍوَمَنve kimiيُضْلِلِşaşırtırsaٱللَّهُAllahفَمَاartık olmazلَهُۥonaمِنْhiçbirهَادٍyol gösteren

(32-33) "Ey kavmim! Gerçekten sizin için, o bağrışıp çağrışma gününden, arkanıza dönüp kaçmaya çalışacağınız günden korkuyorum. (O gün) sizi, Allah'(ın azabın)dan kurtaracak kimse yoktur. Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek de yoktur."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْve andolsunجَآءَكُمْsize gelmiştiيُوسُفُYusufمِنdaha önceقَبْلُبِٱلْبَيِّنَٰتِaçık kanıtlarlaفَمَاfakatزِلْتُمْgeri durmadınızفِى(olmaktan)شَكٍّşüphedeمِّمَّاşeyler hakkındaجَآءَكُمsize getirdikleriبِهِۦحَتَّىٰٓnihayetإِذَاzamanهَلَكَöldüğüقُلْتُمْdedinizلَنaslaيَبْعَثَgöndermezٱللَّهُAllahمِنۢondan sonraبَعْدِهِۦرَسُولًاكَذَٰلِكَişte böyleيُضِلُّsaptırırٱللَّهُAllahمَنْkimseleriهُوَoمُسْرِفٌaşırı gidenمُّرْتَابٌşüpheci

Andolsun, daha önce Yusuf da size apaçık deliller getirmişti de, onun size getirdikleri hakkında şüphe edip durmuştunuz. Daha sonra o ölünce de, "Allah, ondan sonra asla peygamber göndermez" demiştiniz. İşte Allah, aşırı giden şüpheci kimseleri böyle saptırır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِينَonlar kiيُجَٰدِلُونَtartışırlarفِىٓhakkındaءَايَٰتِayetleriٱللَّهِAllah'ınبِغَيْرِolmadanسُلْطَٰنٍbir delilأَتَىٰهُمْكَبُرَne büyükمَقْتًاbir kızgınlıktırعِندَyanındaٱللَّهِAllahوَعِندَve yanındaٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟كَذَٰلِكَişte böyleيَطْبَعُmühürlerٱللَّهُAllahعَلَىٰüzeriniكُلِّherقَلْبِkalbiمُتَكَبِّرٍkibirliجَبَّارٍzorbanın

Onlar kendilerine gelmiş hiçbir delil olmaksızın, Allah'ın ayetleri hakkında tartışan kimselerdir. Bu ise Allah katında ve iman edenler katında büyük öfke ve gazap gerektiren bir iştir. Allah, her kibirli zorbanın kalbini işte böyle mühürler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالَve dedi kiفِرْعَوْنُFir'avnيَٰهَٰمَٰنُey Hâmânٱبْنِyapلِىbanaصَرْحًاyüksek bir kuleلَّعَلِّىٓbelkiأَبْلُغُerişirimٱلْأَسْبَٰبَsebeplere

(36-37) Firavun dedi ki: "Ey Haman! Bana yüksek bir kule yap, belki yollara, göklerin yollarına erişirim de Musa'nın ilahını görürüm(!) Çünkü ben, onun yalancı olduğuna inanıyorum." Böylece Firavun'a yaptığı kötü iş süslü gösterildi ve doğru yoldan saptırıldı. Firavun'un tuzağı, tamamen sonuçsuz kaldı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَسْبَٰبَsebeplerineٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerinفَأَطَّلِعَböylece bakayımإِلَىٰٓtanrısınaإِلَٰهِمُوسَىٰMusâ'nınوَإِنِّىçünkü benلَأَظُنُّهُۥonu sanıyorumكَٰذِبًاوَكَذَٰلِكَve böyleceزُيِّنَsüslü gösterildiلِفِرْعَوْنَFir'avn'aسُوٓءُkötüعَمَلِهِۦişiوَصُدَّve çıkarıldıعَنِyoldanٱلسَّبِيلِوَمَاve değildiكَيْدُtuzağıفِرْعَوْنَFir'avn'ınإِلَّاbaşkaفِىhüsrandanتَبَابٍ

(36-37) Firavun dedi ki: "Ey Haman! Bana yüksek bir kule yap, belki yollara, göklerin yollarına erişirim de Musa'nın ilahını görürüm(!) Çünkü ben, onun yalancı olduğuna inanıyorum." Böylece Firavun'a yaptığı kötü iş süslü gösterildi ve doğru yoldan saptırıldı. Firavun'un tuzağı, tamamen sonuçsuz kaldı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰقَوْمِey kavmimإِنَّمَاgerçektenهَٰذِهِbuٱلْحَيَوٰةُhayatıٱلدُّنْيَاdünyaمَتَٰعٌbir geçinmedirوَإِنَّve gerçektenٱلْءَاخِرَةَهِىَoدَارُyerdirٱلْقَرَارِebedi olarak durulacak

"Ey kavmim! Şüphesiz bu dünya hayatı ancak (geçici) bir yararlanmadır. Ahiret ise ebedi olarak kalınacak yerdir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَنْkimعَمِلَyaparsaسَيِّئَةًbir kötülükفَلَاcezalandırılmazيُجْزَىٰٓإِلَّاbaşkasıylaمِثْلَهَاوَمَنْve her kimعَمِلَyaparsaصَٰلِحًاfaydalı bir işمِّنerkektenذَكَرٍأَوْveyaأُنثَىٰkadın(dan)وَهُوَve oمُؤْمِنٌinanarakفَأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarيَدْخُلُونَgirerlerٱلْجَنَّةَcenneteيُرْزَقُونَkendilerine rızık verilirفِيهَاoradaبِغَيْرِolmaksızınحِسَابٍhesabı

"Kim bir kötülük yaparsa, ancak onun kadar ceza görür. Kadın veya erkek, kim, mü'min olarak salih bir amel işlerse, işte onlar cennete girecek ve orada hesapsız olarak rızıklandırılacaklardır."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
تَدْعُونَنِىsiz beni çağırıyorsunuzلِأَكْفُرَnankörlük etmeğeبِٱللَّهِAllah'aوَأُشْرِكَve ortak koşmağaبِهِۦO'naمَاşeyleriلَيْسَolmayanلِىbenimبِهِۦonun hakkındaعِلْمٌbilgimوَأَنَا۠ben iseأَدْعُوكُمْsizi çağırıyorumإِلَىaziz olanaٱلْعَزِيزِٱلْغَفَّٰرِçok bağışlayana

"Siz beni Allah'ı inkar etmeye ve hakkında hiçbir bilgim olmayan şeyleri O'na ortak koşmaya çağırıyorsunuz. Ben ise sizi mutlak güç sahibine, çok bağışlayana (Allah'a) çağırıyorum."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَاyok (ki)جَرَمَşüpheأَنَّمَاkesinlikleتَدْعُونَنِىٓsiz beni çağırıyorsunuzإِلَيْهِonaلَيْسَ(oysa) yokturلَهُۥonunدَعْوَةٌdu'aya değer tarafıفِىdünyadaٱلدُّنْيَاوَلَاne deفِىahiretteٱلْءَاخِرَةِوَأَنَّve elbetteمَرَدَّنَآbizim dönüşümüzإِلَىAllah'adırٱللَّهِوَأَنَّve elbetteٱلْمُسْرِفِينَaşırı gidenlerهُمْişte onlarأَصْحَٰبُhalkıdırٱلنَّارِateş

"Şüphe yok ki sizin beni tapmaya çağırdığınız şeyin ne dünya ne de ahiret konusunda hiçbir çağrısı yoktur. Kuşkusuz dönüşümüz Allah'adır. Şüphesiz, aşırı gidenler cehennemliklerin ta kendileridir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَسَتَذْكُرُونَyakında hatırlayacaksınızمَآneأَقُولُsöylediysemلَكُمْوَأُفَوِّضُve bırakıyorumأَمْرِىٓişimiإِلَىAllah'aٱللَّهِإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahبَصِيرٌۢgörürبِٱلْعِبَادِkulları

"Size söylediklerimi hatırlayacaksınız. Ben işimi Allah'a havale ediyorum. Şüphesiz Allah, kullarını hakkıyla görendir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَوَقَىٰهُonu koruduٱللَّهُAllahسَيِّـَٔاتِkötülüklerindenمَاonların kurdukları tuzaklarınمَكَرُوا۟وَحَاقَve kuşattıبِـَٔالِailesiniفِرْعَوْنَFir'avnسُوٓءُen kötüsüٱلْعَذَابِazabın

Allah, onu, onların hilelerinin kötülüklerinden korudu. Firavun ailesini, azabın en kötüsü kuşattı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلنَّارُateşيُعْرَضُونَsunulurlarعَلَيْهَاonaغُدُوًّاsabahوَعَشِيًّاوَيَوْمَve günüتَقُومُkoptuğuٱلسَّاعَةُkıyametinأَدْخِلُوٓا۟sokun (denilir)ءَالَailesiniفِرْعَوْنَFir'avnأَشَدَّen çetinineٱلْعَذَابِazabın

(Öyle bir) ateş ki, onlar sabah akşam ona sunulurlar. Kıyametin kopacağı günde de, "Firavun ailesini azabın en şiddetlisine sokun" denilecektir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْveيَتَحَآجُّونَbirbirleriyle tartışırlarkenفِىiçindeٱلنَّارِateşinفَيَقُولُdediler kiٱلضُّعَفَٰٓؤُا۟zayıf olanlarلِلَّذِينَbüyüklük taslayanlaraٱسْتَكْبَرُوٓا۟إِنَّاelbette bizكُنَّاidikلَكُمْsizeتَبَعًاuymuşفَهَلْsiz-misiniz?أَنتُمsizمُّغْنُونَعَنَّاbizdenنَصِيبًاufak bir parçasınıمِّنَateşinٱلنَّارِ

Ateşin içinde birbirleriyle tartışırlarken, zayıf olanlar, büyüklük taslayanlara, "Biz size uymuş kimselerdik. Şimdi şu ateşin bir kısmını üzerimizden kaldırabilir misiniz?" derler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالَdedi(ler) kiٱلَّذِينَbüyüklük taslayanlarٱسْتَكْبَرُوٓا۟إِنَّاelbette bizكُلٌّhepimizفِيهَآonun içindeyizإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahقَدْelbetteحَكَمَhüküm verdiبَيْنَarasındaٱلْعِبَادِkullar

Büyüklük taslayanlar ise şöyle derler: "Biz hepimiz ateşin içindeyiz. Şüphesiz Allah, kullar arasında (böyle) hüküm vermiştir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالَve dedi(ler) kiٱلَّذِينَiçindekilerفِىٱلنَّارِateşلِخَزَنَةِbekçilerineجَهَنَّمَcehenneminٱدْعُوا۟du'a edinرَبَّكُمْRabbinizeيُخَفِّفْhafifletsinعَنَّاbizdenيَوْمًاbir günمِّنَbirazٱلْعَذَابِazabı

Ateşte olanlar cehennem bekçilerine, "Rabbinize yalvarın da (hiç değilse) bir gün bizden azabı hafifletsin" derler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالُوٓا۟dedilerأَوَلَمْdeğilmiydi?تَكُتَأْتِيكُمْsize geliyorرُسُلُكُمelçilerinizبِٱلْبَيِّنَٰتِقَالُوا۟dedilerبَلَىٰقَالُوا۟dedilerفَٱدْعُوا۟وَمَاfakat değildirدُعَٰٓؤُا۟yalvarmasıٱلْكَٰفِرِينَkafirlerinإِلَّاbaşkasıفِىdalalettenضَلَٰلٍ

(Cehennem bekçileri) derler ki: "Size peygamberleriniz açık mucizeler getirmemiş miydi?" Onlar, "Evet, getirmişti" derler. (Bekçiler), "Öyleyse kendiniz yalvarın" derler. Şüphesiz kafirlerin duası boşunadır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّاelbette bizلَنَنصُرُyardım ederizرُسُلَنَاelçilerimizeوَٱلَّذِينَve kimselereءَامَنُوا۟inanan(lara)فِىhayatındaٱلْحَيَوٰةِٱلدُّنْيَاdünyaوَيَوْمَve gündeيَقُومُ(şahidliğe) duracaklarıٱلْأَشْهَٰدُşahidlerin

Şüphesiz ki, peygamberlerimize ve iman edenlere dünya hayatında ve şahitlerin şahitlik edecekleri günde yardım ederiz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَوْمَo günلَاfayda vermezيَنفَعُٱلظَّٰلِمِينَzalimlereمَعْذِرَتُهُمْوَلَهُمُve onlar için vardırٱللَّعْنَةُla'netوَلَهُمْve onlara vardırسُوٓءُen kötüsüٱلدَّارِyurt(lar)ın

O gün zalimlere, mazeretleri fayda vermez. Lanet de onlaradır, kötü yurt da onlaradır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْve andolsunءَاتَيْنَاbiz verdikمُوسَىMusa'yaٱلْهُدَىٰhidayetوَأَوْرَثْنَاve miras kıldıkبَنِىٓoğullarınaإِسْرَٰٓءِيلَİsrailٱلْكِتَٰبَKitabı

(53-54) Andolsun, biz Musa'ya hidayet verdik. İsrailoğulları'na da, akıl sahipleri için bir öğüt ve doğruluk rehberi olarak o kitabı (Tevrat'ı) miras bıraktık.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَٱصْبِرْo halde sabretإِنَّmutlakaوَعْدَva'diٱللَّهِAllah'ınحَقٌّgerçektirوَٱسْتَغْفِرْve istiğfar etلِذَنۢبِكَgünahınaوَسَبِّحْve anبِحَمْدِövgü ileرَبِّكَRabbiniبِٱلْعَشِىِّakşamوَٱلْإِبْكَٰرِsabah

Ey Muhammed! Sabret. Allah'ın va'di şüphesiz gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam sabah Rabbini hamd ederek tespih et!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimselerيُجَٰدِلُونَtartışan(lar)فِىٓhakkındaءَايَٰتِayetleriٱللَّهِAllah'ınبِغَيْرِolmadanسُلْطَٰنٍ(hiçbir) delilأَتَىٰهُمْإِنyokturفِىonların göğüslerindeصُدُورِهِمْإِلَّاbaşka bir şeyكِبْرٌbüyüklük (taslamaktan)مَّاonlarهُمبِبَٰلِغِيهِفَٱسْتَعِذْsen sığınبِٱللَّهِإِنَّهُۥçünkü OهُوَO'durٱلسَّمِيعُişitenٱلْبَصِيرُgören

Allah'ın ayetleri hakkında, kendilerine gelmiş bir delilleri olmaksızın tartışanlar var ya, onların kalplerinde ancak bir büyüklük taslama vardır. Onlar, tasladıkları büyüklüğe asla ulaşmazlar. Sen Allah'a sığın. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَخَلْقُyaratmakٱلسَّمَٰوَٰتِgökleriوَٱلْأَرْضِve yeriأَكْبَرُçok daha zordurمِنْyaratmaktanخَلْقِٱلنَّاسِinsanlarıوَلَٰكِنَّfakatأَكْثَرَçoğuٱلنَّاسِinsanlarınلَاbilmezlerيَعْلَمُونَ

Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyük bir şeydir. Fakat insanların çoğu bilmezler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاolmazيَسْتَوِىeşitٱلْأَعْمَىٰkörوَٱلْبَصِيرُve görenوَٱلَّذِينَve kimselerءَامَنُوا۟inanan(lar)وَعَمِلُوا۟ve yapanlarٱلصَّٰلِحَٰتِiyi işlerوَلَاve ne deٱلْمُسِىٓءُقَلِيلًاazمَّاne kadarتَتَذَكَّرُونَdüşünüyorsunuz

Kör ile gören, iman edip salih ameller işleyenler ile kötülük yapan bir değildir. Siz pek az düşünüyorsunuz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّmutlakaٱلسَّاعَةَsa'atلَءَاتِيَةٌلَّاasla yokturرَيْبَşüpheفِيهَاbundaوَلَٰكِنَّfakatأَكْثَرَçoğuٱلنَّاسِinsanlarınلَاinanmazlarيُؤْمِنُونَ

Kıyamet günü mutlaka gelecektir, bunda hiç şüphe yoktur. Fakat insanların çoğu buna inanmazlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالَve dedi kiرَبُّكُمُRabbinizٱدْعُونِىٓbana du'a edinأَسْتَجِبْkabul edeyimلَكُمْإِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimselerيَسْتَكْبِرُونَbüyüklenen(ler)عَنْbana kulluk etmeğeعِبَادَتِىسَيَدْخُلُونَgireceklerdirجَهَنَّمَcehennemeدَاخِرِينَaşağılık olarak

Rabbiniz şöyle dedi: "Bana dua edin, duanıza cevap vereyim. Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler aşağılanmış bir halde cehenneme gireceklerdir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱللَّهُAllahٱلَّذِىO'dur kiجَعَلَyaptıلَكُمُsizeٱلَّيْلَgeceyiلِتَسْكُنُوا۟istirahat etmeniz içinفِيهِiçindeوَٱلنَّهَارَve gündüzüمُبْصِرًاإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahلَذُوsahibidirفَضْلٍlutufعَلَىkarşıٱلنَّاسِinsanlaraوَلَٰكِنَّfakatأَكْثَرَçoğuٱلنَّاسِinsanlarınلَاşükretmezlerيَشْكُرُونَ

Allah, içinde rahat edesiniz diye geceyi ve (her şeyi) gösterici (aydınlık) olarak da gündüzü yaratandır. Şüphesiz Allah, insanlara karşı sonsuz iyilik sahibidir, fakat insanların çoğu şükretmezler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ذَٰلِكُمُişte budurٱللَّهُAllahرَبُّكُمْRabbinizخَٰلِقُyaratıcısı olanكُلِّherشَىْءٍşeyinلَّآyokturإِلَٰهَtanrıإِلَّاbaşkaهُوَفَأَنَّىٰnasıl da?تُؤْفَكُونَçevriliyorsunuz

İşte her şeyin yaratıcısı olan Rabbiniz Allah! O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Durum bu iken nasıl oluyor da (haktan) döndürülüyorsunuz?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱللَّهُAllahٱلَّذِىO'dur kiجَعَلَyaptıلَكُمُsizeٱلْأَرْضَarzıقَرَارًاdurulacak yerوَٱلسَّمَآءَve göğüبِنَآءًbinaوَصَوَّرَكُمْve sizi şekillendirdiفَأَحْسَنَve güzel yaptıصُوَرَكُمْşekilleriniziوَرَزَقَكُمve sizi beslediمِّنَgüzel rızıklarlaٱلطَّيِّبَٰتِذَٰلِكُمُişte budurٱللَّهُAllahرَبُّكُمْفَتَبَارَكَne yücedirٱللَّهُAllahرَبُّRabbiٱلْعَٰلَمِينَalemlerin

Allah, yeryüzünü sizin için karar kılma yeri, göğü de bina yapan; size şekil verip de şekillerinizi güzel kılan ve sizi temiz şeylerle rızıklandırandır. İşte Rabbiniz Allah! Alemlerin Rabbi Allah ne yücedir!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هُوَOٱلْحَىُّdiridirلَآyokturإِلَٰهَtanrıإِلَّاbaşkaهُوَO'ndanفَٱدْعُوهُO'na yalvarınمُخْلِصِينَhalis kılarakلَهُyalnız kendisineٱلدِّينَٱلْحَمْدُhamdلِلَّهِAllah'a mahsusturرَبِّRabbiٱلْعَٰلَمِينَalemlerin

O, diridir. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. O halde sadece Allah'a itaat ederek (samimi olarak) O'na ibadet edin. Hamd, alemlerin Rabbine mahsustur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْإِنِّىelbette benنُهِيتُmen'olundumأَنْtapmaktanأَعْبُدَٱلَّذِينَsizin yalvardıklarınızaتَدْعُونَمِنbaşkaدُونِٱللَّهِAllah'tanلَمَّاzamanجَآءَنِىَbana geldiğiٱلْبَيِّنَٰتُaçık delillerمِنRabbimdenرَّبِّىوَأُمِرْتُve emrolundumأَنْteslim olmaklaأُسْلِمَلِرَبِّRabbineٱلْعَٰلَمِينَalemlerin

De ki: "Rabbimden bana apaçık deliller gelince, Allah'ı bırakıp da taptıklarınıza tapmam bana yasaklandı ve bana, alemlerin Rabbine teslim olmam emredildi."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هُوَO'durٱلَّذِىkiخَلَقَكُمsizi yarattıمِّنtopraktanتُرَابٍثُمَّsonraمِنnutfe(sperm)denنُّطْفَةٍثُمَّsonraمِنْalaka(embriyo)danعَلَقَةٍثُمَّsonraيُخْرِجُكُمْsizi çıkarıyorطِفْلًاçocuk olarakثُمَّsonraلِتَبْلُغُوٓا۟ermeniz içinأَشُدَّكُمْgüçlü çağınızaثُمَّsonraلِتَكُونُوا۟olmanız içinشُيُوخًاوَمِنكُمve içinizdenمَّنkimiيُتَوَفَّىٰöldürülüyorمِنdaha önceقَبْلُوَلِتَبْلُغُوٓا۟ve erişmeniz içinأَجَلًاsüreyeمُّسَمًّىbelliوَلَعَلَّكُمْve umulur kiتَعْقِلُونَaklınızı kullanırsınız

O, sizi (önce) topraktan, sonra az bir sudan (meniden), sonra "alaka"dan yaratan, sonra sizi (ana rahminden) çocuk olarak çıkaran, sonra olgunluk çağına ulaşmanız, sonra da ihtiyarlamanız için sizi yaşatandır. İçinizden önceden ölenler de vardır. Allah bunları, belli bir zamana erişmeniz ve düşünüp akıl erdirmeniz için yapar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِينَkimselerكَذَّبُوا۟yalanlayan(lar)بِٱلْكِتَٰبِKitabıوَبِمَآve şeyiأَرْسَلْنَاgönderdiğimizبِهِۦonunlaرُسُلَنَافَسَوْفَfakat yakındaيَعْلَمُونَbileceklerdir

Onlar, kitabı (Kur'an'ı) ve elçilerimize gönderdiklerimizi yalanlayanlardır. Onlar bilecekler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّsonraقِيلَdenilecektirلَهُمْonlaraأَيْنَnerede?مَاşeylerكُنتُمْolduğunuzتُشْرِكُونَortak koşuyor(lar)

(73-74) Sonra onlara, "Allah'ı bırakıp da ortak koştuklarınız nerede?" denilir. Onlar da, "(Yüzüstü bırakıp) bizden uzaklaştılar. Hayır, demek ki, biz önceleri hiçbir şeye tapmıyormuşuz, (taptıklarımız bir hiçmiş)" derler. İşte Allah, inkarcıları böyle saptırır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مِنbaşkaları?دُونِٱللَّهِقَالُوا۟diyecekler kiضَلُّوا۟kayboldularعَنَّاbizdenبَلhayırلَّمْdeğilmişizنَكُننَّدْعُوا۟biz tapmıyorمِنöncedenقَبْلُشَيْـًٔاكَذَٰلِكَişte böyleيُضِلُّşaşırtırٱللَّهُAllahٱلْكَٰفِرِينَkafirleri

(73-74) Sonra onlara, "Allah'ı bırakıp da ortak koştuklarınız nerede?" denilir. Onlar da, "(Yüzüstü bırakıp) bizden uzaklaştılar. Hayır, demek ki, biz önceleri hiçbir şeye tapmıyormuşuz, (taptıklarımız bir hiçmiş)" derler. İşte Allah, inkarcıları böyle saptırır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ذَٰلِكُمbu durumبِمَاötürüdürكُنتُمْsizinتَفْرَحُونَşımarmanızdanفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِبِغَيْرِolmaksızınٱلْحَقِّhakkıوَبِمَاve ötürüdürكُنتُمْolmanızdanتَمْرَحُونَböbürlenmiş

Bu, sizin yeryüzünde haksız yere şımarmanızdan ve böbürlenmenizden ötürüdür.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱدْخُلُوٓا۟girinأَبْوَٰبَkapılarındanجَهَنَّمَcehenneminخَٰلِدِينَebedi kalacaksınızفِيهَافَبِئْسَne kötüdürمَثْوَىyeriٱلْمُتَكَبِّرِينَkibirlenenlerin

Onlara, "Ebedi kalmak üzere cehennem kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!" (denir).

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَٱصْبِرْartık sabretإِنَّşüphesizوَعْدَva'di (sözü)ٱللَّهِAllah'ınحَقٌّفَإِمَّاyaنُرِيَنَّكَsana gösteririzبَعْضَbir kısmınıٱلَّذِىşeylerinنَعِدُهُمْonları tehdidettiğimizأَوْyahutنَتَوَفَّيَنَّكَseni vefat ettiririzفَإِلَيْنَاsonunda bizeيُرْجَعُونَdöndürüleceklerdir

Sen sabret! Şüphesiz Allah'ın verdiği söz gerçektir. Onları tehdit ettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de (ya da göstermeden önce) seni vefat ettirsek de, sonunda onlar bize döndürüleceklerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْve andolsunأَرْسَلْنَاbiz gönderdikرُسُلًاelçilerمِّنsenden önce deقَبْلِكَمِنْهُمonlardanمَّنkiminiقَصَصْنَاanlattıkعَلَيْكَsanaوَمِنْهُمve onlardanمَّنkiminiلَّمْanlatmadıkنَقْصُصْعَلَيْكَوَمَاve değildirكَانَmümkünلِرَسُولٍhiçbir elçininأَنgetirmesiيَأْتِىَبِـَٔايَةٍbir mu'cizeإِلَّاdışındaبِإِذْنِizniٱللَّهِفَإِذَاzamanجَآءَgeldiğiأَمْرُemriٱللَّهِAllah'ınقُضِىَyerine getirilirبِٱلْحَقِّhak ileوَخَسِرَve hüsrana uğrarlarهُنَالِكَoradaٱلْمُبْطِلُونَboşa çıkarmağa uğraşanlar

Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da var. Hiçbir peygamber, Allah'ın izni olmadan bir mucize getiremez. Allah'ın emri gelince de hak yerine getirilir. İşte o zaman bunu batıl sayanlar hüsrana uğrarlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَكُمْve sizin için vardırفِيهَاonlardaمَنَٰفِعُfaydalarوَلِتَبْلُغُوا۟erersinizعَلَيْهَاonların üstündeحَاجَةًarzuyaفِىgönüllerinizdekiصُدُورِكُمْوَعَلَيْهَاve onların üstündeوَعَلَىve üstündeٱلْفُلْكِgemilerinتُحْمَلُونَtaşınırsınız

Onlarda sizin için daha birçok faydalar da vardır. Gönüllerinizdeki ihtiyaçlara kendileri üzerinden ulaşasınız diye onları yaratmıştır. Onlarla ve gemilerle taşınırsınız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَفَلَمْgezip dolaşmadılar mı?يَسِيرُوا۟فِىyeryüzündeٱلْأَرْضِفَيَنظُرُوا۟görsünlerكَيْفَnasılكَانَolduğunuعَٰقِبَةُsonununٱلَّذِينَkimselerinمِنkendilerinden öncekiقَبْلِهِمْكَانُوٓا۟onlar idilerأَكْثَرَdaha çokمِنْهُمْbunlardanوَأَشَدَّve daha şiddetliقُوَّةًkuvvet bakımındanوَءَاثَارًاve eserleri bakımındanفِىyeryüzündekiٱلْأَرْضِفَمَآama hiçbirأَغْنَىٰyarar sağlamadıعَنْهُمkendilerine;مَّاşeylerكَانُوا۟olduklarıيَكْسِبُونَkazanıyor(lar)

Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha çok, daha güçlü ve onların yeryüzündeki eserleri daha üstündü. Fakat kazanmakta oldukları şeyler onlara bir fayda vermemişti.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَلَمَّاne zaman kiجَآءَتْهُمْonlara gelinceرُسُلُهُمelçileriبِٱلْبَيِّنَٰتِaçık kanıtlarlaفَرِحُوا۟sevindilerبِمَاileعِندَهُمyanlarında bulunanمِّنَbilgidenٱلْعِلْمِوَحَاقَsonunda kuşatıverdiبِهِمkendileriniمَّاşeyكَانُوا۟olduklarıبِهِۦonunlaيَسْتَهْزِءُونَalay ediyor(lar)

Peygamberleri onlara apaçık deliller getirince, sahip oldukları bilgi ile şımardılar (ve onları alaya aldılar). Sonunda alaya almakta oldukları şey kendilerini sarıverdi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَلَمَّاne zaman kiرَأَوْا۟gördülerبَأْسَنَاhışmımızıقَالُوٓا۟dedilerءَامَنَّاinandıkبِٱللَّهِAllah'aوَحْدَهُۥtekوَكَفَرْنَاve inkar ettikبِمَاşeyleriكُنَّاolanبِهِۦO'naمُشْرِكِينَortak koştuğumuz

Azabımızı gördükleri zaman, "Yalnız Allah'a inandık; O'na ortak koşmakta olduğumuz şeyleri inkar ettik" dediler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَلَمْfakatيَكُsağlamadıيَنفَعُهُمْkendilerine bir faydaإِيمَٰنُهُمْinanmalarıلَمَّاzamanرَأَوْا۟gördükleriبَأْسَنَاسُنَّتَyasası budurٱللَّهِAllah'ınٱلَّتِىelbetteقَدْخَلَتْgelip geçenفِىhakkındaعِبَادِهِۦوَخَسِرَve ziyana uğramışlardırهُنَالِكَoradaٱلْكَٰفِرُونَkafirler

Fakat azabımızı gördükleri zaman inanmaları, kendilerine fayda vermedi. Bu, Allah'ın kulları hakkında eskiden beri yürürlükte olan kanunudur. İşte orada inkarcılar hüsrana uğradılar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi