KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

عُنُق

boyunları · boyunların(ın) · ve boyunlarını

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
9
Ayet
9
Sure
8

Kök: عنق

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

9 ayetin ilk 8 tanesi
إِذْhaniيُوحِىvahyediyorduرَبُّكَRabbinإِلَىmeleklereٱلْمَلَٰٓئِكَةِأَنِّىşüphesiz benمَعَكُمْsizinle beraberimفَثَبِّتُوا۟siz pekiştirinٱلَّذِينَkimseleriءَامَنُوا۟سَأُلْقِىben salacağımفِىiçineقُلُوبِyüreklerineٱلَّذِينَkimselerinكَفَرُوا۟inkar edenlerinٱلرُّعْبَkorkuفَٱضْرِبُوا۟vurunفَوْقَüstüneٱلْأَعْنَاقِboyunların(ın)وَٱضْرِبُوا۟ve vurunمِنْهُمْonlarınكُلَّherبَنَانٍparmağına

Hani Rabbin meleklere, "Ben sizinle beraberim. İman edenlere sebat verin. Ben kafirlerin kalplerine korku salacağım. Şimdi vurun boyunlarının üstüne. Vurun, onların bütün parmaklarına" diye vahyediyordu.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنتَعْجَبْşaşacaksanفَعَجَبٌşaşmak lazımقَوْلُهُمْonların şu sözlerineأَءِذَاzaman mı?كُنَّاbiz olduğumuzتُرَٰبًاtoprakأَءِنَّاgerçekten biz mi?لَفِىiçinde (olacağız)خَلْقٍbir yaratılışجَدِيدٍأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarٱلَّذِينَkimselerdirكَفَرُوا۟inkar eden(lerdir)بِرَبِّهِمْوَأُو۟لَٰٓئِكَve onlar (bulunanlardır)ٱلْأَغْلَٰلُhalkalarفِىٓboyunlarındaأَعْنَاقِهِمْوَأُو۟لَٰٓئِكَve onlarأَصْحَٰبُhalkıdırٱلنَّارِهُمْonlarفِيهَاoradaخَٰلِدُونَsürekli kalacaklardır

Eğer şaşacaksan, asıl şaşılacak olan onların, "Biz toprak olunca yeniden mi yaratılacakmışız?" demeleridir. İşte bunlar Rablerini inkar edenlerdir. İşte onlar boyunlarına demir halkalar vurulanlardır ve işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَكُلَّherإِنسَٰنٍinsanınأَلْزَمْنَٰهُbağladıkطَٰٓئِرَهُۥkuşunu (kaderini)فِىboynunaعُنُقِهِۦوَنُخْرِجُve çıkarırızلَهُۥonun içinيَوْمَgünüٱلْقِيَٰمَةِkıyametكِتَٰبًاbir Kitapيَلْقَىٰهُbulacağıمَنشُورًاaçılmış olarak

Her insanın amelini boynuna yükledik. Kıyamet günü kendisine, açılmış olarak karşılaşacağı bir kitap çıkaracağız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاve aslaتَجْعَلْyapmaيَدَكَel(ler)iniمَغْلُولَةًbağlanmışإِلَىٰboynunaعُنُقِكَوَلَاveتَبْسُطْهَاaçmaكُلَّtamamenٱلْبَسْطِaçarakفَتَقْعُدَsonra kalırsınمَلُومًاkınanmışمَّحْسُورًاhasret içinde

Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır ve çaresiz kalırsın.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنeğerنَّشَأْdilesekنُنَزِّلْindiririzعَلَيْهِمonların üzerineمِّنَgöktenٱلسَّمَآءِءَايَةًbir mu'cizeفَظَلَّتْve oluverirأَعْنَٰقُهُمْboyunlarıلَهَاonaخَٰضِعِينَeğilip kalmış

Biz dilesek, onlara gökten bir mucize indiririz de, ona boyun eğmek zorunda kalırlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالَve dedi(ler)ٱلَّذِينَkimselerٱسْتُضْعِفُوا۟zayıf düşürülen(ler)لِلَّذِينَkimselereٱسْتَكْبَرُوا۟büyüklük taslayan(lara)بَلْhayırمَكْرُhileler (kuruyordunuz)ٱلَّيْلِgeceوَٱلنَّهَارِve gündüzإِذْbize emrediyordunuzتَأْمُرُونَنَآأَنinkar etmemiziنَّكْفُرَبِٱللَّهِAllah'ıوَنَجْعَلَve koşmamızıلَهُۥٓO'naأَندَادًاوَأَسَرُّوا۟ve içlerinde gizledilerٱلنَّدَامَةَpişmanlıklarınıلَمَّاgördüklerindeرَأَوُا۟ٱلْعَذَابَazabıوَجَعَلْنَاbiz de geçirdikٱلْأَغْلَٰلَdemir halkalarفِىٓboyunlarınaأَعْنَاقِٱلَّذِينَkimselerinكَفَرُوا۟هَلْmı?يُجْزَوْنَcezalandırılacaklarإِلَّاbaşkasıylaمَاşeylerdenكَانُوا۟olduklarıيَعْمَلُونَyapıyor(lar)

Zayıf ve güçsüz görülenler, büyüklük taslayanlara, "Hayır, bizi hidayetten saptıran gece ve gündüz kurduğunuz tuzaklardır. Çünkü siz bize Allah'ı inkar etmemizi ve O'na eşler koşmamızı emrediyordunuz" derler. Azabı görünce de içten içe pişmanlık duyarlar. Biz de inkar edenlerin boyunlarına demir halkalar geçiririz. Onlar ancak yapmakta olduklarının cezasını göreceklerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّاelbette bizجَعَلْنَاgeçirdikفِىٓonların boyunlarınaأَعْنَٰقِهِمْأَغْلَٰلًاhalkalarفَهِىَo (halkalar)إِلَىçenelere kadar dayanırٱلْأَذْقَانِفَهُمbu yüzden onlarınمُّقْمَحُونَkafaları kalkıktır

Onların boyunlarına demir halkalar geçirdik, o halkalar çenelerine dayanmıştır. Bu sebeple kafaları yukarıya kalkık durumdadır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
رُدُّوهَاgetirin onlarıعَلَىَّفَطَفِقَsonra başladıمَسْحًۢاokşamağaبِٱلسُّوقِbacaklarınıوَٱلْأَعْنَاقِve boyunlarını

(32-33) Süleyman, "Gerçekten ben malı, Rabbimi anmamı sağladığından dolayı çok severim" dedi. Nihayet gözden kaybolup gittikleri zaman, "Onları bana geri getirin" dedi. (Atlar gelince de) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi