KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

8. SURE · 75 AYET · 1233 KELİME

Enfâl

الأنفال

Kelime bağlantısı sözlüğe, İncele düğmesi dil bilgisi ve açıklamalara açılır.

يَسْـَٔلُونَكَsana sorarlarعَنِganimetlerdenٱلْأَنفَالِقُلِde kiٱلْأَنفَالُganimetlerلِلَّهِAllah'ındırوَٱلرَّسُولِفَٱتَّقُوا۟korkunٱللَّهَAllah'tanوَأَصْلِحُوا۟ve düzeltinذَاتَhali;بَيْنِكُمْوَأَطِيعُوا۟ita'at edinٱللَّهَAllah'aوَرَسُولَهُۥٓve Elçisineإِنeğerكُنتُمsiz (gerçekten) isenizمُّؤْمِنِينَinananlar

(Ey Muhammed!) Sana ganimetler hakkında soruyorlar. De ki: "Ganimetler, Allah'a ve Resulüne aittir. O halde, eğer mü'minler iseniz Allah'a karşı gelmekten sakının, aranızı düzeltin, Allah ve Rasulüne itaat edin."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّمَاgerçektenٱلْمُؤْمِنُونَMü'minlerٱلَّذِينَo kimselerdir kiإِذَاzamanذُكِرَanıldığıٱللَّهُAllahوَجِلَتْürperirقُلُوبُهُمْyürekleriوَإِذَاve zamanتُلِيَتْokunduğuعَلَيْهِمْkendilerineءَايَٰتُهُۥO'nun ayetleriزَادَتْهُمْartırırإِيمَٰنًاimanlarınıوَعَلَىٰveرَبِّهِمْRablerineيَتَوَكَّلُونَtevekkül ederler

Mü'minler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. O'nun ayetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların imanlarını artırır. Onlar sadece Rablerine tevekkül ederler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أُو۟لَٰٓئِكَişteهُمُonlardırٱلْمُؤْمِنُونَmü'minlerحَقًّالَّهُمْonlara vardırدَرَجَٰتٌderecelerعِندَkatındaرَبِّهِمْRablerininوَمَغْفِرَةٌve bağışlanmaوَرِزْقٌve rızıkكَرِيمٌtükenmez

İşte onlar gerçekten mü'minlerdir. Onlara, Rableri katında yüksek mertebeler, bağışlanma ve cömertçe verilmiş rızık vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
كَمَآnitekimأَخْرَجَكَseni çıkardığı zamanرَبُّكَRabbinمِنۢevindenبَيْتِكَبِٱلْحَقِّhak uğrunaوَإِنَّgerçekten deفَرِيقًاbir kısmıمِّنَmü'minlerdenٱلْمُؤْمِنِينَلَكَٰرِهُونَbundan hoşlanmıyordu

Nasıl ki, Rabbin seni hak uğruna (savaşmak üzere) evinden çıkarmıştı. Mü'minlerden bir grup ise bu konuda kesinlikle isteksizlerdi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يُجَٰدِلُونَكَseninle tartışıyorlardıفِىdairٱلْحَقِّhakkaبَعْدَمَاتَبَيَّنَortaya çıktıktanكَأَنَّمَاgibiيُسَاقُونَsürülüyorlarmışإِلَىölümeٱلْمَوْتِوَهُمْve onlarيَنظُرُونَgözleri göre göre

Gerçek apaçık ortaya çıktıktan sonra, sanki göz göre göre ölüme sürülüyorlarmış gibi seninle o konuda tartışıyorlardı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْo zamanيَعِدُكُمُsize va'dediyorduٱللَّهُAllahإِحْدَىbirininٱلطَّآئِفَتَيْنِiki topluluktanأَنَّهَاmuhakkakلَكُمْsizin olduğunuوَتَوَدُّونَsiz de istiyordunuzأَنَّgerçektenغَيْرَhaliذَاتِٱلشَّوْكَةِkuvvetsiz olanınتَكُونُolmasınıلَكُمْsizinوَيُرِيدُoysa istiyorduٱللَّهُAllahأَنgerçekleştirmekيُحِقَّٱلْحَقَّhakkıبِكَلِمَٰتِهِۦsözleriyleوَيَقْطَعَve kesmekدَابِرَardınıٱلْكَٰفِرِينَkafirlerin

Hani Allah size iki taifeden birini, o sizindir diye va'dediyordu. Siz de güçsüz olanın sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah, sözleriyle hakkı meydana çıkarmak ve kafirlerin ardını kesmek istiyordu.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِذْhaniتَسْتَغِيثُونَsiz yardım istiyordunuzرَبَّكُمْRabbinizdenفَٱسْتَجَابَkarşılık vermiştiلَكُمْsizeأَنِّىşüphesiz benمُمِدُّكُمsize yardım edeceğimبِأَلْفٍbinمِّنَileٱلْمَلَٰٓئِكَةِmeleklerمُرْدِفِينَbirbiri ardınca

Hani Rabbinizden yardım istiyor, yalvarıyordunuz. O da, "Ben size ard arda bin melekle yardım ediyorum" diye cevap vermişti.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاveجَعَلَهُbunu yapmadıٱللَّهُAllahإِلَّاancak (yaptı)بُشْرَىٰmüjde olsun diyeوَلِتَطْمَئِنَّve yatışsın diyeبِهِۦbununlaقُلُوبُكُمْوَمَاve yokturٱلنَّصْرُyardımإِلَّاbaşkacaمِنْkatındanعِندِٱللَّهِإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahعَزِيزٌdaima üstünحَكِيمٌhüküm ve hikmet sahibidir

Allah bunu, sadece bir müjde olsun ve onunla kalpleriniz yatışsın diye yapmıştı. Yoksa yardım ancak Allah katındandır. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِذْO zamanيُغَشِّيكُمُsizi bürüyorduٱلنُّعَاسَhafif bir uykuأَمَنَةًbir güven olmak üzereمِّنْهُO'ndan (Allah'tan)وَيُنَزِّلُve indiriyorduعَلَيْكُمüzerinizeمِّنَgöktenٱلسَّمَآءِمَآءًbir suلِّيُطَهِّرَكُمsizi temizlemek içinبِهِۦonunlaوَيُذْهِبَve gidermek içinعَنكُمْsizdenرِجْزَpisliğiniٱلشَّيْطَٰنِşeytanınوَلِيَرْبِطَve (birbirine) bağlamak içinعَلَىٰüzeriniقُلُوبِكُمْkalblerinizinوَيُثَبِّتَve pekiştirmek içinبِهِonunlaٱلْأَقْدَامَayakları(nızı)

Hani (Allah) kendi tarafından bir güvenlik olarak sizi hafif bir uykuya daldırıyor; sizi temizlemek, sizden şeytanın vesvesesini gidermek, kalplerinizi pekiştirmek ve ayaklarınızı sağlam bastırmak için üzerinize gökten yağmur yağdırıyordu.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِذْhaniيُوحِىvahyediyorduرَبُّكَRabbinإِلَىmeleklereٱلْمَلَٰٓئِكَةِأَنِّىşüphesiz benمَعَكُمْsizinle beraberimفَثَبِّتُوا۟siz pekiştirinٱلَّذِينَkimseleriءَامَنُوا۟سَأُلْقِىben salacağımفِىiçineقُلُوبِyüreklerineٱلَّذِينَkimselerinكَفَرُوا۟inkar edenlerinٱلرُّعْبَkorkuفَٱضْرِبُوا۟vurunفَوْقَüstüneٱلْأَعْنَاقِboyunların(ın)وَٱضْرِبُوا۟ve vurunمِنْهُمْonlarınكُلَّherبَنَانٍparmağına

Hani Rabbin meleklere, "Ben sizinle beraberim. İman edenlere sebat verin. Ben kafirlerin kalplerine korku salacağım. Şimdi vurun boyunlarının üstüne. Vurun, onların bütün parmaklarına" diye vahyediyordu.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ذَٰلِكَböyle (olacak)بِأَنَّهُمْçünkü onlarشَآقُّوا۟karşı geldilerٱللَّهَAllah'aوَرَسُولَهُۥوَمَنkimيُشَاقِقِkarşı gelirseٱللَّهَAllah'aوَرَسُولَهُۥve Elçisineفَإِنَّmuhakkak kiٱللَّهَAllah'ınشَدِيدُçetin olurٱلْعِقَابِcezası

Bu, onların Allah'a ve Resulüne karşı gelmelerindendir. Her kim de Allah'a ve Resulüne karşı gelirse bilsin ki Allah'ın cezası şiddetlidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاeyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوٓا۟inanan(lar)إِذَاne zaman kiلَقِيتُمُkarşılaşırsanızٱلَّذِينَkimselerleكَفَرُوا۟inkar edenlerleزَحْفًاtoplu haldeفَلَاaslaتُوَلُّوهُمُonlara döndürmeyinٱلْأَدْبَارَarkalar(ınız)ı

Ey iman edenler. Savaş düzeninde iken kafirlerle karşılaştığınız zaman sakın onlara arkanızı dönmeyin (savaştan kaçmayın).

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَنve kimيُوَلِّهِمْdöner(kaçar)saيَوْمَئِذٍo günدُبُرَهُۥٓarkasınıإِلَّاdışındaمُتَحَرِّفًاbir tarafa çekilmekلِّقِتَالٍsavaşmak içinأَوْya daمُتَحَيِّزًاkatılmakإِلَىٰ(başka) bir birliğeفِئَةٍفَقَدْmuhakkakبَآءَuğrarبِغَضَبٍbir gazabaمِّنَAllahtanٱللَّهِوَمَأْوَىٰهُve onun yeriجَهَنَّمُوَبِئْسَve o ne kötüٱلْمَصِيرُvarılacak bir yerdir

-Savaş taktiği olarak düşmanı vurmak için çekilme, ya da diğer bir birliğe katılmak durumu hariç- böyle bir günde her kim onlara arkasını dönerse mutlaka o, Allah'ın gazabına uğramış olur. Onun varacağı yer de cehennemdir. Ne kötü varılacak yerdir orası!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَلَمْonları siz öldürmedinizتَقْتُلُوهُمْوَلَٰكِنَّfakatٱللَّهَAllahقَتَلَهُمْوَمَاsen atmadınرَمَيْتَإِذْzamanرَمَيْتَattığınوَلَٰكِنَّfakatٱللَّهَAllahرَمَىٰوَلِيُبْلِىَsınamak içinٱلْمُؤْمِنِينَMü'minleriمِنْهُkendindenبَلَآءًbir imtihanlaحَسَنًاإِنَّdoğrusuٱللَّهَAllahسَمِيعٌişitendirعَلِيمٌbilendir

(Savaşta) onları siz öldürmediniz, fakat Allah onları öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı. Mü'minleri, tarafından güzel bir imtihanla denemek için Allah öyle yaptı. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنeğerتَسْتَفْتِحُوا۟fetih istiyorsanızفَقَدْişteجَآءَكُمُsize geldiٱلْفَتْحُوَإِنeğerتَنتَهُوا۟vazgeçersenizفَهُوَbuخَيْرٌiyidirلَّكُمْوَإِنama yineتَعُودُوا۟dönersenizنَعُدْbiz de dönerizوَلَنsağlayamazتُغْنِىَعَنكُمْsizeفِئَتُكُمْtopluluğunuzشَيْـًٔاhiçbir şey (yarar)وَلَوْşayetكَثُرَتْçok da olsaوَأَنَّçünküٱللَّهَAllahمَعَberaberdirٱلْمُؤْمِنِينَinananlarla

(Ey inkarcılar!) Eğer fetih istiyorsanız işte size fetih geldi. Eğer (peygambere karşı gelmekten) vazgeçerseniz, bu sizin için daha hayırlı olur. Eğer dönerseniz biz de döneriz. Çok olsa bile topluluğunuz size hiç fayda vermez. Çünkü Allah mü'minlerle beraberdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاeyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوٓا۟inanan(lar)أَطِيعُوا۟ita'at edinٱللَّهَAllah'aوَرَسُولَهُۥve Elçisineوَلَاve aslaتَوَلَّوْا۟dönmeyinعَنْهُondanوَأَنتُمْve sizتَسْمَعُونَişittiğiniz halde

Ey iman edenler! Allah'a ve Resulüne itaat edin ve (Kur'an'ı) dinlediğiniz halde ondan yüz çevirmeyin.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّشَرَّen kötüsüٱلدَّوَآبِّcanlılarınعِندَkatındaٱللَّهِAllahٱلصُّمُّsağırlarٱلْبُكْمُve dilsizlerdirٱلَّذِينَonlar kiلَاdüşünmezlerيَعْقِلُونَ

Şüphesiz, yeryüzünde yürüyen canlıların Allah katında en kötüsü, akıllarını kullanmayan (gerçeği görmeyen) sağırlar, dilsizlerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْşayetعَلِمَbilseydiٱللَّهُAllahفِيهِمْonlarda vardırخَيْرًاbir iyilikلَّأَسْمَعَهُمْوَلَوْşayetأَسْمَعَهُمْonlara işittirseydi deلَتَوَلَّوا۟yine dönerlerdiوَّهُمonlarمُّعْرِضُونَaldırmayarak

Allah, onlarda bir hayır (hakka yöneliş) olduğunu bilseydi, elbette onlara işittirirdi. Onlara işittirseydi dahi mutlaka yine yüz çevirerek dönüp giderlerdi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاeyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inanan(lar)ٱسْتَجِيبُوا۟çağrısına koşunلِلَّهِAllah'ınوَلِلرَّسُولِve Elçisininإِذَاzamanدَعَاكُمْsizi çağırdığıلِمَاşeylereيُحْيِيكُمْوَٱعْلَمُوٓا۟ve bilin kiأَنَّmuhakkakٱللَّهَAllahيَحُولُgirerبَيْنَarasınaٱلْمَرْءِkişi ileوَقَلْبِهِۦonun kalbiوَأَنَّهُۥٓve sizإِلَيْهِO'nun huzurunaتُحْشَرُونَtoplanacaksınız

Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah'ın ve Resulü'nün çağrısına uyun ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Yine bilin ki, O'nun huzurunda toplanacaksınız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱتَّقُوا۟sakınınفِتْنَةًfitnedenلَّاerişmekle kalmazتُصِيبَنَّٱلَّذِينَkimselereظَلَمُوا۟haksızlık edenlereمِنكُمْaranızdanخَآصَّةًوَٱعْلَمُوٓا۟bilin kiأَنَّmuhakkakٱللَّهَAllah'ınشَدِيدُçetindirٱلْعِقَابِazabı

Sadece içinizden zulmedenlere erişmekle kalmayacak olan bir azaptan sakının ve bilin ki Allah, azabı çetin olandır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱذْكُرُوٓا۟düşünün kiإِذْbir zamanأَنتُمْsizقَلِيلٌaz idinizمُّسْتَضْعَفُونَhırpalanıyordunuzفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِتَخَافُونَkorkuyordunuzأَنsizi kapıp götürmesindenيَتَخَطَّفَكُمُٱلنَّاسُinsanlarınفَـَٔاوَىٰكُمْ(Allah) sizi barındırdıوَأَيَّدَكُمve sizi desteklediبِنَصْرِهِۦyardımıyleوَرَزَقَكُمve sizi beslediمِّنَgüzel şeylerleٱلطَّيِّبَٰتِلَعَلَّكُمْbelkiتَشْكُرُونَşükredersiniz

O vakti hatırlayın ki siz yeryüzünde güçsüz ve zayıf idiniz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Derken Allah sizi barındırdı, yardımıyla destekledi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı ki şükredesiniz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاeyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inanan(lar)لَاhiyanet etmeyinتَخُونُوا۟ٱللَّهَAllah'aوَٱلرَّسُولَve Elçisineوَتَخُونُوٓا۟hiyanet ederekأَمَٰنَٰتِكُمْemanetlerinizeوَأَنتُمْve sizتَعْلَمُونَbildiğiniz halde

Ey iman edenler! Allah'a ve Peygamber'e hainlik etmeyin. Bile bile kendi (aranızdaki) emanetlerinize de hainlik etmeyin.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱعْلَمُوٓا۟ve bilin kiأَنَّمَآşüphesizأَمْوَٰلُكُمْmallarınızوَأَوْلَٰدُكُمْve çocuklarınızفِتْنَةٌbirer fitne(sınav)dırوَأَنَّve süphesizٱللَّهَAllah('a gelince)عِندَهُۥٓo'nun yanındadırأَجْرٌmükafatعَظِيمٌbüyük

Bilin ki mallarınız ve çoluk çocuğunuz birer deneme aracıdır. Allah katında ise büyük bir mükafat vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوٓا۟inanan(lar)إِنeğerتَتَّقُوا۟korkarsanızٱللَّهَAllah'tanيَجْعَلO verirلَّكُمْsizeفُرْقَانًاiyi ile kötüyü ayırdedici bir anlayışوَيُكَفِّرْve örterعَنكُمْsizinسَيِّـَٔاتِكُمْkötülükleriniziوَيَغْفِرْve bağışlarلَكُمْوَٱللَّهُAllahذُوsahibidirٱلْفَضْلِlutufٱلْعَظِيمِbüyük

Ey iman edenler! Eğer Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız; O, size iyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış verir ve sizin kötülüklerinizi örter, sizi bağışlar. Allah, büyük lütuf sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْve haniيَمْكُرُtuzak kuruyorlardıبِكَsanaٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوا۟inkar edenlerلِيُثْبِتُوكَseni tutup bağlamaları içinأَوْveyaيَقْتُلُوكَöldürmeleri içinأَوْya daيُخْرِجُوكَوَيَمْكُرُونَonlar tuzak kurarlarkenوَيَمْكُرُtuzak kuruyorduٱللَّهُوَٱللَّهُAllahخَيْرُen iyisidirٱلْمَٰكِرِينَtuzak kuranların

Hani kafirler seni tutuklamak veya öldürmek, ya da (Mekke'den) çıkarmak için tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kuruyorlar. Allah da tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاzamanتُتْلَىٰokunduğuعَلَيْهِمْonlaraءَايَٰتُنَاayetlerimizقَالُوا۟dedilerقَدْmuhakkakسَمِعْنَاİşittikلَوْşayetنَشَآءُistesekلَقُلْنَاbiz de söylerizمِثْلَgibisiniهَٰذَآإِنْbuهَٰذَآإِلَّآancakأَسَٰطِيرُmasallarındandırٱلْأَوَّلِينَevvelkilerin

Onlara karşı ayetlerimiz okunduğu zaman, "Duyduk, istesek biz de bunun benzerini elbette söyleriz. Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir" dediler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْve haniقَالُوا۟demişlerdiٱللَّهُمَّAllah'ımإِنeğerكَانَiseهَٰذَاbuهُوَ(kişi)ٱلْحَقَّbir gerçekمِنْsenin yanından gelmişعِندِكَفَأَمْطِرْyağdırعَلَيْنَاbaşımızaحِجَارَةًtaşمِّنَgöktenٱلسَّمَآءِأَوِyahutٱئْتِنَاbize getirبِعَذَابٍbir azabأَلِيمٍacıklı

Hani onlar, "Ey Allah'ım, eğer şu (Kur'an) senin katından inmiş hak (kitap) ise hemen üzerimize gökten taş yağdır veya bize elem dolu bir azap getir" demişlerdi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاoysaكَانَdeğildiٱللَّهُAllahلِيُعَذِّبَهُمْonlara azab edecekوَأَنتَve senفِيهِمْوَمَاveكَانَdeğildiٱللَّهُAllahمُعَذِّبَهُمْonlara azab edecekوَهُمْve onlarيَسْتَغْفِرُونَistiğfar ederlerken

Oysa sen onların içinde iken, Allah onlara azap edecek değildi. Bağışlanma dilerlerken de Allah onlara azap edecek değildir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاnedenلَهُمْonlaraأَلَّاazabetmesin?يُعَذِّبَهُمُٱللَّهُAllahوَهُمْonlarيَصُدُّونَgeri çevirdikleriعَنِMescid-iٱلْمَسْجِدِٱلْحَرَامِharamdanوَمَاveكَانُوٓا۟olmadıkları haldeأَوْلِيَآءَهُۥٓإِنْonun velileriأَوْلِيَآؤُهُۥٓإِلَّاsadeceٱلْمُتَّقُونَkorunanlardırوَلَٰكِنَّfakatأَكْثَرَهُمْçoklarıلَاbilmezlerيَعْلَمُونَ

Onlar Mescid-i Haram'dan (mü'minleri) alıkoyarken ve oranın bakımına ehil de değillerken, Allah onlara ne diye azap etmesin? Oranın bakımına ehil olanlar ancak Allah'a karşı gelmekten sakınanlardır. Fakat onların çoğu bilmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاveكَانَdeğildirصَلَاتُهُمْonların namazlarıعِندَyanındakiٱلْبَيْتِBeyt(ullah)إِلَّاbaşkaمُكَآءًıslık çalmadanوَتَصْدِيَةًفَذُوقُوا۟O halde tadınٱلْعَذَابَazabıبِمَاdolayıكُنتُمْolmanızdanتَكْفُرُونَinkar ediyor(lar)

Onların, Ka'be'nin yanında duaları ıslık çalıp el çırpmaktan ibarettir. Öyle ise (ey müşrikler) inkar etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azabı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوا۟inkar eden(ler)يُنفِقُونَharcarlarأَمْوَٰلَهُمْmallarınıلِيَصُدُّوا۟engel olmak içinعَنyolunaسَبِيلِٱللَّهِفَسَيُنفِقُونَهَاve harcayacaklarثُمَّsonra (bu)تَكُونُolacakعَلَيْهِمْkendilerineحَسْرَةًdertثُمَّnihayetيُغْلَبُونَوَٱلَّذِينَve kimselerكَفَرُوٓا۟inkar eden(ler)إِلَىٰcehennemeجَهَنَّمَيُحْشَرُونَsürüleceklerdir

Şüphe yok ki, inkar edenler mallarını (insanları) Allah yolundan alıkoymak için harcarlar ve harcayacaklardır. Sonra bu mallar onlara bir iç acısı olacak, sonra da yenilgiye uğrayacaklardır. İnkar edenler toplanıp cehenneme sürüleceklerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لِيَمِيزَayıklasın diyeٱللَّهُAllahٱلْخَبِيثَmurdarıمِنَtemizdenٱلطَّيِّبِوَيَجْعَلَve koyupٱلْخَبِيثَbütün murdarlarıبَعْضَهُۥbiriniعَلَىٰüzerineبَعْضٍdiğerininفَيَرْكُمَهُۥyığsın daجَمِيعًاhepsiniفَيَجْعَلَهُۥatsınفِىcehennemeجَهَنَّمَأُو۟لَٰٓئِكَişteهُمُonlardırٱلْخَٰسِرُونَziyana uğrayanlar

Allah, pis olanı temizden ayırmak, pis olanların hepsini birbiri üstüne koyup yığarak cehenneme koymak için böyle yapar. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلsöyleلِّلَّذِينَkimselereكَفَرُوٓا۟inkar eden(lere)إِنeğerيَنتَهُوا۟vazgeçerlerseيُغْفَرْbağışlanırلَهُمkendilerineمَّاolanlarقَدْgeçmiştekilerسَلَفَوَإِنyok yineيَعُودُوا۟dönerlerseفَقَدْelbetteمَضَتْgeçerlidirسُنَّتُkanunuٱلْأَوَّلِينَöncekilerin

Ey Muhammed! İnkar edenlere söyle: Eğer (iman edip, düşmanlık ve savaştan) vazgeçerlerse, geçmiş günahları bağışlanır. Eğer (düşmanlık ve savaşa) dönerlerse, öncekilere uygulanan ilahi kanun devam etmiş olacaktır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَٰتِلُوهُمْve onlarla savaşınحَتَّىٰkadarلَاkalmayıncayaتَكُونَفِتْنَةٌfitneوَيَكُونَve oluncaya (kadar)ٱلدِّينُdinكُلُّهُۥtamamenلِلَّهِفَإِنِeğerٱنتَهَوْا۟son verirlerseفَإِنَّmuhakkak kiٱللَّهَAllahبِمَاneيَعْمَلُونَyaptıklarınıبَصِيرٌgörmektedir

Baskı ve şiddet kalmayıncaya ve din tamamen Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer (küfürden) vazgeçerlerse, şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını hakkıyla görendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنeğerتَوَلَّوْا۟dönerlerseفَٱعْلَمُوٓا۟bilin kiأَنَّmuhakkakٱللَّهَAllahمَوْلَىٰكُمْنِعْمَO ne güzel'ٱلْمَوْلَىٰsahipوَنِعْمَve ne güzelٱلنَّصِيرُyardımcıdır

Eğer yüz çevirirlerse bilin ki Allah sizin dostunuzdur. O, ne güzel dosttur; O, ne güzel yardımcıdır!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱعْلَمُوٓا۟أَنَّمَاaldığınız ganimetlerinغَنِمْتُممِّنherbirininشَىْءٍفَأَنَّmuhakkakلِلَّهِAllah'a aittirخُمُسَهُۥbeşte biriوَلِلرَّسُولِve Elçisineوَلِذِىve akrabalaraٱلْقُرْبَىٰوَٱلْيَتَٰمَىٰve yetimlereوَٱلْمَسَٰكِينِve yoksullaraوَٱبْنِve yolcu(lar)aٱلسَّبِيلِإِنeğerكُنتُمْisenizءَامَنتُمinanmışبِٱللَّهِAllah'aوَمَآveأَنزَلْنَاindirdiğimizeعَلَىٰkulumuzaعَبْدِنَايَوْمَgünündeٱلْفُرْقَانِayrılmaيَوْمَgündeٱلْتَقَىkarşılaştığıٱلْجَمْعَانِوَٱللَّهُAllahعَلَىٰüzerineكُلِّherشَىْءٍşeyقَدِيرٌkadirdir

Bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri mutlaka Allah'a, Peygamber'e, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allah'a; hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun (Bedir'de) karşılaştığı gün kulumuza indirdiklerimize inandıysanız (bunu böyle bilin). Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِذْo vakitأَنتُمsizبِٱلْعُدْوَةِvadininٱلدُّنْيَاyakın kenarında idinizوَهُمve onlar daبِٱلْعُدْوَةِvadininٱلْقُصْوَىٰuzak kenarında idilerوَٱلرَّكْبُve kervan daأَسْفَلَdaha aşağıda idiمِنكُمْوَلَوْve eğerتَوَاعَدتُّمْsözleşmiş olsaydınız dahiلَٱخْتَلَفْتُمْbuluşamazdınızفِىsözleştiğiniz vakitteٱلْمِيعَٰدِوَلَٰكِنfakat buلِّيَقْضِىَyerine getirmesi içindirٱللَّهُAllah'ınأَمْرًاbir işiكَانَyapılması gerekenمَفْعُولًالِّيَهْلِكَhelak olsun diyeمَنْkimseهَلَكَhelak olanعَنۢaçık delilleبَيِّنَةٍوَيَحْيَىٰve yaşasın diyeمَنْkimse (de)حَىَّyaşayanعَنۢaçık delilleبَيِّنَةٍوَإِنَّçünküٱللَّهَAllahلَسَمِيعٌişitendirعَلِيمٌbilendir

Hani siz vadinin (Medine'ye) yakın tarafında; onlar uzak tarafında, kervansa sizin aşağınızdaydı. (Onlar sayıca sizden öylesine fazla idi ki), şayet buluşmak üzere sözleşmiş olsaydınız (durumu fark edince) sözleşmenizde ayrılığa düşerdiniz (savaşa yanaşmazdınız). Fakat Allah, olacak bir işi (mü'minlerin zaferini) gerçekleştirmek için böyle yaptı ki, ölen açık bir delille ölsün, yaşayan da açık bir delille yaşasın. Şüphesiz Allah, elbette hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِذْhaniيُرِيكَهُمُsana onları gösteriyorduٱللَّهُAllahفِىuykundaمَنَامِكَقَلِيلًاوَلَوْve eğerأَرَىٰكَهُمْsana onları gösterseydiكَثِيرًاçokلَّفَشِلْتُمْçekinirdinizوَلَتَنَٰزَعْتُمْve çekişirdinizفِى(savaş) iş(in)deٱلْأَمْرِوَلَٰكِنَّfakatٱللَّهَAllahسَلَّمَإِنَّهُۥdoğrusu Oعَلِيمٌۢbilirبِذَاتِözünüٱلصُّدُورِgöğüslerin

Hani Allah sana onları uykunda az gösteriyordu. Eğer sana onları çok gösterseydi elbette gevşerdiniz ve o iş hakkında birbirinizle çekişirdiniz. Fakat Allah (sizi bunlardan) kurtardı. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْta kiيُرِيكُمُوهُمْonları gösteriyorإِذِzamanٱلْتَقَيْتُمْkarşılaştığınızفِىٓsizin gözlerinizeأَعْيُنِكُمْقَلِيلًاazوَيُقَلِّلُكُمْve sizi de azaltıyorduفِىٓonların gözlerindeأَعْيُنِهِمْلِيَقْضِىَyerine getirmesi içinٱللَّهُAllah'ınأَمْرًاbir işiكَانَyapılması gerekenمَفْعُولًاوَإِلَىveٱللَّهِAllah'aتُرْجَعُdöndürülecektirٱلْأُمُورُ(bütün) işler

Hani karşılaştığınız zaman onları gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu ki Allah, olacak bir işi gerçekleştirsin. Bütün işler Allah'a döndürülür.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلَّذِينَkimseler;ءَامَنُوٓا۟inanan(lar)إِذَاzamanلَقِيتُمْkarşılaştığınızفِئَةًbir topluluklaفَٱثْبُتُوا۟sebat edinوَٱذْكُرُوا۟ve anınٱللَّهَAllah'ıكَثِيرًاçokلَّعَلَّكُمْbelkiتُفْلِحُونَbaşarıya erişirsiniz

Ey iman edenler! (Savaş için) bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah'ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَطِيعُوا۟ve ita'at edinٱللَّهَAllah'aوَرَسُولَهُۥve Elçisineوَلَاbirbirinizle çekişmeyinتَنَٰزَعُوا۟فَتَفْشَلُوا۟yoksa korkuya kapılırsınız daوَتَذْهَبَve giderرِيحُكُمْوَٱصْبِرُوٓا۟إِنَّçünküٱللَّهَAllahمَعَberaberdirٱلصَّٰبِرِينَsabredenlerle

Allah'a ve Resul'üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاolmayınتَكُونُوا۟كَٱلَّذِينَgibiخَرَجُوا۟çıkanمِنyurtlarındanدِيَٰرِهِمبَطَرًاçalım satarakوَرِئَآءَve gösteriş yaparakٱلنَّاسِinsanlaraوَيَصُدُّونَve men'edenlerعَنyolundanسَبِيلِٱللَّهِوَٱللَّهُve Allahبِمَاonların bütün yaptıklarınıيَعْمَلُونَمُحِيطٌkuşatmıştı

Şımarıp böbürlenmek, insanlara gösteriş yapmak ve (halkı) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar (Mekke müşrikleri) gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını kuşatıcıdır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْO zamanزَيَّنَsüslemişلَهُمُonlaraٱلشَّيْطَٰنُşeytanأَعْمَٰلَهُمْyaptıkları işiوَقَالَve demiştiلَاyokturغَالِبَyenecek kimseلَكُمُsiziٱلْيَوْمَbugünمِنَinsanlardanٱلنَّاسِوَإِنِّىve elbette benجَارٌyanınızdayımلَّكُمْفَلَمَّاfakat ne zamanتَرَآءَتِbirbirini görünceٱلْفِئَتَانِiki toplulukنَكَصَ(geriye) dönüpعَلَىٰüzerineعَقِبَيْهِiki ökçesiوَقَالَve dedi kiإِنِّىelbette benبَرِىٓءٌuzağımمِّنكُمْsizdenإِنِّىٓelbette benأَرَىٰgörüyorumمَاşeyleriلَاsizin görmediğiniziتَرَوْنَإِنِّىٓelbette benأَخَافُkorkarımٱللَّهَوَٱللَّهُzira Allah'ınشَدِيدُçetindirٱلْعِقَابِcezası

Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, "Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım." demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, "Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler) görüyorum. Ben Allah'tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır" demişti.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِذْo vakitيَقُولُdiyorlardıٱلْمُنَٰفِقُونَMünafıklarوَٱلَّذِينَve kimselerفِىbulunanقُلُوبِهِمkalblerindeمَّرَضٌhastalıkغَرَّaldatmışهَٰٓؤُلَآءِbunlarıدِينُهُمْوَمَنoysa kimيَتَوَكَّلْdayanırsaعَلَىAllah'aٱللَّهِفَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahعَزِيزٌdaima galibtirحَكِيمٌhüküm ve hikmet sahibidir

Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler, "Bunları dinleri aldatmış" diyorlardı. Halbuki kim Allah'a tevekkül ederse, hiç şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْve keşkeتَرَىٰٓgörseydinإِذْcanlarını alırkenيَتَوَفَّىٱلَّذِينَkimseleriكَفَرُوا۟ٱلْمَلَٰٓئِكَةُMeleklerيَضْرِبُونَvuruyorlarوُجُوهَهُمْyüzlerineوَأَدْبَٰرَهُمْve kıçlarınaوَذُوقُوا۟haydi tadınعَذَابَazabınıٱلْحَرِيقِyangın

Melekler, kafirlerin yüzlerine ve artlarına vura vura ve "haydi tadın yangın azabını" diyerek canlarını alırken bir görseydin.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ذَٰلِكَişte buبِمَاyüzündendirقَدَّمَتْyapıp öne sürdüğü işlerأَيْدِيكُمْellerinizinوَأَنَّyoksa şüphesizٱللَّهَAllahلَيْسَdeğildirبِظَلَّٰمٍzulmediciلِّلْعَبِيدِkullara

(Ey kafirler!) Bu, sizin ellerinizin önceden yaptığının karşılığıdır. Yoksa, Allah kullarına zulmedici değildir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
كَدَأْبِtıpkı gidişi gibidirءَالِailesiفِرْعَوْنَوَٱلَّذِينَve kimselerinمِنonlardan öncekilerinقَبْلِهِمْكَفَرُوا۟(onlar da) inkar etmişlerdiبِـَٔايَٰتِayetleriniٱللَّهِAllah'ınفَأَخَذَهُمُonları yakalamıştıٱللَّهُAllahبِذُنُوبِهِمْإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahقَوِىٌّgüçlüdürشَدِيدُçetindirٱلْعِقَابِcezası

Bunların durumu tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Allah'ın ayetlerini inkar etmişler, Allah da kendilerini günahları sebebiyle hemen yakalamıştı. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, azabı çetin olandır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ذَٰلِكَbu böyledirبِأَنَّçünküٱللَّهَAllahلَمْaslaيَكُdeğiştirmezمُغَيِّرًانِّعْمَةًni'metiأَنْعَمَهَاonları nimetlendirdiğiعَلَىٰbir milletقَوْمٍحَتَّىٰsüreceيُغَيِّرُوا۟değiştirmediğiمَاbulunanıبِأَنفُسِهِمْوَأَنَّve şüphesizٱللَّهَAllahسَمِيعٌişitendirعَلِيمٌbilendir

Bunun sebebi şudur: Bir toplum kendilerinde bulunan (iyi davranışlar)ı değiştirmedikçe, Allah onlara verdiği bir nimeti değiştirmez ve şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
كَدَأْبِ(Evet) gidişi gibiءَالِailesiفِرْعَوْنَوَٱلَّذِينَve kimselerinمِنonlardan öncekilerinقَبْلِهِمْكَذَّبُوا۟yalanlamışlardıبِـَٔايَٰتِayetleriniرَبِّهِمْRablerininفَأَهْلَكْنَٰهُمbiz de onları mahvetmiştikبِذُنُوبِهِمْgünahlarıyleوَأَغْرَقْنَآve boğmuştukءَالَailesiniفِرْعَوْنَوَكُلٌّve hepsi deكَانُوا۟zulmedicilerdiظَٰلِمِينَ

Bunların durumu, tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Onlar Rablerinin ayetlerini yalanlamışlar, biz de onları günahları sebebiyle helak etmiştik ve Firavun ailesini de suda boğmuştuk. Hepsi de zalim kimselerdi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizشَرَّen kötüsüٱلدَّوَآبِّcanlılarınعِندَgöreٱللَّهِAllah'aٱلَّذِينَkimselerdirكَفَرُوا۟kafirlerdirفَهُمْartık onlarلَاinanmazlarيُؤْمِنُونَ

Şüphesiz Allah katında, yeryüzünde yürüyen canlıların en kötüsü, inkar edenlerdir. Artık onlar iman etmezler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِينَkimselerعَٰهَدتَّsen andlaşma yaptığınمِنْهُمْkendileriyleثُمَّsonraيَنقُضُونَbozarlarعَهْدَهُمْandlaşmalarınıفِىherكُلِّمَرَّةٍdefasındaوَهُمْve onlarلَاhiçيَتَّقُونَçekinmeden

Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın, sonra da her defasında antlaşmalarını hiç çekinmeden bozan kimselerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَإِمَّاbundan dolayıتَثْقَفَنَّهُمْonları yakalarsanفِىsavaştaٱلْحَرْبِفَشَرِّدْdağıtبِهِمonlarıمَّنْkimseleri deخَلْفَهُمْarkalarında kiلَعَلَّهُمْböyleceيَذَّكَّرُونَibret alsınlar

Eğer onları savaşta yakalarsan, bunlar(a vereceğin ceza) ile arkalarındakileri de dağıt ki ibret alsınlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِمَّاve eğerتَخَافَنَّkorkarsanمِنbir kavminقَوْمٍخِيَانَةًhiyanet etmesindenفَٱنۢبِذْsen de davranإِلَيْهِمْonlaraعَلَىٰaynı şekildeسَوَآءٍإِنَّçünküٱللَّهَAllahلَاsevmezيُحِبُّٱلْخَآئِنِينَhainleri

(Antlaşma yaptığın) bir kavmin hainlik etmesinden korkarsan, sen de antlaşmayı bozduğunu aynı şekilde onlara bildir. Çünkü Allah, hainleri sevmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَعِدُّوا۟hazırlayınلَهُمonlara karşıمَّاgücünüz yettiği kadarٱسْتَطَعْتُممِّنkuvvetقُوَّةٍوَمِنve cihad için bağlanıp beslenenرِّبَاطِٱلْخَيْلِatlarتُرْهِبُونَkorkutursunuzبِهِۦbununlaعَدُوَّdüşmanınıٱللَّهِAllah'ınوَعَدُوَّكُمْve sizin düşmanınızıوَءَاخَرِينَve başkalarınıمِنonların dışındaدُونِهِمْلَاsizin bilmediğinizتَعْلَمُونَهُمُٱللَّهُAllah'ınيَعْلَمُهُمْوَمَاne kiتُنفِقُوا۟harcarsanızمِنherşeydenشَىْءٍفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahيُوَفَّtam olarak ödenirإِلَيْكُمْsizeوَأَنتُمْve sizلَاhiç haksızlığa uğratılmazsınızتُظْلَمُونَ

Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Onlarla Allah'ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve bunlardan başka sizin bilmediğiniz fakat Allah'ın bildiği diğer düşmanları korkutursunuz. Allah yolunda her ne harcarsanız karşılığı size tam olarak ödenir. Size zulmedilmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنجَنَحُوا۟onlar yanaşırlarsaلِلسَّلْمِbarışaفَٱجْنَحْsen de yanaşلَهَاonaوَتَوَكَّلْve dayanعَلَىAllah'aٱللَّهِإِنَّهُۥçünküهُوَOٱلسَّمِيعُişitendirٱلْعَلِيمُbilendir

Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sen de ona yanaş ve Allah'a tevekkül et. Çünkü O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنeğerيُرِيدُوٓا۟isterlerseأَنsana hile yapmakيَخْدَعُوكَفَإِنَّşüphesizحَسْبَكَsana yeterٱللَّهُهُوَOٱلَّذِىٓkiأَيَّدَكَseni desteklediبِنَصْرِهِۦyardımıyleوَبِٱلْمُؤْمِنِينَve mü'minleri

(62-63) Eğer seni aldatmak isterlerse bilmiş ol ki sana yetecek Allah'tır. O, seni bizzat kendi yardımıyla ve mü'minlerle destekleyen ve onların kalplerini uzlaştırandır. Şayet yeryüzündeki şeyleri tümüyle harcasaydın, sen onların kalplerini uzlaştıramazdın. Fakat, Allah onların arasını uzlaştırdı. Şüphesiz O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَلَّفَve uzlaştırdıبَيْنَarasınıقُلُوبِهِمْلَوْşayetأَنفَقْتَsen verseydinمَاbulunanفِىٱلْأَرْضِyeryüzündeجَمِيعًاherşeyiمَّآyine de uzlaştıramazdınأَلَّفْتَبَيْنَarasınıقُلُوبِهِمْonların kalblerininوَلَٰكِنَّfakatٱللَّهَAllahأَلَّفَuzlaştırdıبَيْنَهُمْإِنَّهُۥçünkü Oعَزِيزٌdaima üstündürحَكِيمٌhüküm ve hikmet sahibidir

(62-63) Eğer seni aldatmak isterlerse bilmiş ol ki sana yetecek Allah'tır. O, seni bizzat kendi yardımıyla ve mü'minlerle destekleyen ve onların kalplerini uzlaştırandır. Şayet yeryüzündeki şeyleri tümüyle harcasaydın, sen onların kalplerini uzlaştıramazdın. Fakat, Allah onların arasını uzlaştırdı. Şüphesiz O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلنَّبِىُّpeygamberحَرِّضِteşvik etٱلْمُؤْمِنِينَmü'minleriعَلَىsavaşaٱلْقِتَالِإِنeğerيَكُنolursaمِّنكُمْsizdenعِشْرُونَyirmi (kişi)صَٰبِرُونَsabredenيَغْلِبُوا۟yenerlerمِا۟ئَتَيْنِوَإِنve eğerيَكُنolursaمِّنكُمsizdenمِّا۟ئَةٌyüz (kişi)يَغْلِبُوٓا۟yenerlerأَلْفًاbin (kişiyi)مِّنَkimselerdenٱلَّذِينَكَفَرُوا۟kafir(ler)بِأَنَّهُمْçünkü onlarقَوْمٌbir toplulukturلَّاanlamazيَفْقَهُونَ

Ey Peygamber! Mü'minleri savaşa teşvik et. Eğer içinizde sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) yüz kişi bulunursa, inkar edenlerden bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir kavimdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلْـَٰٔنَşimdiخَفَّفَhafiflettiٱللَّهُAllahعَنكُمْsizdenوَعَلِمَve bildiأَنَّsizde bulunduğunuفِيكُمْضَعْفًافَإِنbundan böyleيَكُنolsaمِّنكُمsizdenمِّا۟ئَةٌyüz (kişi)صَابِرَةٌsabredenيَغْلِبُوا۟yenerlerمِا۟ئَتَيْنِوَإِنve eğerيَكُنolsaمِّنكُمْsizdenأَلْفٌbin (kişi)يَغْلِبُوٓا۟yenerlerأَلْفَيْنِiki bin(kafir)iبِإِذْنِizniyleٱللَّهِوَٱللَّهُAllahمَعَberaberdirٱلصَّٰبِرِينَsabredenlerle

Şimdi ise, Allah yükünüzü hafifletti ve sizde muhakkak bir zaaf olduğunu bildi. Eğer içinizde sabırlı yüz kişi olursa iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) bin kişi olursa, Allah'ın izniyle iki bin kişiye galip gelirler. Allah, sabredenlerle beraberdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَاyakışmazكَانَلِنَبِىٍّhiçbir peygambereأَنolmakيَكُونَلَهُۥٓsahibiأَسْرَىٰesirlerحَتَّىٰkadarيُثْخِنَağır basıncayaفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِتُرِيدُونَsiz istiyorsunuzعَرَضَgeçici malınıٱلدُّنْيَاdünyaوَٱللَّهُAllah iseيُرِيدُistiyorٱلْءَاخِرَةَوَٱللَّهُAllahعَزِيزٌdaima üstünحَكِيمٌhüküm ve hikmet sahibidir

Yeryüzünde düşmanı tamamıyla sindirip hakim duruma gelmedikçe, hiçbir peygambere esir almak yakışmaz. Siz geçici dünya menfaatini istiyorsunuz, halbuki Allah ahireti (kazanmanızı) istiyor. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّوْلَاeğer olmasaydıكِتَٰبٌbir yazıمِّنَAllahtanٱللَّهِسَبَقَgeçmişلَمَسَّكُمْsize mutlaka dokunurduفِيمَآdolayıأَخَذْتُمْaldığınız fidyedenعَذَابٌbir azabعَظِيمٌbüyük

Eğer Allah'ın daha önce verilmiş bir hükmü olmasaydı, aldığınız şey (fidye)den dolayı size büyük bir azap dokunurdu.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَكُلُوا۟artık yeyinمِمَّاaldığınız ganimettenغَنِمْتُمْحَلَٰلًاhelalطَيِّبًاوَٱتَّقُوا۟ve korkunٱللَّهَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahغَفُورٌbağışlayandırرَّحِيمٌesirgeyendir

Artık elde ettiğiniz ganimetten helal ve temiz olarak yiyin. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلنَّبِىُّpeygamberقُلsöyleلِّمَنkimselereفِىٓbulunanأَيْدِيكُمellerinizdeمِّنَesirlerdenٱلْأَسْرَىٰٓإِنeğerيَعْلَمِbilirseٱللَّهُAllahفِىolduğunuقُلُوبِكُمْsizin kalblerinizdeخَيْرًاbir hayırيُؤْتِكُمْsize verirخَيْرًاdaha hayırlısınıمِّمَّآ(fidye)denأُخِذَalınanمِنكُمْsizdenوَيَغْفِرْve bağışlarلَكُمْوَٱللَّهُAllahغَفُورٌbağışlayandırرَّحِيمٌesirgeyendir

Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere söyle: Eğer Allah, kalplerinizde (iman, ihlas, iyi niyet gibi) bir hayır (olduğunu) bilirse, sizden alınan fidyeden daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنeğerيُرِيدُوا۟isterlerseخِيَانَتَكَsana hainlik yapmakفَقَدْmuhakkakخَانُوا۟hainlik yapmışlardıٱللَّهَAllah'a daمِنdaha önceقَبْلُفَأَمْكَنَbu yüzden imkan verdiمِنْهُمْوَٱللَّهُAllahعَلِيمٌbilendirحَكِيمٌyerli yerince yapandır

Eğer sana hainlik etmek isterlerse, (bil ki) onlar daha önce Allah'a da hainlik etmişlerdi de Allah onlara karşı (sana) imkan vermişti. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَonlar kiءَامَنُوا۟inandılarوَهَاجَرُوا۟ve hicret ettilerوَجَٰهَدُوا۟ve savaştılarبِأَمْوَٰلِهِمْmallarıylaوَأَنفُسِهِمْve canlarıylaفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahوَٱلَّذِينَve onlar kiءَاوَوا۟barındırdılarوَّنَصَرُوٓا۟ve yardım ettilerأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarبَعْضُهُمْbir kısmıأَوْلِيَآءُvelisidirبَعْضٍوَٱلَّذِينَve kimselerءَامَنُوا۟inanan(lar)وَلَمْveيُهَاجِرُوا۟hicret etmeyenlerمَاyokturلَكُمsizeمِّنonların velayetindenوَلَٰيَتِهِممِّنbir şeyشَىْءٍحَتَّىٰkadarيُهَاجِرُوا۟وَإِنِfakatٱسْتَنصَرُوكُمْyardım isterlerseفِىdindeٱلدِّينِفَعَلَيْكُمُsizin üzerinize borçturٱلنَّصْرُyardım etmenizإِلَّاyalnız olmazعَلَىٰkarşıقَوْمٍۭbir toplumaبَيْنَكُمْaranızdaوَبَيْنَهُمve aralarındaمِّيثَٰقٌوَٱللَّهُAllahبِمَاyaptıklarınızıتَعْمَلُونَبَصِيرٌgörmektedir

İman edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya, işte onlar birbirlerinin velileridir. İman edip hicret etmeyenlere gelince, hicret edinceye kadar, onların velayetleri size ait değildir. Eğer din konusunda sizden yardım isterlerse, sizinle aralarında sözleşme bulunan bir kavme karşı olmadıkça, yardım etmek üzerinize borçtur. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوا۟inkar eden(ler)بَعْضُهُمْbazılarıأَوْلِيَآءُvelisidirlerبَعْضٍإِلَّاeğer bunu yapmazsanızتَفْعَلُوهُتَكُنolurفِتْنَةٌfitneفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِوَفَسَادٌve bir kargaşaكَبِيرٌbüyük

İnkar edenler de birbirlerinin velileridir. Eğer siz bunların gereğini yapmazsanız, yeryüzünde bir karışıklık ve büyük bir bozulma olur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَonlar kiءَامَنُوا۟inandılarوَهَاجَرُوا۟ve hicret ettilerوَجَٰهَدُوا۟ve savaştılarفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahوَٱلَّذِينَve onlar kiءَاوَوا۟barındırdılarوَّنَصَرُوٓا۟ve yardım ettilerأُو۟لَٰٓئِكَişteهُمُonlardırٱلْمُؤْمِنُونَmü'minlerحَقًّالَّهُمonlar için vardırمَّغْفِرَةٌbağışlanmaوَرِزْقٌve rızıkكَرِيمٌbol

İman edip hicret eden ve Allah yolunda cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya; işte onlar gerçek mü'minlerdir. Onlar için bir bağışlanma ve bol bir rızık vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَve onlar kiءَامَنُوا۟inandılarمِنۢsonradanبَعْدُوَهَاجَرُوا۟ve hicret ettilerوَجَٰهَدُوا۟ve savaştılarمَعَكُمْsizinle beraberفَأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarمِنكُمْوَأُو۟لُوا۟ve sahipleriٱلْأَرْحَامِrahim (akrabalar)بَعْضُهُمْbirbirlerineأَوْلَىٰdaha yakındırlarبِبَعْضٍbirbirlerineفِىgöreكِتَٰبِKitabınaٱللَّهِإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahبِكُلِّherشَىْءٍşeyiعَلِيمٌۢbilir

Daha sonra iman edip hicret eden ve sizinle birlikte cihad edenlere gelince, işte onlar da sizdendir. Allah'ın kitabınca, kan akrabaları birbirlerine (varis olmaya) daha layıktırlar. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi