KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

سَبَقَ

geçmiş · önceden · geçmişti · daha önce

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
20
Ayet
20
Sure
14

Kök: سبق

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

20 ayetin ilk 8 tanesi
وَلُوطًاve Lut'u da (gönderdik)إِذْdediقَالَلِقَوْمِهِۦٓkavmineأَتَأْتُونَsiz mi yapıyorsunuz?ٱلْفَٰحِشَةَfuhşuمَاyapmadığıسَبَقَكُمsizden önceبِهَاonuمِنْhiçأَحَدٍkimseninمِّنَdünyalardaٱلْعَٰلَمِينَ

Lut'u da Peygamber olarak gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiçbir kimsenin yapmadığı çirkin işi mi yapıyorsunuz?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّوْلَاeğer olmasaydıكِتَٰبٌbir yazıمِّنَAllahtanٱللَّهِسَبَقَgeçmişلَمَسَّكُمْsize mutlaka dokunurduفِيمَآdolayıأَخَذْتُمْaldığınız fidyedenعَذَابٌbir azabعَظِيمٌbüyük

Eğer Allah'ın daha önce verilmiş bir hükmü olmasaydı, aldığınız şey (fidye)den dolayı size büyük bir azap dokunurdu.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاveكَانَdeğildirٱلنَّاسُinsanlarإِلَّآancakأُمَّةًbir ümmettirوَٰحِدَةًtekفَٱخْتَلَفُوا۟وَلَوْلَاeğer olmasaydıكَلِمَةٌbir takdirسَبَقَتْönceden belirlenmişمِنRabbin tarafındanرَّبِّكَلَقُضِىَkesin hüküm verilirdiبَيْنَهُمْaralarındaفِيمَاşeylerdeفِيهِondaيَخْتَلِفُونَayrılığa düştükleri

İnsanlar (başlangıçta tevhit inancına bağlı) tek bir ümmet idiler; sonra ayrılığa düştüler. Eğer (azabın ertelenmesiyle ilgili olarak ezelde) Rabbinden bir söz geçmiş olmasaydı, ayrılığa düştükleri hususlarda aralarında derhal hüküm verilir (işleri bitirilir)di.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
حَتَّىٰٓsonundaإِذَاzamanجَآءَgeldiğiأَمْرُنَاemrimizوَفَارَve kaynadığındaٱلتَّنُّورُtandırقُلْنَاdedik kiٱحْمِلْbindirفِيهَاonaمِنher şeydenكُلٍّزَوْجَيْنِçiftiٱثْنَيْنِikişerوَأَهْلَكَve aileniإِلَّاdışındakiمَنolanlarسَبَقَöncedenعَلَيْهِaleyhlerineٱلْقَوْلُhüküm verilmişوَمَنْveءَامَنَوَمَآveءَامَنَzaten iman etmemiştiمَعَهُۥٓonunla beraberإِلَّاdışındaقَلِيلٌçok az kimse

Nihayet emrimiz gelip, tandır kaynamaya başlayınca (sular coşup taşınca) Nuh'a dedik ki: "Her cins canlıdan (erkekli dişili) birer çift, bir de kendileri hakkında daha önce hüküm verilmiş olanlar dışındaki ailen ile iman edenleri ona yükle." Ama, onunla beraber sadece pek az kimse iman etmişti.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْve andolsunءَاتَيْنَاverdikمُوسَىMusa'yaٱلْكِتَٰبَKitab'ıفَٱخْتُلِفَayrılığa düşüldüفِيهِوَلَوْلَاeğer olmasaydıكَلِمَةٌbir sözسَبَقَتْönceden geçmişمِنtarafındanرَّبِّكَRabbinلَقُضِىَhüküm verilirdiبَيْنَهُمْوَإِنَّهُمْşüphesiz onlarلَفِىiçindedirlerشَكٍّbir tereddütمِّنْهُbunun hakkındaمُرِيبٍgocundurucu

Andolsun, biz Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) vermiştik de onun hakkında ayrılığa düşülmüştü. Eğer daha önce Rabbinin bir sözü geçmemiş olsaydı, elbette aralarında hüküm verilirdi. Onlar da (müşrikler de) o Kur'an hakkında derin bir şüphe içindedirler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
كَذَٰلِكَböyleceنَقُصُّanlatıyoruzعَلَيْكَsanaمِنْhaberlerindenأَنۢبَآءِمَاgeçmişlerinقَدْسَبَقَوَقَدْgerçektenءَاتَيْنَٰكَsana verdikمِنkatımızdanلَّدُنَّاذِكْرًاbir Zikir

(Ey Muhammed!) Sana geçmişin haberlerinden bir kısmını böylece anlatıyoruz. Şüphe yok ki sana katımızdan bir zikir (Kur'an) verdik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi