Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size esir olarak geldiklerinde ise, fidye verip kendilerini kurtaran kimselersiniz. Yoksa siz Kitab'ın (Tevrat'ın) bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Artık sizden bunu yapanın cezası, dünya hayatında rezil olmaktan başka bir şey değildir. Kıyamet gününde ise onlar azabın en şiddetlisine uğratılırlar. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.comKELİME DOSYASI
أَسِير
esirler · ve esire · esir olarak
Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com
- Kullanım
- 4
- Ayet
- 4
- Sure
- 3
Kök: اسر
Ayetlerdeki kullanımlar
Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.
4 ayetin ilk 4 tanesi
ثُمَّAmaأَنتُمْsizهَٰٓؤُلَآءِöldürüyorsunuzتَقْتُلُونَأَنفُسَكُمْbirbiriniziوَتُخْرِجُونَve çıkarıyorsunuzفَرِيقًاbir grubuمِّنكُمsizdenمِّنyurtlarındanدِيَٰرِهِمْتَظَٰهَرُونَbirleşiyorsunuzعَلَيْهِمonlara karşıبِٱلْإِثْمِgünahوَٱلْعُدْوَٰنِve düşmanlıklaوَإِنve eğerيَأْتُوكُمْsize geldiklerindeأُسَٰرَىٰesir olarakتُفَٰدُوهُمْfidyelerini veriyorsunuzوَهُوَve oمُحَرَّمٌyasaklanmış ikenعَلَيْكُمْsizeإِخْرَاجُهُمْأَفَتُؤْمِنُونَyoksa siz inanıyorsunuz daبِبَعْضِbir kısmınaٱلْكِتَٰبِKitabınوَتَكْفُرُونَinkar mı ediyorsunuzبِبَعْضٍفَمَاnedir?جَزَآءُcezasıمَنkimseninيَفْعَلُyapanذَٰلِكَbunuمِنكُمْsizdenإِلَّاbaşkaخِزْىٌrezil olmaktanفِىhayatındaٱلْحَيَوٰةِٱلدُّنْيَاوَيَوْمَve günündeٱلْقِيَٰمَةِkıyametيُرَدُّونَonlar itilirlerإِلَىٰٓen şiddetlisineأَشَدِّٱلْعَذَابِوَمَاdeğildirٱللَّهُAllahبِغَٰفِلٍgafilعَمَّاyaptıklarınızdanتَعْمَلُونَ
مَاyakışmazكَانَلِنَبِىٍّhiçbir peygambereأَنolmakيَكُونَلَهُۥٓsahibiأَسْرَىٰesirlerحَتَّىٰkadarيُثْخِنَağır basıncayaفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِتُرِيدُونَsiz istiyorsunuzعَرَضَgeçici malınıٱلدُّنْيَاdünyaوَٱللَّهُAllah iseيُرِيدُistiyorٱلْءَاخِرَةَوَٱللَّهُAllahعَزِيزٌdaima üstünحَكِيمٌhüküm ve hikmet sahibidir
Yeryüzünde düşmanı tamamıyla sindirip hakim duruma gelmedikçe, hiçbir peygambere esir almak yakışmaz. Siz geçici dünya menfaatini istiyorsunuz, halbuki Allah ahireti (kazanmanızı) istiyor. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.comيَٰٓأَيُّهَاEyٱلنَّبِىُّpeygamberقُلsöyleلِّمَنkimselereفِىٓbulunanأَيْدِيكُمellerinizdeمِّنَesirlerdenٱلْأَسْرَىٰٓإِنeğerيَعْلَمِbilirseٱللَّهُAllahفِىolduğunuقُلُوبِكُمْsizin kalblerinizdeخَيْرًاbir hayırيُؤْتِكُمْsize verirخَيْرًاdaha hayırlısınıمِّمَّآ(fidye)denأُخِذَalınanمِنكُمْsizdenوَيَغْفِرْve bağışlarلَكُمْوَٱللَّهُAllahغَفُورٌbağışlayandırرَّحِيمٌesirgeyendir
Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere söyle: Eğer Allah, kalplerinizde (iman, ihlas, iyi niyet gibi) bir hayır (olduğunu) bilirse, sizden alınan fidyeden daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.comوَيُطْعِمُونَve yedirirlerٱلطَّعَامَyemeğiعَلَىٰsevdikleriحُبِّهِۦمِسْكِينًاyoksulaوَيَتِيمًاve yetimeوَأَسِيرًاve esire
Onlar, seve seve yiyeceği yoksula, yetime ve esire yedirirler.
Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com