KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

39. SURE · 75 AYET · 1172 KELİME

Zümer

الزمر

Kelime bağlantısı sözlüğe, İncele düğmesi dil bilgisi ve açıklamalara açılır.

إِنَّآelbette bizأَنزَلْنَآindirdikإِلَيْكَsanaٱلْكِتَٰبَbu Kitabıبِٱلْحَقِّhak ileفَٱعْبُدِsen kulluk etٱللَّهَAllah'aمُخْلِصًاhalis kılarakلَّهُyalnız O'naٱلدِّينَdini

(Ey Muhammed!) Şüphesiz biz o Kitab'ı sana hak olarak indirdik. Öyle ise sen de dini Allah'a has kılarak O'na kulluk et.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَاiyi bil kiلِلَّهِyalnız Allah'ındırٱلدِّينُdinٱلْخَالِصُوَٱلَّذِينَve kimselerٱتَّخَذُوا۟edinenمِنO'ndan başkaدُونِهِۦٓأَوْلِيَآءَdostlarمَاbiz bunlara tapmıyoruzنَعْبُدُهُمْإِلَّاdışıda (bir sebeple)لِيُقَرِّبُونَآbizi yaklaştırmalarıإِلَىAllah'aٱللَّهِزُلْفَىٰٓdaha yakınإِنَّşüphesiz kiٱللَّهَAllahيَحْكُمُhükmünü verecektirبَيْنَهُمْonlar arasındaفِىne kiمَاهُمْonlarفِيهِonun hakkındaيَخْتَلِفُونَإِنَّşüphesiz kiٱللَّهَAllahلَاdoğru yola iletmezيَهْدِىمَنْolanıهُوَoكَٰذِبٌyalancıكَفَّارٌnankör

İyi bilin ki, halis din yalnız Allah'ındır. O'nu bırakıp da başka dostlar edinenler, "Biz onlara sadece, bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz" diyorlar. Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve nankör olanları doğru yola iletmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّوْeğerأَرَادَisteseydiٱللَّهُAllahأَنedinmekيَتَّخِذَوَلَدًاçocukلَّٱصْطَفَىٰelbette seçerdiمِمَّاyarattıklarındanيَخْلُقُمَاneيَشَآءُسُبْحَٰنَهُۥهُوَOٱللَّهُAllah'tırٱلْوَٰحِدُtekٱلْقَهَّارُkahredici

Eğer Allah bir çocuk edinmek isteseydi, yarattıklarından dilediğini seçerdi. O, bundan uzaktır, yücedir. O, bir ve her şey üzerinde mutlak otorite sahibi olan Allah'tır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
خَلَقَyarattıٱلسَّمَٰوَٰتِgökleriوَٱلْأَرْضَve yeriبِٱلْحَقِّيُكَوِّرُörterٱلَّيْلَgeceyiعَلَىüzerineٱلنَّهَارِgündüzünوَيُكَوِّرُve örterٱلنَّهَارَgündüzüعَلَىüzerineٱلَّيْلِوَسَخَّرَve buyruğu altına almıştırٱلشَّمْسَgüneşiوَٱلْقَمَرَكُلٌّher biriيَجْرِىakıp gitmektedirلِأَجَلٍsüreye kadarمُّسَمًّىأَلَاiyi bil kiهُوَOٱلْعَزِيزُazizdirٱلْغَفَّٰرُve çok bağışlayandır

Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. Geceyi gündüzün üzerine örtüyor, gündüzü de gecenin üzerine örtüyor. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Bunların her biri belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. İyi bilin ki O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
خَلَقَكُمsizi yarattıمِّنcandanنَّفْسٍوَٰحِدَةٍbir tekثُمَّsonraجَعَلَmeydana getirdiمِنْهَاondanزَوْجَهَاeşiniوَأَنزَلَve indirdiلَكُمsizin içinمِّنَdavarlardanٱلْأَنْعَٰمِثَمَٰنِيَةَsekizأَزْوَٰجٍيَخْلُقُكُمْve sizi yaratmaktadırفِىkarınlarındaبُطُونِأُمَّهَٰتِكُمْannelerinizinخَلْقًاyaratılışlaمِّنۢsonraبَعْدِخَلْقٍbir yaratılıştanفِىiçindeظُلُمَٰتٍkaranlık(lar)ثَلَٰثٍذَٰلِكُمُişte budurٱللَّهُAllahرَبُّكُمْRabbinizلَهُO'nundurٱلْمُلْكُلَآyokturإِلَٰهَtanrıإِلَّاdışındaهُوَفَأَنَّىٰnasıl?تُصْرَفُونَçevriliyorsunuz

O, sizi bir tek nefisten yarattı. Sonra ondan eşini var etti. Sizin için hayvanlardan (erkek ve dişi olarak) sekiz eş yarattı. Sizi annelerinizin karnında bir yaratılıştan öbürüne geçirerek üç (kat) karanlık içinde oluşturuyor. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Mülk (mutlak hakimiyet) yalnız O'nundur. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. O halde, nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنeğerتَكْفُرُوا۟inkar edersenizفَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahغَنِىٌّzengindirعَنكُمْوَلَاfakatيَرْضَىٰrazı olmazلِعِبَادِهِkulları içinٱلْكُفْرَوَإِنve eğerتَشْكُرُوا۟şükredersenizيَرْضَهُona razı olurلَكُمْوَلَا(günahını) çekmezتَزِرُوَازِرَةٌhiçbir günahkarوِزْرَgünahınıأُخْرَىٰثُمَّsonraإِلَىٰRabbinizedirرَبِّكُممَّرْجِعُكُمْdönüşünüzفَيُنَبِّئُكُمsize haber verirبِمَاşeyleriكُنتُمْolduğunuzتَعْمَلُونَإِنَّهُۥçünkü Oعَلِيمٌۢbilirبِذَاتِözünüٱلصُّدُورِgöğüslerin

Eğer inkar ederseniz, şüphesiz ki Allah sizin iman etmenize muhtaç değildir. Ama kullarının inkar etmesine razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin için buna razı olur. Hiçbir günahkar başka bir günahkarın yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O da size yaptıklarınızı haber verir. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَامَسَّdokunduğuٱلْإِنسَٰنَinsanaضُرٌّbir zararدَعَاhemen du'a ederرَبَّهُۥRabbineمُنِيبًاiçtenlikle yönelerekإِلَيْهِO'naثُمَّsonraإِذَاzamanخَوَّلَهُۥona verdiğiنِعْمَةًbir ni'metمِّنْهُkendisindenنَسِىَunuturمَاolduğunuكَانَيَدْعُوٓا۟yalvarmaktaإِلَيْهِO'naمِنöncedenقَبْلُوَجَعَلَve koşarلِلَّهِAllah'aأَندَادًاeşlerلِّيُضِلَّsaptırmak içinعَنO'nun yolundanسَبِيلِهِۦقُلْde kiتَمَتَّعْyaşaبِكُفْرِكَküfrünleقَلِيلًاإِنَّكَşüphesiz senمِنْhalkından(sın)أَصْحَٰبِٱلنَّارِateş

İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra kendi tarafından ona bir nimet verdiği zaman daha önce O'na yalvardığını unutur ve Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşar. De ki: "Küfrünle az bir süre yaşayıp geçin! Şüphesiz sen cehennemliklerdensin."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَمَّنْyoksa gibi midir?هُوَoقَٰنِتٌibadet edenءَانَآءَsa'atlerindeٱلَّيْلِgeceسَاجِدًاsecde ederekوَقَآئِمًاve ayakta durarakيَحْذَرُkorkanٱلْءَاخِرَةَوَيَرْجُوا۟ve umanرَحْمَةَrahmetiniرَبِّهِۦقُلْde kiهَلْeşitmidir?يَسْتَوِىٱلَّذِينَkimselerleيَعْلَمُونَbilen(lerle)وَٱلَّذِينَve kimselerلَاbilmeyen(ler)يَعْلَمُونَإِنَّمَاdoğrusu ancakيَتَذَكَّرُöğüt alırأُو۟لُوا۟sahipleriٱلْأَلْبَٰبِsağduyu

(Böyle bir kimse mi Allah katında makbuldür,) yoksa gece vakitlerinde, secde halinde ve ayakta, ahiretten korkarak ve Rabbinin rahmetini umarak itaat ve kulluk eden mi? De ki: "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiيَٰعِبَادِey kullarımٱلَّذِينَinananءَامَنُوا۟ٱتَّقُوا۟korkunرَبَّكُمْلِلَّذِينَkimselere vardırأَحْسَنُوا۟güzel davranan(lara)فِىbuهَٰذِهِٱلدُّنْيَاdünyadaحَسَنَةٌوَأَرْضُve yeriٱللَّهِAllah'ınوَٰسِعَةٌإِنَّمَاancakيُوَفَّىödenecektirٱلصَّٰبِرُونَsabredenlereأَجْرَهُمödülleriبِغَيْرِolmaksızınحِسَابٍhesabı

(Ey Muhammed!) Bizim adımıza de ki: "Ey iman eden kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Bu dünyada iyilik yapanlar için (ahirette) bir iyilik vardır. Allah'ın yeryüzü geniştir. Sabredenlere mükafatları elbette hesapsız olarak verilir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَٱعْبُدُوا۟siz de kulluk edinمَاdilediğinizeشِئْتُممِّنO'ndan başkaدُونِهِۦقُلْde kiإِنَّşüphesizٱلْخَٰسِرِينَziyan edenlerdirٱلَّذِينَziyana uğrayanlarخَسِرُوٓا۟أَنفُسَهُمْkendileriniوَأَهْلِيهِمْve aileleriniيَوْمَgünüٱلْقِيَٰمَةِأَلَاdikkat edinذَٰلِكَişteهُوَbuٱلْخُسْرَانُbir ziyandırٱلْمُبِينُapaçık

"Siz de Allah'tan başka dilediğiniz şeylere ibadet edin!" De ki: "Şüphesiz hüsrana uğrayanlar, kıyamet gününde kendilerini ve ailelerini hüsrana sokanlardır. İyi bilin ki bu, apaçık hüsranın ta kendisidir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَهُمonların vardırمِّنüstlerindenفَوْقِهِمْظُلَلٌgölgelerمِّنَateştenٱلنَّارِوَمِنveتَحْتِهِمْaltlarındanظُلَلٌذَٰلِكَişteيُخَوِّفُkorkuturٱللَّهُAllahبِهِۦbu durumdanعِبَادَهُۥيَٰعِبَادِey kullarımفَٱتَّقُونِbenden korkun

Onlar için üstlerinde ateşten katmanlar, altlarında (ateşten) katmanlar vardır. İşte Allah, kullarını bununla korkutur. Ey kullarım, bana karşı gelmekten sakının.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَkimselereٱجْتَنَبُوا۟kaçınan(lara)ٱلطَّٰغُوتَTağut'aأَنkulluk etmektenيَعْبُدُوهَاوَأَنَابُوٓا۟ve yönelenlereإِلَىAllah'aٱللَّهِلَهُمُonlar için vardırٱلْبُشْرَىٰفَبَشِّرْmüjdeleعِبَادِkullarımı

Tağut'tan, ona kulluk etmekten kaçınan ve içtenlikle Allah'a yönelenler için müjde vardır. O halde, kullarımı müjdele!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِينَonlar kiيَسْتَمِعُونَdinlerlerٱلْقَوْلَsözüفَيَتَّبِعُونَve uyarlarأَحْسَنَهُۥٓأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarٱلَّذِينَkimselerdirهَدَىٰهُمُdoğru yola ilettikleriٱللَّهُوَأُو۟لَٰٓئِكَve işteهُمْonlarأُو۟لُوا۟sahipleridirٱلْأَلْبَٰبِsağduyu

Sözü dinleyip de onun en güzeline uyanlar var ya, işte onlar Allah'ın hidayete erdirdiği kimselerdir. İşte onlar akıl sahiplerinin ta kendileridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَٰكِنِfakatٱلَّذِينَonlar kiٱتَّقَوْا۟korkarlarرَبَّهُمْRablerindenلَهُمْonlara vardırغُرَفٌodalarمِّنüstüsteفَوْقِهَاغُرَفٌodalarمَّبْنِيَّةٌyapılmışتَجْرِىakmaktadırمِنaltındanتَحْتِهَاٱلْأَنْهَٰرُوَعْدَ(bu) va'didirٱللَّهِلَاcaymazيُخْلِفُٱللَّهُAllahٱلْمِيعَادَva'dinden

Fakat Rabbine karşı gelmekten sakınanlar için (cennette) üst üste yapılmış ve altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur. Allah, va'dinden dönmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْgörmedin mi?تَرَأَنَّşüphesizٱللَّهَAllahأَنزَلَindirdiمِنَgöktenٱلسَّمَآءِمَآءًbir suفَسَلَكَهُۥsonra onu geçirdiيَنَٰبِيعَkaynaklaraفِىiçindekiٱلْأَرْضِyerinثُمَّsonraيُخْرِجُçıkarıyorبِهِۦonunlaزَرْعًاekinمُّخْتَلِفًاçeşitliأَلْوَٰنُهُۥrenklerdeثُمَّsonraيَهِيجُ(ekin) kururفَتَرَىٰهُve onu görürsünمُصْفَرًّاsararmışثُمَّsonraيَجْعَلُهُۥonu yaparحُطَٰمًاإِنَّşüphesizفِىvardırذَٰلِكَbundaلَذِكْرَىٰbir ibretلِأُو۟لِىsahipleri içinٱلْأَلْبَٰبِsağduyu

Görmedin mi, Allah gökten su indirdi de onu yeryüzündeki kaynaklara ulaştırdı. Sonra onunla renkleri çeşit çeşit ekinler çıkarıyor. Sonra ekinler kuruyor da onları sapsarı kesilmiş görüyorsun. Sonra da Allah onları kurumuş çer çöp haline getirir. Şüphesiz ki bunda akıl sahipleri için bir öğüt vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَفَمَنkimse değil midir?شَرَحَaçtığıٱللَّهُAllah'ınصَدْرَهُۥgöğsünüلِلْإِسْلَٰمِİslam'aفَهُوَoعَلَىٰüzerindeنُورٍbir nurمِّنRabbindenرَّبِّهِۦفَوَيْلٌyazıklar olsunلِّلْقَٰسِيَةِkatılaşmış olanlaraقُلُوبُهُمyürekleriمِّنkarşıذِكْرِanmağaٱللَّهِأُو۟لَٰٓئِكَonlarفِىiçindedirlerضَلَٰلٍbir sapıklıkمُّبِينٍapaçık

Allah'ın, göğsünü İslam'a açtığı, böylece Rabbinden bir nur üzere bulunan kimse, kalbi imana kapalı kimse gibi midir? Allah'ın zikrine karşı kalpleri katı olanların vay haline! İşte onlar açık bir sapıklık içindedirler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱللَّهُAllahنَزَّلَindirdiأَحْسَنَen güzeliniٱلْحَدِيثِsözünكِتَٰبًاbir Kitap halindeمُّتَشَٰبِهًاbirbirine benzerمَّثَانِىَikişerliتَقْشَعِرُّürperirمِنْهُondanجُلُودُderileriٱلَّذِينَkimselerinيَخْشَوْنَkorkanlarınرَبَّهُمْRablerindenثُمَّsonraتَلِينُyumuşarجُلُودُهُمْderileriوَقُلُوبُهُمْve kalbleriإِلَىٰzikrineذِكْرِٱللَّهِذَٰلِكَişte buهُدَىrehberidirٱللَّهِAllah'ınيَهْدِىdoğru yola iletirبِهِۦbununlaمَنkimseyiيَشَآءُوَمَنama kimiيُضْلِلِsapıklığında bırakırsaٱللَّهُAllahفَمَاartık olmazلَهُۥonaمِنْhiçbirهَادٍyol gösteren

Allah, sözün en güzelini; ayetleri, (güzellikte) birbirine benzeyen ve (hükümleri, öğütleri, kıssaları) tekrarlanan bir kitap olarak indirmiştir. Rablerinden korkanların derileri (vücutları) ondan dolayı gerginleşir. Sonra derileri de (vücutları da) kalpleri de Allah'ın zikrine karşı yumuşar. İşte bu Kur'an Allah'ın hidayet rehberidir. Onunla dilediğini doğru yola iletir. Allah, kimi saptırırsa artık onun için hiçbir yol gösterici yoktur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَفَمَنkimse mi?يَتَّقِىkorunmağa çalışanبِوَجْهِهِۦyüzüyleسُوٓءَen kötüٱلْعَذَابِazabdanيَوْمَgünüٱلْقِيَٰمَةِوَقِيلَve denilirلِلظَّٰلِمِينَzalimlereذُوقُوا۟tadınمَاşeyleriكُنتُمْolduğunuzتَكْسِبُونَkazanıyor

Kıyamet günü kötü azaba karşı yüzüyle korunan kimse, (o gün) azaptan emin olan kimse gibi midir? Zalimlere, "Kazandıklarınızı tadın" denir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
كَذَّبَyalanladılarٱلَّذِينَkimselerمِنonlardan öncekilerقَبْلِهِمْفَأَتَىٰهُمُböylece onlara geldiٱلْعَذَابُazabمِنْbir yöndenحَيْثُلَاhiç farkına varmadıklarıيَشْعُرُونَ

Onlardan öncekiler de yalanladılar ve azap kendilerine farkına varamadıkları bir yerden geldi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَأَذَاقَهُمُonlara taddırdıٱللَّهُAllahٱلْخِزْىَrezillikفِىhayatındaٱلْحَيَوٰةِٱلدُّنْيَاوَلَعَذَابُazabı iseٱلْءَاخِرَةِأَكْبَرُلَوْkeşkeكَانُوا۟bilselerdiيَعْلَمُونَ

Böylece Allah dünya hayatında onlara zilleti tattırdı. Elbette ki ahiret azabı daha büyüktür. Keşke bilselerdi!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْve andolsunضَرَبْنَاbiz anlattıkلِلنَّاسِinsanlaraفِىbuهَٰذَاٱلْقُرْءَانِKur'an'daمِنherكُلِّمَثَلٍtemsiliلَّعَلَّهُمْumulur kiيَتَذَكَّرُونَöğüt alırlar

Andolsun, öğüt alsınlar diye biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali verdik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ضَرَبَörnek verdiٱللَّهُAllahمَثَلًا(şöyle bir) misalleرَّجُلًاbir adam (köle)فِيهِortaklarıشُرَكَآءُمُتَشَٰكِسُونَbirbiriyle çekişenوَرَجُلًاve bir adamسَلَمًاbağlı olanلِّرَجُلٍyalnız bir kişiyeهَلْmidir?يَسْتَوِيَانِeşitمَثَلًاٱلْحَمْدُhamdلِلَّهِبَلْfakatأَكْثَرُهُمْçoklarıلَاbilmiyorlarيَعْلَمُونَ

Allah, birbiriyle çekişen ortak sahipleri bulunan bir (köle) adam ile yalnızca bir kişiye ait olan bir (köle) adamı örnek verdi. Bu iki adamın durumu hiç, bir olur mu? Hamd Allah'a mahsustur. Hayır, onların çoğu bilmiyorlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَمَنْأَظْلَمُdaha zalimمِمَّنkimsedenكَذَبَyalan uydurandanعَلَىhakkındaٱللَّهِAllahوَكَذَّبَve yalanlayandanبِٱلصِّدْقِdoğruyuإِذْzamanجَآءَهُۥٓأَلَيْسَyok mudur?فِىcehennemdeجَهَنَّمَمَثْوًىbir yerلِّلْكَٰفِرِينَkafirler için

Kim, Allah'a karşı yalan uyduran ve kendisine geldiğinde, doğruyu (Kur'an'ı) yalanlayandan daha zalimdir? Cehennemde kafirler için kalacak bir yer mi yok!?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لِيُكَفِّرَörtmesi içindirٱللَّهُAllah'ınعَنْهُمْonlardanأَسْوَأَen kötüleriniٱلَّذِىyaptıklarınınعَمِلُوا۟وَيَجْزِيَهُمْve mükafatlandırması içindirأَجْرَهُمecirleriniبِأَحْسَنِen güzeliyleٱلَّذِىolduklarınınكَانُوا۟يَعْمَلُونَyapıyorlar

Allah, işlediklerinin en kötüsünü örtmek ve onlara yaptıklarının en güzeli ile karşılık vermek için (onları böyle mükafatlandırdı).

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَيْسَdeğil mi?ٱللَّهُAllahبِكَافٍkâfiعَبْدَهُۥوَيُخَوِّفُونَكَve seni korkutuyorlarبِٱلَّذِينَkinselerleمِنO'ndan başkaدُونِهِۦوَمَنve kimiيُضْلِلِşaşırtırsaٱللَّهُAllahفَمَاartık olmazلَهُۥonuمِنْhiçbirهَادٍyola getiren

Allah, kuluna yetmez mi? Seni O'ndan (Allah'tan) başkalarıyla korkutmaya çalışıyorlar. Allah, kimi saptırırsa artık onun için bir yol gösterici yoktur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَنve kimeيَهْدِyol gösterirseٱللَّهُAllahفَمَاartık olmazلَهُۥonuمِنhiçbirمُّضِلٍّأَلَيْسَdeğil midir?ٱللَّهُAllahبِعَزِيزٍazizذِىsahibiٱنتِقَامٍintikam

Allah, kimi de doğru yola iletirse artık onu saptıracak hiç kimse yoktur. Allah mutlak güç sahibi, intikam sahibi değil midir?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَئِنve andolsun şayetسَأَلْتَهُمonlara sorsanمَّنْkim?خَلَقَyarattıٱلسَّمَٰوَٰتِgökleriوَٱلْأَرْضَve yeriلَيَقُولُنَّelbette derlerٱللَّهُقُلْde kiأَفَرَءَيْتُمo halde gördünüz mü?مَّاşeyleriتَدْعُونَyalvardığınızمِنbaşkaدُونِٱللَّهِAllah'tanإِنْeğerأَرَادَنِىَbana isteseٱللَّهُAllahبِضُرٍّbir zarar vermekهَلْmı?هُنَّonlarكَٰشِفَٰتُkaldıracaklarضُرِّهِۦٓO'nun zararınıأَوْyahutأَرَادَنِىbana dileseبِرَحْمَةٍbir rahmetهَلْmı?هُنَّonlarمُمْسِكَٰتُdurduracaklarرَحْمَتِهِۦقُلْde kiحَسْبِىَbana yeterٱللَّهُعَلَيْهِO'naيَتَوَكَّلُdayanırlarٱلْمُتَوَكِّلُونَtevekkül edenler

Andolsun, eğer onlara, "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan elbette, "Allah", derler. De ki: "Peki söyleyin bakalım? Allah'ı bırakıp da ibadet ettikleriniz var ya; eğer Allah bana herhangi bir zarar dokundurmak isterse, onlar Allah'ın dokundurduğu zararı kaldırabilirler mi? Yahut Allah bana bir rahmet dilese, onlar O'nun rahmetini engelleyebilirler mi?" De ki: "Allah bana yeter. Tevekkül edenler ancak O'na tevekkül ederler."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiيَٰقَوْمِey kavmimٱعْمَلُوا۟yapınعَلَىٰgöreمَكَانَتِكُمْdurumunuzaإِنِّىelbette ben deعَٰمِلٌفَسَوْفَyakındaتَعْلَمُونَbileceksiniz

(39-40) De ki: "Ey kavmim! Elinizden geleni yapın. Ben de yapacağım. Kişiyi rezil edici azabın kime geleceğini ve sürekli azabın kimin başına ineceğini yakında bileceksiniz!"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَنkime?يَأْتِيهِgeliyorعَذَابٌazabيُخْزِيهِonu rezil edenوَيَحِلُّve (kimin) konuyor?عَلَيْهِüzerineعَذَابٌazabمُّقِيمٌsürekli

(39-40) De ki: "Ey kavmim! Elinizden geleni yapın. Ben de yapacağım. Kişiyi rezil edici azabın kime geleceğini ve sürekli azabın kimin başına ineceğini yakında bileceksiniz!"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّآelbette bizأَنزَلْنَاindirdikعَلَيْكَsanaٱلْكِتَٰبَKitabıلِلنَّاسِinsanlar içinبِٱلْحَقِّفَمَنِartık kimٱهْتَدَىٰdoğru yola gelirseفَلِنَفْسِهِۦوَمَنve kim deضَلَّsaparsaفَإِنَّمَاşüphesizيَضِلُّsapmış olurعَلَيْهَاوَمَآve değil(sin)أَنتَsenعَلَيْهِمonların üzerindeبِوَكِيلٍvekil

(Ey Muhammed!) Biz sana Kitab'ı (Kur'an'ı) insanlar için, hak olarak indirdik. Kim doğru yola girerse, kendisi için girmiş olur. Kim de saparsa, ancak kendi aleyhine sapar. Sen onlara vekil değilsin.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱللَّهُAllahيَتَوَفَّىvefat ettirirٱلْأَنفُسَcanlarıحِينَsırasındaمَوْتِهَاölümleriوَٱلَّتِىve kimseleriلَمْölmeyen(leri)تَمُتْفِىuykularındaمَنَامِهَافَيُمْسِكُsonra yanında tutarٱلَّتِىkimseleriقَضَىٰhükmettiğiعَلَيْهَاüzerlerindeٱلْمَوْتَölümüneوَيُرْسِلُve salıverirٱلْأُخْرَىٰٓötekileriniإِلَىٰٓkadarأَجَلٍbir süreyeمُّسَمًّىإِنَّşüphesizفِىvardırذَٰلِكَbundaلَءَايَٰتٍلِّقَوْمٍbir toplum içinيَتَفَكَّرُونَdüşünen

Allah, (ölen) insanların ruhlarını öldüklerinde, ölmeyenlerinkini de uykularında alır. Ölümüne hükmettiklerinin ruhlarını tutar, diğerlerini belli bir süreye (ömürlerinin sonuna) kadar bırakır. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَمِyoksaٱتَّخَذُوا۟başkami edindiler?مِندُونِٱللَّهِAllah'tanشُفَعَآءَقُلْde kiأَوَلَوْbile mi?كَانُوا۟olsalarلَاonlar malik olmayanيَمْلِكُونَشَيْـًٔاhiçbir şeyeوَلَاveيَعْقِلُونَdüşünmeyen

Yoksa Allah'tan başka şefaatçiler mi edindiler? De ki: "Hiçbir şeye güçleri yetmese ve düşünemiyor olsalar da mı?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلde kiلِّلَّهِAllah'ındırٱلشَّفَٰعَةُşefa'atجَمِيعًالَّهُۥO'nundurمُلْكُmülküٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerinوَٱلْأَرْضِثُمَّsonraإِلَيْهِO'naتُرْجَعُونَdöndürüleceksiniz

De ki: "Şefaat tümüyle Allah'a aittir. Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra yalnız O'na döndürüleceksiniz."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاve zamanذُكِرَanıldığıٱللَّهُAllahوَحْدَهُtek olarakٱشْمَأَزَّتْürkerقُلُوبُkalbleriٱلَّذِينَkimselerinلَاinanmayan(ların)يُؤْمِنُونَبِٱلْءَاخِرَةِوَإِذَاve zamanذُكِرَanıldığıٱلَّذِينَkimselerمِنO'ndan başkaدُونِهِۦٓإِذَاhemenهُمْonlarيَسْتَبْشِرُونَsevinirler

Allah, bir tek (ilah) olarak anıldığında ahirete inanmayanların kalpleri daralır. Allah'tan başkaları (ilahları) anıldığında bakarsın sevinirler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلِde kiٱللَّهُمَّAllah'ımفَاطِرَyoktan var edenٱلسَّمَٰوَٰتِgökleriوَٱلْأَرْضِve yeriعَٰلِمَbilenٱلْغَيْبِgörülmeyeniوَٱلشَّهَٰدَةِve görüleniأَنتَ(ancak) senتَحْكُمُhükmedersinبَيْنَarasındaعِبَادِكَkullarınınفِىşeylerdeمَاكَانُوا۟olduklarıفِيهِhakkındaيَخْتَلِفُونَayrılığa düştükleri

De ki: "Ey göklerin ve yerin yaratıcısı olan, gaybı da, görünen alemi de bilen Allah'ım! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında sen hükmedersin."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْve eğer olsaydıأَنَّve eğer olsaydıلِلَّذِينَzulmedenlerinظَلَمُوا۟مَاbulunanlarınفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِجَمِيعًاtümüوَمِثْلَهُۥve bir misli dahaمَعَهُۥonunla beraberلَٱفْتَدَوْا۟mutlaka fidye verirlerdiبِهِۦonuمِنkötü-dan (kurtulmak için)سُوٓءِkötüٱلْعَذَابِيَوْمَgünüٱلْقِيَٰمَةِوَبَدَاve karşılarına çıkmıştırلَهُمonlarınمِّنَAllahtanٱللَّهِمَاşeylerلَمْhiçيَكُونُوا۟hesabetmedikleriيَحْتَسِبُونَ

Eğer yeryüzünde bulunan her şey tümüyle ve onlarla beraber bir o kadarı da zulmedenlerin olsa, kıyamet günü kötü azaptan kurtulmak için elbette onları verirlerdi. Artık, hiç hesap etmedikleri şeyler Allah tarafından karşılarına çıkmıştır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَبَدَاve görünmüştürلَهُمْkendilerineسَيِّـَٔاتُkötülükleriمَاyaptıkları işlerinكَسَبُوا۟وَحَاقَve kuşatmıştırبِهِمonlarıمَّاşeyكَانُوا۟olduklarıبِهِۦonunlaيَسْتَهْزِءُونَalay ediyor(lar)

(Dünyada) kazandıkları şeylerin kötülükleri karşılarına çıkmış, alay etmekte oldukları şey onları kuşatmıştır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَإِذَاzamanمَسَّdokunduğuٱلْإِنسَٰنَinsanaضُرٌّbir zararدَعَانَاbize du'a ederثُمَّsonraإِذَاvakitخَوَّلْنَٰهُona verdiğimizنِعْمَةًbir ni'metمِّنَّاbizdenقَالَderإِنَّمَآelbetteأُوتِيتُهُۥbu bana verildiعَلَىٰsayesindeعِلْمٍۭبَلْhayırهِىَoفِتْنَةٌbir imtihandırوَلَٰكِنَّfakatأَكْثَرَهُمْçoklarıلَاbilmiyorlarيَعْلَمُونَ

İnsana bir zarar dokunduğunda bize yalvarır. Sonra ona tarafımızdan bir nimet verdiğimizde, "Bu, bana ancak bilgim sayesinde verilmiştir" der. Hayır, o bir imtihandır. Fakat onların çoğu bilmezler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَدْelbetteقَالَهَاbunu demişlerdiٱلَّذِينَkimselerمِنonlardan öncekilerقَبْلِهِمْفَمَآama olmadıأَغْنَىٰyararıعَنْهُمkendilerineمَّاşeylerكَانُوا۟kazandıklarıيَكْسِبُونَ

Bunu kendilerinden öncekiler de söylemişti ama kazandıkları şeyler onlara hiçbir yarar sağlamamıştı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَأَصَابَهُمْsonra başlarına geldiسَيِّـَٔاتُkötülükleriمَاkazandıklarınınكَسَبُوا۟وَٱلَّذِينَkimselereظَلَمُوا۟zulmedenlereمِنْbunlardanهَٰٓؤُلَآءِسَيُصِيبُهُمْerişecektirسَيِّـَٔاتُkötülükleriمَاyaptıklarınınكَسَبُوا۟وَمَاve değillerdirهُمonlarبِمُعْجِزِينَengel olacak

Nihayet kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara isabet etmişti. Onlardan zulmedenler var ya, kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara isabet edecektir. Onlar Allah'ı aciz bırakacak değillerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَوَلَمْmi?يَعْلَمُوٓا۟bilmedilerأَنَّelbetteٱللَّهَAllahيَبْسُطُaçarٱلرِّزْقَrızkıلِمَنkimseyeيَشَآءُdilediğiوَيَقْدِرُإِنَّşüphesizفِىvardırذَٰلِكَbundaلَءَايَٰتٍلِّقَوْمٍbir toplum içinيُؤْمِنُونَinanan

Bilmediler mi ki, Allah rızkı dilediğine bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için elbette ibretler vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْيَٰعِبَادِىَey kullarımٱلَّذِينَaşırı gidenأَسْرَفُوا۟عَلَىٰٓkarşıأَنفُسِهِمْnefislerineلَاaslaتَقْنَطُوا۟umut kesmeyinمِنrahmetindenرَّحْمَةِٱللَّهِإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahيَغْفِرُbağışlarٱلذُّنُوبَgünahlarıجَمِيعًاإِنَّهُۥçünkü OهُوَOٱلْغَفُورُçok bağışlayandırٱلرَّحِيمُçok esirgeyendir

De ki: "Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَنِيبُوٓا۟ve dönünإِلَىٰRabbinizeرَبِّكُمْوَأَسْلِمُوا۟ve teslim olunلَهُۥO'naمِنönceقَبْلِأَنsize gelip çatmadanيَأْتِيَكُمُٱلْعَذَابُazabثُمَّsonraلَاaslaتُنصَرُونَsize yardım edilmez

Azap size gelmeden önce Rabbinize dönün ve O'na teslim olun. Sonra size yardım edilmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱتَّبِعُوٓا۟ve uyunأَحْسَنَen güzelineمَآindirileninأُنزِلَإِلَيْكُمsizeمِّنRabbinizdenرَّبِّكُممِّنönceقَبْلِأَنsize gelmezdenيَأْتِيَكُمُٱلْعَذَابُazabبَغْتَةًansızınوَأَنتُمْve sizلَاhiçتَشْعُرُونَfarkına varmadan

(55-56) Farkında olmadan azap size ansızın gelmeden önce, Rabbinizden size indirilenin en güzeline uyun ki, kişi, "Allah'ın yanında, işlediğim kusurlardan dolayı vay halime! Gerçekten ben alay edenlerden idim" demesin.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَنdemesinden (sakının)تَقُولَنَفْسٌnefsinيَٰحَسْرَتَىٰeyvah (bana)عَلَىٰdolayıمَاkusur edişimdenفَرَّطتُفِىyanındaجَنۢبِٱللَّهِAllah'ınوَإِنve gerçektenكُنتُben oldumلَمِنَkimselerdenٱلسَّٰخِرِينَalay edenlerden

(55-56) Farkında olmadan azap size ansızın gelmeden önce, Rabbinizden size indirilenin en güzeline uyun ki, kişi, "Allah'ın yanında, işlediğim kusurlardan dolayı vay halime! Gerçekten ben alay edenlerden idim" demesin.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَوْyahutتَقُولَdemesindenحِينَzamanتَرَىgördüğüٱلْعَذَابَazabıلَوْkeşkeأَنَّgerçektenلِىbenim için olsaydıكَرَّةًbir kez daha (dönüş)فَأَكُونَböylece olsaydımمِنَgüzel hareket edenlerdenٱلْمُحْسِنِينَ

Yahut azabı gördüğünde, "Keşke benim için dünyaya bir dönüş daha olsa da iyilik yapanlardan olsam" demesin.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
بَلَىٰhayırقَدْelbetteجَآءَتْكَsana geldiءَايَٰتِىayetlerimفَكَذَّبْتَfakat sen yalanladınبِهَاonlarıوَٱسْتَكْبَرْتَve büyüklük tasladınوَكُنتَve oldunمِنَnankörlerdenٱلْكَٰفِرِينَ

(Allah, şöyle diyecek:) "Hayır, öyle değil! Ayetlerim sana geldi de sen onları yalanladın, büyüklük tasladın ve inkarcılardan oldun."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَيَوْمَve günüٱلْقِيَٰمَةِkıyametتَرَىgörürsünٱلَّذِينَyalan uyduranlarınكَذَبُوا۟عَلَىkarşıٱللَّهِAllah'aوُجُوهُهُمyüzleriniمُّسْوَدَّةٌأَلَيْسَyok mudur?فِىcehennemdeجَهَنَّمَمَثْوًىbir yerلِّلْمُتَكَبِّرِينَkibirlenenler için

Kıyamet günü Allah'a karşı yalan söyleyenleri görürsün, yüzleri kapkara kesilmiştir. Büyüklük taslayanlar için cehennemde bir yer mi yok!?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَيُنَجِّىve kurtarır;ٱللَّهُAllahٱلَّذِينَkimseleriٱتَّقَوْا۟korunanlarıبِمَفَازَتِهِمْbaşarılarıyleلَاonlara dokunmazيَمَسُّهُمُٱلسُّوٓءُkötülükوَلَاveهُمْonlarيَحْزَنُونَüzülmezler

Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanları başarıları sebebiyle kurtarır. Onlara kötülük dokunmaz. Onlar üzülmezler de.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّهُۥO'nundurمَقَالِيدُanahtarlarıٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerinوَٱلْأَرْضِوَٱلَّذِينَve kimselerكَفَرُوا۟inkar eden(ler)بِـَٔايَٰتِayetleriniٱللَّهِAllah'ınأُو۟لَٰٓئِكَişteهُمُonlardırٱلْخَٰسِرُونَziyana uğrayanlar

Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur. Allah'ın ayetlerini inkar edenler var ya, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْve elbetteأُوحِىَşöyle vahyedildiإِلَيْكَsanaوَإِلَىveٱلَّذِينَkimselereمِنsenden öncekiقَبْلِكَلَئِنْandolsun eğerأَشْرَكْتَortak koşarsanلَيَحْبَطَنَّboşa çıkarعَمَلُكَamelinوَلَتَكُونَنَّve olursunمِنَkaybedenlerdenٱلْخَٰسِرِينَ

Andolsun, sana ve senden önceki peygamberlere şöyle vahyedildi: "Eğer Allah'a ortak koşarsan elbette amelin boşa çıkar ve elbette ziyana uğrayanlardan olursun."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاveقَدَرُوا۟takdir edemedilerٱللَّهَAllah'ıحَقَّgereği gibiقَدْرِهِۦO'nun kadriniوَٱلْأَرْضُve yerجَمِيعًاtamamenقَبْضَتُهُۥO'nun avucu içindedirيَوْمَgünüٱلْقِيَٰمَةِkıyametوَٱلسَّمَٰوَٰتُve göklerمَطْوِيَّٰتٌۢdürülmüştürبِيَمِينِهِۦسُبْحَٰنَهُۥO münezzehtirوَتَعَٰلَىٰve yücedirعَمَّاonların ortak koştuklarındanيُشْرِكُونَ

Allah'ın kadrini gereği gibi bilemediler. Yeryüzü kıyamet gününde bütünüyle O'nun elindedir. Gökler de O'nun kudretiyle dürülmüştür. O, onların ortak koştuklarından uzaktır, yücedir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَنُفِخَve üflenirفِىSur'aٱلصُّورِفَصَعِقَsonra ölür (bayılır)مَنolanlarفِىgöklerdeٱلسَّمَٰوَٰتِوَمَنve olanlarفِىyerdeٱلْأَرْضِإِلَّاdışındaمَنkimselerشَآءَdilediğiٱللَّهُثُمَّsonraنُفِخَüflenirفِيهِonaأُخْرَىٰbir dahaفَإِذَاbirdenهُمْonlarقِيَامٌkalkmışيَنظُرُونَbakıyorlardır

Sur'a üflenir ve Allah'ın dilediği kimseler dışında göklerdeki herkes ve yerdeki herkes ölür. Sonra ona bir daha üflenir, bir de bakarsın onlar kalkmış bekliyorlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَشْرَقَتِve parlarٱلْأَرْضُyerبِنُورِnuru ileرَبِّهَاRabbininوَوُضِعَve (ortaya) konurٱلْكِتَٰبُKitapوَجِا۟ىٓءَve getirilirبِٱلنَّبِيِّۦنَpeygamberlerوَٱلشُّهَدَآءِve şahidlerوَقُضِىَve hükmedilirبَيْنَهُمaralarındaبِٱلْحَقِّadaletleوَهُمْve onlaraلَاaslaيُظْلَمُونَhaksızlık edilmez

Yeryüzü, Rabbinin nuruyla aydınlanır. Kitap (amel defterleri) ortaya konur. Peygamberler ve şahitler getirilir ve haksızlığa uğratılmaksızın aralarında adaletle hüküm verilir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَسِيقَve sürülürlerٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوٓا۟inkar eden(ler)إِلَىٰcehennemeجَهَنَّمَزُمَرًاحَتَّىٰٓnihayetإِذَاzamanجَآءُوهَاoraya geldikleriفُتِحَتْaçılırأَبْوَٰبُهَاkapılarıوَقَالَve şöyle derلَهُمْonlaraخَزَنَتُهَآonun bekçileriأَلَمْgelmedimi?يَأْتِكُمْرُسُلٌelçilerمِّنكُمْkendi aranızdanيَتْلُونَokuyanعَلَيْكُمْsizeءَايَٰتِayetleriniرَبِّكُمْRabbinizinوَيُنذِرُونَكُمْve sizi uyaranلِقَآءَkavuşacağınızaيَوْمِكُمْgününüzeهَٰذَاقَالُوا۟derlerبَلَىٰevetوَلَٰكِنْamaحَقَّتْhak olmuşturكَلِمَةُsözüٱلْعَذَابِazabعَلَىüzerineٱلْكَٰفِرِينَkafirler

İnkar edenler grup grup cehenneme sevk edilirler. Cehenneme vardıklarında oranın kapıları açılır ve cehennem bekçileri onlara şöyle derler: "Size içinizden, Rabbinizin ayetlerini size okuyan ve bu gününüze kavuşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?" Onlar da, "Evet geldi" derler. Fakat inkarcılar hakkında azap sözü gerçekleşmiştir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قِيلَdenilirٱدْخُلُوٓا۟girinأَبْوَٰبَkapılarındanجَهَنَّمَcehenneminخَٰلِدِينَebedi kalmak üzereفِيهَافَبِئْسَne kötüdürمَثْوَىyeriٱلْمُتَكَبِّرِينَkibirlenenlerin

Onlara şöyle denir: "İçinde ebedi kalmak üzere cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların kalacağı yer ne kötüdür!"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَسِيقَve sevk edilirlerٱلَّذِينَkimselerٱتَّقَوْا۟korunan(lar)رَبَّهُمْRablerinin (azabından)إِلَىcenneteٱلْجَنَّةِزُمَرًاحَتَّىٰٓnihayetإِذَاzamanجَآءُوهَاgeldikleriوَفُتِحَتْve açılırأَبْوَٰبُهَاonun kapılarıوَقَالَve derlerلَهُمْonlaraخَزَنَتُهَاonun bekçileriسَلَٰمٌselamعَلَيْكُمْsizeطِبْتُمْ(ne) hoşsunuzفَٱدْخُلُوهَاburaya girinخَٰلِدِينَebedi kalmak üzere

Rablerine karşı gelmekten sakınanlar da grup grup cennete sevk edilirler. Cennete vardıklarında oranın kapıları açılır ve cennet bekçileri onlara şöyle der: "Size selam olsun! Tertemiz oldunuz. Haydi ebedi kalmak üzere buraya girin."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالُوا۟ve derlerٱلْحَمْدُhamdolsunلِلَّهِAllah'aٱلَّذِىo ki;صَدَقَنَاbize yerine getirdiوَعْدَهُۥverdiği sözünüوَأَوْرَثَنَاve bizi varis kıldıٱلْأَرْضَyurdaنَتَبَوَّأُoturacağımızمِنَ(-ten)ٱلْجَنَّةِcennetحَيْثُyerindeنَشَآءُفَنِعْمَne güzeldirأَجْرُücretiٱلْعَٰمِلِينَçalışanların

Onlar şöyle derler: "Hamd, bize olan vaadini gerçekleştiren ve bizi cennetten dilediğimiz yere konmak üzere bu yurda varis kılan Allah'a mahsustur. Salih amel işleyenlerin mükafatı ne güzelmiş!"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَتَرَىve görürsünٱلْمَلَٰٓئِكَةَmeleklerinحَآفِّينَdönerekمِنْçevresindeحَوْلِٱلْعَرْشِArşınيُسَبِّحُونَtesbih ettikleriniبِحَمْدِhamd ileرَبِّهِمْوَقُضِىَve hükmedilirبَيْنَهُمaralarındaبِٱلْحَقِّhak ileوَقِيلَve denilirٱلْحَمْدُHamdلِلَّهِAllah'a'dırرَبِّRabbiٱلْعَٰلَمِينَalemlerin

Melekleri de, Rablerini hamd ile tesbih edip yücelterek Arş'ın etrafını kuşatmış halde görürsün. Artık kulların arasında adaletle hüküm verilmiş ve "Hamd alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur" denilmiştir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi