KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

25. SURE · 77 AYET · 893 KELİME

Furkân

الفرقان

Kelime bağlantısı sözlüğe, İncele düğmesi dil bilgisi ve açıklamalara açılır.

ٱلَّذِىöyle kiلَهُۥO'nundurمُلْكُmülküٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerinوَٱلْأَرْضِve yerinوَلَمْveيَتَّخِذْO edinmemiştirوَلَدًاbir çocukوَلَمْveيَكُنyokturلَّهُۥO'nunشَرِيكٌortağıفِىmülkündeٱلْمُلْكِوَخَلَقَve yaratmıştırكُلَّherشَىْءٍşeyiفَقَدَّرَهُۥve takdir etmiştir onaتَقْدِيرًاölçü biçim ve düzen

O, göklerin ve yeryüzünün mülkü (hükümranlığı) kendisine ait olandır. Çocuk edinmemiştir. Mülkünde hiçbir ortağı da yoktur. O, her şeyi yaratmış ve yarattığı o şeyleri bir ölçüye göre takdir etmiştir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱتَّخَذُوا۟ve edindilerمِنO'ndan ayrı olarakدُونِهِۦٓءَالِهَةًbirtakım tanrılarلَّاyaratmayanيَخْلُقُونَشَيْـًٔاhiçbir şeyوَهُمْve kendileriيُخْلَقُونَyaratılanوَلَاveيَمْلِكُونَgüçleri yetmeyenلِأَنفُسِهِمْkendilerine dahiضَرًّاzarar vermeyeوَلَاne deنَفْعًاyarar vermeyeوَلَاveيَمْلِكُونَgüçleri yetmeyenمَوْتًاöldüremeyeوَلَاne deحَيَوٰةًyaşatamayaوَلَاve ne deنُشُورًا(ölüleri diriltip) kaldıramaya

(İnkar edenler), Allah'ı bırakıp hiçbir şey yaratmayan ve zaten kendileri yaratılmış olan, üstelik kendilerine fayda ve zararları dokunmayan, öldürmeye, yaşatmaya ve ölüleri diriltip kabirden çıkarmaya güçleri yetmeyen ilahlar edindiler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالَve dedi kiٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوٓا۟inkar eden(ler)إِنْdeğildirهَٰذَآbuإِلَّآbaşka bir şeyإِفْكٌyalandanٱفْتَرَىٰهُonu uydurduوَأَعَانَهُۥve yardım ettiعَلَيْهِkendisineقَوْمٌbir toplulukءَاخَرُونَفَقَدْböyleceجَآءُوvardılarظُلْمًاkesin bir haksızlığaوَزُورًاve iftiraya

İnkar edenler, "Bu Kur'an, Muhammed'in uydurduğu bir yalandan başka bir şey değildir. Başka bir topluluk da bu konuda ona yardım etmiştir" dediler. Böylece onlar haksız ve asılsız bir söz uydurdular.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالُوٓا۟ve dedilerأَسَٰطِيرُmasallarıٱلْأَوَّلِينَevvelkilerinٱكْتَتَبَهَاonları yazmışفَهِىَonlarتُمْلَىٰyazdırılıyorعَلَيْهِkendisineبُكْرَةًsabahوَأَصِيلًاve akşam

"(Bu Kur'an, başkalarından) yazıp aldığı öncekilere ait efsanelerdir. Bunlar ona sabah akşam okunmaktadır" dediler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiأَنزَلَهُonu indirdiٱلَّذِىbilenيَعْلَمُٱلسِّرَّgizleriفِىgöklerdekiٱلسَّمَٰوَٰتِوَٱلْأَرْضِإِنَّهُۥşüphesiz oكَانَçok bağışlayandırغَفُورًارَّحِيمًاçok esirgeyendir

(Ey Muhammed!) De ki: "O kitabı göklerin ve yerin sırrını bilen indirmiştir. Şüphesiz O, bağışlayandır, çok merhamet edendir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالُوا۟ve dediler kiمَالِne oluyor ki?هَٰذَاbuٱلرَّسُولِelçiyeيَأْكُلُyiyorٱلطَّعَامَyemekوَيَمْشِىve geziyorفِىçarşılardaٱلْأَسْوَاقِلَوْلَآdeğil mi?أُنزِلَindirilmeliإِلَيْهِonaمَلَكٌbir melekفَيَكُونَolsunمَعَهُۥkendisiyle beraberنَذِيرًاuyarıcı

Dediler ki: "Bu ne biçim peygamber ki yemek yer, çarşıda pazarda dolaşır. Ona bir melek indirilseydi de, bu onunla beraber bir uyarıcı olsaydı ya!"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَوْyahut değil mi?يُلْقَىٰٓatılmalıإِلَيْهِüstüneكَنزٌbir hazineأَوْyahutتَكُونُolmalı değil mi?لَهُۥkendisininجَنَّةٌbir bahçesiيَأْكُلُyiyeceğiمِنْهَاوَقَالَve dediler kiٱلظَّٰلِمُونَzalimlerإِنsiz uymuyorsunuzتَتَّبِعُونَإِلَّاbaşkasınaرَجُلًاbir adam(dan)مَّسْحُورًاbüyülenmiş

"Yahut kendisine bir hazine verilseydi veya ürününden yiyeceği bir bahçesi olsaydı ya!" Zalimler, (inananlara): "Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz" dediler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱنظُرْbakكَيْفَnasılضَرَبُوا۟misal verdilerلَكَsenin içinٱلْأَمْثَٰلَbenzetmelerleفَضَلُّوا۟saptılarفَلَاartıkيَسْتَطِيعُونَbulamazlarسَبِيلًاyolu

(Ey Muhammed!) Senin hakkında bak nasıl da temsiller getirdiler de (haktan) saptılar. Artık onlar doğru yolu bulamazlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
تَبَارَكَyücedirٱلَّذِىٓO kiإِنeğerشَآءَdilerseجَعَلَverirلَكَsanaخَيْرًاdaha hayırlısınıمِّنbundanذَٰلِكَجَنَّٰتٍbahçelerتَجْرِىakanمِنaltlarındanتَحْتِهَاٱلْأَنْهَٰرُırmaklarوَيَجْعَلve yaparلَّكَsenin içinقُصُورًۢاsaraylar

Dilerse sana bundan daha güzelini, içinden ırmaklar akan cennetleri verebilecek olan, sana saraylar kurabilecek olan Allah'ın şanı yücedir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
بَلْbilakisكَذَّبُوا۟onlar yalanladılarبِٱلسَّاعَةِوَأَعْتَدْنَاve biz hazırlamışızdırلِمَنkimselereكَذَّبَyalanlayanبِٱلسَّاعَةِsa'atiسَعِيرًاalevli bir ateş

Hayır, onlar Kıyameti de yalanladılar. Biz ise o Kıyameti yalanlayanlara çılgın bir cehennem ateşi hazırlamışızdır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَآve zamanأُلْقُوا۟atıldıklarıمِنْهَاonunمَكَانًاbir yerineضَيِّقًاdarمُّقَرَّنِينَbağlı olarakدَعَوْا۟çağırırlarهُنَالِكَoradaثُبُورًاhelâki

Elleri boyunlarına bağlanmış, çatılmış olarak cehennemin daracık bir yerine atıldıkları zaman orada, yok olup gitmeyi isterler

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiأَذَٰلِكَbu mu?خَيْرٌdaha iyiأَمْyoksaجَنَّةُcennet (mi?)ٱلْخُلْدِebediٱلَّتِىva'dedilenوُعِدَٱلْمُتَّقُونَكَانَتْolanلَهُمْonlar içinجَزَآءًmükafatوَمَصِيرًاve varış yeri

De ki: "Bu mu daha hayırlıdır, yoksa Allah'a karşı gelmekten sakınanlara va'dedilen ebedilik cenneti mi?" Orası onlar için bir mükafat ve varılacak bir yerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّهُمْonlara vardırفِيهَاoradaمَاneيَشَآءُونَistiyorlarsaخَٰلِدِينَكَانَbuعَلَىٰüzerineرَبِّكَRabbininوَعْدًاbir va'didirمَّسْـُٔولًاsorumluluk gerektiren

Ebedi olarak kalacakları orada onlar için diledikleri her şey vardır. Bu, Rabbinin uhdesine aldığı, (yerine getirilmesi) istenen bir va'didir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَيَوْمَve günيَحْشُرُهُمْonları toplayacağıوَمَاşeyleriيَعْبُدُونَtaptıklarıمِنbaşkaدُونِٱللَّهِAllah'tanفَيَقُولُder kiءَأَنتُمْsiz mi?أَضْلَلْتُمْsaptırdınızعِبَادِىkullarımıهَٰٓؤُلَآءِbuأَمْyoksaهُمْkendileri (mi)ضَلُّوا۟sapıttılarٱلسَّبِيلَyolu

Rabbinin, onları ve Allah'ı bırakıp da taptıkları şeyleri bir araya getireceği ve (taptıklarına), "Siz mi saptırdınız benim şu kullarımı, yoksa onlar kendileri mi yoldan saptılar" diyeceği günü hatırla.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالُوا۟derler kiسُبْحَٰنَكَsenin şanın yücedirمَاdeğildiكَانَيَنۢبَغِىyaraşırلَنَآbizeأَنedinmekنَّتَّخِذَمِنsenden başkaدُونِكَمِنْvelilerأَوْلِيَآءَوَلَٰكِنfakatمَّتَّعْتَهُمْsen onları ni'metlendirdinوَءَابَآءَهُمْve atalarınıحَتَّىٰkadarنَسُوا۟unutuncayaٱلذِّكْرَanmayıوَكَانُوا۟ve oldularقَوْمًۢاbir toplulukبُورًاhelaki hak eden

Onlar, "Seni eksikliklerden uzak tutarız. Seni bırakıp da başka dostlar edinmek bize yaraşmaz. Fakat sen onlara ve atalarına o kadar bol nimet verdin ki, sonunda seni anmayı unuttular ve helake giden bir toplum oldular" derler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَقَدْişteكَذَّبُوكُمsizi yalanladılarبِمَاşeylerتَقُولُونَdediklerinizفَمَاartıkتَسْتَطِيعُونَgücünüz yetmezصَرْفًا(azabı) geri çevirmeğeوَلَاne deنَصْرًاوَمَنve kimيَظْلِمzulmederseمِّنكُمْsizdenنُذِقْهُona taddırırızعَذَابًاbir azabكَبِيرًاbüyük

(İlah edindikleriniz) söyledikleriniz konusunda sizi yalancı çıkardılar. Artık kendinizden azabı savmaya gücünüz yetmeyecek ve kendinize yardım da edemeyeceksiniz. Sizden kim de zulüm ve haksızlık ederse, ona büyük bir azap tattırırız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَآveأَرْسَلْنَاgöndermedikقَبْلَكَsenden önceمِنَelçilerdenٱلْمُرْسَلِينَإِلَّآbaşkasınıإِنَّهُمْşüphesiz onlarلَيَأْكُلُونَyerlerdiٱلطَّعَامَyemekوَيَمْشُونَve gezerlerdiفِىçarşılardaٱلْأَسْوَاقِوَجَعَلْنَاve biz yaptıkبَعْضَكُمْkiminiziلِبَعْضٍkiminiz içinفِتْنَةًbir sınavأَتَصْبِرُونَوَكَانَveرَبُّكَRabbinبَصِيرًا(herşeyi) görendir

Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de şüphesiz yemek yerler, çarşıda pazarda gezerlerdi. (Ey insanlar!) Sizi birbiriniz için imtihan aracı kıldık. (Bakalım) sabredecek misiniz? Rabbin, hakkıyla görendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالَٱلَّذِينَkimselerلَاummayan(lar)يَرْجُونَلِقَآءَنَاbizimle karşılaşmayıلَوْلَآdeğil mi?أُنزِلَindirilmeliعَلَيْنَاbizeٱلْمَلَٰٓئِكَةُmeleklerأَوْyahutنَرَىٰgörmeliydikرَبَّنَالَقَدِandolsun kiٱسْتَكْبَرُوا۟onlar büyüklük tasladılarفِىٓiçlerindeأَنفُسِهِمْkendiوَعَتَوْve haddi aştılarعُتُوًّاbir azgınlıklaكَبِيرًاbüyük

Bize kavuşacaklarını ummayanlar, "Bize melekler indirilseydi, yahut Rabbimizi görseydik ya!" dediler. Andolsun, onlar kendi benliklerinde büyüklük tasladılar ve büyük bir taşkınlık gösterdiler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَوْمَgünيَرَوْنَgördükleriٱلْمَلَٰٓئِكَةَmelekleriلَاyokturبُشْرَىٰmüjdeيَوْمَئِذٍişte o günلِّلْمُجْرِمِينَsuçlularaوَيَقُولُونَve onlar derlerحِجْرًاyasaktırمَّحْجُورًاyasaklanmıştır

Fakat melekleri görecekleri gün, işte o gün suçlulara hiçbir müjde yoktur. "Eyvah! Biz Allah'ın rahmetinden tamamen uzaklaştırılmışız" diyecekler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَيَوْمَve o günيَعَضُّısırırٱلظَّالِمُzalimعَلَىٰelleriniيَدَيْهِيَقُولُderيَٰلَيْتَنِىey! ne olurdu keşkeٱتَّخَذْتُben edineydimمَعَberaberٱلرَّسُولِelçiyleسَبِيلًاbir yol

O gün zalim kimse, (çaresizlik içinde) ellerini ısırıp şöyle diyecektir: "Ne olurdu ben de peygamberle beraber aynı yolu tutsaydım!"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّقَدْgerçektenأَضَلَّنِىo beni saptırdıعَنِZikirdenٱلذِّكْرِبَعْدَsonraإِذْbana gelenجَآءَنِىوَكَانَzatenٱلشَّيْطَٰنُşeytanلِلْإِنسَٰنِinsan içinخَذُولًاyüzüstü bırakandır

"Andolsun, Kur'an bana geldikten sonra beni ondan o saptırdı. Zaten şeytan insanı yardımcısız bırakıverir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَكَذَٰلِكَve böyleceجَعَلْنَاbiz var ettikلِكُلِّherنَبِىٍّelçiyeعَدُوًّاbir düşmanمِّنَsuçlulardanٱلْمُجْرِمِينَوَكَفَىٰyeterبِرَبِّكَRabbinهَادِيًاyol gösterici olarakوَنَصِيرًاve yardımcı olarak

Biz, işte böyle, her peygamber için suçlulardan bir düşman yarattık. Yol gösterici ve yardım edici olarak Rabbin yeter.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالَve dedi(ler)ٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوا۟inkar eden(ler)لَوْلَاdeğil miydi?نُزِّلَindirilmeliعَلَيْهِonaٱلْقُرْءَانُKur'anجُمْلَةًtoptanوَٰحِدَةًكَذَٰلِكَböyle yaptıkلِنُثَبِّتَbiz sağlamlaştırmak içinبِهِۦonunlaفُؤَادَكَوَرَتَّلْنَٰهُve onu okudukتَرْتِيلًاağır ağır

İnkar edenler, "Kur'an ona bir defada toptan indirilseydi ya!" dediler. Biz, Kur'an'la senin kalbini pekiştirmek için onu böyle kısım kısım indirdik ve onu ağır ağır okuduk.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاveيَأْتُونَكَsana getiremezlerبِمَثَلٍhiçbir misalإِلَّاdışındaجِئْنَٰكَsana getirdiğimizبِٱلْحَقِّgerçeğiوَأَحْسَنَve en güzelتَفْسِيرًاaçıklamayı

Onlar sana hiçbir misal getirmezler ki (buna karşılık) sana gerçeği ve en güzel açıklamayı getirmiş olmayalım.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِينَolanlarيُحْشَرُونَtoplanacakعَلَىٰüzerineوُجُوهِهِمْyüzleriإِلَىٰcehennemeجَهَنَّمَأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarشَرٌّçok kötüdürمَّكَانًاyerleriوَأَضَلُّve çok sapıktırسَبِيلًاyolları

Yüzüstü cehenneme sürüklenecek olanlar var ya; işte onlar konumları itibariyle daha kötü, tuttukları yol itibariyle daha sapıktırlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَقُلْنَاdedik kiٱذْهَبَآgidinإِلَىkavmeٱلْقَوْمِٱلَّذِينَonlar kiكَذَّبُوا۟yalanlıyorlarبِـَٔايَٰتِنَاayetlerimiziفَدَمَّرْنَٰهُمْve onları yok ettikتَدْمِيرًاyıkılışla

Onlara, "Ayetlerimizi yalanlayan topluluğa gidin" dedik. Nihayet o kavmi yerle bir ettik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَوْمَve kavmiنُوحٍNuhلَّمَّاvakitكَذَّبُوا۟yalanladıklarıٱلرُّسُلَpeygamberleriأَغْرَقْنَٰهُمْonları boğdukوَجَعَلْنَٰهُمْve onları yaptıkلِلنَّاسِinsanlaraءَايَةًوَأَعْتَدْنَاve hazırladıkلِلظَّٰلِمِينَzalimlereعَذَابًاbir azabأَلِيمًاacıklı

Nuh kavmini de, Peygamberleri yalanladıkları vakit suda boğduk. Onları insanlara bir ibret yaptık ve zalimlere elem dolu bir azap hazırladık.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْve andolsunأَتَوْا۟vardılarعَلَىkenteٱلْقَرْيَةِٱلَّتِىٓyağmura tutulanأُمْطِرَتْمَطَرَyağmurunaٱلسَّوْءِأَفَلَمْonu görmüyorlar mıydı?يَكُونُوا۟يَرَوْنَهَابَلْhayırكَانُوا۟onlarلَاummuyorlardıيَرْجُونَنُشُورًاtekrar dirilip kalkmayı

Andolsun, senin kavmin, bela yağmuruna tutularak yok edilen kente uğramışlardır. Yoksa onu görmüyorlar mıydı (ki ibret almadılar)? Hayır! (Görüyorlardı fakat) tekrar dirilmeyi ummuyorlardı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاve zamanرَأَوْكَseni gördükleriإِنseni yapmıyorlarيَتَّخِذُونَكَإِلَّاbaşka bir şeyهُزُوًاeğlence konusundanأَهَٰذَاbunu mu?ٱلَّذِىgöndermişبَعَثَٱللَّهُAllahرَسُولًاelçi

(41-42) Onlar seni görünce ancak eğlenceye alırlar. "Allah'ın peygamber olarak gönderdiği adam bu mu? Biz, ilahlarımıza sımsıkı sarılmasaydık neredeyse bizi ilahlarımızdan uzaklaştıracaktı" (derler.) Onlar yakında azabı gördükleri zaman, yolca kimin daha sapık olduğunu görecekler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنnerdeyseكَادَلَيُضِلُّنَاbizi saptıracaktı (diyorlar)عَنْtanrılarımızdanءَالِهَتِنَالَوْلَآeğer etmeseydikأَنbiz kararlılıkصَبَرْنَاعَلَيْهَاوَسَوْفَve yakındaيَعْلَمُونَbileceklerdirحِينَzamanيَرَوْنَgördükleriٱلْعَذَابَazabıمَنْkiminأَضَلُّsapık olduğunuسَبِيلًاyolunun

(41-42) Onlar seni görünce ancak eğlenceye alırlar. "Allah'ın peygamber olarak gönderdiği adam bu mu? Biz, ilahlarımıza sımsıkı sarılmasaydık neredeyse bizi ilahlarımızdan uzaklaştıracaktı" (derler.) Onlar yakında azabı gördükleri zaman, yolca kimin daha sapık olduğunu görecekler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَمْyoksaتَحْسَبُsanıyor musun ki?أَنَّgerçektenأَكْثَرَهُمْonların çoğuيَسْمَعُونَişitiyorlarأَوْveyaيَعْقِلُونَإِنْdeğildirهُمْonlarإِلَّاancakكَٱلْأَنْعَٰمِبَلْhattaهُمْonlarأَضَلُّdaha sapıktırسَبِيلًاyolca

Yoksa sen onların çoğunun (söz) dinleyeceklerini yahut akıllarını kullanacaklarını mı sanıyorsun? Onlar hayvanlar gibidirler, belki yolca onlardan daha da şaşkındırlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْgörmedin mi?تَرَإِلَىٰRabbiniرَبِّكَكَيْفَnasıl?مَدَّuzattıٱلظِّلَّgölgeyiوَلَوْve şayetشَآءَdileseydiلَجَعَلَهُۥonu yapardıسَاكِنًاdurgunثُمَّsonraجَعَلْنَاkıldıkٱلشَّمْسَgüneşiعَلَيْهِonaدَلِيلًاbir delil

Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmez misin? İsteseydi onu sabit kılardı. Sonra biz güneşi gölgeye delil kıldık.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَهُوَOٱلَّذِىkiجَعَلَyaptıلَكُمُsizin içinٱلَّيْلَgeceyiلِبَاسًاelbiseوَٱلنَّوْمَve uykuyuسُبَاتًاdinlenmeوَجَعَلَve yaptıٱلنَّهَارَgündüzüنُشُورًاkalkıp çalışma zamanı

O, geceyi size bir örtü, uykuyu istirahat zamanı ve gündüzü de hareket ve çalışma vakti yapandır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَهُوَve Oٱلَّذِىٓkiأَرْسَلَgönderdiٱلرِّيَٰحَrüzgarlarıبُشْرًۢاmüjdeciبَيْنَarasında (önünde)يَدَىْellerinin (önünde)رَحْمَتِهِۦوَأَنزَلْنَاve indirdikمِنَgöktenٱلسَّمَآءِمَآءًbir suطَهُورًاtertemiz

(48-49) O, rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci olarak gönderendir. Ölü toprağı canlandıralım, yarattıklarımızdan birçok hayvanları ve insanları sulayalım diye gökten tertemiz bir su indirdik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لِّنُحْۦِىَdiriltelim diyeبِهِۦonunlaبَلْدَةًbir ülkeyiمَّيْتًاölüوَنُسْقِيَهُۥve onunla sulayalım diyeمِمَّاyarattığımızخَلَقْنَآأَنْعَٰمًاhayvanlardan;وَأَنَاسِىَّve insanlardanكَثِيرًاbirçoğunu

(48-49) O, rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci olarak gönderendir. Ölü toprağı canlandıralım, yarattıklarımızdan birçok hayvanları ve insanları sulayalım diye gökten tertemiz bir su indirdik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْve andolsunصَرَّفْنَٰهُetraflıca anlattıkبَيْنَهُمْonların aralarındaلِيَذَّكَّرُوا۟öğüt alsınlar diyeفَأَبَىٰٓama direnmektedirأَكْثَرُçoğuٱلنَّاسِinsanlarınإِلَّاancakكُفُورًاinkarda

Andolsun, biz bunu insanlar arasında, düşünüp ibret alsınlar diye tekrar tekrar açıkladık. Fakat insanların çoğu nankörlükte direttiler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَهُوَٱلَّذِىbirbirine salmıştırمَرَجَٱلْبَحْرَيْنِiki deniziهَٰذَاbuعَذْبٌtatlıفُرَاتٌsusuzluğu gidericiوَهَٰذَاve buمِلْحٌtuzluأُجَاجٌve acıdırوَجَعَلَve koymuşturبَيْنَهُمَاikisinin arasınaبَرْزَخًاbir engelوَحِجْرًاve bir perdeمَّحْجُورًاkavuşmalarına engel

O, birinin suyu lezzetli ve tatlı, diğerininki tuzlu ve acı olan iki denizi salıverip aralarına da görünmez bir perde ve karışmalarını önleyici bir engel koyandır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَهُوَve Oٱلَّذِىyarattıخَلَقَمِنَsudanٱلْمَآءِبَشَرًاbir insanفَجَعَلَهُۥve onu kıldıنَسَبًاnesepوَصِهْرًاوَكَانَveرَبُّكَRabbinقَدِيرًاher şeye gücü yetendir

O, sudan bir insan yaratıp ondan soy sop ve hısımlık meydana getirendir. Rabbin, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَيَعْبُدُونَve tapıyorlarمِنbaşkaدُونِٱللَّهِAllah'tanمَاşeylereلَاfayda vermeyenيَنفَعُهُمْوَلَاve ne deيَضُرُّهُمْوَكَانَve olanٱلْكَافِرُkafirعَلَىٰkarşıرَبِّهِۦRabbineظَهِيرًا(şeytana) yardımcıdır

Onlar, Allah'ı bırakıp, kendilerine ne faydası ne de zararı dokunan şeylere kulluk ederler. Kafir, Rabbine karşı (şeytana) arka çıkandır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiمَآistemiyorumأَسْـَٔلُكُمْعَلَيْهِsizdenمِنْhiçbirأَجْرٍücretإِلَّاdışındaمَنistemenizشَآءَأَنtutmakيَتَّخِذَإِلَىٰvaranرَبِّهِۦRabbineسَبِيلًاyolu

De ki: "Ben buna karşılık sizden dileyen kimsenin, Rabbine giden yolu tutmasından başka herhangi bir ücret istemiyorum."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَتَوَكَّلْve tevekkül etعَلَىdiri olanaٱلْحَىِّٱلَّذِىöyle ki oلَاaslaيَمُوتُölmezوَسَبِّحْve tesbih etبِحَمْدِهِۦوَكَفَىٰve kafidirبِهِۦO'nunبِذُنُوبِgünahlarınıعِبَادِهِۦkullarınınخَبِيرًاbilmesi

Sen, o ölümsüz ve daima diri olana (Allah'a) tevekkül et. O'nu her türlü övgüyle yücelterek tesbih et. Kullarının günahlarından hakkıyla haberdar olarak O yeter!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِىO kiخَلَقَyarattıٱلسَّمَٰوَٰتِgökleriوَٱلْأَرْضَve yeriوَمَاve bulunanlarıبَيْنَهُمَاikisinin arasındaفِىaltıسِتَّةِأَيَّامٍgündeثُمَّsonraٱسْتَوَىٰkurulduعَلَىüzerineٱلْعَرْشِٱلرَّحْمَٰنُRahman'dırفَسْـَٔلْsorبِهِۦbunuخَبِيرًاbir bilene

Gökleri ve yeryüzünü ve ikisi arasındakileri altı gün içinde (altı evrede) yaratan, sonra da Arş'a kurulan Rahman'dır. Sen bunu haberdar olana sor!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاve ne zaman kiقِيلَdenildiلَهُمُonlaraٱسْجُدُوا۟secde edinلِلرَّحْمَٰنِRahman'aقَالُوا۟derlerوَمَاnedir?ٱلرَّحْمَٰنُRahmanأَنَسْجُدُsecde eder miyiz hiç?لِمَاşeyeتَأْمُرُنَاsenin bize emrettiğinوَزَادَهُمْve onların artırırنُفُورًا

Onlara, "Rahman'a secdeye kapanın denildiğinde "Rahman da nedir? Senin bize emrettiğine mi secde edeceğiz?" derler ve bu onların nefretini artırır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
تَبَارَكَyücedirٱلَّذِىO kiجَعَلَyaptıفِىgökteٱلسَّمَآءِبُرُوجًاburçlarوَجَعَلَve var ettiفِيهَاoradaسِرَٰجًاbir kandilوَقَمَرًاve bir ayمُّنِيرًاaydınlatıcı

Göğe burçlar yerleştiren, orada bir ışık kaynağı (güneş) ve aydınlatıcı bir ay yaratanın şanı çok yücedir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَهُوَve Oٱلَّذِىkiجَعَلَyaptıٱلَّيْلَgeceyiوَٱلنَّهَارَve gündüzüخِلْفَةًbirbirini izlerلِّمَنْiçinأَرَادَisteyenlerأَنöğüt almakيَذَّكَّرَأَوْveyaأَرَادَisteyenler içinشُكُورًاşükretmek

O, öğüt almak isteyen ve çok şükredici olmayı dileyen kimseler için geceyi ve gündüzü birbiri ardınca getirendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَعِبَادُve kullarıٱلرَّحْمَٰنِRahman'ınٱلَّذِينَöyle kimselerdir kiيَمْشُونَyürürlerعَلَىyeryüzündeٱلْأَرْضِهَوْنًاmütevazi olarakوَإِذَاne zaman kiخَاطَبَهُمُkendilerine laf atarsaٱلْجَٰهِلُونَcahillerقَالُوا۟derlerسَلَٰمًاSelam

Rahman'ın kulları, yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürüyen kimselerdir. Cahiller onlara laf attıkları zaman, "selam!" der (geçer)ler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَveيَقُولُونَderlerرَبَّنَاRabbimizٱصْرِفْuzaklaştırعَنَّاbizdenعَذَابَazabınıجَهَنَّمَإِنَّdoğrusuعَذَابَهَاonun azabıكَانَsargındırغَرَامًا

Onlar, şöyle diyenlerdir: "Ey Rabbimiz! Bizden cehennem azabını uzaklaştır, gerçekten onun azabı sürekli bir helaktir!"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَveإِذَآzamanأَنفَقُوا۟infak ettikleriلَمْisraf etmezlerيُسْرِفُوا۟وَلَمْve etmezlerيَقْتُرُوا۟cimrilikوَكَانَve olurبَيْنَarasındaذَٰلِكَbu (ikisinin)قَوَامًاdengeli

Onlar, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik edenlerdir. Onların harcamaları, bu ikisi arası dengeli bir harcamadır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَve onlarلَاyalvarmazlarيَدْعُونَمَعَile beraberٱللَّهِAllahإِلَٰهًاtanrıyaءَاخَرَbaşkaوَلَاveيَقْتُلُونَöldürmezlerٱلنَّفْسَcanıٱلَّتِىöyle kiحَرَّمَharam ettiğiٱللَّهُAllah'ınإِلَّاdışındaبِٱلْحَقِّhak(lı sebep)وَلَاveيَزْنُونَوَمَنve kimيَفْعَلْyaparsaذَٰلِكَbunlarıيَلْقَbulurأَثَامًاcezasını

Onlar, Allah ile beraber başka bir ilaha kulluk etmeyen, haksız yere, Allah'ın haram kıldığı cana kıymayan ve zina etmeyen kimselerdir. Kim bunları yaparsa ağır azaba uğrar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِلَّاdışındaمَنkimse(ler)تَابَtevbe edenوَءَامَنَve iman edenوَعَمِلَve yapanlarعَمَلًاbir işصَٰلِحًاfaydalıفَأُو۟لَٰٓئِكَişteيُبَدِّلُdeğiştirecektirٱللَّهُAllahسَيِّـَٔاتِهِمْonların kötülükleriniحَسَنَٰتٍوَكَانَveٱللَّهُAllahغَفُورًاçok bağışlayandırرَّحِيمًاçok esirgeyendir

Ancak tövbe edip de inanan ve salih amel işleyenler başka. Allah işte onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَonlarلَاşahitlik etmezlerيَشْهَدُونَٱلزُّورَyalan ve boş sözeوَإِذَاve ne zaman kiمَرُّوا۟rastlarlarبِٱللَّغْوِboş sözeمَرُّوا۟geçip giderlerكِرَامًاvekar ile

Onlar, yalana şahitlik etmeyen, faydasız boş bir şeyle karşılaştıkları zaman, vakar ve hoşgörü ile geçip gidenlerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَve onlarإِذَاzamanذُكِّرُوا۟hatırlatıldığıبِـَٔايَٰتِayetleriرَبِّهِمْRablerininلَمْdavranmazlarيَخِرُّوا۟عَلَيْهَاonlara karşıصُمًّاsağırوَعُمْيَانًاve kör

Onlar, kendilerine Rabblerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara kör ve sağır kesilmezler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَve onlarيَقُولُونَderlerرَبَّنَاRabbimizهَبْlutfeyleلَنَاbizeمِنْeşlerimiziأَزْوَٰجِنَاوَذُرِّيَّٰتِنَاve çocuklarımızıقُرَّةَsevinciأَعْيُنٍgözlerوَٱجْعَلْنَاve bizi yapلِلْمُتَّقِينَmuttakilereإِمَامًاönder

Onlar, "Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah'a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle" diyenlerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أُو۟لَٰٓئِكَişte onlarيُجْزَوْنَödüllendireleceklerdirٱلْغُرْفَةَsaraylardaبِمَاkarşılıkصَبَرُوا۟sabretmelerineوَيُلَقَّوْنَve karşılanacaklardırفِيهَاoradaتَحِيَّةًbir sağlık dileğiوَسَلَٰمًاve selam ile

İşte onlar, sabretmelerine karşılık cennetin yüksek makamlarıyla mükafatlandırılacaklar ve orada esenlik dileği ve selamla karşılanacaklardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiمَاne diye?يَعْبَؤُا۟değer versinبِكُمْsizeرَبِّىRabbimلَوْلَاolmadıktan sonraدُعَآؤُكُمْفَقَدْandolsunكَذَّبْتُمْyalanladınızفَسَوْفَbu yüzdenيَكُونُolacaktırلِزَامًۢا(azab) kaçınılmaz

(Ey Muhammed!) De ki: "Duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin! Siz yalanladınız. Öyle ise azap yakanızı bırakmayacak."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi