KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

23. SURE · 118 AYET · 1050 KELİME

Mü'minûn

المؤمنون

Kelime bağlantısı sözlüğe, İncele düğmesi dil bilgisi ve açıklamalara açılır.

إِلَّاancak hariçعَلَىٰٓeşleriأَزْوَٰجِهِمْأَوْyahutمَا(cariyeler)مَلَكَتْsahip olduklarıأَيْمَٰنُهُمْellerininفَإِنَّهُمْelbette onlarغَيْرُdeğildirمَلُومِينَkınanacak

Ancak eşleri ve ellerinin altında bulunan cariyeleri bunun dışındadır. Onlarla ilişkilerinden dolayı kınanmazlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّsonraخَلَقْنَاçevirdikٱلنُّطْفَةَnutfeyiعَلَقَةًalaka(embriyo)yaفَخَلَقْنَاsonra çevirdikٱلْعَلَقَةَalaka(embriyo)yıمُضْغَةًbir çiğnemlik eteفَخَلَقْنَاsonre çevirdikٱلْمُضْغَةَbir çiğnemlik etiعِظَٰمًاkemiklereفَكَسَوْنَاsonre giydirdikٱلْعِظَٰمَkemiklereلَحْمًاetثُمَّsonraأَنشَأْنَٰهُonu yaptıkخَلْقًاbir yaratıkءَاخَرَفَتَبَارَكَne yücedirٱللَّهُAllahأَحْسَنُen güzeliٱلْخَٰلِقِينَyaratanların

Sonra bu az suyu "alaka" haline getirdik. Alakayı da "mudga" yaptık. Bu "mudga"yı da kemiklere dönüştürdük ve bu kemiklere de et giydirdik. Nihayet onu bambaşka bir yaratık olarak ortaya çıkardık. Yaratanların en güzeli olan Allah'ın şanı ne yücedir!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَنزَلْنَاve indirdikمِنَgöktenٱلسَّمَآءِمَآءًۢsuبِقَدَرٍbelli ölçüdeفَأَسْكَنَّٰهُve onu durdurdukفِىyerdeٱلْأَرْضِوَإِنَّاelbette bizعَلَىٰgidermeğe deذَهَابٍۭبِهِۦonuلَقَٰدِرُونَkadiriz

Biz, gökten belli bir ölçüde su indirdik de (faydalanmanız için) onu yeryüzünde tuttuk. Bizim onu tamamen gidermeye de muhakkak gücümüz yeter.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَأَنشَأْنَاsonra yetiştirdikلَكُمsizeبِهِۦonunla (suyla)جَنَّٰتٍbahçeleriمِّنhurmaنَّخِيلٍوَأَعْنَٰبٍve üzümلَّكُمْsizin içinفِيهَاiçlerinde bulunanفَوَٰكِهُmeyvalarكَثِيرَةٌbirçokوَمِنْهَاve onlardanتَأْكُلُونَyiyorsunuz

Onunla sizin için hurma bahçeleri ve üzüm bağları meydana getirdik. Bu bağ ve bahçelerde sizin için pek çok meyveler vardır ve siz onlardan yiyorsunuz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَشَجَرَةًve bir ağaçتَخْرُجُçıkanمِنTur-i-danطُورِTur-iسَيْنَآءَتَنۢبُتُbitenبِٱلدُّهْنِyağlı olarakوَصِبْغٍ(ekmeklerini) batıracaklarıلِّلْءَاكِلِينَ

Yine o su ile Sina dağında biten bir ağaç (zeytin ağacı) yarattık ki hem yağ, hem de yiyenlere katık verir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنَّve şüphesizلَكُمْsizin için vardırفِىhayvanlardaٱلْأَنْعَٰمِلَعِبْرَةًنُّسْقِيكُمsize içiriyoruzمِّمَّاiçindekindenفِىبُطُونِهَاkarınlarınınوَلَكُمْve sizin içinفِيهَاonlarda vardırمَنَٰفِعُfaydalarكَثِيرَةٌdaha birçokوَمِنْهَاve onlardanتَأْكُلُونَyersiniz

Hayvanlarda sizin için elbette bir ibret vardır. Onların içlerindeki sütten size içiririz. Onlarda sizin için daha birçok faydalar da vardır ve onlardan yersiniz de.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْve andolsunأَرْسَلْنَاbiz gönderdikنُوحًاNuh'uإِلَىٰkavmineقَوْمِهِۦفَقَالَdediيَٰقَوْمِey kavmimٱعْبُدُوا۟kulluk edinٱللَّهَAllah'aمَاyokturلَكُمsizin içinمِّنْhiçbirإِلَٰهٍilahغَيْرُهُۥٓأَفَلَاkorunmaz mısınız?تَتَّقُونَ

Andolsun biz, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka hiçbir ilahınız yoktur. Allah'a karşı gelmekten hala sakınmaz mısınız?" dedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَقَالَ(şöyle) dediٱلْمَلَؤُا۟ileri gelenlerٱلَّذِينَkimselerdenكَفَرُوا۟inkar edenمِنkavmindenقَوْمِهِۦمَاdeğildirهَٰذَآbuإِلَّاbaşka bir şeyبَشَرٌbir insandanمِّثْلُكُمْsizin gibiيُرِيدُistiyorأَنüstün gelmekيَتَفَضَّلَعَلَيْكُمْsizeوَلَوْve eğerشَآءَdileseydiٱللَّهُAllahلَأَنزَلَelbette indirirdiمَلَٰٓئِكَةًmelekleriمَّاyokturسَمِعْنَاişitiğimizبِهَٰذَاböyle bir şeyفِىٓbabalarımızdanءَابَآئِنَاٱلْأَوَّلِينَgeçmişteki

Bunun üzerine kendi kavminden inkar eden ileri gelenler şöyle dediler: "Bu ancak sizin gibi bir beşerdir, size üstünlük taslamak istiyor. Eğer Allah dileseydi, bir melek gönderirdi. Biz önceki atalarımızdan böyle bir şey duymadık."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَأَوْحَيْنَآbiz de vahyettikإِلَيْهِonaأَنِkiٱصْنَعِyapٱلْفُلْكَgemiyiبِأَعْيُنِنَاgözlerimizin önündeوَوَحْيِنَاve vahyimizleفَإِذَاne zaman kiجَآءَgelinceأَمْرُنَاbizim buyruğumuzوَفَارَve kaynayıncaٱلتَّنُّورُفَٱسْلُكْsok (bindir)فِيهَاonaمِنher (cins)tenكُلٍّزَوْجَيْنِçiftٱثْنَيْنِikiوَأَهْلَكَve aileniإِلَّاhariçمَنkimselerسَبَقَgeçmişعَلَيْهِalehylerineٱلْقَوْلُsözمِنْهُمْوَلَاveتُخَٰطِبْنِىbana yalvarmaفِىhakkındaٱلَّذِينَkimselerظَلَمُوٓا۟إِنَّهُمonlar mutlakaمُّغْرَقُونَboğulacaklardır

Bunun üzerine Nuh'a, "Bizim gözetimimiz altında ve vahyimize göre o gemiyi yap" diye vahyettik. "Bizim emrimiz gelip de tandır kaynamaya başlayınca, (sular coşup taştığında Nuh'a) dedik ki: "Her cins canlıdan (erkekli dişili) birer çift, bir de kendileri aleyhinde daha önce hüküm verilmiş olanlardan başka aileni gemiye al ve zulmeden kimseler hakkında bana hiç yalvarma! Şüphesiz onlar suda boğulacaklardır."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَإِذَاzamanٱسْتَوَيْتَyerleştiğinizأَنتَsenوَمَنve kimselerمَّعَكَyanındakiعَلَىüzerineٱلْفُلْكِgemiفَقُلِde kiٱلْحَمْدُhamdolsunلِلَّهِAllah'aٱلَّذِىbizi kurtaranنَجَّىٰنَامِنَkavimdenٱلْقَوْمِٱلظَّٰلِمِينَzalim

Sen ve beraberindeki kimseler, gemiye bindiğiniz zaman: "Bizi zalim kavmin elinden kurtaran Allah'a hamd olsun" de.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَأَرْسَلْنَاve gönderdikفِيهِمْkendi içlerindenرَسُولًاbir elçiمِّنْهُمْonlaraأَنِdiyeٱعْبُدُوا۟kulluk edinٱللَّهَAllah'aمَاyokturلَكُمsizin içinمِّنْhiçbirإِلَٰهٍilahغَيْرُهُۥٓأَفَلَاkorunmaz mısınız?تَتَّقُونَ

Onlara, kendilerinden, "Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka hiçbir ilahınız yoktur, hala O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?" diye öğüt veren bir peygamber gönderdik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالَve dedi kiٱلْمَلَأُileri gelenlerمِنkavmindenقَوْمِهِٱلَّذِينَinkar edenlerكَفَرُوا۟وَكَذَّبُوا۟ve yalanlayanlarبِلِقَآءِbuluşmasınıٱلْءَاخِرَةِوَأَتْرَفْنَٰهُمْve kendilerine refah verdiklerimizفِىhayatındaٱلْحَيَوٰةِٱلدُّنْيَاdünyaمَاdeğildirهَٰذَآbuإِلَّاbaşka bir şeyبَشَرٌbir insandanمِّثْلُكُمْsizin gibiيَأْكُلُyiyorمِمَّاsizin yediğinizdenتَأْكُلُونَمِنْهُondanوَيَشْرَبُve içiyorمِمَّاsizin içtiğinizdenتَشْرَبُونَ

O peygamberin kavminden, Allah'ı inkar eden, ahireti yalanlayan ve bizim dünya hayatında kendilerine bol bol nimet verdiğimiz ileri gelenler şöyle dediler: "O da ancak sizin gibi bir insandır. Sizin yediğiniz şeylerden yiyor, içtiğiniz şeylerden içiyor."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَيَعِدُكُمْO size va'dediyor mu?أَنَّكُمْsizإِذَاzamanمِتُّمْöldüğünüzوَكُنتُمْve olduğunuzتُرَابًاtoprakوَعِظَٰمًاve kemikأَنَّكُمsizinمُّخْرَجُونَ(yeniden hayata) çıkarılacağınızı

"O, öldüğünüz, toprak ve kemik haline geldiğiniz zaman sizin tekrar mutlaka (diriltilip) çıkarılacağınızı mı vaad ediyor?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنْdeğildirهِىَbuإِلَّاbaşka bir şeyحَيَاتُنَاhayatımız(dan)ٱلدُّنْيَاdünyaنَمُوتُölürüzوَنَحْيَاve yaşarızوَمَاve değilizنَحْنُbizبِمَبْعُوثِينَtekrar diriltilecek

"Hayat, bu dünya hayatından ibarettir. Ölürüz ve yaşarız. Biz tekrar diriltilecek değiliz."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنْdeğildirهُوَOإِلَّاbaşka bir şeyرَجُلٌbir adam(dan)ٱفْتَرَىٰuyduranعَلَىhakkındaٱللَّهِAllahكَذِبًاyalanوَمَاve değilizنَحْنُbizلَهُۥonaبِمُؤْمِنِينَinanıcı(insan)lar

"Bu, Allah'a karşı yalan uyduran bir kimseden başkası değildir. Biz ona inanmayız."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَأَخَذَتْهُمُderken onları yakaladıٱلصَّيْحَةُo korkunç sesبِٱلْحَقِّgerçektenفَجَعَلْنَٰهُمْve onları getirdikغُثَآءًفَبُعْدًاuzak olsunلِّلْقَوْمِkavimٱلظَّٰلِمِينَo zalim

Derken onları o korkunç ses, kaçınılmaz olarak kıskıvrak yakalayıverdi de kendilerini çör çöp yığını haline getirdik. Zalimler topluluğu, Allah'ın rahmetinden uzak olsun!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّsonraأَرْسَلْنَاgönderdikرُسُلَنَاelçilerimiziتَتْرَاكُلَّne zamanمَاجَآءَgeldiyseأُمَّةًbir ümmeteرَّسُولُهَاelçileriكَذَّبُوهُفَأَتْبَعْنَاbiz de onları devirdikبَعْضَهُمbirbiri ardıncaبَعْضًاbirbiri ardıncaوَجَعَلْنَٰهُمْve hepsini yaptıkأَحَادِيثَفَبُعْدًاuzak olsunلِّقَوْمٍtoplumلَّاinanmayanيُؤْمِنُونَ

Sonra arka arkaya peygamberlerimizi gönderdik. Her ümmete kendi peygamberi geldikçe, onu yalanladılar. Biz de onları birbiri ardından helak ettik ve onları birer ibretli hikaye yaptık. Artık inanmayan bir kavim, Allah'ın rahmetinden uzak olsun!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّsonraأَرْسَلْنَاgönderdikمُوسَىٰMusa'yıوَأَخَاهُve kardeşiهَٰرُونَHarun'uبِـَٔايَٰتِنَاayetlerimizleوَسُلْطَٰنٍve bir delilleمُّبِينٍapaçık

(45-46) Sonra Musa ve kardeşi Harun'u mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun ve ileri gelenlerine peygamber olarak gönderdik de (onlar) büyüklük tasladılar ve kendilerini büyük görüp böbürlenen bir topluluk oldular.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِلَىٰFir'avn'eفِرْعَوْنَوَمَلَإِي۟هِۦve ileri gelen adamlarınaفَٱسْتَكْبَرُوا۟onlar büyüklük tasladılarوَكَانُوا۟ve oldularقَوْمًاbir toplulukعَالِينَböbürlenen

(45-46) Sonra Musa ve kardeşi Harun'u mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun ve ileri gelenlerine peygamber olarak gönderdik de (onlar) büyüklük tasladılar ve kendilerini büyük görüp böbürlenen bir topluluk oldular.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَجَعَلْنَاve kıldıkٱبْنَoğlunuمَرْيَمَMeryemوَأُمَّهُۥٓve annesiniءَايَةًbir mu'cizeوَءَاوَيْنَٰهُمَآve onları yerleştirdikإِلَىٰbir tepeyeرَبْوَةٍذَاتِoturmaya uygunقَرَارٍوَمَعِينٍve suyu bulunan

Meryem oğlu İsa'yı ve annesini büyük bir mucize kıldık ve her ikisini de oturmaya elverişli, akarsulu yüksek bir yere yerleştirdik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاeyٱلرُّسُلُelçilerكُلُوا۟yeyinمِنَgüzel şeylerdenٱلطَّيِّبَٰتِوَٱعْمَلُوا۟ve yapınصَٰلِحًاإِنِّىçünkü benبِمَاşeyleriتَعْمَلُونَyaptıklarınızعَلِيمٌbilmekteyim

Ey peygamberler! Temiz şeylerden yiyiniz ve iyi ameller işleyiniz. Doğrusu ben, sizin yaptığınız şeyleri tamamen bilirim.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنَّve şüphesizهَٰذِهِۦٓbuأُمَّتُكُمْsizin ümmetinizأُمَّةًümmettirوَٰحِدَةًbir tekوَأَنَا۠ve ben deرَبُّكُمْsizin Rabbinizimفَٱتَّقُونِbenden korkun

Şüphesiz bu (İslam), tek bir din olarak sizin dininizdir. Ben de Rabbinizim. Öyle ise bana karşı gelmekten sakının.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَتَقَطَّعُوٓا۟fakat parçalayıp ayırdılarأَمْرَهُمişleriniبَيْنَهُمْaralarındaزُبُرًاكُلُّherحِزْبٍۭgurupبِمَاbulunanlaلَدَيْهِمْkendi yanındaفَرِحُونَsevinmektedir

(İnsanlar ise, din) işlerini kendi aralarında parça parça ettiler. Her grup kendinde bulunan ile sevinmektedir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَve onlar kiيُؤْتُونَverirlerمَآşeyiءَاتَوا۟verdikleriوَّقُلُوبُهُمْkalbleriوَجِلَةٌürpererekأَنَّهُمْşüphesiz onlarإِلَىٰRablerinin huzurunaرَبِّهِمْرَٰجِعُونَdönecekler

Rabblerine dönecekleri için verdiklerini kalpleri ürpererek verenler,

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاveنُكَلِّفُbiz teklif etmeyizنَفْسًاhiç kimseyeإِلَّاbaşkasınıوُسْعَهَاوَلَدَيْنَاve katımızda vardırكِتَٰبٌbir Kitapيَنطِقُsöyleyenبِٱلْحَقِّوَهُمْve onlaraلَاaslaيُظْلَمُونَhaksızlık edilmez

Biz hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazla yük yüklemeyiz. Katımızda hakkı söyleyen bir kitab vardır. Onlar zulme, haksızlığa uğratılmazlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
بَلْfakatقُلُوبُهُمْonların kalbleriفِىiçindedirغَمْرَةٍgafletمِّنْbundanهَٰذَاوَلَهُمْonların vardır kiأَعْمَٰلٌişleriمِّنbaşkaدُونِذَٰلِكَbundanهُمْonlarلَهَا(hep) o (işler) içinعَٰمِلُونَçalışırlar

Ancak kafirlerin kalbleri bu Kur'an'a karşı bir gaflet içindedir. Onların bundan başka yapageldikleri birtakım (kötü) işleri de vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَدْgerçektenكَانَتْidiءَايَٰتِىayetlerimتُتْلَىٰokunuyorعَلَيْكُمْsizeفَكُنتُمْfakat sizعَلَىٰٓüzereأَعْقَٰبِكُمْarkanızتَنكِصُونَdönüyordunuz

(66-67) Çünkü ayetlerim size okunurdu da siz buna karşı büyüklük taslayarak arkanızı döner, geceleyin toplanıp hezeyanlar savururdunuz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَفَلَمْonlar iyice düşünmediler mi?يَدَّبَّرُوا۟ٱلْقَوْلَo sözü (Kur'an'ı)أَمْyoksaجَآءَهُمonlara geldi (mi)?مَّاbir şeyلَمْgelmeyenيَأْتِءَابَآءَهُمُatalarınaٱلْأَوَّلِينَönceki

Onlar bu sözü (Kur'an'ı) hiç düşünmediler mi? Yoksa kendilerine, önceki atalarına gelmeyen bir şey mi geldi?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَمْyoksaيَقُولُونَ(-mı) diyorlar?بِهِۦondaجِنَّةٌۢبَلْhayırجَآءَهُمo kendilerine getirdiبِٱلْحَقِّhakkıوَأَكْثَرُهُمْfakat çoklarıلِلْحَقِّhaktanكَٰرِهُونَhoşlanmıyorlar

Yoksa "O cinnet getirmiş" mi diyorlar? Hayır o, onlara hakkı getirdi. Halbuki onların pek çoğu haktan hoşlanmamaktadırlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوِve eğerٱتَّبَعَuysaydıٱلْحَقُّhakأَهْوَآءَهُمْonların keyiflerineلَفَسَدَتِbozulur giderdiٱلسَّمَٰوَٰتُgöklerوَٱلْأَرْضُve yerوَمَنve kimselerفِيهِنَّبَلْbilakisأَتَيْنَٰهُمbiz onlara getirdikبِذِكْرِهِمْZikir'leriniفَهُمْfakat onlarعَنZikirlerindenذِكْرِهِممُّعْرِضُونَyüz çeviriyorlar

Eğer hak onların arzularına uysaydı, gökler ile yer ve onlarda bulunanlar elbette bozulur giderdi. Hayır, biz onlara şereflerini (Kur'an'ı) getirdik. Onlar ise bu şereflerinden yüz çeviriyorlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَمْyoksaتَسْـَٔلُهُمْonlardan istiyor musun?خَرْجًاbir vergiفَخَرَاجُvergisiرَبِّكَRabbininخَيْرٌوَهُوَve Oخَيْرُen hayırlısıdırٱلرَّٰزِقِينَrızık verenlerin

Ey Muhammed! Yoksa sen onlardan bir vergi mi istiyorsun (da inanmıyorlar)? Rabbinin vergisi daha hayırlıdır. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْرَحِمْنَٰهُمْbiz onlara acısaydıkوَكَشَفْنَاve kaldırsaydıkمَاolanıبِهِمkendilerindeمِّنsıkıntıdanضُرٍّلَّلَجُّوا۟yine devam ederlerdiفِىazgınlıklarındaطُغْيَٰنِهِمْيَعْمَهُونَbocalamaya

Biz onlara merhamet edip başlarına gelen zararı giderseydik, yine de azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlardı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْandolsunأَخَذْنَٰهُمbiz onları yakaladıkبِٱلْعَذَابِazab ileفَمَاama yineٱسْتَكَانُوا۟boyun eğmedilerلِرَبِّهِمْRabblerineوَمَاveيَتَضَرَّعُونَO'na yalvarmıyorlar

Andolsun, biz onları azap ile kıskıvrak yakaladık da yine Rablerine boyun eğmediler ve O'na yalvarıp yakarmadılar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
حَتَّىٰٓnihayetإِذَاzamanفَتَحْنَاaçtığımızعَلَيْهِمüzerlerineبَابًاkapısıذَاbir azabعَذَابٍشَدِيدٍşiddetliإِذَاderhalهُمْonlarفِيهِO'nun içindeمُبْلِسُونَşaşkın ve umutsuz kalırlar

Sonunda onlara şiddetli bir azap kapısı açtığımızda bir de bakarsın onun içinde ümitsizliğe düşüvereceklerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَهُوَve O'durٱلَّذِىٓinşa edenأَنشَأَلَكُمُsizin içinٱلسَّمْعَkulağıوَٱلْأَبْصَٰرَve gözleriوَٱلْأَفْـِٔدَةَقَلِيلًاazمَّاne kadarتَشْكُرُونَşükrediyorsunuz

Halbuki O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri yaratandır. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَهُوَve O'durٱلَّذِىyaşatanيُحْىِۦوَيُمِيتُve öldürenوَلَهُve O'nun(eseri)dirٱخْتِلَٰفُdeğişmesiٱلَّيْلِgeceninوَٱلنَّهَارِأَفَلَاaklınızı kullanmıyor musunuz?تَعْقِلُونَ

O, diriltendir, öldürendir. Gece ile gündüzün birbirini takib etmesi de O'na aittir. Hala aklınızı kullanmıyor musunuz?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَقَدْandolsunوُعِدْنَاyapıldıنَحْنُbizeوَءَابَآؤُنَاve atalarımızaهَٰذَاbu (tehdid)مِنbizden önceقَبْلُإِنْdeğildirهَٰذَآbuإِلَّآbaşka bir şeyأَسَٰطِيرُmasallarındanٱلْأَوَّلِينَevvelkilerin

Andolsun, biz de bizden önce atalarımız da bununla tehdit edildik. Bu, öncekilerin uydurduğu masallardan başka bir şey değildir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiمَنۢkimdir?بِيَدِهِۦelinde olanمَلَكُوتُmelekutu (mülkü ve yönetimi)كُلِّherشَىْءٍşeyinوَهُوَve Oيُجِيرُkoruyup kollayanوَلَاfakatيُجَارُkorunup kollanmayanعَلَيْهِkendisiإِنeğerكُنتُمْisenizتَعْلَمُونَbiliyor

De ki: "Eğer biliyorsanız söyleyin: Her şeyin hükümranlığı elinde olan, kendisi koruyan, kendisine karşı korunulamaz olan kimdir?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَاedinmemiştirٱتَّخَذَٱللَّهُAllahمِنhiçbirوَلَدٍçocukوَمَاveكَانَyokturمَعَهُۥO'nunla beraberمِنْhiçbirإِلَٰهٍإِذًاöyle olsaydıلَّذَهَبَgötürürdüكُلُّherإِلَٰهٍۭtanrıبِمَاkendi yarattığınıخَلَقَوَلَعَلَاve üstün gelmeğe çalışırdıبَعْضُهُمْonlardan biriعَلَىٰüzerineبَعْضٍسُبْحَٰنَmünezehtir (uzaktır)ٱللَّهِAllahعَمَّاonların tanımlamalarındanيَصِفُونَ

(91-92) Allah, hiçbir çocuk edinmemiştir. O'nunla birlikte başka hiçbir ilah yoktur. Öyle olsaydı, her ilah kendi yarattığını alır götürür ve mutlaka birbirlerine üstün gelmeye çalışırlardı. Gaybı da, görülen alemi de bilen Allah, onların yakıştırdığı nitelemelerden uzaktır. Onların koştukları ortaklardan çok yücedir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
عَٰلِمِ(O) bilirٱلْغَيْبِgörünmeyeniوَٱلشَّهَٰدَةِve görüneniفَتَعَٰلَىٰve yücedirعَمَّاşeylerdenيُشْرِكُونَonların ortak koştukları

(91-92) Allah, hiçbir çocuk edinmemiştir. O'nunla birlikte başka hiçbir ilah yoktur. Öyle olsaydı, her ilah kendi yarattığını alır götürür ve mutlaka birbirlerine üstün gelmeye çalışırlardı. Gaybı da, görülen alemi de bilen Allah, onların yakıştırdığı nitelemelerden uzaktır. Onların koştukları ortaklardan çok yücedir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
حَتَّىٰٓnihayetإِذَاzamanجَآءَgeldiğiأَحَدَهُمُonlardan birineٱلْمَوْتُölümقَالَder kiرَبِّRabbimٱرْجِعُونِbeni geri döndür

(99-100) Nihayet onlardan birine ölüm gelince, "Rabbim! Beni dünyaya geri gönderiniz ki, terk ettiğim dünyada salih bir amel yapayım" der. Hayır! Bu, sadece onun söylediği (boş) bir sözden ibarettir. Onların arkasında, tekrar dirilecekleri güne kadar (devam edecek, dönmelerine engel) bir perde (berzah) vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَعَلِّىٓböylelikleأَعْمَلُyapayımصَٰلِحًاyararlı bir işفِيمَاyerde (dünyada)تَرَكْتُكَلَّآإِنَّهَاşüphesiz buكَلِمَةٌbir sözdürهُوَoقَآئِلُهَاوَمِنveوَرَآئِهِمönlerinde vardırبَرْزَخٌbir berzahإِلَىٰkadarيَوْمِgüneيُبْعَثُونَdiriltilecekleri;

(99-100) Nihayet onlardan birine ölüm gelince, "Rabbim! Beni dünyaya geri gönderiniz ki, terk ettiğim dünyada salih bir amel yapayım" der. Hayır! Bu, sadece onun söylediği (boş) bir sözden ibarettir. Onların arkasında, tekrar dirilecekleri güne kadar (devam edecek, dönmelerine engel) bir perde (berzah) vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَإِذَاzamanنُفِخَüflendiğiفِىSur'aٱلصُّورِفَلَآartık yokturأَنسَابَsoylarبَيْنَهُمْaralarındaيَوْمَئِذٍo günوَلَاveيَتَسَآءَلُونَsormazlar

Sur'a üfürüldüğü zaman, (işte) o gün ne aralarında soy sop yakınlığı kalacak, ne de birbirlerini arayıp soracaklardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَنْve kimlerinخَفَّتْhafif gelirseمَوَٰزِينُهُۥtartılarıفَأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarٱلَّذِينَkimselerdirخَسِرُوٓا۟ziyana sokan(lar)أَنفُسَهُمْkendileriniفِىcehennemdeجَهَنَّمَخَٰلِدُونَsürekli kalanlardır

Kimlerin de tartıları hafif gelirse, işte onlar da kendilerini ziyana uğratanların ta kendileridir. Onlar cehennemde ebedi kalacaklardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّهُۥgerçek şu kiكَانَidiفَرِيقٌbir zümreمِّنْkullarımdanعِبَادِىيَقُولُونَdiyorlarرَبَّنَآRabbimizءَامَنَّاinandıkفَٱغْفِرْbağışlaلَنَاbiziوَٱرْحَمْنَاve bize acıوَأَنتَve senخَيْرُen hayırlısısınٱلرَّٰحِمِينَacıyanların

Kullarımdan, "Ey Rabbimiz! Biz inandık, bizi bağışla, bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın" diyen bir grup var idi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَٱتَّخَذْتُمُوهُمْsiz onları aldınızسِخْرِيًّاalayaحَتَّىٰٓnihayetأَنسَوْكُمْsize unutturdularذِكْرِىbeni anmayıوَكُنتُمve sizمِّنْهُمْonlaraتَضْحَكُونَdaima gülüyordunuz

Siz ise onlarla alay ediyordunuz. O kadar ki onlar size beni anmayı unutturdu. Onlara hep gülüyordunuz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنِّىşüphesiz benجَزَيْتُهُمُonlara verdimٱلْيَوْمَbugünبِمَاkarşılığınıصَبَرُوٓا۟sabretmelerininأَنَّهُمْişte onlardırهُمُonlarٱلْفَآئِزُونَkurtulup murada erenler

Sabretmiş olmaları sebebiyle, bugün ben onları mükafatlandırdım. Şüphesiz onlar başarıya erenlerin ta kendileridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَتَعَٰلَىpek yücedirٱللَّهُAllahٱلْمَلِكُmutlak hakimٱلْحَقُّلَآyokturإِلَٰهَtanrıإِلَّاbaşkaهُوَO'ndanرَبُّrabbidirٱلْعَرْشِArş'ınٱلْكَرِيمِKerim

Gerçek hükümdar olan Allah, yücedir. O'ndan başka hiç ilah yoktur. O, şerefli ve yüce Arş'ın Rabbidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَنve kimيَدْعُtaparsaمَعَile beraberٱللَّهِAllahإِلَٰهًاbir tanrıyaءَاخَرَbaşkaلَاbulunmayanبُرْهَٰنَhiçbir delilلَهُۥhakkındaبِهِۦonunفَإِنَّمَاşüphesizحِسَابُهُۥonun hesabıعِندَyanındadırرَبِّهِۦٓإِنَّهُۥçünkü (o)لَاaslaيُفْلِحُiflah olmazlarٱلْكَٰفِرُونَkafirler

Kim, hakkında hiçbir delili olmadığı halde Allah ile birlikte başka bir ilaha taparsa, onun hesabı ancak Rabbi katındadır. Şüphesiz kafirler asla kurtuluşa eremezler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi