KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

36. SURE · 83 AYET · 725 KELİME

Yâsîn

يس

Kelime bağlantısı sözlüğe, İncele düğmesi dil bilgisi ve açıklamalara açılır.

تَنزِيلَindirdiği (üzerindesin)ٱلْعَزِيزِüstün olanınٱلرَّحِيمِçok esirgeyenin

(5-6) Kur'an, ataları uyarılmamış, bu yüzden de gaflet içinde olan bir kavmi uyarman için mutlak güç sahibi, çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لِتُنذِرَuyarman içinقَوْمًاbir toplumuمَّآuyarılmamışأُنذِرَءَابَآؤُهُمْbabalarıفَهُمْbu yüzden onlarغَٰفِلُونَgaflet içindedirler

(5-6) Kur'an, ataları uyarılmamış, bu yüzden de gaflet içinde olan bir kavmi uyarman için mutlak güç sahibi, çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّاelbette bizجَعَلْنَاgeçirdikفِىٓonların boyunlarınaأَعْنَٰقِهِمْأَغْلَٰلًاhalkalarفَهِىَo (halkalar)إِلَىçenelere kadar dayanırٱلْأَذْقَانِفَهُمbu yüzden onlarınمُّقْمَحُونَkafaları kalkıktır

Onların boyunlarına demir halkalar geçirdik, o halkalar çenelerine dayanmıştır. Bu sebeple kafaları yukarıya kalkık durumdadır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَجَعَلْنَاve kıldık (çektik)مِنۢönlerindenبَيْنِأَيْدِيهِمْönlerindenسَدًّاbir sedوَمِنْveخَلْفِهِمْarkalarındanسَدًّاbir sedفَأَغْشَيْنَٰهُمْve onları kapattıkفَهُمْartık onlarلَاgörmezlerيُبْصِرُونَ

Biz, onların önlerine bir set, arkalarına da bir set çekip gözlerini perdeledik. Artık görmezler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّمَاancakتُنذِرُsen uyarabilirsinمَنِkimseyiٱتَّبَعَuyanٱلذِّكْرَZikreوَخَشِىَve korkanٱلرَّحْمَٰنَRahman'danبِٱلْغَيْبِفَبَشِّرْهُişte öylesini müjdeleبِمَغْفِرَةٍbir mağfiretleوَأَجْرٍve bir mükafatlaكَرِيمٍgüzel

Sen ancak Zikr'e (Kur'an'a) uyanı ve görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarırsın. İşte onu bir bağışlanma ve güzel bir mükafatla müjdele.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّاşüphe yokki bizنَحْنُbizنُحْىِdiriltirizٱلْمَوْتَىٰölüleriوَنَكْتُبُve yazarızمَاşeyleri (işleri)قَدَّمُوا۟öne sürdükleriوَءَاثَٰرَهُمْوَكُلَّve herشَىْءٍşeyiأَحْصَيْنَٰهُayrıntılı kaydettikفِىٓbir sicileإِمَامٍمُّبِينٍapaçık

Şüphesiz biz, ölüleri mutlaka diriltiriz. Onların yaptıklarını ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Biz, her şeyi apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) bir bir kaydetmişizdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِذْbiz gönderdikأَرْسَلْنَآإِلَيْهِمُonlaraٱثْنَيْنِiki (elçi)فَكَذَّبُوهُمَاonları yalanladılarفَعَزَّزْنَاbiz de destekledikبِثَالِثٍüçüncüsüyleفَقَالُوٓا۟dediler kiإِنَّآbiz elbetteإِلَيْكُمsizeمُّرْسَلُونَgönderilen elçileriz

Hani biz onlara iki elçi göndermiştik de onları yalancı saymışlardı. Biz de onlara üçüncü bir elçi ile destek vermiştik. Onlar, "Şüphesiz biz size gönderilmiş elçileriz" dediler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالُوا۟dediler kiمَآdeğilsinizأَنتُمْsizإِلَّاbaşka bir şeyبَشَرٌinsandanمِّثْلُنَاbizim gibiوَمَآveأَنزَلَindirmemiştirٱلرَّحْمَٰنُRahmanمِنhiçbirشَىْءٍşeyإِنْhayır!أَنتُمْsizإِلَّاsadeceتَكْذِبُونَyalan söylüyorsunuz

Onlar şöyle dediler: "Siz de ancak bizim gibi insansınız. Rahman, hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالُوٓا۟dediler kiإِنَّاdoğrusu bizتَطَيَّرْنَاuğursuzluğa uğradıkبِكُمْلَئِنeğerلَّمْvazgeçmezsenizتَنتَهُوا۟لَنَرْجُمَنَّكُمْsizi mutlaka taşlarızوَلَيَمَسَّنَّكُمve size dokunurمِّنَّاbizdenعَذَابٌbir azabأَلِيمٌacıklı

Dediler ki: "Şüphesiz biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer vazgeçmezseniz, sizi mutlaka taşlarız ve bizim tarafımızdan size elem dolu bir azap dokunur."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالُوا۟dediler kiطَٰٓئِرُكُمuğursuzluğunuzمَّعَكُمْأَئِنsize öğüt verildiğiiçin mi?ذُكِّرْتُمبَلْhayırأَنتُمْsizقَوْمٌbir kavimsinizمُّسْرِفُونَaşırı giden

Elçiler de, "Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Size öğüt verildiği için mi (uğursuzluğa uğruyorsunuz?). Hayır, siz aşırı giden bir kavimsiniz" dediler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَجَآءَve geldiمِنْen uzak yerindenأَقْصَاٱلْمَدِينَةِkentinرَجُلٌbir adamيَسْعَىٰkoşarakقَالَdediيَٰقَوْمِey kavmimٱتَّبِعُوا۟uyunٱلْمُرْسَلِينَelçilere

Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve şöyle dedi: "Ey kavmim! Bu elçilere uyun."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ءَأَتَّخِذُedinir miyim?مِنO'ndan başkaدُونِهِۦٓءَالِهَةًtanrılarإِنeğerيُرِدْنِbana dileseٱلرَّحْمَٰنُRahmanبِضُرٍّbir zarar vermekلَّاsağlamazتُغْنِعَنِّىbanaشَفَٰعَتُهُمْonların şefa'atiشَيْـًٔاhiçbir (fayda)وَلَاve aslaيُنقِذُونِonlar beni kurtaramazlar

"O'nu bırakıp da başka ilahlar mı edineyim? Eğer Rahman bana bir zarar vermek istese, onların şefaati bana hiçbir fayda sağlamaz ve beni kurtaramazlar."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
بِمَاne yüzdenغَفَرَbağışladığınıلِىbeniرَبِّىRabbiminوَجَعَلَنِىve beni kıldığınıمِنَağırlananlardanٱلْمُكْرَمِينَ

(26-27) (Kavmi onu öldürdüğünde kendisine): "Cennete gir!" denildi. O da, "Keşke kavmim, Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını bilseydi!" dedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَآأَنزَلْنَاbiz indirmedikعَلَىٰüzerineقَوْمِهِۦkavmininمِنۢondan sonraبَعْدِهِۦمِنhiçbirجُندٍorduمِّنَgöktenٱلسَّمَآءِوَمَاveكُنَّاdeğildikمُنزِلِينَindirici

Kendisinden sonra kavmi üzerine (onları cezalandırmak için) gökten hiçbir ordu indirmedik. İndirecek de değildik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰحَسْرَةًey (ah!) yazıkعَلَىşu kullaraٱلْعِبَادِمَاonlara gelmez kiيَأْتِيهِممِّنhiçbirرَّسُولٍelçiإِلَّاmutlakaكَانُوا۟onlarبِهِۦonunlaيَسْتَهْزِءُونَalay ederlerdi

Yazık o kullara! Kendilerine bir peygamber gelmezdi ki, onunla alay ediyor olmasınlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْgörmediler mi?يَرَوْا۟كَمْniceأَهْلَكْنَاyok ettikقَبْلَهُمkendilerinden önceمِّنَnesillerdenٱلْقُرُونِأَنَّهُمْonlarإِلَيْهِمْkendilerineلَاbir daha dönmezlerيَرْجِعُونَ

Kendilerinden önce nice nesilleri helak ettiğimizi; onların artık kendilerine dönmeyeceklerini görmediler mi?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَءَايَةٌve bir ayettirلَّهُمُonlar içinٱلْأَرْضُtoprakٱلْمَيْتَةُölüأَحْيَيْنَٰهَاbiz onu dirilttikوَأَخْرَجْنَاve çıkardıkمِنْهَاondanحَبًّاdaneفَمِنْهُve ondanيَأْكُلُونَyiyorlar

Ölü toprak onlar için bir delildir. Biz, onu diriltir ve ondan taneler çıkarırız da onlardan yerler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَجَعَلْنَاve yarattıkفِيهَاoradaجَنَّٰتٍbahçeleriمِّنhurmaنَّخِيلٍوَأَعْنَٰبٍve üzümوَفَجَّرْنَاve akıttıkفِيهَاoradaمِنَçeşmelerdenٱلْعُيُونِ

(34-35) Meyvelerinden yesinler diye biz orada hurmalıklar, üzüm bağları var ettik ve içlerinde pınarlar fışkırttık. Bunları onların elleri yapmış değildir. Hala şükretmeyecekler mi?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لِيَأْكُلُوا۟yemeleri içinمِنonun ürünündenثَمَرِهِۦوَمَاveعَمِلَتْهُemeğindenأَيْدِيهِمْأَفَلَاhala şükretmiyorlar mı?يَشْكُرُونَ

(34-35) Meyvelerinden yesinler diye biz orada hurmalıklar, üzüm bağları var ettik ve içlerinde pınarlar fışkırttık. Bunları onların elleri yapmış değildir. Hala şükretmeyecekler mi?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
سُبْحَٰنَne yücedirٱلَّذِىO (Allah) kiخَلَقَyaratmıştırٱلْأَزْوَٰجَçiftleriكُلَّهَاbütünمِمَّاbitirdiklerindenتُنۢبِتُٱلْأَرْضُtoprağınوَمِنْveأَنفُسِهِمْkendilerindenوَمِمَّاve nice şeylerdenلَاbilmedikleriيَعْلَمُونَ

Yerin bitirdiği şeylerden, insanların kendilerinden ve (daha) bilemedikleri (nice) şeylerden, bütün çiftleri yaratanın şanı yücedir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَءَايَةٌve bir ayettirلَّهُمُonlar içinٱلَّيْلُgeceنَسْلَخُsoyup alırızمِنْهُondanٱلنَّهَارَgündüzüفَإِذَاbirdenهُمonlarمُّظْلِمُونَkaranlıkta kalıverirler

Gece de onlar için bir delildir. Gündüzü ondan çıkarırız, bir de bakarsın karanlık içinde kalmışlardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلشَّمْسُve güneşتَجْرِىakıp giderلِمُسْتَقَرٍّkarar bulacağı yereلَّهَاذَٰلِكَbuتَقْدِيرُtakdiridirٱلْعَزِيزِüstün olanınٱلْعَلِيمِve bilenin

Güneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir. Bu, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen Allah'ın takdiri (düzenlemesi)dir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَاneٱلشَّمْسُgüneşيَنۢبَغِىmümkün olurلَهَآona (aya)أَنerişmesiتُدْرِكَٱلْقَمَرَayaوَلَاne deٱلَّيْلُgeceسَابِقُönüne geçebilirٱلنَّهَارِوَكُلٌّve hepsiفِىbir felekte (yörüngede)فَلَكٍيَسْبَحُونَyüzmektedirler

Ne güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzmektedir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاve zamanقِيلَdendiğiلَهُمُonlaraٱتَّقُوا۟sakınınمَاolanlardanبَيْنَönünüzdekiأَيْدِيكُمْönünüzdekiوَمَاve olanlardanخَلْفَكُمْarkanızdakiلَعَلَّكُمْumulur kiتُرْحَمُونَesirgenirsiniz

Onlara, "Önünüzde ve arkanızda olan şeylerden (dünya ve ahirette göreceğiniz azaplardan) sakının ki size merhamet edilsin" denildiğinde yüz çevirirler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاzatenتَأْتِيهِمonlara gelmezمِّنْhiçbirءَايَةٍayetمِّنْayetlerindenءَايَٰتِرَبِّهِمْRabblerininإِلَّاolmadıklarıكَانُوا۟عَنْهَاondanمُعْرِضِينَyüz çevirmiş

Onlara Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmez ki ondan yüz çeviriyor olmasınlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاve zamanقِيلَdendiğiلَهُمْonlaraأَنفِقُوا۟infak edinمِمَّاsize verdiği rızıktanرَزَقَكُمُٱللَّهُAllah'ınقَالَderlerٱلَّذِينَnankörlerكَفَرُوا۟لِلَّذِينَkimselereءَامَنُوٓا۟inanan(lara)أَنُطْعِمُbiz mi yedirelim?مَنkimseyeلَّوْdilediği takdirdeيَشَآءُٱللَّهُAllah'ınأَطْعَمَهُۥٓyedireceğiإِنْhayırأَنتُمْsizإِلَّاdoğrusuفِىiçindesinizضَلَٰلٍbir sapıklıkمُّبِينٍapaçık

Onlara, "Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden Allah yolunda harcayın" denildiği zaman, inkar edenler iman edenlere, "Allah'ın, dilemiş olsa kendilerini doyurabileceği kimselere mi yedireceğiz? Siz ancak apaçık bir sapıklık içindesiniz" derler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالُوا۟dedilerيَٰوَيْلَنَاeyvah bizeمَنۢkim?بَعَثَنَاbizi kaldırdıمِنyattığımız yerdenمَّرْقَدِنَاهَٰذَاişte budurمَاşeyوَعَدَva'dettiğiٱلرَّحْمَٰنُRahman'ınوَصَدَقَdemek doğru söylemişٱلْمُرْسَلُونَpeygamberler

Şöyle derler: "Vay başımıza gelene! Kim bizi diriltip mezarımızdan çıkardı? Bu, Rahman'ın vaad ettiği şeydir. Peygamberler doğru söylemişler."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَٱلْيَوْمَo günلَاhaksızlık yapılmazتُظْلَمُنَفْسٌhiç kimseyeشَيْـًٔاhiçbir şekildeوَلَاveتُجْزَوْنَsiz cezalandırılmazsınızإِلَّاdışındaمَاolduklarınızınكُنتُمْتَعْمَلُونَyapmış

O gün kimseye, hiç mi hiç zulmedilmez. Size ancak işlemekte olduğunuz şeylerin karşılığı verilir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْأَعْهَدْإِلَيْكُمْsizeيَٰبَنِىٓey oğullarıءَادَمَAdemأَنdiyeلَّاtapmayınتَعْبُدُوا۟ٱلشَّيْطَٰنَإِنَّهُۥşüphesiz oلَكُمْsizinعَدُوٌّdüşmanınızdırمُّبِينٌapaçık

(60-61) "Ey Ademoğulları! Ben, size, şeytana kulluk etmeyin. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır. Bana kulluk edin. İşte bu dosdoğru yoldur, diye emretmedim mi?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلْيَوْمَo günنَخْتِمُmühürlerizعَلَىٰٓüzeriniأَفْوَٰهِهِمْağızlarıوَتُكَلِّمُنَآve bize söylerأَيْدِيهِمْelleriوَتَشْهَدُve şahidlik ederأَرْجُلُهُمayaklarıبِمَاnelerكَانُوا۟idiyselerيَكْسِبُونَkazanıyor(lar)

O gün biz onların ağızlarını mühürleriz. Elleri bize konuşur, ayakları da kazandıklarına şahitlik eder.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْve eğerنَشَآءُdilesekلَطَمَسْنَاsilerdikعَلَىٰٓüzeriniأَعْيُنِهِمْgözleriفَٱسْتَبَقُوا۟ve dökülürlerdiٱلصِّرَٰطَyolaفَأَنَّىٰama nasıl?يُبْصِرُونَgörecekler

Eğer dileseydik, onların gözlerini büsbütün kör ederdik de (bu halde) yola koyulmak için didişirlerdi. Fakat nasıl görecekler ki?!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْve eğerنَشَآءُdilesekلَمَسَخْنَٰهُمْdeğiştirip dondururdukعَلَىٰonları oldukları yerdeمَكَانَتِهِمْفَمَاartıkٱسْتَطَٰعُوا۟güçleri yetmezمُضِيًّاileri gitmeyeوَلَاne deيَرْجِعُونَgeri dönmeye

Yine eğer dileseydik, oldukları yerde başka yaratıklara dönüştürürdük de ne ileri gidebilirler, ne geri dönebilirlerdi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاbiz ona öğretmedikعَلَّمْنَٰهُٱلشِّعْرَşiirوَمَاveيَنۢبَغِىyakışmaz daلَهُۥٓإِنْhayırهُوَOإِلَّاsadeceذِكْرٌbir öğütوَقُرْءَانٌve Kur'an'dırمُّبِينٌapaçık

Biz, o Peygamber'e şiir öğretmedik. Bu, ona yaraşmaz da. O(na verdiğimiz) ancak bir öğüt ve apaçık bir Kur'an'dır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَوَلَمْgörmediler mi?يَرَوْا۟أَنَّاki bizخَلَقْنَاyarattıkلَهُمkendilerineمِّمَّاşeylerdenعَمِلَتْyaptıklarıأَيْدِينَآellerimizinأَنْعَٰمًاnice hayvanlarفَهُمْkendileriلَهَاonlaraمَٰلِكُونَmalik olmaktadırlar

Görmediler mi ki, biz onlar için, ellerimizin (kudretimizin) eseri olan hayvanlar yarattık da onlar bu hayvanlara sahip oluyorlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَلَاseni üzmesinيَحْزُنكَقَوْلُهُمْإِنَّاbiz elbetteنَعْلَمُbiliyoruzمَاonların gizledikleriniيُسِرُّونَوَمَاveيُعْلِنُونَaçığa vurduklarını

(Ey Muhammed!) Artık onların sözü seni üzmesin. Çünkü biz, onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da biliyoruz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَوَلَمْgörmedi mi?يَرَٱلْإِنسَٰنُinsanأَنَّاbizimخَلَقْنَٰهُkendisini yarattığımızıمِنbir nutfe(sperm)denنُّطْفَةٍفَإِذَاşimdi olduهُوَoخَصِيمٌbir hasımمُّبِينٌapaçık

İnsan, bizim, kendisini az bir sudan (meniden) yarattığımızı görmedi mi ki, kalkmış apaçık bir düşman kesilmiştir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَضَرَبَve misal verdiلَنَاbizeمَثَلًاbir örnekleوَنَسِىَunutarakخَلْقَهُۥقَالَdediمَنkim?يُحْىِdiriltecekٱلْعِظَٰمَkemikleriوَهِىَşuرَمِيمٌçürümüş

Bir de kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek getirdi. Dedi ki: "Çürümüşlerken kemikleri kim diriltecek?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَوَلَيْسَdeğil midir?ٱلَّذِىyaratanخَلَقَٱلسَّمَٰوَٰتِgökleriوَٱلْأَرْضَve yeriبِقَٰدِرٍmuktedirعَلَىٰٓyaratmayaأَنيَخْلُقَمِثْلَهُمبَلَىٰelbette (yaratır)وَهُوَOٱلْخَلَّٰقُyaratıcıdırٱلْعَلِيمُçok bilen

Gökleri ve yeri yaratan Allah'ın, onların benzerini yaratmaya gücü yetmez mi? Evet yeter. O, hakkıyla yaratandır, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi