KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

عَهِدَ

söz · and verdi · verdiği söz · ve emretmiştik

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
6
Ayet
6
Sure
6

Kök: عهد

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

6 ayetin ilk 6 tanesi
وَإِذْhaniجَعَلْنَاbiz kıldıkٱلْبَيْتَBeyt'i (Ka'be'yi)مَثَابَةًtoplanma yeriلِّلنَّاسِinsanlaraوَأَمْنًاve güven yeriوَٱتَّخِذُوا۟siz de edininمِنmakamındanمَّقَامِإِبْرَٰهِۦمَİbrahim'inمُصَلًّىوَعَهِدْنَآve emretmiştikإِلَىٰٓİbrahim'eإِبْرَٰهِۦمَوَإِسْمَٰعِيلَve İsma'il'eأَنtemizlemesiniطَهِّرَابَيْتِىَev'imiلِلطَّآئِفِينَtavaf edenler içinوَٱلْعَٰكِفِينَibadete kapananlarوَٱلرُّكَّعِve rüku edenlerٱلسُّجُودِsecde edenler

Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle emretmiştik: "Tavaf edenler, kendini ibadete verenler, rüku ve secde edenler için evimi (Kabe'yi) tertemiz tutun."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِينَonlar kiقَالُوٓا۟dedilerإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahعَهِدَand verdiإِلَيْنَآbizeأَلَّاinanmayalımنُؤْمِنَلِرَسُولٍhiçbir elçiye;حَتَّىٰkadarيَأْتِيَنَاbize getirinceyeبِقُرْبَانٍbir kurbanتَأْكُلُهُyiyeceğiٱلنَّارُقُلْde kiقَدْelbetteجَآءَكُمْsize gelmiştiرُسُلٌelçilerمِّنbenden önceقَبْلِىبِٱلْبَيِّنَٰتِaçık delillerleوَبِٱلَّذِىve bu dediğinizleقُلْتُمْفَلِمَniçinقَتَلْتُمُوهُمْonları öldürdünüzإِنeğerكُنتُمْidiysenizصَٰدِقِينَdoğru

Onlar, "Allah, bize, ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir peygambere inanmamamızı emretti" dediler. De ki: "Benden önce size nice peygamberler, açık belgeleri ve sizin dediğiniz şeyi getirdi. Eğer doğru söyleyenler iseniz, niçin onları öldürdünüz?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَمَّاne zaman kiوَقَعَçökünceعَلَيْهِمُüzerlerineٱلرِّجْزُazabقَالُوا۟dedilerيَٰمُوسَىEy Musaٱدْعُdu'a etلَنَاbizim içinرَبَّكَRabbineبِمَاüzerineعَهِدَverdiği sözعِندَكَلَئِنeğerكَشَفْتَkaldırırsanعَنَّاbizdenٱلرِّجْزَazabıلَنُؤْمِنَنَّmuhakkak inanacağızلَكَsanaوَلَنُرْسِلَنَّve mutlaka göndereceğizمَعَكَseninle beraberبَنِىٓoğullarınıإِسْرَٰٓءِيلَİsrail

Üzerlerine azap çökünce, "Ey Musa! Rabbinin sana verdiği söz uyarınca bizim için dua et. Eğer azabı üzerimizden kaldırırsan, mutlaka sana inanacağız ve İsrailoğullarını seninle birlikte elbette göndereceğiz" dediler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْve andolsunعَهِدْنَآbiz emretmiştikإِلَىٰٓAdem'eءَادَمَمِنöncedenقَبْلُفَنَسِىَfakat unuttuوَلَمْveنَجِدْbiz bulmadıkلَهُۥondaعَزْمًاbir azim

Andolsun, bundan önce biz Adem'e (cennetteki ağacın meyvesinden yeme, diye) emrettik. O ise bunu unutuverdi. Biz onda bir kararlılık bulmadık.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْأَعْهَدْإِلَيْكُمْsizeيَٰبَنِىٓey oğullarıءَادَمَAdemأَنdiyeلَّاtapmayınتَعْبُدُوا۟ٱلشَّيْطَٰنَإِنَّهُۥşüphesiz oلَكُمْsizinعَدُوٌّdüşmanınızdırمُّبِينٌapaçık

(60-61) "Ey Ademoğulları! Ben, size, şeytana kulluk etmeyin. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır. Bana kulluk edin. İşte bu dosdoğru yoldur, diye emretmedim mi?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالُوا۟ve dediler kiيَٰٓأَيُّهَeyٱلسَّاحِرُbüyücüٱدْعُdu'a etلَنَاbizim içinرَبَّكَRabbineبِمَاhürmetineعَهِدَsözعِندَكَsana verdiğiإِنَّنَاartık bizلَمُهْتَدُونَyola geleceğiz

(Onlar azabı görünce) "Ey büyücü! Sana verdiği söze dayanarak, bizim için Rabbine dua et. Çünkü biz artık doğru yola gireceğiz" dediler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi