KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

13. SURE · 43 AYET · 853 KELİME

Ra'd

الرعد

Kelime bağlantısı sözlüğe, İncele düğmesi dil bilgisi ve açıklamalara açılır.

الٓمٓرتِلْكَşunlarءَايَٰتُayetleridirٱلْكِتَٰبِوَٱلَّذِىٓindirilenأُنزِلَإِلَيْكَsanaمِنRabbindenرَّبِّكَٱلْحَقُّhaktırوَلَٰكِنَّve fakatأَكْثَرَçoğuٱلنَّاسِinsanlarınلَاinanmazlarيُؤْمِنُونَ

Elif Lam Mim Ra. İşte bunlar Kitab'ın ayetleridir. Sana Rabbinden indirilen gerçektir, fakat insanların çoğu inanmazlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱللَّهُAllahٱلَّذِىodur kiرَفَعَyükselttiٱلسَّمَٰوَٰتِgökleriبِغَيْرِolmadanعَمَدٍbir direkتَرَوْنَهَاثُمَّsonraٱسْتَوَىٰistiva ettiعَلَىüzerineٱلْعَرْشِوَسَخَّرَve boyun eğdirdiٱلشَّمْسَgüneşiوَٱلْقَمَرَكُلٌّher biriيَجْرِىakıp gitmektedirلِأَجَلٍbir süre içinمُّسَمًّىيُدَبِّرُdüzenliyorٱلْأَمْرَişi(ni)يُفَصِّلُaçıklıyorٱلْءَايَٰتِلَعَلَّكُمböyleceبِلِقَآءِkarşılaşacağınızaرَبِّكُمْRabbinizleتُوقِنُونَkesin olarak inanırsınız

Allah, gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten, sonra Arş'a kurulan, güneşi ve ayı buyruğu altına alandır. Bunların hepsi belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. O, her işi (hakkıyla) düzenler, yürütür, ayetleri ayrı ayrı açıklar ki Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanasınız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَهُوَve O'durٱلَّذِىkiمَدَّuzattıٱلْأَرْضَarzıوَجَعَلَve var ettiفِيهَاoradaرَوَٰسِىَsabit dağlarوَأَنْهَٰرًاوَمِنveكُلِّherٱلثَّمَرَٰتِmeyvadanجَعَلَyarattıفِيهَاoradaزَوْجَيْنِçift (erkek-dişi)ٱثْنَيْنِيُغْشِىörterٱلَّيْلَgeceyiٱلنَّهَارَإِنَّşüphesizفِىbundaذَٰلِكَلَءَايَٰتٍلِّقَوْمٍbir toplum içinيَتَفَكَّرُونَdüşünen

O, yeri yayıp döşeyen, orada dağlar, nehirler meydana getiren, orada her türlü meyveden (erkekli-dişili) iki eş yaratandır. O, geceyi gündüze bürüyor. Şüphesiz bunlarda, düşünen bir kavim için (Allah'ın varlığını gösteren) deliller vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَفِىve (vardır)ٱلْأَرْضِarzdaقِطَعٌkıt'alarمُّتَجَٰوِرَٰتٌbirbirine komşuوَجَنَّٰتٌve bağlar(ı vardır)مِّنْüzümأَعْنَٰبٍوَزَرْعٌve ekinlerوَنَخِيلٌve hurmalıklarصِنْوَانٌçatallıوَغَيْرُve olmadanصِنْوَانٍçatalıيُسْقَىٰ(bunların hepsi) sulanırبِمَآءٍsu ileوَٰحِدٍbirوَنُفَضِّلُama üstün yaparızبَعْضَهَاbirbiriniعَلَىٰüzerineبَعْضٍdiğerininفِىürünlerindeٱلْأُكُلِإِنَّşüphesizفِىbundaذَٰلِكَلَءَايَٰتٍلِّقَوْمٍbir toplum içinيَعْقِلُونَaklını kullanan

Yeryüzünde birbirine komşu kara parçaları, üzüm bağları, ekinler; bir kökten çıkan çok gövdeli ve tek gövdeli hurma ağaçları vardır ki hepsi aynı su ile sulanır. Ama biz ürünleri konusunda bir kısmını bir kısmına üstün kılıyoruz. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir kavim için (Allah'ın varlığını gösteren) deliller vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنتَعْجَبْşaşacaksanفَعَجَبٌşaşmak lazımقَوْلُهُمْonların şu sözlerineأَءِذَاzaman mı?كُنَّاbiz olduğumuzتُرَٰبًاtoprakأَءِنَّاgerçekten biz mi?لَفِىiçinde (olacağız)خَلْقٍbir yaratılışجَدِيدٍأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarٱلَّذِينَkimselerdirكَفَرُوا۟inkar eden(lerdir)بِرَبِّهِمْوَأُو۟لَٰٓئِكَve onlar (bulunanlardır)ٱلْأَغْلَٰلُhalkalarفِىٓboyunlarındaأَعْنَاقِهِمْوَأُو۟لَٰٓئِكَve onlarأَصْحَٰبُhalkıdırٱلنَّارِهُمْonlarفِيهَاoradaخَٰلِدُونَsürekli kalacaklardır

Eğer şaşacaksan, asıl şaşılacak olan onların, "Biz toprak olunca yeniden mi yaratılacakmışız?" demeleridir. İşte bunlar Rablerini inkar edenlerdir. İşte onlar boyunlarına demir halkalar vurulanlardır ve işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَيَسْتَعْجِلُونَكَve senden acele istiyorlarبِٱلسَّيِّئَةِkötülüğüقَبْلَönceٱلْحَسَنَةِiyiliktenوَقَدْve oysaخَلَتْgelip geçtiمِنonlardan önceقَبْلِهِمُٱلْمَثُلَٰتُوَإِنَّve şüphesizرَبَّكَRabbinلَذُوsahibidirمَغْفِرَةٍmağfiretلِّلنَّاسِinsanlar içinعَلَىٰkarşıظُلْمِهِمْوَإِنَّve şüphesizرَبَّكَRabbininلَشَدِيدُpek çetindirٱلْعِقَابِazabı

Bir de senden, iyilikten önce kötülüğün acele gelmesini istiyorlar. Oysa onlardan önce ibret alınacak birçok azap gelip geçmiştir. Şüphesiz Rabbin, insanların zulümlerine rağmen bağışlama sahibidir. Bununla beraber Rabbinin azabı pek şiddetlidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَيَقُولُve diyorlar kiٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوا۟inkar eden(ler)لَوْلَآdeğil miydi?أُنزِلَindirmeliعَلَيْهِonaءَايَةٌbir ayetمِّنRabbindenرَّبِّهِۦٓإِنَّمَآşüphesizأَنتَsenمُنذِرٌوَلِكُلِّve hepsi için vardırقَوْمٍtoplumunهَادٍbir yol göstericisi

İnkar edenler, "Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" diyorlar. Sen ancak bir uyarıcısın. Her kavim için de bir yol gösteren vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱللَّهُAllahيَعْلَمُbilirمَاneyiتَحْمِلُyüklendiğiniكُلُّherأُنثَىٰdişininوَمَاve neyiتَغِيضُeksilttiğiniٱلْأَرْحَامُrahimlerinوَمَاve neyiتَزْدَادُوَكُلُّve herشَىْءٍşeyعِندَهُۥonun yanındaبِمِقْدَارٍbir ölçü iledir

Allah, her dişinin neye gebe olduğunu, rahimlerin artırdığı şeyi ve eksilttiği şeyi bilir. Her şey O'nun katında bir ölçü iledir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
سَوَآءٌbirdirمِّنكُمaranızdanمَّنْkimseأَسَرَّgizleyenٱلْقَوْلَsözüوَمَنve kimseجَهَرَaçık (söyleyen)بِهِۦonuوَمَنْve kimseهُوَoمُسْتَخْفٍۭgizlenendirبِٱلَّيْلِgeceleyinوَسَارِبٌۢve görünendirبِٱلنَّهَارِgündüzün

(O'na göre) içinizden sözü gizleyen ile açığa vuran, geceleyin gizlenenle gündüz ortaya çıkan eşittir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَهُۥO(insa)nın vardırمُعَقِّبَٰتٌizleyenlerمِّنۢönündenبَيْنِيَدَيْهِوَمِنْveخَلْفِهِۦarkasındanيَحْفَظُونَهُۥonu korurlarمِنْemrindenأَمْرِٱللَّهِإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahلَا(durumlarını) değiştirmezيُغَيِّرُمَاbir miletبِقَوْمٍحَتَّىٰsüreceيُغَيِّرُوا۟değiştirmediğiمَاkendi (durumlarını)بِأَنفُسِهِمْوَإِذَآzamanأَرَادَistediğiٱللَّهُAllahبِقَوْمٍbir kavmeسُوٓءًاkötülükفَلَاartık yokturمَرَدَّgeri çevirecekلَهُۥوَمَاzaten yokturلَهُمonlarınمِّنO'ndan başkaدُونِهِۦمِنkoruyucularıوَالٍ

İnsanı önünden ve ardından takip eden melekler vardır. Allah'ın emriyle onu korurlar. Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez. Allah, bir kavme kötülük diledi mi, artık o geri çevrilemez. Onlar için Allah'tan başka hiçbir yardımcı da yoktur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَيُسَبِّحُve tesbih ederlerٱلرَّعْدُgök gürültüsüبِحَمْدِهِۦonun övgüsüyleوَٱلْمَلَٰٓئِكَةُve meleklerمِنْkorkusundanخِيفَتِهِۦوَيُرْسِلُve gönderirٱلصَّوَٰعِقَyıldırımlarفَيُصِيبُçarparبِهَاonlarlaمَنkimseyiيَشَآءُdilediğiوَهُمْve onlarيُجَٰدِلُونَtartışmaktadırlarفِىhakkındaٱللَّهِAllahوَهُوَve O'nunشَدِيدُpek çetindirٱلْمِحَالِtuzağı (cezası)

Gök gürlemesi O'na hamd ederek tespih eder. Melekler de O'nun korkusundan tespih ederler. O, yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini çarpar. Onlar ise Allah hakkında mücadele ediyorlar. Halbuki O, azabı çok şiddetli olandır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَهُۥancak O'nadırدَعْوَةُdu'aٱلْحَقِّوَٱلَّذِينَkimseler iseيَدْعُونَdu'a ettikleriمِنO'ndan başkaدُونِهِۦلَاisteklerini karşılayamazlarيَسْتَجِيبُونَلَهُمkendilerininبِشَىْءٍhiçbirإِلَّاancakكَبَٰسِطِuzatan kimse gibidirكَفَّيْهِavuçlarınıإِلَىsuyaٱلْمَآءِلِيَبْلُغَgelsin diyeفَاهُağzınaوَمَاoysaهُوَoبِبَٰلِغِهِۦوَمَاve (işte)دُعَآءُdu'asıٱلْكَٰفِرِينَkafirlerinإِلَّاancakفِىboşa giderضَلَٰلٍ

Gerçek dua ancak O'nadır. O'ndan başka yalvardıkları ise onların isteklerine ancak, ağzına ulaşmayacağı halde, ulaşsın diye avuçlarını suya uzatan kimsenin isteğine suyun cevap verdiği kadar cevap verirler. Kafirlerin duası daima boşa çıkar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلِلَّهِve Allah'aيَسْجُدُsecde ederlerمَنolanların hepsiفِىgöklerdeٱلسَّمَٰوَٰتِوَٱلْأَرْضِve yerdeطَوْعًاgönüllüوَكَرْهًا(veya) zorakiوَظِلَٰلُهُمve gölgeleri deبِٱلْغُدُوِّsabahوَٱلْءَاصَالِ

Göklerde ve yerde kim varsa, ister istemez kendileri de gölgeleri de sabah akşam Allah'a boyun eğer.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiمَنkimdir?رَّبُّRabbiٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerinوَٱلْأَرْضِve yerinقُلِde kiٱللَّهُقُلْO halde de'أَفَٱتَّخَذْتُمmi edindiniz?مِّنO'ndan başkaدُونِهِۦٓأَوْلِيَآءَvelilerلَاgücü olmayanيَمْلِكُونَلِأَنفُسِهِمْkendilerineنَفْعًاbir faydaوَلَاve veremeyenضَرًّاقُلْde kiهَلْbir olur mu?يَسْتَوِىٱلْأَعْمَىٰkörوَٱلْبَصِيرُve görenأَمْyahutهَلْbir olur mu?تَسْتَوِىٱلظُّلُمَٰتُkaranlıklarوَٱلنُّورُأَمْyoksaجَعَلُوا۟buldular daلِلَّهِAllah'aشُرَكَآءَortaklarخَلَقُوا۟yaratanكَخَلْقِهِۦO'nun yarattığı gibiفَتَشَٰبَهَbenzer (mi) göründüٱلْخَلْقُbu yaratmaعَلَيْهِمْقُلِde kiٱللَّهُAllah'tırخَٰلِقُyaratıcısıكُلِّherشَىْءٍşeyinوَهُوَve Oٱلْوَٰحِدُtektirٱلْقَهَّٰرُkahredendir

De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?" "Allah'tır" de. De ki: "O'nu bırakıp da kendilerine (bile) bir faydası ve zararı olmayan dostlar (mabutlar) mı edindiniz?" De ki: "Kör ile gören bir olur mu? Ya da karanlıklarla aydınlık bir olur mu? Yoksa Allah'a, O'nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma ile Allah'ın yaratması onlara göre birbirine mi benzedi?" De ki: "Her şeyin yaratıcısı Allah'tır. O, birdir, mutlak hakimiyet sahibidir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَنزَلَindirdiمِنَgöktenٱلسَّمَآءِمَآءًbir suفَسَالَتْçağlayıp aktıأَوْدِيَةٌۢderelerبِقَدَرِهَاkendi ölçüsünceفَٱحْتَمَلَve taşıdıٱلسَّيْلُselزَبَدًاköpüğüرَّابِيًاوَمِمَّاve vardırيُوقِدُونَyak(ıp erit)tikleri madenlerden deعَلَيْهِonlarınفِىateşteٱلنَّارِٱبْتِغَآءَyapmak içinحِلْيَةٍsüsأَوْyahutمَتَٰعٍeşyaزَبَدٌbir köpükمِّثْلُهُۥكَذَٰلِكَböyleيَضْرِبُbenzetme ile anlatırٱللَّهُAllahٱلْحَقَّhakkıوَٱلْبَٰطِلَفَأَمَّاne zaman kiٱلزَّبَدُköpükفَيَذْهَبُgiderجُفَآءًوَأَمَّاveمَاşey iseيَنفَعُyararlı olanٱلنَّاسَinsanlaraفَيَمْكُثُkalırفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِكَذَٰلِكَişte böyleيَضْرِبُörnek verirٱللَّهُAllahٱلْأَمْثَالَmisaller

O, gökten su indirdi de dereler kendi ölçülerince dolup aktı ve sel üste çıkan köpüğü aldı götürdü. Süs eşyası veya yararlanılacak bir şey elde etmek için ateşte erittikleri şeylerden de böyle köpük olur. İşte Allah, hak ile batıla böyle misal getirir. Köpüğe gelince sönüp gider. İnsanlara yararlı olan ise yerde kalır. İşte Allah, böyle misaller verir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لِلَّذِينَiçin vardırٱسْتَجَابُوا۟buyruğuna uyanlarلِرَبِّهِمُRablerininٱلْحُسْنَىٰوَٱلَّذِينَve kimseler iseلَمْuymayan(lar)يَسْتَجِيبُوا۟لَهُۥonaلَوْşayetأَنَّkendilerinin olsaلَهُممَّاbulunalarınفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِجَمِيعًاhepsiوَمِثْلَهُۥve bir misli dahaمَعَهُۥyanındaلَٱفْتَدَوْا۟fidye verirlerdiبِهِۦٓأُو۟لَٰٓئِكَişteلَهُمْonlarınسُوٓءُçok kötüdürٱلْحِسَابِhesabıوَمَأْوَىٰهُمْve varacakları yerجَهَنَّمُوَبِئْسَve ne kötüٱلْمِهَادُbir yataktır

Rablerinin emrine uyanlar için mükafatın en güzeli vardır. Ona uymayanlar ise, yeryüzünde olan her şey ve onun yanında bir katı daha kendilerinin olsa, kurtulmak için hepsini kurtuluş fidyesi olarak verirlerdi. İşte hesabın kötüsü bunlar içindir. Varacakları yer de cehennemdir. O ne kötü yataktır!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَفَمَنيَعْلَمُbilenأَنَّمَآindirileninأُنزِلَإِلَيْكَsanaمِنRabbindenرَّبِّكَٱلْحَقُّhak olduğunuكَمَنْkimse gibiهُوَo (kendisi)أَعْمَىٰٓإِنَّمَاancakيَتَذَكَّرُöğüt alırأُو۟لُوا۟sahipleriٱلْأَلْبَٰبِsağduyu

Rabbinden sana indirilenin gerçek olduğunu bilen kimse, (onu bilemeyen) kör gibi olur mu? (Bunu) ancak akıl sahipleri anlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَve onlarيَصِلُونَbitiştirirlerمَآşeyiأَمَرَistediğiٱللَّهُAllah'ınبِهِۦٓkendisiyleأَنbitiştirilmesiniيُوصَلَوَيَخْشَوْنَve saygılı olurرَبَّهُمْRablerine karşıوَيَخَافُونَve korkarlarسُوٓءَen kötüٱلْحِسَابِhesaptan

Onlar, Allah'ın riayet edilmesini emrettiği haklara riayet eden, Rablerine saygı besleyen ve kötü hesaptan korkanlardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَve onlarصَبَرُوا۟sabrederlerٱبْتِغَآءَarzu ederekوَجْهِyüzünü (rızasını)رَبِّهِمْRablerininوَأَقَامُوا۟ve kılarlarٱلصَّلَوٰةَnamazıوَأَنفَقُوا۟ve harcarlarمِمَّاşeydenرَزَقْنَٰهُمْrızıklandırdığımızسِرًّاgizliceوَعَلَانِيَةًve alenenوَيَدْرَءُونَve savarlarبِٱلْحَسَنَةِiyilikleٱلسَّيِّئَةَkötülüğüأُو۟لَٰٓئِكَişteلَهُمْonlarındırعُقْبَىsonuٱلدَّارِşu yurdun

Onlar, Rablerinin rızasına ermek için sabreden, namazı dosdoğru kılan, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli olarak ve açıktan Allah için harcayan ve kötülüğü iyilikle ortadan kaldıranlardır. İşte bunlar için dünya yurdunun iyi sonucu vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
جَنَّٰتُcennetlerineعَدْنٍAdnيَدْخُلُونَهَاgirerlerوَمَنve kimselerصَلَحَiyi olanمِنْbabalarındanءَابَآئِهِمْوَأَزْوَٰجِهِمْve eşlerinden;وَذُرِّيَّٰتِهِمْوَٱلْمَلَٰٓئِكَةُve melekler deيَدْخُلُونَgirerlerعَلَيْهِمyanlarınaمِّنherكُلِّبَابٍkapıdan

Bu sonuç da Adn cennetleridir. Atalarından, eşlerinden ve çocuklarından iyi olanlarla beraber oraya girerler. Melekler de her bir kapıdan yanlarına girerler (ve şöyle derler):

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَkimselerيَنقُضُونَbozan(lar)عَهْدَverdikleri sözüٱللَّهِAllah'aمِنۢsonraبَعْدِمِيثَٰقِهِۦiyice pekiştirdiktenوَيَقْطَعُونَve kesenlerمَآşeyiأَمَرَistediğiٱللَّهُAllah'ınبِهِۦٓonunlaأَنbitiştirilmesiniيُوصَلَوَيُفْسِدُونَve bozgunculuk yapanlarفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِأُو۟لَٰٓئِكَişteلَهُمُonlaradırٱللَّعْنَةُla'netوَلَهُمْve onlaradırسُوٓءُkötü (sonucu)ٱلدَّارِyurdun

Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozanlar, Allah'ın korunmasını emrettiği şeyleri (akrabalık bağlarını) koparanlar ve yeryüzünde fesat çıkaranlar var ya; işte lanet onlara, yurdun kötüsü (cehennem) de onlaradır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱللَّهُAllahيَبْسُطُbollaştırırٱلرِّزْقَrızkıلِمَنkimse içinيَشَآءُdilediğiوَيَقْدِرُوَفَرِحُوا۟ve sevindilerبِٱلْحَيَوٰةِhayatıyleٱلدُّنْيَاdünyaوَمَاoysaٱلْحَيَوٰةُhayatıٱلدُّنْيَاdünyaفِىahiretin yanındaٱلْءَاخِرَةِإِلَّاancakمَتَٰعٌbir geçimdir

Allah, rızkı dilediğine bol verir, (dilediğine de) kısar. Onlar ise dünya hayatı ile sevinmektedirler. Halbuki dünya hayatı, ahiretin yanında çok az bir yararlanmadan ibarettir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَيَقُولُve diyorlarٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوا۟inkar eden(ler)لَوْلَآdeğil miydi?أُنزِلَindirilmeliعَلَيْهِonaءَايَةٌbir ayetمِّنRabbindenرَّبِّهِۦقُلْde kiإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahيُضِلُّsaptırırمَنkimseyiيَشَآءُdilediğiوَيَهْدِىٓve iletirإِلَيْهِkendisineمَنْkimseyiأَنَابَyönelen

İnkar edenler diyorlar ki: "Ona (Muhammed'e) Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" De ki: "Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni de doğru yola eriştirir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِينَonlarءَامَنُوا۟inananlardırوَتَطْمَئِنُّve tatmin olanlardırقُلُوبُهُمgönülleriبِذِكْرِanmaklaٱللَّهِأَلَاiyi bilin ki ancakبِذِكْرِanmaklaٱللَّهِAllah'ıتَطْمَئِنُّhuzur bulurٱلْقُلُوبُgönüller

Onlar, inananlar ve kalpleri Allah'ı anmakla huzura kavuşanlardır. Biliniz ki, kalpler ancak Allah'ı anmakla huzur bulur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
كَذَٰلِكَböyleceأَرْسَلْنَٰكَseni gönderdikفِىٓiçineأُمَّةٍbir milletقَدْelbetteخَلَتْgeçmiş bulunanمِنkendilerinden önceقَبْلِهَآأُمَمٌ(nice) milletlerلِّتَتْلُوَا۟okuyasın diyeعَلَيْهِمُonlaraٱلَّذِىٓşeyleriأَوْحَيْنَآvahyettiğimizإِلَيْكَsanaوَهُمْoysa onlarيَكْفُرُونَnankörlük ederlerبِٱلرَّحْمَٰنِقُلْde kiهُوَOرَبِّىbenim RabbimdirلَآyokturإِلَٰهَtanrıإِلَّاbaşkaهُوَO'ndanعَلَيْهِO'naتَوَكَّلْتُdayandımوَإِلَيْهِve yalnız O'nadırمَتَابِtevbem/dönüşüm

(Ey Muhammed!) Böylece seni, kendilerinden önce nice ümmetlerin geçmiş olduğu bir ümmete gönderdik ki, onlar Rahman'ı inkar ederken sana vahyettiğimizi kendilerine okuyasın. De ki: "O, benim Rabbimdir. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Ben yalnız O'na tevekkül ettim, dönüşüm de yalnız O'nadır."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْeğer olsaydıأَنَّbir Kur'anقُرْءَانًاسُيِّرَتْyürütüldüğüبِهِkendisiyleٱلْجِبَالُdağlarınأَوْyahutقُطِّعَتْparçalandığıبِهِkendisiyleٱلْأَرْضُarzınأَوْyahutكُلِّمَkonuşturulduğuبِهِkendisiyleٱلْمَوْتَىٰبَلhayırلِّلَّهِAllah'a aittirٱلْأَمْرُişlerجَمِيعًاأَفَلَمْhala anlamadılar mı?يَا۟يْـَٔسِٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوٓا۟inanan(lar)أَنşayetلَّوْيَشَآءُdileseydiٱللَّهُAllahلَهَدَىhidayet verirdiٱلنَّاسَinsanlaraجَمِيعًاوَلَاveيَزَالُgeri durmazٱلَّذِينَkimselereكَفَرُوا۟inkar eden(lere)تُصِيبُهُمisabet etmesiبِمَاyüzündenصَنَعُوا۟yaptıkları işlerقَارِعَةٌbir belaأَوْyahutتَحُلُّkonarقَرِيبًاyakınınaمِّنyurtlarınınدَارِهِمْحَتَّىٰkadarيَأْتِىَgelinceyeوَعْدُva'diٱللَّهِإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahلَاcaymazيُخْلِفُٱلْمِيعَادَsözünden

Kendisiyle dağların yürütüleceği veya yeryüzünün parçalanacağı, ya da ölülerin konuşturulacağı bir Kur'an olacak olsaydı (o yine bu kitap olurdu). Fakat bütün emir yalnız Allah'ındır. İman edenler anlamadılar mı ki, Allah dileseydi bütün insanları doğru yola eriştirirdi. Allah'ın sözü yerine gelinceye kadar, inkar edenlere yaptıkları işler sebebiyle devamlı olarak, ya büyük bir felaket gelecek veya o felaket yurtlarının yakınına inecektir. Şüphesiz Allah, verdiği sözden dönmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدِve andolsunٱسْتُهْزِئَalay edildiبِرُسُلٍpeygamberlerleمِّنsenden öncekiقَبْلِكَفَأَمْلَيْتُfakat bir süre verdimلِلَّذِينَkimselereكَفَرُوا۟inkar eden(lere)ثُمَّsonraأَخَذْتُهُمْفَكَيْفَnasılكَانَimişعِقَابِcezam

Andolsun, senden önce de nice peygamberler alaya alındı da ben inkar edenlere bir süre (mühlet) verdim, sonra da onları yakalayıverdim. Benim cezalandırmam nasılmış!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَفَمَنْkimse gibi midir?هُوَoقَآئِمٌduranعَلَىٰüzerindeكُلِّherنَفْسٍۭnefsinبِمَاyaptığı işinكَسَبَتْوَجَعَلُوا۟onlar koştularلِلَّهِAllah'aشُرَكَآءَortaklarقُلْde kiسَمُّوهُمْأَمْyoksaتُنَبِّـُٔونَهُۥsiz haber mi veriyorsunuz?بِمَاbir şeyiلَا(Allah'ın) bilmediğiيَعْلَمُفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِأَمyoksaبِظَٰهِرٍboşمِّنَsöz mü (söylüyorsunuz)?ٱلْقَوْلِبَلْhayırزُيِّنَsüslü gösterildiلِلَّذِينَkimselereكَفَرُوا۟inkar eden(lere)مَكْرُهُمْtuzaklarıوَصُدُّوا۟ve çıkarıldılarعَنِyoldanٱلسَّبِيلِوَمَنve kimiيُضْلِلِşaşırtırsaٱللَّهُAllahفَمَاartık olmaz!لَهُۥonaمِنْhiçbirهَادٍyol gösteren

Herkesin kazandığını görüp gözeten Allah inkar edilir mi? Halbuki onlar, Allah'a ortaklar koştular. De ki: "Onların isimlerini açıklayın. Yoksa siz (bununla) O'na yeryüzünde bilmediği bir şeyi mi haber vermiş olacaksınız, yoksa boş söz mü etmiş olacaksınız?" Hayır, inkar edenlere hileleri güzel gösterildi ve onlar doğru yoldan saptırıldılar. Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek yoktur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّهُمْonlar için vardırعَذَابٌazabفِىhayatındaٱلْحَيَوٰةِٱلدُّنْيَاوَلَعَذَابُve azabı iseٱلْءَاخِرَةِأَشَقُّوَمَاve yokturلَهُمonlar içinمِّنَAllahdanٱللَّهِمِنhiçbirوَاقٍkoruyacak (kimse)

Onlara dünya hayatında bir azap vardır. Ahiret azabı ise daha ağırdır ve onları Allah'ın azabından koruyacak kimse de yoktur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَّثَلُٱلْجَنَّةِcennetinٱلَّتِىşöyledirوُعِدَva'dedilenٱلْمُتَّقُونَتَجْرِىakarمِنaltındanتَحْتِهَاٱلْأَنْهَٰرُأُكُلُهَاmeyvesiدَآئِمٌsüreklidirوَظِلُّهَاتِلْكَişte budurعُقْبَىsonuٱلَّذِينَkimselerinٱتَّقَوا۟وَّعُقْبَىve sonu iseٱلْكَٰفِرِينَinkar edenlerinٱلنَّارُateştir

Allah'a karşı gelmekten sakınanlara va'dolunan cennetin durumu şudur: Onun içinden ırmaklar akar, yemişleri ve gölgeleri devamlıdır. İşte bu, Allah'a karşı gelmekten sakınanların sonudur. İnkar edenlerin sonu ise ateştir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَve kimselerءَاتَيْنَٰهُمُverdiğimizٱلْكِتَٰبَKitapيَفْرَحُونَsevinirlerبِمَآindirileneأُنزِلَإِلَيْكَوَمِنَfakat (vardır)ٱلْأَحْزَابِkabilelerdenمَنkimselerيُنكِرُinkar eden(ler)بَعْضَهُۥقُلْde kiإِنَّمَآyalnızأُمِرْتُbana emredildiأَنْkulluk etmemأَعْبُدَٱللَّهَAllah'aوَلَآveأُشْرِكَortak koşmamamبِهِۦٓإِلَيْهِO'naأَدْعُوا۟da'vet ederimوَإِلَيْهِve O'nadırمَـَٔابِdönüşüm

Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, sana indirilen Kur'an ile sevinirler. Fakat (senin aleyhinde olan) gruplardan onun bir kısmını inkar edenler de vardır. De ki: "Ben ancak Allah'a kulluk etmek ve O'na ortak koşmamakla emrolundum. Ben yalnız O'na çağırıyorum ve dönüşüm de yalnız O'nadır."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَكَذَٰلِكَve işteأَنزَلْنَٰهُbiz onu indirdikحُكْمًاbir hüküm olarakعَرَبِيًّاوَلَئِنِve eğerٱتَّبَعْتَuyarsanأَهْوَآءَهُمonların keyiflerineبَعْدَمَاجَآءَكَsana gelenمِنَilimdenٱلْعِلْمِمَاartık yokturلَكَsenin içinمِنَAllah'tanٱللَّهِمِنhiçbirوَلِىٍّdostوَلَاne deوَاقٍbir koruyucu

Böylece biz onu (Kur'an'ı) Arapça bir hüküm olarak indirdik. Sana gelen bu ilimden sonra eğer sen onların heva ve heveslerine uyarsan, Allah tarafından senin için ne bir dost vardır, ne de bir koruyucu.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْve andolsunأَرْسَلْنَاbiz gönderdikرُسُلًاelçilerمِّنsenden önceقَبْلِكَوَجَعَلْنَاve verdikلَهُمْonlaraأَزْوَٰجًاeşlerوَذُرِّيَّةًوَمَاdeğildirكَانَmümkünلِرَسُولٍhiçbir elçininأَنgetirmesiيَأْتِىَبِـَٔايَةٍbir ayetإِلَّاolmadanبِإِذْنِizniٱللَّهِلِكُلِّherأَجَلٍsüreninكِتَابٌbir yazısı (vardır)

Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allah'ın izni olmadan hiçbir peygamber bir mucize getiremez. Her ecelin (vadenin) bir yazısı vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنyaمَّاsana gösteririzنُرِيَنَّكَبَعْضَbir kısmınıٱلَّذِىonları uyardığımızınنَعِدُهُمْأَوْya daنَتَوَفَّيَنَّكَsenin canını alırızفَإِنَّمَاşüphesizعَلَيْكَsana düşenٱلْبَلَٰغُsadece duyurmaktırوَعَلَيْنَاve bize düşerٱلْحِسَابُhesap görmek

Onlara va'dettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de, (göstermeden) senin ruhunu alsak da senin görevin sadece tebliğ etmektir. Hesap görmek ise bize aittir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَوَلَمْgörmediler mi?يَرَوْا۟أَنَّاbizimنَأْتِىgeldiğimiziٱلْأَرْضَyeryüzüneنَنقُصُهَاonu eksilttiğimiziمِنْuçlarındanأَطْرَافِهَاوَٱللَّهُAllah'tırيَحْكُمُhüküm verenلَاyokturمُعَقِّبَiptal edecekلِحُكْمِهِۦوَهُوَve O'nunسَرِيعُçabukturٱلْحِسَابِhesabı

Onlar, bizim yeryüzüne (kudretimizle) gelip onu etrafından eksilttiğimizi görmediler mi? Allah, hükmeder. O'nun hükmünü bozacak hiçbir kimse yoktur. O, hesabı çabuk görendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَدْve kuşkusuzمَكَرَtuzak kurmuştuٱلَّذِينَkimselerمِنonlardan önceki(ler)قَبْلِهِمْفَلِلَّهِfakat Allah'ındırٱلْمَكْرُtuzaklarجَمِيعًايَعْلَمُbilirمَاneتَكْسِبُkazandığınıكُلُّherنَفْسٍوَسَيَعْلَمُve bileceklerdirٱلْكُفَّٰرُkafirlerلِمَنْkimin olacağınıعُقْبَىsonununٱلدَّارِbu yurdun

Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Bütün tuzaklar Allah'a aittir. O, her nefsin kazandığını bilir. İnkar edenler de dünya yurdunun sonunun kime ait olduğunu bileceklerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَيَقُولُve diyorlar kiٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوا۟inkar eden(ler)لَسْتَsen değilsinمُرْسَلًاقُلْde kiكَفَىٰyeterبِٱللَّهِAllah'ınشَهِيدًۢاşahid olmasıبَيْنِىbenimleوَبَيْنَكُمْsizin aranızdaوَمَنْve bulunanlarınعِندَهُۥyanındaعِلْمُbilgisiٱلْكِتَٰبِKitap

İnkar edenler, "Sen peygamber değilsin" diyorlar. De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah ve bir de yanında kitap (Kur'an) bilgisi bulunanlar yeter."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi