KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

42. SURE · 53 AYET · 860 KELİME

Şûrâ

الشورى

Kelime bağlantısı sözlüğe, İncele düğmesi dil bilgisi ve açıklamalara açılır.

تَكَادُneredeyseٱلسَّمَٰوَٰتُgöklerيَتَفَطَّرْنَçatlayacaklarمِنüstlerindenفَوْقِهِنَّوَٱلْمَلَٰٓئِكَةُve meleklerيُسَبِّحُونَtesbih ederlerبِحَمْدِhamd ileرَبِّهِمْRableriniوَيَسْتَغْفِرُونَve mağfiret dilerlerلِمَنkimseler içinفِىyerdekiٱلْأَرْضِأَلَآiyi bil kiإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahهُوَO'durٱلْغَفُورُçok bağışlayanٱلرَّحِيمُçok esirgeyen

Neredeyse gökler (O'nun azametinden) üstlerinden çatlayacaklar. Melekler ise, Rablerini hamd ile tespih ederler ve yeryüzündekiler için bağışlanma dilerler. İyi bilin ki Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَve kimseleriٱتَّخَذُوا۟edinen(leri)مِنO'ndan başkaدُونِهِۦٓأَوْلِيَآءَdostlarٱللَّهُAllahحَفِيظٌkollamaktadırعَلَيْهِمْonlarıوَمَآve değilsinأَنتَsenعَلَيْهِمonların üzerindeبِوَكِيلٍbir vekil

Allah'tan başka dostlar edinenlere gelince, Allah onları daima gözetlemektedir. Sen onlara vekil değilsin.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَكَذَٰلِكَve böyleأَوْحَيْنَآbiz vahyettik kiإِلَيْكَsanaقُرْءَانًاbir Kur'anعَرَبِيًّاarapçaلِّتُنذِرَuyarman içinأُمَّanasınıٱلْقُرَىٰkentlerin (Mekke'yi)وَمَنْveحَوْلَهَاçevresindekileriوَتُنذِرَve uyarman içinيَوْمَgününe karşıٱلْجَمْعِtoplanmaلَاasla bulunmayanرَيْبَkuşkuفِيهِفَرِيقٌbir bölükفِىcennetteٱلْجَنَّةِوَفَرِيقٌve bir bölükفِىateştedirٱلسَّعِيرِ

Böylece biz sana Arapça bir Kur'an vahyettik ki, şehirlerin anası olan Mekke'de ve çevresinde bulunanları uyarasın. Hakkında asla şüphe olmayan toplanma günüyle onları uyarasın. Bir grup cennette, bir grup ise cehennemdedir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْve şayetشَآءَdileseydiٱللَّهُAllahلَجَعَلَهُمْonları yapardıأُمَّةًmilletوَٰحِدَةًbir tekوَلَٰكِنfakatيُدْخِلُsokarمَنkimseyiيَشَآءُdilediğiفِىrahmetineرَحْمَتِهِۦوَٱلظَّٰلِمُونَzalimlere gelinceمَاyokturلَهُمonlarınمِّنhiçbirوَلِىٍّvelisiوَلَاve yokturنَصِيرٍyardımcısı

Allah dileseydi, onları (aynı dine mensup) bir tek ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini rahmetine sokar. Zalimlerin ise bir dost ve yardımcısı yoktur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَمِyoksaٱتَّخَذُوا۟edindiler (mi?)مِنO'ndan başkaدُونِهِۦٓأَوْلِيَآءَفَٱللَّهُhalbuki Allah'tırهُوَOٱلْوَلِىُّdost olanوَهُوَve Oيُحْىِdiriltirٱلْمَوْتَىٰölüleriوَهُوَve Oعَلَىٰüzerineكُلِّherشَىْءٍşeyقَدِيرٌkadirdir

Yoksa onlar Allah'tan başka dostlar mı edindiler? Halbuki gerçek dost Allah'tır. O, ölüleri diriltir. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاve ne varsaٱخْتَلَفْتُمْayrılığa düştüğünüzفِيهِhakkındaمِنherhangi birشَىْءٍفَحُكْمُهُۥٓhüküm vermekإِلَىaittirٱللَّهِذَٰلِكُمُişte budurٱللَّهُAllahرَبِّىRabbimعَلَيْهِO'naتَوَكَّلْتُdayandımوَإِلَيْهِve O'naأُنِيبُyöneldim

Hakkında ayrılığa düştüğünüz herhangi bir şeyin hükmü Allah'a aittir. İşte bu, Rabbim Allah'tır. Yalnız O'na tevekkül ettim ve ancak O'na yöneliyorum.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَاطِرُyoktan var edendirٱلسَّمَٰوَٰتِgökleriوَٱلْأَرْضِجَعَلَyaratmıştırلَكُمsizeمِّنْkendinizdenأَنفُسِكُمْأَزْوَٰجًاçiftlerوَمِنَveٱلْأَنْعَٰمِhayvanlardanأَزْوَٰجًايَذْرَؤُكُمْsizi üretiyorفِيهِلَيْسَyokturكَمِثْلِهِۦO'na benzerشَىْءٌوَهُوَve Oٱلسَّمِيعُişitendirٱلْبَصِيرُgörendir

O, gökleri ve yeri yaratandır. Size kendinizden eşler, hayvanlardan da (kendilerine) eşler yaratmıştır. Bu suretle sizi üretiyor. O'nun benzeri hiçbir şey yoktur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَهُۥO'nundurمَقَالِيدُanahtarlarıٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerinوَٱلْأَرْضِيَبْسُطُaçarٱلرِّزْقَrızkıلِمَنkimse niçinيَشَآءُdilediğiوَيَقْدِرُإِنَّهُۥşüphesiz Oبِكُلِّherشَىْءٍşeyiعَلِيمٌbilendir

Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur. Dilediğine rızkı bol verir ve (dilediğine) kısar. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
شَرَعَلَكُمsizeمِّنَdindenٱلدِّينِمَاne varsaوَصَّىٰtavsiye ettiğiبِهِۦonunlaنُوحًاNuh'aوَٱلَّذِىٓveأَوْحَيْنَآvahyettiğimiziإِلَيْكَsanaوَمَاveوَصَّيْنَاtavsiye ettiğimiziبِهِۦٓonunlaإِبْرَٰهِيمَİbrahim'eوَمُوسَىٰve Musa'yaوَعِيسَىٰٓأَنْşöyle kiأَقِيمُوا۟doğru tutunٱلدِّينَdiniوَلَاveتَتَفَرَّقُوا۟ayrılığa düşmeyinفِيهِكَبُرَağır geldiعَلَىortak koşanlaraٱلْمُشْرِكِينَمَاonları çağırdığınتَدْعُوهُمْإِلَيْهِٱللَّهُAllahيَجْتَبِىٓseçerإِلَيْهِkendisineمَنkimseyiيَشَآءُdilediğiوَيَهْدِىٓve iletirإِلَيْهِkendisineمَنkimseyiيُنِيبُiyi niyyetle yönelen

"Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!" diye Nuh'a emrettiğini, sana vahyettiğini, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya emrettiğini size de din kıldı. Fakat senin kendilerini çağırdığın şey (İslam dini), Allah'a ortak koşanlara ağır geldi. Allah, ona dilediğini seçer. İçtenlikle kendine yönelenleri de ona ulaştırır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاveتَفَرَّقُوٓا۟onlar ayrılığa düşmedilerإِلَّاbaşka sebepleمِنۢsonraبَعْدِمَاkendilerine geldiktenجَآءَهُمُٱلْعِلْمُilimبَغْيًۢاçekememezlikبَيْنَهُمْوَلَوْلَاve eğer olmasaydıكَلِمَةٌsözüسَبَقَتْgeçmişمِنRabbindenرَّبِّكَإِلَىٰٓkadarأَجَلٍbir süreمُّسَمًّىbelirliلَّقُضِىَhüküm verilirdiبَيْنَهُمْوَإِنَّve şüphesizٱلَّذِينَvaris kılınanlarأُورِثُوا۟ٱلْكِتَٰبَKitabaمِنۢonlardan sonraبَعْدِهِمْلَفِىiçindedirlerشَكٍّbir şüpheمِّنْهُondanمُرِيبٍkuşku veren

Onlar, kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Eğer (azabın) belli bir süreye kadar (ertelenmesi ile ilgili olarak) Rabbinden bir söz geçmiş olmasaydı, aralarında hemen hüküm verilirdi. Onlardan sonra Kitab'a mirasçı kılınanlar da, onun hakkında derin bir şüphe içindedirler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَلِذَٰلِكَbundan dolayı senفَٱدْعُوَٱسْتَقِمْve doğru olكَمَآgibiأُمِرْتَوَلَاveتَتَّبِعْuymaأَهْوَآءَهُمْوَقُلْve de kiءَامَنتُben inandımبِمَآindirdiğiأَنزَلَٱللَّهُAllah'ınمِنherكِتَٰبٍوَأُمِرْتُve emrolundumلِأَعْدِلَadalet yapmaklaبَيْنَكُمُٱللَّهُAllahرَبُّنَاbizim de Rabbimizdirوَرَبُّكُمْلَنَآbize aittirأَعْمَٰلُنَاbizim eylemlerimizوَلَكُمْve size aittirأَعْمَٰلُكُمْلَاyokturحُجَّةَbir tartışma nedeniبَيْنَنَاbizimleوَبَيْنَكُمُٱللَّهُAllahيَجْمَعُbulur (bir araya toplar)بَيْنَنَاوَإِلَيْهِve O'nadırٱلْمَصِيرُdönüş

(Ey Muhammed!) Bundan dolayı sen çağrıya devam et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların heva ve heveslerine uyma ve şöyle de: "Ben, Allah'ın indirdiği her kitaba inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz sizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah, hepimizi bir araya toplayacaktır. Dönüş de ancak O'nadır."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَve kimselerinيُحَآجُّونَtartışan(ların)فِىhakkındaٱللَّهِAllahمِنۢsonraبَعْدِمَاkabul ettiktenٱسْتُجِيبَلَهُۥonuحُجَّتُهُمْdelilleriدَاحِضَةٌbatıldırعِندَyanındaرَبِّهِمْRableriوَعَلَيْهِمْve üzerlerine vardırغَضَبٌbir gazabوَلَهُمْve onlara vardırعَذَابٌbir azabشَدِيدٌşiddetli

Allah'ın çağrısına uyulduktan sonra O'nun hakkında tartışmaya girenlerin delilleri Rableri katında batıldır. Onlara bir gazap vardır. Onlar için çetin bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱللَّهُAllah'tırٱلَّذِىٓkiأَنزَلَindirdiٱلْكِتَٰبَKitabıبِٱلْحَقِّgerçeği içerenوَٱلْمِيزَانَوَمَاne?يُدْرِيكَbilirsinلَعَلَّbelkiٱلسَّاعَةَ(o) sa'atقَرِيبٌyakındır

Allah, hak olarak Kitab'ı ve mizanı indirendir. Sen nereden bileceksin belki de o saat (kıyamet) yakındır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَسْتَعْجِلُçabuk gelmesini isterlerبِهَاonunٱلَّذِينَkimselerلَاinanmayan(lar)يُؤْمِنُونَبِهَاوَٱلَّذِينَkimseler iseءَامَنُوا۟inanan(lar)مُشْفِقُونَkorkarlarمِنْهَاondanوَيَعْلَمُونَve bilirlerأَنَّهَاonunٱلْحَقُّأَلَآiyi bil kiإِنَّelbetteٱلَّذِينَkimselerيُمَارُونَtartışan(lar)فِىhakkındaٱلسَّاعَةِ(o) sa'atلَفِىiçindedirlerضَلَٰلٍۭbir sapıklıkبَعِيدٍuzak

Kıyamete inanmayanlar, onun çabuk kopmasını isterler. İnananlar ise, ondan korkarlar ve onun gerçek olduğunu bilirler. İyi bilin ki, Kıyamet günü hakkında tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَنkimكَانَiseيُرِيدُistiyorحَرْثَekininiٱلْءَاخِرَةِنَزِدْartırırızلَهُۥonun içinفِىonun ekininiحَرْثِهِۦوَمَنve kimكَانَiseيُرِيدُistiyorحَرْثَekininiٱلدُّنْيَاdünyaنُؤْتِهِۦona veririzمِنْهَاondan bir şeyوَمَاfakat olmazلَهُۥonunفِىahiretteٱلْءَاخِرَةِمِنhiçbirنَّصِيبٍnasibi

Kim ahiret kazancını isterse, onun kazancını artırırız. Kim de dünya kazancını isterse, ona da istediğinden veririz, fakat onun ahirette hiçbir payı yoktur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَمْyoksaلَهُمْonların var (mı?)شُرَكَٰٓؤُا۟ortaklarıشَرَعُوا۟şeriat kılanلَهُمkendilerineمِّنَdiniٱلدِّينِمَاizin vermediğiلَمْيَأْذَنۢبِهِonuٱللَّهُوَلَوْلَاeğer olmasaydıكَلِمَةُsözüٱلْفَصْلِayırımلَقُضِىَderhal hüküm verilirdiبَيْنَهُمْوَإِنَّve kuşkusuzٱلظَّٰلِمِينَzalimler (için)لَهُمْonlara vardırعَذَابٌbir azabأَلِيمٌacıklı

Yoksa, Allah'ın izin vermediği bir dini kendilerine tutulacak yol kılan ortakları mı var? Eğer (cezaların ertelenmesine dair) kesin hükmü olmasaydı, derhal aralarında hüküm verilirdi. Şüphesiz, zalimler için elem dolu bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
تَرَىgörürsünٱلظَّٰلِمِينَzalimlerinمُشْفِقِينَkorkudan titredikleriniمِمَّاyüzündenكَسَبُوا۟yaptıkları işlerوَهُوَve oوَاقِعٌۢbaşlarına inerkenبِهِمْوَٱلَّذِينَfakatءَامَنُوا۟inananlarوَعَمِلُوا۟ve yapanlarٱلصَّٰلِحَٰتِiyi işlerفِىbahçelerindedirlerرَوْضَاتِٱلْجَنَّاتِلَهُمonlara vardırمَّاher şeyيَشَآءُونَdiledikleriعِندَyanındaرَبِّهِمْذَٰلِكَişteهُوَbudurٱلْفَضْلُlutufٱلْكَبِيرُbüyük

Sen, zalimlerin yaptıkları şeyler tepelerine inerken bu yüzden korku ile titrediklerini göreceksin. İnanıp yararlı işler yapanlar da cennet bahçelerindedirler. Onlar için Rableri katında diledikleri her şey vardır. İşte bu büyük lütuftur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ذَٰلِكَbuٱلَّذِىmüjdelediğidirيُبَشِّرُٱللَّهُAllah'ınعِبَادَهُkullarınıٱلَّذِينَinananءَامَنُوا۟وَعَمِلُوا۟ve yapanٱلصَّٰلِحَٰتِقُلde kiلَّآben sizden istemiyorumأَسْـَٔلُكُمْعَلَيْهِbunu karşılıkأَجْرًاbir ücretإِلَّاancakٱلْمَوَدَّةَarzu ediyorumفِى(Allah'a) yaklaşmayıٱلْقُرْبَىٰوَمَنve kimيَقْتَرِفْyaparsaحَسَنَةًbir iyilikنَّزِدْartırırızلَهُۥonaفِيهَاonunحُسْنًاإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahغَفُورٌbağışlayandırشَكُورٌkarşılık verendir

İşte bu, Allah'ın, inanıp salih ameller işleyen kullarına müjdelediği şeydir. De ki: "Ben buna (yaptığım tebliğ görevine) karşılık sizden, akrabalıktan doğan sevgiden başka bir ücret istemiyorum." Kim güzel bir iş yaparsa, onun iyiliğini artırırız. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَمْyoksaيَقُولُونَdiyorlar (mı?)ٱفْتَرَىٰuydurduعَلَىkarşıٱللَّهِAllah'aكَذِبًافَإِنöyle bir durumdaيَشَإِdileseٱللَّهُAllahيَخْتِمْmühür basarعَلَىٰüzerineقَلْبِكَوَيَمْحُve mahvederٱللَّهُAllahٱلْبَٰطِلَbatılıوَيُحِقُّve yerleştirirٱلْحَقَّhakkıبِكَلِمَٰتِهِۦٓإِنَّهُۥşüphesiz Oعَلِيمٌۢbilirبِذَاتِözünüٱلصُّدُورِgöğüslerin

Yoksa "Yalan uydurup Allah'a iftira etti" mi diyorlar. Eğer Allah dilerse senin kalbini mühürler. Allah batılı yok eder, hakkı sözleriyle gerçekleştirir. Şüphesiz O, göğüslerin özünü (kalplerde olanları) hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَهُوَve O'dur kiٱلَّذِىkabul ederيَقْبَلُٱلتَّوْبَةَtevbeyiعَنْkullarındanعِبَادِهِۦوَيَعْفُوا۟ve affederعَنِkötülüklerdenٱلسَّيِّـَٔاتِوَيَعْلَمُve bilirمَاneتَفْعَلُونَyapıyorsunuz

O, kullarından tövbeyi kabul eden, kötülükleri bağışlayan ve yaptıklarınızı bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَيَسْتَجِيبُve dileklerini kabul ederٱلَّذِينَkimselerinءَامَنُوا۟inanan(ların)وَعَمِلُوا۟ve yapanlarınٱلصَّٰلِحَٰتِiyi işlerوَيَزِيدُهُمve onlara daha fazlasını verirمِّنlutuf ve keremindenفَضْلِهِۦوَٱلْكَٰفِرُونَkafirlere gelinceلَهُمْonlara da vardırعَذَابٌbir azabشَدِيدٌçetin

Allah, iman edip salih ameller işleyenlerin dualarına karşılık verir; lütfundan onlara fazlasını da verir. Kafirler için ise çetin bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْبَسَطَbollaştırsaydıٱللَّهُAllahٱلرِّزْقَrızkıلِعِبَادِهِۦkullarınaلَبَغَوْا۟azarlardıفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِوَلَٰكِنfakatيُنَزِّلُindiriyorبِقَدَرٍölçüdeمَّاdilediğiيَشَآءُإِنَّهُۥçünkü Oبِعِبَادِهِۦkullarını(n her halini)خَبِيرٌۢhaber alandırبَصِيرٌgörendir

Allah, kullarına (tümüne birden) rızkı bol bol verseydi, yeryüzünde mutlaka azgınlık ederlerdi. Fakat O, rızkı dilediği ölçüde indirir. Şüphesiz O, kullarından hakkıyla haberdardır ve onları hakkıyla görendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَهُوَve O'durٱلَّذِىindirenيُنَزِّلُٱلْغَيْثَyağmuruمِنۢsonraبَعْدِمَاumutlarını kestiktenقَنَطُوا۟وَيَنشُرُve yayanرَحْمَتَهُۥوَهُوَve Oٱلْوَلِىُّvelidirٱلْحَمِيدُövülmüştür

O, insanlar umutlarını kestikten sonra yağmuru indiren, rahmetini her tarafa yayandır. O, dost olandır, övülmeye layık olandır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمِنْveءَايَٰتِهِۦO'nun ayetlerindendirخَلْقُyaratmasıٱلسَّمَٰوَٰتِgökleriوَٱلْأَرْضِve yeriوَمَاveبَثَّyaydığıفِيهِمَاbunların içineمِنcanlılardanدَآبَّةٍوَهُوَve Oعَلَىٰonları toplamağaجَمْعِهِمْإِذَاzamanيَشَآءُdilediğiقَدِيرٌkadirdir

Gökleri, yeri ve bu ikisi içinde yaydığı canlıları yaratması, O'nun varlığının delillerindendir. O, dilediği zaman, onları bir araya getirmeye de gücü yetendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَآveأَصَٰبَكُمbaşınıza gelenمِّنherhangi birمُّصِيبَةٍmusibetفَبِمَاyüzündendirكَسَبَتْyaptığı (işler)أَيْدِيكُمْkendi ellerinizinوَيَعْفُوا۟ve affederعَنbirçoğunuكَثِيرٍ

Başınıza her ne musibet gelirse, kendi yaptıklarınız yüzündendir. O, yine de çoğunu affeder.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَآve değilsinizأَنتُمsizبِمُعْجِزِينَaciz bıracacakفِىyer yüzündeٱلْأَرْضِوَمَاve yokturلَكُمsizinمِّنbaşkaدُونِٱللَّهِAllah'tanمِنhiçbirوَلِىٍّvelinizوَلَاne deنَصِيرٍbir yardımcı(nız)

Yeryüzünde O'nu aciz bırakamazsınız. Sizin için Allah'tan başka hiçbir dost ve yardımcı yoktur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنeğerيَشَأْdilerseيُسْكِنِdurdurur daٱلرِّيحَrüzgarıفَيَظْلَلْنَsonra kalırlarرَوَاكِدَhareketsizعَلَىٰ(denizin) sırtındaظَهْرِهِۦٓإِنَّkuşkusuzفِىvardırذَٰلِكَbundaلَءَايَٰتٍلِّكُلِّherkes içinصَبَّارٍsabredenشَكُورٍşükreden

O, dilerse rüzgarı durdurur da onlar denizin üstünde durakalırlar. Elbette bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَيَعْلَمَve bilsinlerٱلَّذِينَtartışanlarيُجَٰدِلُونَفِىٓhakkındaءَايَٰتِنَاayetlerimizمَاolmadığınıلَهُمkendileri içinمِّنhiçbirمَّحِيصٍkaçacak yer

Allah, böyle yapar ki, ayetlerimiz hakkında tartışanlar, kendileri için kaçacak bir yer olmadığını bilsinler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَمَآsize verilenأُوتِيتُممِّنşeylerشَىْءٍفَمَتَٰعُgeçimidirٱلْحَيَوٰةِhayatınınٱلدُّنْيَاوَمَاveعِندَyanında bulunan iseٱللَّهِAllah'ınخَيْرٌdaha hayırlıdırوَأَبْقَىٰve daha kalıcıdırلِلَّذِينَiçinءَامَنُوا۟inananlarوَعَلَىٰveرَبِّهِمْRablerineيَتَوَكَّلُونَdayananlar (için)

(36-39) (Dünyalık olarak) size her ne verilmişse, bu dünya hayatının geçimliğidir. Allah'ın yanında bulunanlar ise daha hayırlı ve kalıcıdır. Bu mükafat, inananlar ve Rablerine tevekkül edenler, büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınanlar, öfkelendikleri zaman bağışlayanlar, Rablerinin çağrısına cevap verenler ve namazı dosdoğru kılanlar; işleri, aralarında şura (danışma) ile olanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcayanlar, bir saldırıya uğradıkları zaman, aralarında yardımlaşanlar içindir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَveيَجْتَنِبُونَonlar kaçınırlarكَبَٰٓئِرَbüyükٱلْإِثْمِgünahlardanوَٱلْفَوَٰحِشَve çirkin işlerdenوَإِذَاve zamanمَاkızdıklarıغَضِبُوا۟هُمْonlarيَغْفِرُونَaffederler

(36-39) (Dünyalık olarak) size her ne verilmişse, bu dünya hayatının geçimliğidir. Allah'ın yanında bulunanlar ise daha hayırlı ve kalıcıdır. Bu mükafat, inananlar ve Rablerine tevekkül edenler, büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınanlar, öfkelendikleri zaman bağışlayanlar, Rablerinin çağrısına cevap verenler ve namazı dosdoğru kılanlar; işleri, aralarında şura (danışma) ile olanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcayanlar, bir saldırıya uğradıkları zaman, aralarında yardımlaşanlar içindir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَveٱسْتَجَابُوا۟çağrısına gelirlerلِرَبِّهِمْRablerininوَأَقَامُوا۟ve kılarlarٱلصَّلَوٰةَnamazıوَأَمْرُهُمْve işleriشُورَىٰdanışma iledirبَيْنَهُمْaralarındaوَمِمَّاşeylerdenرَزَقْنَٰهُمْkendilerini rızıklandırdığımızيُنفِقُونَinfak ederler

(36-39) (Dünyalık olarak) size her ne verilmişse, bu dünya hayatının geçimliğidir. Allah'ın yanında bulunanlar ise daha hayırlı ve kalıcıdır. Bu mükafat, inananlar ve Rablerine tevekkül edenler, büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınanlar, öfkelendikleri zaman bağışlayanlar, Rablerinin çağrısına cevap verenler ve namazı dosdoğru kılanlar; işleri, aralarında şura (danışma) ile olanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcayanlar, bir saldırıya uğradıkları zaman, aralarında yardımlaşanlar içindir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَve onlarإِذَآzamanأَصَابَهُمُuğradıklarıٱلْبَغْىُsaldırıyaهُمْkendileriniيَنتَصِرُونَsavunurlar

(36-39) (Dünyalık olarak) size her ne verilmişse, bu dünya hayatının geçimliğidir. Allah'ın yanında bulunanlar ise daha hayırlı ve kalıcıdır. Bu mükafat, inananlar ve Rablerine tevekkül edenler, büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınanlar, öfkelendikleri zaman bağışlayanlar, Rablerinin çağrısına cevap verenler ve namazı dosdoğru kılanlar; işleri, aralarında şura (danışma) ile olanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcayanlar, bir saldırıya uğradıkları zaman, aralarında yardımlaşanlar içindir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَجَزَٰٓؤُا۟ve cezasıسَيِّئَةٍkötülüğünسَيِّئَةٌbir kütülüktürمِّثْلُهَافَمَنْfakat kimعَفَاaffederseوَأَصْلَحَve barışırsaفَأَجْرُهُۥonun mükafatıعَلَىaittirٱللَّهِإِنَّهُۥdoğrusu Oلَاsevmezيُحِبُّٱلظَّٰلِمِينَzalimleri

Bir kötülüğün karşılığı, onun gibi bir kötülüktür (ona denk bir cezadır). Ama kim affeder ve arayı düzeltirse, onun mükafatı Allah'a aittir. Şüphesiz O, zalimleri sevmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّمَاancak vardırٱلسَّبِيلُbir yolعَلَىaleyhineٱلَّذِينَzulmedenlerيَظْلِمُونَٱلنَّاسَinsanlaraوَيَبْغُونَve saldıranlarفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِبِغَيْرِhaksız yereٱلْحَقِّأُو۟لَٰٓئِكَişteلَهُمْonlara vardırعَذَابٌbir azabأَلِيمٌacıklı

Ceza yolu ancak insanlara zulmedenler ve yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenler içindir. İşte onlar için elem dolu bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَنve kimiيُضْلِلِsapıklıkta bırakırsaٱللَّهُAllahفَمَاartık yokturلَهُۥonunمِنhiçbirوَلِىٍّvelisiمِّنۢO'ndan sonraبَعْدِهِۦوَتَرَىve görürsünٱلظَّٰلِمِينَzalimlerinلَمَّاzamanرَأَوُا۟gördükleriٱلْعَذَابَazabıيَقُولُونَdedikleriniهَلْvar mı?إِلَىٰgeri dönecekمَرَدٍّمِّنhiçbirسَبِيلٍyol

Allah, kimi saptırırsa artık bundan sonra onun hiçbir dostu yoktur. Azabı gördüklerinde zalimlerin, "Dünyaya dönmek için bir yol var mı?" dediklerini görürsün.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَتَرَىٰهُمْyine onları görürsünيُعْرَضُونَsunulurlarkenعَلَيْهَاona (ateşe)خَٰشِعِينَbaşlarını öne eğikمِنَaşağılıktanٱلذُّلِّيَنظُرُونَbakarlarمِنgöz ucuylaطَرْفٍخَفِىٍّوَقَالَve demişlerdirٱلَّذِينَinananlarءَامَنُوٓا۟إِنَّşüphesizٱلْخَٰسِرِينَasıl ziyana uğrayanlarٱلَّذِينَziyan edenlerdirخَسِرُوٓا۟أَنفُسَهُمْkendileriniوَأَهْلِيهِمْve aileleriniيَوْمَgünüٱلْقِيَٰمَةِأَلَآbakınإِنَّgerçektenٱلظَّٰلِمِينَzalimlerفِىiçindedirlerعَذَابٍbir azabمُّقِيمٍsürekli

Ateşe sunulurken onların zilletten başlarını öne eğmiş, göz ucuyla gizli gizli baktıklarını görürsün. İnananlar da, "İşte asıl ziyana uğrayanlar, kıyamet günü kendilerini ve ailelerini ziyana sokanlardır" diyecekler. İyi bilin ki zalimler, sürekli bir azap içindedirler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاve yokturكَانَonlarınلَهُممِّنْhiçbirأَوْلِيَآءَvelileriيَنصُرُونَهُمkendilerine yardım edecekمِّنbaşkaدُونِٱللَّهِوَمَنve kimiيُضْلِلِsapıklıkta bırakırsaٱللَّهُAllahفَمَاartık yokturلَهُۥonun içinمِنhiçbirسَبِيلٍyol

Onların Allah'tan başka kendilerine yardım edecek dostları da yoktur. Allah, kimi saptırırsa artık onun için hiçbir çıkar yol yoktur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱسْتَجِيبُوا۟uyunلِرَبِّكُمRabbinizeمِّنönceقَبْلِأَنgelmezdenيَأْتِىَيَوْمٌbir günلَّاmümkün olmayanمَرَدَّgeri çevrilmesiلَهُۥonunمِنَAllahtanٱللَّهِمَاyokturلَكُمsizin içinمِّنhiçbirمَّلْجَإٍsığınacak yerيَوْمَئِذٍo günوَمَاve yokturلَكُمsizin içinمِّنhiçbirنَّكِيرٍinkar

Allah'tan, geri çevrilmesi imkansız olan bir gün gelmeden önce, Rabbinizin çağrısına uyun. O gün sizin için ne sığınacak bir yer vardır, ne de (günahlarınızı) inkar edebilirsiniz!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَإِنْeğerأَعْرَضُوا۟yüz çevirirlerseفَمَآbiz seni göndermedikأَرْسَلْنَٰكَعَلَيْهِمْonların üzerineحَفِيظًاإِنْdeğildirعَلَيْكَsana düşenإِلَّاbaşkasıٱلْبَلَٰغُوَإِنَّآelbette bizإِذَآzamanأَذَقْنَاtaddırdığımızٱلْإِنسَٰنَinsanaمِنَّاbizdenرَحْمَةًbir rahmetفَرِحَsevinirبِهَاوَإِنama eğerتُصِبْهُمْbaşlarına gelirseسَيِّئَةٌۢbir kötülükبِمَاdolayıقَدَّمَتْöne sürdüğü işlerdenأَيْدِيهِمْellerininفَإِنَّşüphesiz hemenٱلْإِنسَٰنَinsanكَفُورٌnankör olur

Eğer yüz çevirirlerse (bilesin ki), biz seni onlara bekçi göndermedik. Sana düşen, sadece tebliğdir. Gerçekten biz insana katımızdan bir rahmet tattırdığımızda ona sevinir; ama elleriyle yaptıkları işler yüzünden onlara bir kötülük dokunursa, o zaman da insan pek nankördür.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لِّلَّهِAllah'ındırمُلْكُmülküٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerinوَٱلْأَرْضِيَخْلُقُyaratırمَاneيَشَآءُيَهَبُbahşederلِمَنkimse içinيَشَآءُdilediğiإِنَٰثًاdişilerوَيَهَبُve bahşederلِمَنkimse içinيَشَآءُdilediğiٱلذُّكُورَerkekler

Göklerin ve yerin mülkü (hükümranlığı) Allah'ındır. O, dilediğini yaratır. Dilediğine kız çocukları, dilediğine erkek çocukları verir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَوْyahutيُزَوِّجُهُمْonları çift (ikiz) yaparذُكْرَانًاerkeklerوَإِنَٰثًاوَيَجْعَلُve yaparمَنkimseyiيَشَآءُdilediğiعَقِيمًاإِنَّهُۥşüphesiz Oعَلِيمٌbilendirقَدِيرٌgücü yetendir

Yahut o çocukları erkekler, dişiler olmak üzere çift verir, dilediği kimseyi de kısır yapar. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla bilendir, hakkıyla gücü yetendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاكَانَbir insanlaلِبَشَرٍأَن(karşılıklı) konuşmasıيُكَلِّمَهُٱللَّهُAllah'ınإِلَّاdışındaوَحْيًاvahiyأَوْyahutمِنarkasındanوَرَآئِحِجَابٍperdeأَوْyahutيُرْسِلَgönderirرَسُولًاbir elçiفَيُوحِىَvahyedecekبِإِذْنِهِۦizniyleمَاneيَشَآءُإِنَّهُۥşüphesiz Oعَلِىٌّyücedirحَكِيمٌhüküm ve hikmet sahibidir

Allah, bir insanla ancak vahiy yoluyla, yahut perde arkasından konuşur. Yahut bir elçi gönderip, izniyle ona dilediğini vahyeder. Şüphesiz O yücedir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَكَذَٰلِكَişte böyleأَوْحَيْنَآvahyettikإِلَيْكَsanaرُوحًاbir ruhمِّنْemrimizdenأَمْرِنَامَاsen değildinكُنتَتَدْرِىbiliyorمَاnedirٱلْكِتَٰبُKitapوَلَاve nedirٱلْإِيمَٰنُimanوَلَٰكِنfakatجَعَلْنَٰهُbiz onu yaptıkنُورًاbir nurنَّهْدِىdoğru yola ilettiğimizبِهِۦonunlaمَنkimseyiنَّشَآءُdilediğimizمِنْkullarımızdanعِبَادِنَاوَإِنَّكَşüphesiz senلَتَهْدِىٓgötürüyorsunإِلَىٰyolaصِرَٰطٍمُّسْتَقِيمٍdoğru

(52-53) İşte sana da, emrimizle, bir ruh (kalpleri dirilten bir kitap) vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi, kendisiyle doğru yola eriştireceğimiz bir nur yaptık. Şüphesiz ki sen doğru bir yola iletiyorsun; göklerdeki ve yerdeki her şeyin sahibi olan Allah'ın yoluna. İyi bilin ki, bütün işler sonunda Allah'a döner.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
صِرَٰطِyolunaٱللَّهِAllah'ınٱلَّذِىsahibi olanلَهُۥمَاbulunan herşeyinفِىgöklerdeٱلسَّمَٰوَٰتِوَمَاve bulunan herşeyinفِىyerdeٱلْأَرْضِأَلَآiyi bilin kiإِلَىAllah'aٱللَّهِتَصِيرُsonunda varırٱلْأُمُورُbütün işler

(52-53) İşte sana da, emrimizle, bir ruh (kalpleri dirilten bir kitap) vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi, kendisiyle doğru yola eriştireceğimiz bir nur yaptık. Şüphesiz ki sen doğru bir yola iletiyorsun; göklerdeki ve yerdeki her şeyin sahibi olan Allah'ın yoluna. İyi bilin ki, bütün işler sonunda Allah'a döner.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi