KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

35. SURE · 45 AYET · 775 KELİME

Fâtır

فاطر

Kelime bağlantısı sözlüğe, İncele düğmesi dil bilgisi ve açıklamalara açılır.

ٱلْحَمْدُhamd olsunلِلَّهِAllah'aفَاطِرِyoktan var edenٱلسَّمَٰوَٰتِgökleriوَٱلْأَرْضِve yeriجَاعِلِyapanٱلْمَلَٰٓئِكَةِmelekleriرُسُلًاelçilerأُو۟لِىٓsahibiأَجْنِحَةٍkanatlarمَّثْنَىٰikişerوَثُلَٰثَve üçerوَرُبَٰعَيَزِيدُartırırفِىyaratmadaٱلْخَلْقِمَاne kadarيَشَآءُإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahعَلَىٰherكُلِّشَىْءٍşeyiقَدِيرٌyapabilendir

Hamd, gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapan Allah'a mahsustur. O, yaratmada dilediğini artırır. Şüphesiz Allah'ın gücü her şeye hakkıyla yeter.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَّاne kiيَفْتَحِ(Allah) açarٱللَّهُAllahلِلنَّاسِinsanlar içinمِنrahmettenرَّحْمَةٍفَلَاolamazمُمْسِكَtutanلَهَاوَمَاve ne kiيُمْسِكْ(Allah) tutarفَلَاolmazمُرْسِلَsalıverecekلَهُۥonuمِنۢO'ndan sonraبَعْدِهِۦوَهُوَve Oٱلْعَزِيزُüstündürٱلْحَكِيمُhüküm ve hikmet sahibidir

Allah, insanlar için ne rahmet açarsa, artık onu tutacak (engelleyecek) yoktur. Neyi de tutarsa, bundan sonra onu gönderecek yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاeyٱلنَّاسُinsanlarٱذْكُرُوا۟hatırlayınنِعْمَتَni'metiniٱللَّهِAllah'ınعَلَيْكُمْهَلْvar mı?مِنْhiçخَٰلِقٍyaratıcıغَيْرُAllahtan başkaٱللَّهِيَرْزُقُكُمsize rızık verecekمِّنَgöktenٱلسَّمَآءِوَٱلْأَرْضِلَآyokturإِلَٰهَtanrıإِلَّاbaşkaهُوَفَأَنَّىٰnasıl oluyor da?تُؤْفَكُونَçevriliyorsunuz

Ey insanlar! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Allah'tan başka size göklerden ve yerden rızık veren bir yaratıcı var mı? O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. O halde nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنve eğerيُكَذِّبُوكَseni yalanlıyorlarsaفَقَدْelbetteكُذِّبَتْyalanlanmıştırرُسُلٌelçiler (de)مِّنsenden öncekiقَبْلِكَوَإِلَىveٱللَّهِAllah'aتُرْجَعُdöndürülecektirٱلْأُمُورُbütün işler

(Ey Muhammed!) Eğer seni yalancı sayıyorlarsa bil ki, senden önce de nice peygamberler yalancı sayılmıştır. Bütün işler ancak Allah'a döndürülür.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاeyٱلنَّاسُinsanlarإِنَّelbetteوَعْدَva'diٱللَّهِAllah'ınحَقٌّفَلَاaslaتَغُرَّنَّكُمُsizi aldatmasınٱلْحَيَوٰةُhayatıٱلدُّنْيَاوَلَاveيَغُرَّنَّكُمsizi aldatmasınبِٱللَّهِAllah ileٱلْغَرُورُo aldatıcı

Ey insanlar! Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. Sakın çok aldatıcı (şeytan), Allah hakkında sizi aldatmasın.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱلشَّيْطَٰنَşeytanلَكُمْsizeعَدُوٌّdüşmandırفَٱتَّخِذُوهُsiz de onu edininعَدُوًّاإِنَّمَاşüphesiz oيَدْعُوا۟çağırırحِزْبَهُۥtaraftarlarınıلِيَكُونُوا۟olmağaمِنْhalkındanأَصْحَٰبِٱلسَّعِيرِalevli ateşin

Şüphesiz şeytan sizin için bir düşmandır. Öyle ise (siz de) onu düşman tanıyın. O, kendi taraftarlarını ancak alevli ateşe girecek kimselerden olmaya çağırır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوا۟inkar eden(ler)لَهُمْonlar için vardırعَذَابٌbir azabشَدِيدٌوَٱلَّذِينَkimseler iseءَامَنُوا۟inanan(lar)وَعَمِلُوا۟ve yapanlarٱلصَّٰلِحَٰتِiyi işlerلَهُمonlara vardırمَّغْفِرَةٌmağfiretوَأَجْرٌve bir mükafatكَبِيرٌbüyük

İnkar edenler için çetin bir azap vardır. İman edip salih ameller işleyenler için ise bir bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَفَمَنkimse (de) mi?زُيِّنَsüslendirilenلَهُۥkendisineسُوٓءُkötüعَمَلِهِۦişiفَرَءَاهُve onu görenحَسَنًافَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahيُضِلُّsapıklık içinde bırakırمَنkimseyiيَشَآءُdilediğiوَيَهْدِىve yola iletirمَنkimseyiيَشَآءُفَلَاaslaتَذْهَبْgitmesinنَفْسُكَcanınعَلَيْهِمْonlar içinحَسَرَٰتٍإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahعَلِيمٌۢbiliyorبِمَاşeyleriيَصْنَعُونَonların yaptıkları

Kötü ameli kendisine süslü gösterilip de onu güzel gören kimse, ameli iyi olan kimse gibi mi olacaktır? Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir. (Ey Muhammed!) Onlar için duyduğun üzüntüler yüzünden kendini helak etme! Şüphesiz ki Allah, onların yaptıklarını hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱللَّهُAllah'tır kiٱلَّذِىٓgönderirأَرْسَلَٱلرِّيَٰحَrüzgarlarıفَتُثِيرُve kaldırırسَحَابًاbir bulutفَسُقْنَٰهُböylece onu sürerizإِلَىٰbir ülkeyeبَلَدٍمَّيِّتٍölüفَأَحْيَيْنَاve diriltirizبِهِonunlaٱلْأَرْضَyeriبَعْدَsonraمَوْتِهَاكَذَٰلِكَişte böyledirٱلنُّشُورُdiriltme

Allah, rüzgarları gönderendir. Onlar da bulutları hareket ettirir. Biz de bulutları ölü bir toprağa sürer ve onunla ölümünden sonra yeryüzünü diriltiriz. İşte ölümden sonra diriliş de böyledir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَنkimكَانَiseيُرِيدُistiyorٱلْعِزَّةَşerefفَلِلَّهِAllah'ındırٱلْعِزَّةُşerefجَمِيعًاإِلَيْهِO'naيَصْعَدُçıkarٱلْكَلِمُsözٱلطَّيِّبُgüzelوَٱلْعَمَلُve amelٱلصَّٰلِحُiyiيَرْفَعُهُۥوَٱلَّذِينَ(gelince)يَمْكُرُونَtuzak kuranlaraٱلسَّيِّـَٔاتِkötü şeyleriلَهُمْonlar için vardırعَذَابٌbir azabشَدِيدٌوَمَكْرُve tuzağıأُو۟لَٰٓئِكَonlarınهُوَoيَبُورُbozulacaktır

Her kim şan ve şeref istiyorsa bilsin ki, şan ve şeref bütünüyle Allah'a aittir. Güzel sözler ancak O'na yükselir. Salih ameli de güzel sözler yükseltir. Kötülükleri tuzak yapanlar var ya, onlar için çetin bir azap vardır. İşte onların tuzağı boşa çıkar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱللَّهُve Allahخَلَقَكُمsizi yarattıمِّنtopraktanتُرَابٍثُمَّsonraمِنnutfe(sperm)denنُّطْفَةٍثُمَّsonraجَعَلَكُمْsizi yaptıأَزْوَٰجًاوَمَاgebe kalamazتَحْمِلُمِنْhiçbirأُنثَىٰdişiوَلَاveتَضَعُdoğuramazإِلَّاdışındaبِعِلْمِهِۦوَمَاve verilmezيُعَمَّرُömürمِنhiçbirمُّعَمَّرٍcanlıyaوَلَاveيُنقَصُazaltılmazمِنْonun ömründenعُمُرِهِۦٓإِلَّا(yazılmadıkça)فِىKitaptaكِتَٰبٍإِنَّşüphesizذَٰلِكَbuعَلَىgöreٱللَّهِAllah'aيَسِيرٌkolaydır

Allah, sizi önce topraktan, sonra da az bir sudan (meniden) yarattı. Sonra sizi (erkekli dişili) eşler yaptı. Allah'ın ilmine dayanmadan hiçbir dişi ne hamile kalır, ne de doğurur. Herhangi bir kimseye uzun ömür verilmez, yahut ömrü kısaltılmaz ki bu bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da yazılı) olmasın. Şüphesiz bu, Allah'a kolaydır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاve olmazيَسْتَوِىeşitٱلْبَحْرَانِiki denizهَٰذَاşuعَذْبٌtatlıdırفُرَاتٌsusuzluğu keserسَآئِغٌ(boğazdan) kayarشَرَابُهُۥiçimiوَهَٰذَاşu daمِلْحٌtuzludurأُجَاجٌوَمِنveكُلٍّhepsindenتَأْكُلُونَyersinizلَحْمًاetطَرِيًّاtazeوَتَسْتَخْرِجُونَve çıkarırsınızحِلْيَةًsüsتَلْبَسُونَهَاوَتَرَىve görürsünٱلْفُلْكَgemilerinفِيهِoradaمَوَاخِرَ(denizi) yarıp gittiğiniلِتَبْتَغُوا۟payınızı aramanız içinمِنlutfundanفَضْلِهِۦوَلَعَلَّكُمْve umulur kiتَشْكُرُونَşükredersiniz

İki deniz aynı olmaz. Şu tatlıdır, susuzluğu giderir, içimi kolaydır. Şu ise tuzludur, acıdır. Bununla beraber her birinden taze et yersiniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarırsınız. Allah'ın lütfundan istemeniz ve şükretmeniz için gemilerin orada suyu yara yara gittiğini görürsün.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يُولِجُsokarٱلَّيْلَgeceyiفِىiçineٱلنَّهَارِgündüzünوَيُولِجُve sokarٱلنَّهَارَgündüzüفِىiçineٱلَّيْلِgeceninوَسَخَّرَve buyruğu altına almıştırٱلشَّمْسَgüneşiوَٱلْقَمَرَve ayıكُلٌّher biriيَجْرِىakıp giderلِأَجَلٍbir süreye kadarمُّسَمًّىذَٰلِكُمُişte budurٱللَّهُAllahرَبُّكُمْRabbinizلَهُO'nundurٱلْمُلْكُوَٱلَّذِينَyalvardıklarınızتَدْعُونَمِنO'ndan başkaدُونِهِۦمَاdeğillerdirيَمْلِكُونَsahipمِنbir çekirdek zarına bileقِطْمِيرٍ

Allah, geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Güneşi ve Ay'ı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri belirli bir vakte kadar akıp gitmektedir. İşte bu, Allah'tır, Rabbinizdir. Mülk yalnızca O'nundur. Allah'ı bırakıp da ibadet ettikleriniz, bir çekirdek zarına bile hükmedemezler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنeğerتَدْعُوهُمْonları çağırsanızلَاişitmezlerيَسْمَعُوا۟دُعَآءَكُمْsizin çağırmanızıوَلَوْşayetسَمِعُوا۟işitseler bileمَاcevap veremezlerٱسْتَجَابُوا۟لَكُمْوَيَوْمَve günüٱلْقِيَٰمَةِkıyametيَكْفُرُونَinkar ederlerبِشِرْكِكُمْوَلَاveيُنَبِّئُكَhiç kimse sana haber veremezمِثْلُgibiخَبِيرٍherşeyi bilen

Eğer onları çağırsanız, çağrınızı duymazlar. Duysalar bile çağrınıza karşılık veremezler. Kıyamet günü de sizin ortak koştuğunuzu inkar ederler. Bunları sana hiç kimse, hakkıyla haberdar olan (Allah) gibi haber veremez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاٱلنَّاسُinsanlarأَنتُمُsizٱلْفُقَرَآءُmuhtaçsınızإِلَىAllah'aٱللَّهِوَٱللَّهُAllah iseهُوَO'durٱلْغَنِىُّzengin olanٱلْحَمِيدُve hamde layık olan

Ey insanlar! Siz Allah'a muhtaçsınız. Allah ise her bakımdan sınırsız zengin olandır, övülmeye hakkıyla layık olandır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاveتَزِرُçekmezوَازِرَةٌhiçbir günahkarوِزْرَgünahınıأُخْرَىٰوَإِنve eğerتَدْعُ(başkalarını) çağırsaمُثْقَلَةٌyükü ağır gelen kimseإِلَىٰonu taşımak içinحِمْلِهَالَاtaşınmazيُحْمَلْمِنْهُondan (yükünden)شَىْءٌhiçbir şeyوَلَوْve şayetكَانَ(dahi) olsaذَاakrabasıقُرْبَىٰٓإِنَّمَاsen ancakتُنذِرُuyarırsınٱلَّذِينَkorkanlarıيَخْشَوْنَرَبَّهُمRablerindenبِٱلْغَيْبِgörmedenوَأَقَامُوا۟ve kılanlarıٱلصَّلَوٰةَوَمَنve kimتَزَكَّىٰma'nen arınıp yücelirseفَإِنَّمَاşüphesizيَتَزَكَّىٰarınmış olurلِنَفْسِهِۦوَإِلَىveٱللَّهِAllah'adırٱلْمَصِيرُdönüş

Hiçbir günahkar başka bir günahkarın yükünü yüklenmez. Günah yükü ağır olan kimse, (bir başkasını), günahını yüklenmeye çağırırsa, ondan hiçbir şey yüklenilmez, çağırdığı kimse yakını da olsa. Sen ancak, görmedikleri halde Rablerinden için için korkanları ve namaz kılanları uyarırsın. Kim arınırsa ancak kendisi için arınmış olur. Dönüş ancak Allah'adır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاve olmazيَسْتَوِىeşitٱلْأَحْيَآءُdirilerleوَلَاveٱلْأَمْوَٰتُإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahيُسْمِعُişittirirمَنkimseyeيَشَآءُوَمَآyoksa değilsinأَنتَsenبِمُسْمِعٍişittirecekمَّنkimselereفِىiçindekiٱلْقُبُورِkabirler

Diriler ile ölüler de bir olmaz. Allah, dilediğine işittirir. Sen, kabirde bulunanlara işittirecek değilsin.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّآşüphesiz bizأَرْسَلْنَٰكَseni gönderdikبِٱلْحَقِّgerçek ileبَشِيرًاmüjdeleyiciوَنَذِيرًاوَإِنve yokturمِّنْhiçbirأُمَّةٍmilletإِلَّاolmayanخَلَا(gelip) geçmişفِيهَاiçindeنَذِيرٌbir uyarıcı

Şüphesiz biz, seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak hak ile gönderdik. Hiçbir ümmet yoktur ki, aralarında bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنve eğerيُكَذِّبُوكَseni yalanlıyorlarsaفَقَدْelbetteكَذَّبَyalanlamışlardıٱلَّذِينَkimseler deمِنbunlardan öncekiقَبْلِهِمْجَآءَتْهُمْonlara getirmişlerdiرُسُلُهُمelçileriبِٱلْبَيِّنَٰتِaçık kanıtlarوَبِٱلزُّبُرِve sahifelerوَبِٱلْكِتَٰبِve Kitapٱلْمُنِيرِaydınlatıcı

(Ey Muhammed!) Eğer seni yalanlıyorlarsa bil ki, onlardan öncekiler de peygamberlerini yalanlamışlardı. Oysa peygamberleri onlara apaçık delilleri, sahifeleri ve aydınlatıcı kitabı getirmişlerdi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْgörmedin miتَرَأَنَّelbetteٱللَّهَAllahأَنزَلَindirdiمِنَgöktenٱلسَّمَآءِمَآءًsuفَأَخْرَجْنَاböylece çıkardıkبِهِۦonunlaثَمَرَٰتٍmeyvalarمُّخْتَلِفًاçeşit çeşitأَلْوَٰنُهَاوَمِنَveٱلْجِبَالِdağlardanجُدَدٌۢyollarبِيضٌbeyazوَحُمْرٌve kırmızıمُّخْتَلِفٌdeğişikأَلْوَٰنُهَاrenklerdeوَغَرَابِيبُve simsiyahسُودٌkara

Görmüyor musun ki, Allah gökten su indirdi. Biz onunla türlü türlü ürünler çıkardık. Dağlardan da beyaz, kırmızı (birbirinden farklı) çeşitli renklerde yollar (katmanlar) var, simsiyah taşlar da var.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمِنَinsanlardan vardırٱلنَّاسِوَٱلدَّوَآبِّve hayvanlardanوَٱلْأَنْعَٰمِve davarlardanمُخْتَلِفٌtürlüأَلْوَٰنُهُۥrenkte olanlarكَذَٰلِكَإِنَّمَاancakيَخْشَى(gereğince) korkarٱللَّهَAllah'tanمِنْiçindenعِبَادِهِkullarıٱلْعُلَمَٰٓؤُا۟إِنَّşüphesizٱللَّهَAllahعَزِيزٌdaima üstündürغَفُورٌçok bağışlayandır

İnsanlardan, (yeryüzünde) hareket eden (diğer) canlılardan ve hayvanlardan yine böyle çeşitli renklerde olanlar vardır. Allah'a karşı ancak; kulları içinden alim olanlar derin saygı duyarlar. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimselerيَتْلُونَokuyan(lar)كِتَٰبَKitabınıٱللَّهِAllah'ınوَأَقَامُوا۟ve kılanlarٱلصَّلَوٰةَnamazıوَأَنفَقُوا۟ve infak edenlerمِمَّاverdiğimiz rızıktanرَزَقْنَٰهُمْسِرًّاgizliوَعَلَانِيَةًve açıkيَرْجُونَumarlarتِجَٰرَةًbir ticaretلَّنaslaتَبُورَbatmayacak

Şüphesiz, Allah'ın kitabını okuyanlar, namazı kılanlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden, gizlice ve açıktan Allah yolunda harcayanlar, asla zarar etmeyecek bir ticaret umabilirler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لِيُوَفِّيَهُمْonlara tam ödesin diyeأُجُورَهُمْücretleriniوَيَزِيدَهُمve fazlasını vermesi içinمِّنlutfundanفَضْلِهِۦٓإِنَّهُۥçünkü Oغَفُورٌçok bağışlayandırشَكُورٌçok karşılık verendir

Allah, kendilerine mükafatlarını tam olarak versin ve kendi lütfundan daha da artırsın diye (böyle yaparlar). Şüphesiz O, çok bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِىٓvahyettiğimizأَوْحَيْنَآإِلَيْكَsanaمِنَKitaptanٱلْكِتَٰبِهُوَOٱلْحَقُّgerçektirمُصَدِّقًاdoğrulayanلِّمَاkendinden öncekiniبَيْنَيَدَيْهِإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahبِعِبَادِهِۦkullarınıلَخَبِيرٌۢhaber alandırبَصِيرٌgörendir

(Ey Muhammed!) Sana vahyettiğimiz kitap (Kur'an), kendinden öncekini tasdik eden hak kitaptır. Şüphesiz Allah (kullarından) hakkıyla haberdardır. Onları hakkıyla görür.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّsonraأَوْرَثْنَاmiras verdikٱلْكِتَٰبَKitabıٱلَّذِينَseçtiklerimizeٱصْطَفَيْنَامِنْ(arasın)danعِبَادِنَافَمِنْهُمْonlardan kimiظَالِمٌzulmedendirلِّنَفْسِهِۦnefsineوَمِنْهُمve kimiمُّقْتَصِدٌorta gidendirوَمِنْهُمْve kimi deسَابِقٌۢöne geçendirبِٱلْخَيْرَٰتِhayırlardaبِإِذْنِizniyleٱللَّهِذَٰلِكَişte budurهُوَOٱلْفَضْلُlutufٱلْكَبِيرُbüyük

Sonra biz, o kitabı kullarımızdan seçtiğimiz kimselere (Muhammed'in ümmetine) miras olarak verdik. Onlardan kendine zulmedenler vardır. Onlardan ortada olanlar vardır. Yine onlardan Allah'ın izniyle hayırlı işlerde öne geçenler vardır. İşte bu büyük lütuftur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
جَنَّٰتُcennetleriعَدْنٍAdnيَدْخُلُونَهَاoraya girerlerيُحَلَّوْنَtakınırlarفِيهَاoradaمِنْbileziklerأَسَاوِرَمِنaltındanذَهَبٍوَلُؤْلُؤًاوَلِبَاسُهُمْve giysileriفِيهَاoradaحَرِيرٌipektir

Onlar, Adn cennetlerine girerler. Orada altın bilezikler ve incilerle süslenirler. Oradaki elbiseleri de ipektir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالُوا۟ve dediler kiٱلْحَمْدُhamdolsunلِلَّهِAllah'aٱلَّذِىٓgiderenأَذْهَبَعَنَّاbizdenٱلْحَزَنَإِنَّdoğrusuرَبَّنَاRabbimizلَغَفُورٌçok bağışlayandırشَكُورٌçok karşılık verendir

Şöyle derler: "Hamd, bizden hüznü gideren Allah'a mahsustur. Şüphesiz Rabbimiz çok bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِىٓO (Rab) kiأَحَلَّنَاbizi kondurduدَارَyurdaٱلْمُقَامَةِdurulacakمِنlutfuylaفَضْلِهِۦلَاaslaيَمَسُّنَاbize dokunmazفِيهَاoradaنَصَبٌbir yorgunlukوَلَاve ne deيَمَسُّنَاbize dokunmazفِيهَاoradaلُغُوبٌbir usanç

"O, lütfuyla bizi kalınacak yurda yerleştirendir. Bize orada bir yorgunluk dokunmaz. Bize orada usanç da gelmez."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَveكَفَرُوا۟inkar edenlerلَهُمْonlara vardırنَارُateşiجَهَنَّمَcehennemلَاhükmedilmezيُقْضَىٰعَلَيْهِمْonlaraفَيَمُوتُوا۟ölsünlerوَلَاveيُخَفَّفُhafifletilmezعَنْهُمonlardanمِّنْonun azabıعَذَابِهَاكَذَٰلِكَişte böyleنَجْزِىcezalandırırızكُلَّherكَفُورٍnankörü

İnkar edenler için ise cehennem ateşi vardır. Öldürülmezler ki ölsünler. Kendilerinden cehennem azabı da hafifletilmez. İşte biz her nankörü böyle cezalandırırız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَهُمْve onlarيَصْطَرِخُونَferyadederlerفِيهَاoradaرَبَّنَآRabbimizأَخْرِجْنَاbizi çıkarنَعْمَلْyapalımصَٰلِحًاiyi işlerغَيْرَbaşka olarakٱلَّذِىolduğumuzكُنَّانَعْمَلُأَوَلَمْsizi yaşatmadık mı?نُعَمِّرْكُممَّاöğüt alacağı kadarيَتَذَكَّرُفِيهِoradaمَنkimseninتَذَكَّرَöğüt alacakوَجَآءَكُمُve size geldiٱلنَّذِيرُفَذُوقُوا۟öyle ise (azabı) tadınفَمَاartık yokturلِلظَّٰلِمِينَzalimlerinمِنhiçbirنَّصِيرٍyardımcısı

Onlar cehennemde, "Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar ki dünyada iken işlemekte olduğumuzdan başka ameller, salih ameller işleyelim" diye bağrışırlar. (Onlara şöyle denilir:) "Sizi, düşünüp öğüt alacak kimsenin düşünüp öğüt alabileceği kadar yaşatmadık mı? Size uyarıcı da gelmişti. Öyle ise tadın azabı. Çünkü zalimler için hiçbir yardımcı yoktur."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱللَّهَAllahعَٰلِمُbilendirغَيْبِgaybınıٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerinوَٱلْأَرْضِإِنَّهُۥşüphesiz Oعَلِيمٌۢbilirبِذَاتِözünüٱلصُّدُورِgöğüslerin

Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gaybını bilendir. Şüphesiz O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هُوَO'durٱلَّذِىsizi yapanجَعَلَكُمْخَلَٰٓئِفَhalifeler (yöneticiler)فِىyeryüzündeٱلْأَرْضِفَمَنartık kimكَفَرَnankörlük ederseفَعَلَيْهِkendi zararınadırكُفْرُهُۥوَلَاveيَزِيدُartırmazٱلْكَٰفِرِينَkafirlerinكُفْرُهُمْküfrüعِندَyanındaرَبِّهِمْRableriإِلَّاbaşka bir şeyمَقْتًاوَلَاve ne deيَزِيدُartırmaz;ٱلْكَٰفِرِينَkafirlerinكُفْرُهُمْküfrüإِلَّاbaşka bir şeyخَسَارًاziyandan

O, sizi yeryüzünde halifeler kılandır. Artık kim inkar ederse inkarı kendi aleyhinedir. İnkarcıların inkarı, Rableri katında ancak uğrayacakları gazabı artırır. İnkarcıların inkarı, ancak ziyanlarını arttırır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiأَرَءَيْتُمْsiz gördünüz mü?شُرَكَآءَكُمُortaklarınızıٱلَّذِينَyalvardığınızتَدْعُونَمِنbaşkaدُونِٱللَّهِAllah'tanأَرُونِىbana gösterinمَاذَاhangi şeyi?خَلَقُوا۟yarattılarمِنَyerdenٱلْأَرْضِأَمْyoksaلَهُمْonların var (mı?)شِرْكٌortaklıklarıفِىgöklerdeٱلسَّمَٰوَٰتِأَمْyoksaءَاتَيْنَٰهُمْbiz onlara verdik deكِتَٰبًاbir Kitapفَهُمْonlar daعَلَىٰüzerindelerبَيِّنَتٍbir delilمِّنْهُبَلْhayırإِنva'detmiyorlarيَعِدُٱلظَّٰلِمُونَo zalimlerبَعْضُهُمbirbirlerineبَعْضًاbirbirlerineإِلَّاbaşka bir şeyغُرُورًاaldatmakdan

De ki: "Allah'ı bırakıp da taptığınız ortaklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana, onlar yerden ne yaratmışlardır?" Yoksa onların göklerde bir ortaklıkları mı var? Yoksa kendilerine bir kitap verdik de, o kitaptan, açık bir delile mi sahip bulunuyorlar? Hayır, zalimler birbirlerine aldatmadan başka hiçbir şey vaad etmezler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّٱللَّهَAllahيُمْسِكُtutmaktadırٱلسَّمَٰوَٰتِgökleriوَٱلْأَرْضَve yeriأَنyıkılmamaları içinتَزُولَاوَلَئِنandolsunزَالَتَآikisi yıkılsaإِنْonları tutamazأَمْسَكَهُمَامِنْhiçأَحَدٍkimseمِّنۢondan sonraبَعْدِهِۦٓإِنَّهُۥşüphesiz Oكَانَhalimdirحَلِيمًاغَفُورًاçok bağışlayandır

Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri, yok olup gitmesinler diye (kurduğu düzende) tutuyor. Andolsun, eğer onlar (yörüngelerinden sapıp) yok olur giderlerse, O'ndan başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَقْسَمُوا۟ve yemin ettilerبِٱللَّهِAllah'aجَهْدَbütün gücüyleأَيْمَٰنِهِمْyeminlerininلَئِنandolsun eğerجَآءَهُمْkendilerine gelirseنَذِيرٌbir uyarıcı (peygamber)لَّيَكُونُنَّolacaklarınaأَهْدَىٰdaha çok doğru yoldaمِنْherbirإِحْدَىٱلْأُمَمِفَلَمَّاfakatجَآءَهُمْgelinceنَذِيرٌuyarıcıمَّاonların arttırmadıزَادَهُمْإِلَّاbaşka bir şeyنُفُورًاnefretten

Müşrikler, eğer kendilerine bir uyarıcı gelirse, ümmetlerden herhangi birinden daha çok doğru yol üzere olacaklarına dair en güçlü şekilde Allah'a yemin etmişlerdi. Fakat onlara bir uyarıcı gelince, bu ancak onların nefretlerini artırdı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱسْتِكْبَارًاbüyüklük taslama(larını)فِىyeryüzündeٱلْأَرْضِوَمَكْرَve tuzak(lar) kurma(larını artırdı)ٱلسَّيِّئِوَلَاoysaيَحِيقُdolanmazٱلْمَكْرُtuzakٱلسَّيِّئُkötüإِلَّاbaşkasınaبِأَهْلِهِۦفَهَلْbekliyorlar-mı?يَنظُرُونَbekliyorlarإِلَّاسُنَّتَyasasındanٱلْأَوَّلِينَفَلَنhalbukiتَجِدَbulamazsınلِسُنَّتِyasasındaٱللَّهِAllah'ınتَبْدِيلًاوَلَنveتَجِدَbulamazsınلِسُنَّتِyasasındaٱللَّهِAllah'ınتَحْوِيلًاbir sapma

Yeryüzünde büyüklük taslamak ve kötü tuzak kurmak için (böyle davranıyorlardı). Oysa kötü tuzak, ancak sahibini kuşatır. Onlar ancak öncekilere uygulanan kanunu bekliyorlar. Sen Allah'ın kanununda hiçbir değişiklik bulamazsın. Sen, Allah'ın kanununda hiçbir sapma bulamazsın.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَوَلَمْhiç gez(ip dolaş)madılar mı?يَسِيرُوا۟فِىyeryüzündeٱلْأَرْضِفَيَنظُرُوا۟görsünlerكَيْفَnasılكَانَolduğunuعَٰقِبَةُsonununٱلَّذِينَkimselerinمِنkendilerinden öncekiقَبْلِهِمْوَكَانُوٓا۟onlar idilerأَشَدَّdaha güçlüمِنْهُمْbunlardanقُوَّةًوَمَاve yokturكَانَAllah'ıٱللَّهُلِيُعْجِزَهُۥengelleyecekمِنhiçbirشَىْءٍşeyفِىgöklerdeٱلسَّمَٰوَٰتِوَلَاve yokturفِىyerdeٱلْأَرْضِإِنَّهُۥşüphesiz Oكَانَbilendirعَلِيمًاقَدِيرًاgüçlüdür

Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Oysa onlar kendilerinden daha da kuvvetli idiler. Göklerdeki ve yerdeki hiçbir şey, Allah'ı aciz bırakacak değildir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hakkıyla kudret sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْve eğerيُؤَاخِذُcezalandıracak olsaydıٱللَّهُAllahٱلنَّاسَinsanlarıبِمَاyüzündenكَسَبُوا۟yaptıkları işlerمَاbırakmazdıتَرَكَعَلَىٰüzerinde (yeryüzünde)ظَهْرِهَاonun sırtıمِنhiçbirدَآبَّةٍcanlıوَلَٰكِنfakatيُؤَخِّرُهُمْonları erteliyorإِلَىٰٓkadarأَجَلٍbir süreyeمُّسَمًّىفَإِذَاzamanجَآءَgeldiğiأَجَلُهُمْsüreleriفَإِنَّkuşkusuzٱللَّهَAllahكَانَkullarınıبِعِبَادِهِۦبَصِيرًۢاgörmektedir

Eğer Allah, insanları kazandıkları yüzünden hemen cezalandıracak olsaydı, yerkürenin sırtında hiçbir canlı bırakmazdı. Ne var ki, onları belirli bir süreye kadar erteliyor. Nihayet süreleri gelince, (gerekeni yapar). Çünkü Allah, kullarını hakkıyla görmektedir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi