KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

43. SURE · 89 AYET · 830 KELİME

Zuhruf

الزخرف

Kelime bağlantısı sözlüğe, İncele düğmesi dil bilgisi ve açıklamalara açılır.

وَلَئِنandolsun eğerسَأَلْتَهُمonlara sorsanمَّنْkim?خَلَقَyarattıٱلسَّمَٰوَٰتِgökleriوَٱلْأَرْضَve yeriلَيَقُولُنَّelbette diyecekler kiخَلَقَهُنَّonları yarattıٱلْعَزِيزُçok üstün olanٱلْعَلِيمُçok bilen

Andolsun, onlara, "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan, mutlaka, "Onları mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen (Allah) yarattı" diyeceklerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِىO kiجَعَلَkılandırلَكُمُsizin içinٱلْأَرْضَyeriمَهْدًاbir beşikوَجَعَلَve yapandırلَكُمْsizeفِيهَاoradaسُبُلًاyollarلَّعَلَّكُمْumulur kiتَهْتَدُونَhidayete eresiniz

O, yeryüzünü size beşik yapan ve gideceğiniz yere ulaşasınız diye sizin için orada yollar var edendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِىve o kiنَزَّلَindirendirمِنَgöktenٱلسَّمَآءِمَآءًۢsuبِقَدَرٍbir ölçü ileفَأَنشَرْنَاböylece canlandırdıkبِهِۦonunlaبَلْدَةًbir ülkeyiمَّيْتًاكَذَٰلِكَişte öyleتُخْرَجُونَsiz de çıkarılacaksınız

O, gökten bir ölçüye göre yağmur indirendir. Biz onunla ölü araziyi canlandırdık. İşte siz de, böyle diriltileceksiniz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِىve O kiخَلَقَyaratandırٱلْأَزْوَٰجَçiftleriكُلَّهَاbütünوَجَعَلَve var edendirلَكُمsizeمِّنَgemilerٱلْفُلْكِوَٱلْأَنْعَٰمِve hayvanlarمَاbineceğinizتَرْكَبُونَ

(12-14) O, bütün çiftleri yaratan, üzerlerine kurulasınız, sonra da, kurulduğunuzda, Rabbinizin nimetini hatırlayasınız ve "Bunu hizmetimize veren Allah'ın şanı yücedir. Bunlara bizim gücümüz yetmezdi. Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz" diyesiniz diye sizin için bindiğiniz gemileri ve hayvanları yaratandır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لِتَسْتَوُۥا۟binmeniz içinعَلَىٰüzerineظُهُورِهِۦonların sırtlarıثُمَّsonraتَذْكُرُوا۟anmanız içinنِعْمَةَni'metiniرَبِّكُمْRabbinizinإِذَاzamanٱسْتَوَيْتُمْbindiğinizعَلَيْهِonlaraوَتَقُولُوا۟ve (şöyle) demeniz içinسُبْحَٰنَşanı yücedirٱلَّذِىhizmetimize vereninسَخَّرَلَنَاbizimهَٰذَاbunuوَمَاyoksaكُنَّاbiz değildikلَهُۥbunuمُقْرِنِينَ(hizmetimize) yanaştıracak

(12-14) O, bütün çiftleri yaratan, üzerlerine kurulasınız, sonra da, kurulduğunuzda, Rabbinizin nimetini hatırlayasınız ve "Bunu hizmetimize veren Allah'ın şanı yücedir. Bunlara bizim gücümüz yetmezdi. Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz" diyesiniz diye sizin için bindiğiniz gemileri ve hayvanları yaratandır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنَّآbiz elbetteإِلَىٰRabbimizeرَبِّنَالَمُنقَلِبُونَdöneceğiz

(12-14) O, bütün çiftleri yaratan, üzerlerine kurulasınız, sonra da, kurulduğunuzda, Rabbinizin nimetini hatırlayasınız ve "Bunu hizmetimize veren Allah'ın şanı yücedir. Bunlara bizim gücümüz yetmezdi. Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz" diyesiniz diye sizin için bindiğiniz gemileri ve hayvanları yaratandır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَجَعَلُوا۟ve tasarladılarلَهُۥO'naمِنْkullarındanعِبَادِهِۦجُزْءًاإِنَّgerçektenٱلْإِنسَٰنَinsanلَكَفُورٌbir nankördürمُّبِينٌapaçık

Böyle iken ("melekler Allah'ın kızlarıdır" demek suretiyle) kullarından bir kısmını O'nun parçası saydılar. Şüphesiz insan apaçık bir nankördür.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاve ne zaman kiبُشِّرَmüjdelenseأَحَدُهُمonlardan birineبِمَاanlattığıضَرَبَلِلرَّحْمَٰنِRahman'aمَثَلًاbenzer olarakظَلَّkesilirوَجْهُهُۥyüzüمُسْوَدًّاkapkaraوَهُوَve oكَظِيمٌöfkesinden yutkunup durur

Onlardan biri, Rahman'a örnek kıldığı (isnad ettiği kız çocuğu) ile müjdelendiği zaman, öfkesinden yüzü simsiyah kesilir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَجَعَلُوا۟ve saydılarٱلْمَلَٰٓئِكَةَmelekleriٱلَّذِينَolanهُمْonlarعِبَٰدُkullarıٱلرَّحْمَٰنِRahman'ınإِنَٰثًاأَشَهِدُوا۟şahid mi oldular?خَلْقَهُمْسَتُكْتَبُyazılacaktırشَهَٰدَتُهُمْşahidlikleriوَيُسْـَٔلُونَve (bundan) sorulacaklardır

Onlar, Rahman'ın kulları olan melekleri de dişi saydılar. Onların yaratılışına şahit mi oldular? Onların (yalan) şahitlikleri yazılacak ve sorgulanacaklardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالُوا۟ve dediler kiلَوْeğerشَآءَdileseydiٱلرَّحْمَٰنُRahmanمَاbiz onlara tapmazdıkعَبَدْنَٰهُممَّاyokturلَهُمonlarınبِذَٰلِكَbu husustaمِنْhiçbirعِلْمٍإِنْonlarهُمْإِلَّاsadeceيَخْرُصُونَsaçmalıyorlar

"Eğer Rahman dileseydi, biz onlara kulluk etmezdik" dediler. Bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan söylüyorlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
بَلْhayırقَالُوٓا۟dediler kiإِنَّاelbette bizوَجَدْنَآbuldukءَابَآءَنَاbabalarımızıعَلَىٰٓüzerindeأُمَّةٍbir dinوَإِنَّاve elbette biz deعَلَىٰٓüzerindeءَاثَٰرِهِمonların izleriمُّهْتَدُونَgidiyoruz

Hayır! Onlar sadece, "Şüphesiz biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk ve biz onların izlerinden gitmekteyiz" dediler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَكَذَٰلِكَve işte böyleمَآgöndermedikأَرْسَلْنَامِنsenden önceقَبْلِكَفِىherhangiقَرْيَةٍbir kenteمِّنhiçbirنَّذِيرٍuyarıcıإِلَّاdışındaقَالَdiyenlerdenمُتْرَفُوهَآoranın zenginleriإِنَّاelbette bizوَجَدْنَآbuldukءَابَآءَنَاbabalarımızıعَلَىٰٓüzerindeأُمَّةٍbir dinوَإِنَّاve biz deعَلَىٰٓonların izlerineءَاثَٰرِهِممُّقْتَدُونَuyarız

İşte böyle, biz senden önce hiçbir memlekete bir uyarıcı göndermedik ki, oranın şımarık zenginleri, "Şüphe yok ki biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk. Biz de elbette onların izlerinden gitmekteyiz" demiş olmasınlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَٰلَأَوَلَوْşayetجِئْتُكُمben size getirsem de mi?بِأَهْدَىٰdaha doğrusunuمِمَّاşeydenوَجَدتُّمْbulduğunuzعَلَيْهِüzerindeءَابَآءَكُمْقَالُوٓا۟dedilerإِنَّاdoğrusu bizبِمَآşeyiأُرْسِلْتُمsizinle gönderilenبِهِۦonuكَٰفِرُونَinkar ediyoruz

(Gönderilen uyarıcı,) "Ben size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?" dedi. Onlar, "Biz kesinlikle sizinle gönderilen şeyi inkar ediyoruz" dediler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْbir zamanقَالَdemişti kiإِبْرَٰهِيمُİbrahimلِأَبِيهِbabasınaوَقَوْمِهِۦٓve kavmineإِنَّنِىşüphesiz benبَرَآءٌuzağımمِّمَّاşeylerdenتَعْبُدُونَsizin taptığınız

Hani İbrahim, babasına ve kavmine şöyle demişti: "Şüphesiz ben sizin taptıklarınızdan uzağım."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
بَلْdoğrusuمَتَّعْتُyaşattımهَٰٓؤُلَآءِbunlarıوَءَابَآءَهُمْve babalarınıحَتَّىٰdekجَآءَهُمُkendilerine gelinceyeٱلْحَقُّgerçek sözوَرَسُولٌve elçiمُّبِينٌaçıklayan

Doğrusu onları (Mekke müşriklerini) ve atalarını kendilerine hak olan Kur'an ve onu açıklayan bir peygamber gelinceye kadar (dünya nimetlerinden) yararlandırırım.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَهُمْonlar mı?يَقْسِمُونَbölüştürüyorlarرَحْمَتَrahmetiniرَبِّكَنَحْنُbizقَسَمْنَاtaksim ettikبَيْنَهُمaralarındaمَّعِيشَتَهُمْonların geçimlikleriniفِىhayatındaٱلْحَيَوٰةِٱلدُّنْيَاوَرَفَعْنَاve üstün kıldıkبَعْضَهُمْonlardan kiminiفَوْقَüzerineبَعْضٍötekilerدَرَجَٰتٍderecelerleلِّيَتَّخِذَedinmeleri içinبَعْضُهُمbiriبَعْضًاdiğerineسُخْرِيًّاوَرَحْمَتُve rahmetiرَبِّكَRabbininخَيْرٌdaha hayırlıdırمِّمَّاşeylerdenيَجْمَعُونَonların toplayıp yığdıkları

Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için, (çeşitli alanlarda) kimini kimine, derece derece üstün kıldık. Rabbinin rahmeti, onların biriktirdikleri (dünyalık) şeylerden daha hayırlıdır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْلَآ(sözkonusu) olmasaydıأَنolmasıيَكُونَٱلنَّاسُinsanlarınأُمَّةًümmetوَٰحِدَةًbir tekلَّجَعَلْنَاyapardıkلِمَنkimseler içinيَكْفُرُinkar edenبِٱلرَّحْمَٰنِRahman'ıلِبُيُوتِهِمْevlerineسُقُفًاtavanlarمِّنgümüştenفِضَّةٍوَمَعَارِجَve merdivenlerعَلَيْهَاüzerineيَظْهَرُونَbinip çıkacakları

Eğer bütün insanlar (kafirlere verdiğimiz nimetlere bakıp küfürde birleşen) bir tek ümmet olacak olmasalardı, Rahman'ı inkar edenlerin evlerine gümüşten tavanlar ve üzerine çıkacakları merdivenler yapardık.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلِبُيُوتِهِمْve evlerineأَبْوَٰبًاkapılarوَسُرُرًاve koltuklarعَلَيْهَاüzerineيَتَّكِـُٔونَyaslanacakları

(34-35) Evlerine (gümüşten) kapılar ve üzerine yaslanacakları koltuklar ve altın süslemeler yapardık. Bütün bunlar, sadece dünya hayatının geçimliğidir. Rabbinin katında ahiret ise, O'na karşı gelmekten sakınanlarındır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَزُخْرُفًاوَإِن(başka) değilكُلُّbütünذَٰلِكَbunlarلَمَّاsadeceمَتَٰعُgeçici menfaatleridirٱلْحَيَوٰةِhayatınınٱلدُّنْيَاوَٱلْءَاخِرَةُعِندَkatındaرَبِّكَRabbininلِلْمُتَّقِينَmuttakiler içindir

(34-35) Evlerine (gümüşten) kapılar ve üzerine yaslanacakları koltuklar ve altın süslemeler yapardık. Bütün bunlar, sadece dünya hayatının geçimliğidir. Rabbinin katında ahiret ise, O'na karşı gelmekten sakınanlarındır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَنve kimيَعْشُyüz çevirirseعَنzikrindenذِكْرِٱلرَّحْمَٰنِRahman'ınنُقَيِّضْsardırırızلَهُۥonaشَيْطَٰنًاbir şeytanıفَهُوَartık oلَهُۥonunقَرِينٌarkadaşı olur

Kim, Rahman'ın Zikri'ni görmezlikten gelirse, biz onun başına bir şeytan sararız. Artık o, onun ayrılmaz dostudur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
حَتَّىٰٓnihayetإِذَاzamanجَآءَنَاbize geldiğiقَالَder kiيَٰلَيْتَey keşke olsaydıبَيْنِىbenimleوَبَيْنَكَsenin arandaبُعْدَkadar uzaklıkٱلْمَشْرِقَيْنِiki doğuفَبِئْسَmeğer ne kötüٱلْقَرِينُarkadaş(mışsın)

Sonunda bize geldiğinde, arkadaşına, "Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı! Ne kötü arkadaşmışsın!" der.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَفَأَنتَsen mi?تُسْمِعُişittireceksinٱلصُّمَّsağıraأَوْyahut;تَهْدِىyola ileteceksinٱلْعُمْىَkörüوَمَنve kimseyiكَانَolanفِىsapıklıktaضَلَٰلٍمُّبِينٍapaçık

Sağırlara sen mi duyuracaksın; yahut körleri ve apaçık bir sapıklık içinde olanları sen mi doğru yola ileteceksin?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَسْـَٔلْve sorمَنْkimseyeأَرْسَلْنَاgönderdiğimizمِنsenden önceقَبْلِكَمِنelçilerimizdenرُّسُلِنَآأَجَعَلْنَاyapmış mıyız?مِنbaşkaدُونِٱلرَّحْمَٰنِRahman'danءَالِهَةًtanrılarيُعْبَدُونَtapılacak

Senden önce gönderdiğimiz elçilerimize sor: Rahman'dan başka kulluk edilecek ilahlar var etmiş miyiz?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْve andolsunأَرْسَلْنَاbiz gönderdikمُوسَىٰMusa'yıبِـَٔايَٰتِنَآayetlerimizleإِلَىٰFir'avn'aفِرْعَوْنَوَمَلَإِي۟هِۦve ileri gelen adamlarınaفَقَالَdediإِنِّىelbette benرَسُولُelçisiyimرَبِّRabbininٱلْعَٰلَمِينَalemlerin

Andolsun, biz Musa'yı mucizelerimizle Firavun'a ve ileri gelen adamlarına göndermiştik de o, "Şüphesiz ben alemlerin Rabbinin elçisiyim" demişti.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاveنُرِيهِمonlara göstermeyizمِّنْhiçbirءَايَةٍmu'cizeإِلَّاbaşkasınıهِىَoأَكْبَرُdaha büyük (olandan)مِنْötekindenأُخْتِهَاوَأَخَذْنَٰهُمve onları yakaladıkبِٱلْعَذَابِazab(lar) ileلَعَلَّهُمْumulur kiيَرْجِعُونَdönerler

Onlara gösterdiğimiz her bir mucize önceki benzerinden daha büyüktü. Doğru yola dönsünler diye, onları azaba uğrattık.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالُوا۟ve dediler kiيَٰٓأَيُّهَeyٱلسَّاحِرُbüyücüٱدْعُdu'a etلَنَاbizim içinرَبَّكَRabbineبِمَاhürmetineعَهِدَsözعِندَكَsana verdiğiإِنَّنَاartık bizلَمُهْتَدُونَyola geleceğiz

(Onlar azabı görünce) "Ey büyücü! Sana verdiği söze dayanarak, bizim için Rabbine dua et. Çünkü biz artık doğru yola gireceğiz" dediler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَنَادَىٰve seslendiفِرْعَوْنُFir'avnفِىiçindeقَوْمِهِۦkavmininقَالَdedi kiيَٰقَوْمِey kavmimأَلَيْسَdeğil mi?لِىbenimمُلْكُmülküمِصْرَMısırوَهَٰذِهِve şuٱلْأَنْهَٰرُırmaklarتَجْرِىakıp gidenمِنaltımdanتَحْتِىٓأَفَلَاgörmüyor musunuz?تُبْصِرُونَ

Firavun, kavmine seslenerek dedi ki: "Ey kavmim! Mısır hükümdarlığı benim değil mi? Şu nehirler de benim altımdan akıyor (değil mi?) Hala görmüyor musunuz?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَمْyahut (değil miyim?)أَنَا۠benخَيْرٌdaha iyiمِّنْşundanهَٰذَاٱلَّذِىkiهُوَoمَهِينٌaşağılıktırوَلَاve olmayandırيَكَادُnerdeyseيُبِينُsöz anlatacak durumda

"Yoksa ben, şu zavallı, nerede ise maksadını anlatamayacak durumda olan bu adamdan daha hayırlı değil miyim?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَلَوْلَآdeğil miydi?أُلْقِىَatılmalıعَلَيْهِüzerineأَسْوِرَةٌbileziklerمِّنaltındanذَهَبٍأَوْyahutجَآءَgelmeli (değil miydi?)مَعَهُyanındaٱلْمَلَٰٓئِكَةُmeleklerمُقْتَرِنِينَyakın

"(Eğer doğru söylüyorsa) ona altın bilezikler atılmalı, yahut onunla beraber bulunmak üzere melekler gelmeli değil miydi?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَمَّاضُرِبَanlatılıncaٱبْنُoğluمَرْيَمَMeryemمَثَلًاbir misal olarakإِذَاhemenقَوْمُكَkavminمِنْهُondan ötürüيَصِدُّونَyaygarayı bastılar

Meryem oğlu İsa bir örnek olarak anlatılınca bir de ne göresin, senin kavmin (seni susturacak bir delil buldukları zannıyla) hemen şamata etmeye başlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالُوٓا۟ve dedilerءَأَٰلِهَتُنَاbizim tanrılarımız mı?خَيْرٌhayırlıdırأَمْyoksaهُوَمَاbunu misal vermedilerضَرَبُوهُلَكَsanaإِلَّاdışında bir sebepleجَدَلًۢابَلْdoğrusuهُمْonlarقَوْمٌbir toplumdurخَصِمُونَkavgacı

"Bizim tanrılarımız mı hayırlı, yoksa İsa mı?" dediler. Bunu sadece seninle tartışmak için ortaya attılar. Şüphesiz onlar kavgacı bir toplumdur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنْdeğildirهُوَOإِلَّاbaşkasıعَبْدٌbir kul(dan)أَنْعَمْنَاni'met verdiğimizعَلَيْهِkendisineوَجَعَلْنَٰهُve kıldığımızمَثَلًاörnekلِّبَنِىٓoğullarınaإِسْرَٰٓءِيلَİsrail

İsa, sadece, kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğulları'na örnek kıldığımız bir kuldur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنَّهُۥve şüphesiz Oلَعِلْمٌilmidirلِّلسَّاعَةِkıyametinفَلَاhiçتَمْتَرُنَّşüphe etmeyinبِهَاondanوَٱتَّبِعُونِهَٰذَاbudurصِرَٰطٌyolمُّسْتَقِيمٌdoğru

Şüphesiz o Kıyametin (kopacağının) bir bilgisidir. Artık onun hakkında asla şüphe etmeyin, bana uyun, bu doğru bir yoldur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَمَّاne zaman kiجَآءَgelinceعِيسَىٰÎsaبِٱلْبَيِّنَٰتِaçık kanıtlarlaقَالَdedi kiقَدْelbetteجِئْتُكُمben size geldimبِٱلْحِكْمَةِhikmet ileوَلِأُبَيِّنَve açıklamak için (geldim)لَكُمsizeبَعْضَbir kısmınıٱلَّذِىşeylerdenتَخْتَلِفُونَayrılığa düştünüğünüzفِيهِفَٱتَّقُوا۟o halde korkunٱللَّهَAllah'tanوَأَطِيعُونِve bana ita'at edin

İsa, apaçık mucizeleri getirdiği zaman şöyle demişti: "Ben size hikmeti getirdim ve hakkında ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını size açıklamak için geldim. Öyle ise, Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَٱخْتَلَفَbirbirleriyle ihtilafa düştülerٱلْأَحْزَابُguruplarمِنۢaralarından çıkanبَيْنِهِمْفَوَيْلٌvay halineلِّلَّذِينَzulmedenlerinظَلَمُوا۟مِنْazabındanعَذَابِيَوْمٍbir gününأَلِيمٍacıklı

Ama aralarından çıkan gruplar ayrılığa düştüler. Elem dolu bir günün azabından vay o zulmedenlerin haline!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هَلْbekliyorlar-mı?يَنظُرُونَbekliyorlarإِلَّاٱلسَّاعَةَsa'atinأَنbaşlarına gelmesindenتَأْتِيَهُمبَغْتَةًansızınوَهُمْve onlarلَاhiçيَشْعُرُونَfarkında değillerken

Onlar (bu tavırlarıyla) ancak, kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini beklemektedirler, halbuki bunun farkında değillerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يُطَافُdolaştırılırعَلَيْهِمonların önündeبِصِحَافٍtepsilerمِّنaltındanذَهَبٍوَأَكْوَابٍوَفِيهَاorada vardırمَاher şeyتَشْتَهِيهِcanların çektiğiٱلْأَنفُسُnefislerininوَتَلَذُّve hoşlandığıٱلْأَعْيُنُوَأَنتُمْve sizفِيهَاoradaخَٰلِدُونَebedi kalacaksınız

Onlar için altın tepsiler ve kadehler dolaştırılır. Canlarının istediği ve gözlerinin hoşlandığı her şey oradadır. Siz orada ebedi olarak kalacaksınız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَمْyoksaيَحْسَبُونَsanıyorlar (mı?)أَنَّاbizلَاişitmiyoruzنَسْمَعُسِرَّهُمْonların sırlarınıوَنَجْوَىٰهُمبَلَىٰhayır (işitiriz)وَرُسُلُنَاve elçilerimizلَدَيْهِمْyanlarında bulunanيَكْتُبُونَyazarlar

Yoksa onların sırlarını ve gizli konuşmalarını duymadığımızı mı sanıyorlar? Hayır öyle değil, yanlarındaki elçilerimiz (melekler) yazmaktadırlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَذَرْهُمْbırak onlarıيَخُوضُوا۟dalsınlarوَيَلْعَبُوا۟ve oynasınlarحَتَّىٰkadarيُلَٰقُوا۟kavuşuncayaيَوْمَهُمُgünlerineٱلَّذِىkendilerine vadedilenيُوعَدُونَ

Bırak onları, tehdit edildikleri güne kavuşana kadar, (batıl inançlarına) dalsınlar ve (dünya hayatlarında) oynayadursunlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَتَبَارَكَve ne yücedirٱلَّذِىkendisine ait olanلَهُۥمُلْكُmülküٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerinوَٱلْأَرْضِve yerinوَمَاve bulunan her şeyinبَيْنَهُمَاikisi arasındaوَعِندَهُۥO'nun yanındadırعِلْمُbilgisiٱلسَّاعَةِsa'atinوَإِلَيْهِve O'naتُرْجَعُونَdöndürüleceksiniz

Göklerin, yerin ve ikisi arasındaki her şeyin hükümranlığı kendisine ait olan Allah yücedir! Kıyametin bilgisi de yalnız O'nun katındadır ve yalnızca O'na döndürüleceksiniz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاve değillerdirيَمْلِكُsahipٱلَّذِينَşeylerيَدْعُونَyalvardıklarıمِنO'ndan başkaدُونِهِٱلشَّفَٰعَةَşefa'at (yetkisin)eإِلَّاancak bunun dışındadırمَنkimselerشَهِدَşahidlik edenبِٱلْحَقِّhakkaوَهُمْve onlarيَعْلَمُونَbilerek

O'nu bırakıp taptıkları şeyler şefaat edemezler. Ancak bilerek hakka şahitlik edenler şefaat edebilirler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَئِنve andolsunسَأَلْتَهُمonlara sorsanمَّنْkim?خَلَقَهُمْonları yarattıلَيَقُولُنَّelbette derlerٱللَّهُفَأَنَّىٰo halde nasıl?يُؤْفَكُونَçevriliyorlar

Andolsun, onlara kendilerini kimin yarattığını sorsan elbette, "Allah" derler. Öyleyken nasıl döndürülüyorlar?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi