KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

54. SURE · 55 AYET · 342 KELİME

Kamer

القمر

Kelime bağlantısı sözlüğe, İncele düğmesi dil bilgisi ve açıklamalara açılır.

فَتَوَلَّöyleyse sen de yüz çevirعَنْهُمْيَوْمَgünيَدْعُçağıracağıٱلدَّاعِçağırıcınınإِلَىٰbir şeyeشَىْءٍنُّكُرٍgörülmemiş tanınmamış

(6-7) O halde sen de onlardan yüz çevir. Onlar, o davetçinin (İsrafil'in benzeri görülmemiş) bilinmedik (korkunç) bir şeye çağırdığı gün, gözleri düşmüş bir halde dağılmış çekirgeler gibi kabirlerden çıkarlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
خُشَّعًاkorkarakأَبْصَٰرُهُمْgözleriيَخْرُجُونَçıkarlarمِنَkabirlerdenٱلْأَجْدَاثِكَأَنَّهُمْtıpkı gibidirlerجَرَادٌçekirgelerمُّنتَشِرٌyayılan

(6-7) O halde sen de onlardan yüz çevir. Onlar, o davetçinin (İsrafil'in benzeri görülmemiş) bilinmedik (korkunç) bir şeye çağırdığı gün, gözleri düşmüş bir halde dağılmış çekirgeler gibi kabirlerden çıkarlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
كَذَّبَتْقَبْلَهُمْonlardan önceقَوْمُkavmiنُوحٍNuh'unفَكَذَّبُوا۟yalanladılarعَبْدَنَاkulumuzuوَقَالُوا۟ve dedilerمَجْنُونٌcinlenmiştirوَٱزْدُجِرَve o menedildi

Onlardan önce Nuh'un kavmi de yalanlamıştı. Onlar kulumuzu yalanlayıp "Bu bir delidir" dediler ve kulumuz (tebliğ görevinden) alıkonuldu.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
كَذَّبَتْyalandıثَمُودُSemud (da)بِٱلنُّذُرِuyarıları

(23-24) Semud kavmi de uyarıcıları yalanlamış ve şöyle demişlerdi: "İçimizden bir insana mı uyacağız? (Asıl) o takdirde biz apaçık bir sapıklık ve delilik içine düşmüş oluruz."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَقَالُوٓا۟dedilerأَبَشَرًاinsana mı?مِّنَّاbizdenوَٰحِدًاbirنَّتَّبِعُهُۥٓuyacağızإِنَّآelbette bizإِذًاo takdirdeلَّفِىiçine düşmüş oluruzضَلَٰلٍapaçık bir sapıklıkوَسُعُرٍve çılgınlık

(23-24) Semud kavmi de uyarıcıları yalanlamış ve şöyle demişlerdi: "İçimizden bir insana mı uyacağız? (Asıl) o takdirde biz apaçık bir sapıklık ve delilik içine düşmüş oluruz."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّاelbette bizمُرْسِلُوا۟onlara göndereceğizٱلنَّاقَةِdişi deveyiفِتْنَةًsınamak içinلَّهُمْkendileriniفَٱرْتَقِبْهُمْsen onları gözetleوَٱصْطَبِرْve sabret

(Salih'e şöyle demiştik:) "Şüphesiz biz, onlara bir imtihan olmak üzere, o dişi deveyi göndereceğiz. Şimdi onları gözetle ve sabret."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَنَبِّئْهُمْonlara haber verأَنَّmuhakkakٱلْمَآءَsuyunقِسْمَةٌۢpaylaştırılacağınıبَيْنَهُمْكُلُّherشِرْبٍiçme (sırası gelen)مُّحْتَضَرٌhazır bulunsun (suyunu alsın)

"Onlara, suyun (deve ile) kendileri arasında (nöbetleşe) paylaştırıldığını, bildir. Her su nöbetinde sahibi hazır bulunsun."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّآelbette bizأَرْسَلْنَاgönderdikعَلَيْهِمْonların üzerineصَيْحَةًsayha (korkunç bir ses)وَٰحِدَةًtekفَكَانُوا۟oldularكَهَشِيمِkuru ot gibiٱلْمُحْتَظِرِağıldaki

Şüphesiz biz, onların üzerine tek bir korkunç ses gönderdik de, onlar, ağıldaki hayvanların çiğneyip ufaladıkları kuru çöpler gibi oldular.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّآelbette bizأَرْسَلْنَاgönderdikعَلَيْهِمْüstlerineحَاصِبًاbir fırtınaإِلَّآdışındaءَالَailesiلُوطٍنَّجَّيْنَٰهُمonları kurtardıkبِسَحَرٍseher vakti

(34-35) Şüphesiz biz de üzerlerine taşlar savuran bir rüzgar gönderdik. Yalnız Lut'un ailesi başka. Katımızdan bir nimet olarak bir seher vakti onları kurtardık. Şükredenleri işte böyle mükafatlandırırız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
نِّعْمَةًbir ni'met olarakمِّنْkatımızdanعِندِنَاكَذَٰلِكَböyleنَجْزِىbiz mükafatlandırırızمَنkimseyiشَكَرَşükreden

(34-35) Şüphesiz biz de üzerlerine taşlar savuran bir rüzgar gönderdik. Yalnız Lut'un ailesi başka. Katımızdan bir nimet olarak bir seher vakti onları kurtardık. Şükredenleri işte böyle mükafatlandırırız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْve andolsunرَٰوَدُوهُmurad almağa kalkıştılarعَنonun konuklarındanضَيْفِهِۦفَطَمَسْنَآbiz de siliverdikأَعْيُنَهُمْgözleriniفَذُوقُوا۟haydi tadınعَذَابِىazabımıوَنُذُرِve uyarılarımı

Andolsun, onlar onun (meleklerden olan) misafirlerinden nefislerindeki kötü arzuları tatmin etmek istediler. Biz de onların gözlerini silme kör ettik. "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" dedik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
كَذَّبُوا۟yalanladılarبِـَٔايَٰتِنَاayetlerimiziكُلِّهَاbütünفَأَخَذْنَٰهُمْbiz de onları yakaladıkأَخْذَyakalaması gibiعَزِيزٍaziz olanınمُّقْتَدِرٍve güçlü olanın

Bütün ayetlerimizi yalanladılar. Biz de onları mutlak güç ve iktidar sahibinin yakalaması gibi yakaladık.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَكُفَّارُكُمْsizin kafirleriniz mi?خَيْرٌhayırlıمِّنْötekilerinizdenأُو۟لَٰٓئِكُمْأَمْyoksaلَكُمsizin için (var mı?)بَرَآءَةٌbir beraetفِىKitaplardaٱلزُّبُرِ

(Ey Mekkeliler!) Sizin kafirleriniz onlardan daha mı hayırlı? Yoksa sizin için kitaplarda bir berat mı var?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi