KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

57. SURE · 29 AYET · 574 KELİME

Hadîd

الحديد

Kelime bağlantısı sözlüğe, İncele düğmesi dil bilgisi ve açıklamalara açılır.

لَهُۥO'nundurمُلْكُmülküٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerinوَٱلْأَرْضِيُحْىِۦyaşatırوَيُمِيتُوَهُوَve Oعَلَىٰüzerineكُلِّherشَىْءٍşeyقَدِيرٌkadirdir

Göklerin ve yerin hükümranlığı yalnızca O'nundur. Diriltir, öldürür. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هُوَO'durٱلَّذِىyaratanخَلَقَٱلسَّمَٰوَٰتِgökleriوَٱلْأَرْضَve yeriفِىaltıسِتَّةِأَيَّامٍgündeثُمَّsonraٱسْتَوَىٰoturanعَلَىüzerineٱلْعَرْشِيَعْلَمُbilirمَاşeyiيَلِجُgirenفِىyereٱلْأَرْضِوَمَاve şeyiيَخْرُجُçıkanمِنْهَاondanوَمَاve şeyiيَنزِلُinenمِنَgöktenٱلسَّمَآءِوَمَاve şeyiيَعْرُجُçıkanفِيهَاوَهُوَve Oمَعَكُمْsizinle beraberdirأَيْنَneredeمَاolsanızكُنتُمْوَٱللَّهُAllahبِمَاşeyleriتَعْمَلُونَyaptıklarınızبَصِيرٌgörmektedir

O, gökleri ve yeri altı günde (altı evrede) yaratan, sonra Arş'a kurulandır. Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni, oraya yükseleni bilir. Nerede olsanız, O sizinle beraberdir. Allah, bütün yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يُولِجُsokarٱلَّيْلَgeceyiفِىiçineٱلنَّهَارِgündüzünوَيُولِجُve sokarٱلنَّهَارَgündüzüفِىiçineٱلَّيْلِوَهُوَve Oعَلِيمٌۢbilirبِذَاتِözünüٱلصُّدُورِgöğüslerin

Geceyi gündüze sokar, gündüzü de geceye sokar. O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ءَامِنُوا۟inanınبِٱللَّهِAllah'aوَرَسُولِهِۦve Elçisineوَأَنفِقُوا۟ve infak edinمِمَّاşeylerdenجَعَلَكُمsizi kıldığıمُّسْتَخْلَفِينَhakimفِيهِفَٱلَّذِينَkimselereءَامَنُوا۟inanan(lara)مِنكُمْsizdenوَأَنفَقُوا۟ve infak edenlereلَهُمْonlar için vardırأَجْرٌmükafatكَبِيرٌbüyük

Allah'a ve Resulüne iman edin ve sizi üzerinde tasarrufa yetkili kıldığı maldan, (Allah yolunda) harcayın. İçinizden iman edip de (Allah yolunda) harcayanlar var ya; onlar için büyük bir mükafat vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاve ne?لَكُمْoluyor sizeلَاgüvenmiyorsunuzتُؤْمِنُونَبِٱللَّهِوَٱلرَّسُولُve elçiيَدْعُوكُمْsizi çağırdığı (halde)لِتُؤْمِنُوا۟inanmağaبِرَبِّكُمْRabbinizeوَقَدْve muhakkakأَخَذَaldığı (halde)مِيثَٰقَكُمْsizin sağlam sözünüzüإِنeğerكُنتُمisenizمُّؤْمِنِينَinananlar

Peygamber, sizi, Rabbinize iman etmeniz için davet edip dururken size ne oluyor da Allah'a iman etmiyorsunuz? Halbuki (Allah ezelde) sizden sağlam bir söz de almıştı. Eğer inanacak kimselerseniz (bu çağrıya uyun).

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هُوَO'durٱلَّذِىindirenيُنَزِّلُعَلَىٰüzerineعَبْدِهِۦٓkuluءَايَٰتٍۭayetlerبَيِّنَٰتٍaçık açıkلِّيُخْرِجَكُمsizi çıkarmak içinمِّنَkaranlıklardanٱلظُّلُمَٰتِإِلَىaydınlığaٱلنُّورِوَإِنَّve şüphesizٱللَّهَAllahبِكُمْsize karşıلَرَءُوفٌçok şefkatlidirرَّحِيمٌçok merhametlidir

O, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kulu Muhammed'e apaçık ayetler indirendir. Şüphesiz Allah, size karşı çok esirgeyici, çok merhametlidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاve ne?لَكُمْoluyor sizeأَلَّاinfak etmiyorsunuzتُنفِقُوا۟فِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahوَلِلَّهِzaten Allah'ındırمِيرَٰثُmirasıٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerinوَٱلْأَرْضِلَاbir olmazيَسْتَوِىمِنكُمiçinizdenمَّنْkimselerأَنفَقَinfak edenمِنönceقَبْلِٱلْفَتْحِfetihdenوَقَٰتَلَأُو۟لَٰٓئِكَonlarınأَعْظَمُdaha büyüktürدَرَجَةًderecesiمِّنَkimselerdenٱلَّذِينَأَنفَقُوا۟infak eden(ler)مِنۢsonradanبَعْدُوَقَٰتَلُوا۟وَكُلًّاve hepsineوَعَدَva'detmiştirٱللَّهُAllahٱلْحُسْنَىٰوَٱللَّهُve Allahبِمَاşeyleriتَعْمَلُونَyaptıklarınızخَبِيرٌhaber almaktadır

Size ne oluyor da, Allah yolunda harcama yapmıyorsunuz? Halbuki göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. İçinizden, fetihten (Mekke fethinden) önce harcayanlar ve savaşanlar, (diğerleri ile) bir değildir. Onların derecesi, sonradan harcayan ve savaşanlardan daha yüksektir. Bununla beraber Allah, hepsine de en güzel olanı (cenneti) va'detmiştir. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَّنkimdir?ذَاolan kimseٱلَّذِىيُقْرِضُborç verecekٱللَّهَAllah'aقَرْضًاbir borç ileحَسَنًاgüzelفَيُضَٰعِفَهُۥki o kat kat artırsınلَهُۥonaوَلَهُۥٓve onun için (versin)أَجْرٌbir mükafatكَرِيمٌdeğerli

Kim Allah'a güzel bir borç verecek ki, Allah da onu kendisine kat kat ödesin. Ona çok değerli bir mükafat da vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَوْمَo günتَرَىgörürsünٱلْمُؤْمِنِينَinanan erkekleriوَٱلْمُؤْمِنَٰتِve inanan kadınlarıيَسْعَىٰkoşar durumdaنُورُهُمışıklarıبَيْنَönlerindeأَيْدِيهِمْönlerindeوَبِأَيْمَٰنِهِمve sağlarındaبُشْرَىٰكُمُmüjdenizٱلْيَوْمَbugünجَنَّٰتٌcennetlerdirتَجْرِىakanمِنaltlarındanتَحْتِهَاٱلْأَنْهَٰرُırmaklarخَٰلِدِينَebedi kalacağınızفِيهَاذَٰلِكَişte budurهُوَoٱلْفَوْزُbaşarıٱلْعَظِيمُbüyük

Mü'min erkeklerle mü'min kadınların nurlarının, önlerinde ve sağlarında koştuğunu göreceğin gün kendilerine şöyle denir: "Bugün size müjdelenen şey içlerinden ırmaklar akan, ebedi olarak kalacağınız cennetlerdir." İşte bu büyük başarıdır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَوْمَo günيَقُولُderler kiٱلْمُنَٰفِقُونَmünafık erkeklerوَٱلْمُنَٰفِقَٰتُve münafık kadınlarلِلَّذِينَmü'minlereءَامَنُوا۟ٱنظُرُونَاbize bakınنَقْتَبِسْyararlanalımمِنsizin nurunuzdanنُّورِكُمْقِيلَdenilir kiٱرْجِعُوا۟dönünوَرَآءَكُمْarkanızaفَٱلْتَمِسُوا۟ve arayınنُورًاnurفَضُرِبَsonra çekilirبَيْنَهُمaralarınaبِسُورٍbir surلَّهُۥolanبَابٌۢkapısıبَاطِنُهُۥonun içindeفِيهِvardırٱلرَّحْمَةُrahmetوَظَٰهِرُهُۥve dışمِنyönündeقِبَلِهِٱلْعَذَابُazab

Münafık erkeklerle münafık kadınların, iman edenlere, "Bize bakın ki sizin ışığınızdan biz de aydınlanalım" diyecekleri gün kendilerine, "Arkanıza (dünyaya) dönün de bir ışık arayın" denilecektir. Derken aralarına kapısı olan bir sur çekilir. Bunun iç tarafında rahmet, onlar (münafıklar) tarafındaki dış cihetinde ise azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يُنَادُونَهُمْonlara seslenirlerأَلَمْdeğil miydik?نَكُنمَّعَكُمْقَالُوا۟derler kiبَلَىٰevetوَلَٰكِنَّكُمْama sizفَتَنتُمْkötülük ettinizأَنفُسَكُمْkendi canlarınızaوَتَرَبَّصْتُمْve bekledinizوَٱرْتَبْتُمْve kuşkulandınızوَغَرَّتْكُمُve sizi aldattıٱلْأَمَانِىُّkuruntularحَتَّىٰkadarجَآءَgelinceyeأَمْرُemri (ölüm)ٱللَّهِAllah'ınوَغَرَّكُمve sizi aldattıبِٱللَّهِAllah(ın affı) ileٱلْغَرُورُçok aldatıcı (şeytan)

(Münafıklar) mü'minlere şöyle seslenirler: "Biz de (dünyada) sizinle beraber değil miydik?" (Mü'minler de) derler ki: "Evet, fakat siz kendinizi yaktınız. Başımıza musibetler gelmesini gözlediniz, şüphe ettiniz. Allah'ın emri gelinceye kadar kuruntular sizi aldattı. O çok aldatıcı (şeytan) Allah hakkında da sizi aldattı."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَٱلْيَوْمَbugün artıkلَاalınmazيُؤْخَذُمِنكُمْsizdenفِدْيَةٌfidyeوَلَاne deمِنَkimselerdenٱلَّذِينَكَفَرُوا۟مَأْوَىٰكُمُvaracağınız yerٱلنَّارُهِىَodurمَوْلَىٰكُمْوَبِئْسَne kötüٱلْمَصِيرُgidilecek yerdir orası

Bugün artık ne sizden, ne de inkar edenlerden bir fidye alınır. Barınağınız ateştir. Size yaraşan odur. Orası gidilecek ne kötü yerdir!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْيَأْنِلِلَّذِينَiçinءَامَنُوٓا۟inananlarأَنsaygı duymasınınتَخْشَعَقُلُوبُهُمْkalblerininلِذِكْرِzikrineٱللَّهِAllah'ınوَمَاve şeyeنَزَلَinananlarمِنَhaktanٱلْحَقِّوَلَاveيَكُونُوا۟olmasınlarكَٱلَّذِينَkimseler gibiأُوتُوا۟verilenٱلْكِتَٰبَKitapمِنbundan önceقَبْلُفَطَالَve geçenعَلَيْهِمُüzerlerindenٱلْأَمَدُuzun zamanفَقَسَتْve katılaşanقُلُوبُهُمْوَكَثِيرٌve çoğuمِّنْهُمْonlarınفَٰسِقُونَyoldan çıkmıştır

İman edenlerin Allah'ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱعْلَمُوٓا۟biliniz kiأَنَّşüphesizٱللَّهَAllahيُحْىِdiriltirٱلْأَرْضَyeriبَعْدَsonraمَوْتِهَاقَدْandolsunبَيَّنَّاaçıkladıkلَكُمُsizeٱلْءَايَٰتِلَعَلَّكُمْumulur kiتَعْقِلُونَaklınızı kullanırsınız

Bilin ki Allah, yeryüzünü ölümünden sonra diriltmektedir. Düşünesiniz diye gerçekten, size ayetleri açıkladık.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱلْمُصَّدِّقِينَsadaka veren erkeklerوَٱلْمُصَّدِّقَٰتِve sadaka veren kadınlarوَأَقْرَضُوا۟ve borç verenlerٱللَّهَAllah'aقَرْضًاbir borçlaحَسَنًاgüzelيُضَٰعَفُkat kat yapılırلَهُمْonlaraوَلَهُمْve onlar için vardırأَجْرٌbir mükafatكَرِيمٌdeğerli

Şüphesiz ki sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar ve Allah'a güzel bir borç verenler var ya, (verdikleri) onlara kat kat ödenir. Ayrıca onlara çok değerli bir mükafat da vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَve kimselerءَامَنُوا۟inananlarبِٱللَّهِAllah'aوَرُسُلِهِۦٓve elçilerineأُو۟لَٰٓئِكَişteهُمُonlardırٱلصِّدِّيقُونَوَٱلشُّهَدَآءُve şehidlerعِندَyanındaرَبِّهِمْRableriلَهُمْonların vardırأَجْرُهُمْmükafatlarıوَنُورُهُمْوَٱلَّذِينَve kimselerكَفَرُوا۟inkar eden(ler)وَكَذَّبُوا۟ve yalanlayanlarبِـَٔايَٰتِنَآayetlerimiziأُو۟لَٰٓئِكَonlarأَصْحَٰبُhalkıdırٱلْجَحِيمِcehennem

Allah'a ve Peygamberlerine iman edenler var ya, işte onlar sıddiklar (sözü özü doğru kimseler) ve Allah katında şahitlerdir. Onların mükafatları ve nurları vardır. İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar cehennemliklerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱعْلَمُوٓا۟bilin kiأَنَّمَاşüphesizٱلْحَيَوٰةُhayatıٱلدُّنْيَاdünyaلَعِبٌbir oyundurوَلَهْوٌve eğlencedirوَزِينَةٌve süstürوَتَفَاخُرٌۢve övünmedirبَيْنَكُمْkendi aranızdaوَتَكَاثُرٌçoğaltma yarışıdırفِىmaldaٱلْأَمْوَٰلِوَٱلْأَوْلَٰدِكَمَثَلِtıpkı şuna benzerغَيْثٍbir yağmuraأَعْجَبَhoşuna gidenٱلْكُفَّارَekincilerinنَبَاتُهُۥbitirdiği otثُمَّsonraيَهِيجُkururفَتَرَىٰهُonu görürsünمُصْفَرًّاsapsarıثُمَّsonraيَكُونُolurحُطَٰمًاوَفِىise vardırٱلْءَاخِرَةِعَذَابٌbir azabشَدِيدٌçetinوَمَغْفِرَةٌve mağfiretمِّنَAllahtanٱللَّهِوَرِضْوَٰنٌوَمَاve değildirٱلْحَيَوٰةُhayatıٱلدُّنْيَآdünyaإِلَّاbaşka bir şeyمَتَٰعُbir zevktenٱلْغُرُورِaldatıcı

Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda karşılıklı bir övünme, çok mal ve evlat sahibi olma yarışından ibarettir. (Nihayet hepsi yok olur gider). Tıpkı şöyle: Bir yağmur ki, bitirdiği bitki çiftçilerin hoşuna gider. Sonra kurumaya yüz tutar da sen onu sararmış olarak görürsün. Sonra da çer çöp olur. Ahirette ise (dünyadaki amele göre ya) çetin bir azap ve(ya) Allah'ın mağfiret ve rızası vardır. Dünya hayatı, aldanış metaından başka bir şey değildir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
سَابِقُوٓا۟koşunإِلَىٰbir mağfireteمَغْفِرَةٍمِّنRabbinizdenرَّبِّكُمْوَجَنَّةٍve bir cenneteعَرْضُهَاgenişliğiكَعَرْضِgenişliği gibi (olan)ٱلسَّمَآءِgökوَٱلْأَرْضِile yerinأُعِدَّتْhazırlanmışلِلَّذِينَiçinءَامَنُوا۟inananlarبِٱللَّهِAllah'aوَرُسُلِهِۦذَٰلِكَişte buفَضْلُlutfudurٱللَّهِAllah'ınيُؤْتِيهِvereceğiمَنkimseyeيَشَآءُوَٱللَّهُve Allahذُوsahibidirٱلْفَضْلِlutufٱلْعَظِيمِbüyük

Rabbinizden bir bağışlanmaya ve eni, gökle yerin genişliği kadar olan, Allah'a ve Resulüne inananlar için hazırlanan cennete yarışırcasına koşun. İşte bu, Allah'ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, büyük lütuf sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَآyokturأَصَابَisabet edenمِنhiçbirمُّصِيبَةٍmusibetفِىyerdeٱلْأَرْضِوَلَاve ne deفِىٓkendi canlarınızdaأَنفُسِكُمْإِلَّاolmayanفِىbir Kitaptaكِتَٰبٍمِّنönceقَبْلِأَنbiz onu yaratmadanنَّبْرَأَهَآإِنَّdoğrusuذَٰلِكَbuعَلَىAllah'aٱللَّهِيَسِيرٌkolaydır

Yeryüzünde ve kendi nefislerinizde uğradığınız hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah'a göre kolaydır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لِّكَيْلَاiçinتَأْسَوْا۟üzülmemenizعَلَىٰüzerineمَاşeyفَاتَكُمْelinizden çıkanوَلَاveتَفْرَحُوا۟şımarmamanız (için)بِمَآşey ileءَاتَىٰكُمْوَٱللَّهُve Allahلَاsevmezيُحِبُّكُلَّhiçbiriniمُخْتَالٍkendini beğenenleriفَخُورٍövünenleri

Elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah'ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye (böyle yaptık.) Çünkü Allah, kendini beğenip övünen hiçbir kimseyi sevmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِينَonlar kiيَبْخَلُونَcimrilik ederlerوَيَأْمُرُونَve emrederlerٱلنَّاسَinsanlaraبِٱلْبُخْلِوَمَنve kimيَتَوَلَّyüz çevirirseفَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahهُوَOٱلْغَنِىُّzengindirٱلْحَمِيدُövgüye layıktır

Onlar cimrilik edip insanlara da cimriliği emreden kimselerdir. Kim yüz çevirirse bilsin ki şüphesiz Allah ganidir, zengindir, övülmeye layıktır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَقَدْandolsunأَرْسَلْنَاbiz gönderdikرُسُلَنَاelçilerimiziبِٱلْبَيِّنَٰتِaçık kanıtlarlaوَأَنزَلْنَاve indirdikمَعَهُمُonlarla beraberٱلْكِتَٰبَKitabıوَٱلْمِيزَانَve ölçüyüلِيَقُومَyerine getirsinler diyeٱلنَّاسُinsanlarبِٱلْقِسْطِوَأَنزَلْنَاve indirdikٱلْحَدِيدَdemiriفِيهِkendisinde bulunanبَأْسٌbir kuvvetشَدِيدٌbüyükوَمَنَٰفِعُve birçok yararlarلِلنَّاسِinsanlaraوَلِيَعْلَمَve bilsin diyeٱللَّهُAllahمَنkiminيَنصُرُهُۥkendisine yardım edeceğiniوَرُسُلَهُۥve elçilerineبِٱلْغَيْبِإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahقَوِىٌّkuvvetlidirعَزِيزٌdaima üstündür

Andolsun, biz elçilerimizi açık mucizelerle gönderdik ve beraberlerinde kitabı ve mizanı (ölçüyü) indirdik ki, insanlar adaleti yerine getirsinler. Kendisinde müthiş bir güç ve insanlar için birçok faydalar bulunan demiri yarattık (ki insanlar ondan yararlansınlar). Allah da kendisine ve Resullerine gayba inanarak yardım edecekleri bilsin. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْve andolsunأَرْسَلْنَاgönderdikنُوحًاNuh'uوَإِبْرَٰهِيمَve İbrahim'iوَجَعَلْنَاve koydukفِىarasınaذُرِّيَّتِهِمَاbunların zürriyetleriٱلنُّبُوَّةَpeygamberliğiوَٱلْكِتَٰبَفَمِنْهُمonlardan vardırمُّهْتَدٍوَكَثِيرٌama çoğuمِّنْهُمْonlardanفَٰسِقُونَyoldan çıkmıştır

Andolsun, biz Nuh'u ve İbrahim'i peygamber olarak gönderdik. Peygamberliği ve kitabı onların soylarına da verdik. Onlardan kimi doğru yola ermiştir, ama içlerinden birçoğu da fasık kimselerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّsonraقَفَّيْنَاardarda gönderdikعَلَىٰٓüzerineءَاثَٰرِهِمbunların izleriبِرُسُلِنَاelçilerimiziوَقَفَّيْنَاve onların ardına kattıkبِعِيسَىÎsa'yıٱبْنِoğluمَرْيَمَMeryemوَءَاتَيْنَٰهُve ona verdikٱلْإِنجِيلَİncil'iوَجَعَلْنَاve koydukفِىiçineقُلُوبِkalbleriٱلَّذِينَona uyanlarınٱتَّبَعُوهُرَأْفَةًşefkatوَرَحْمَةًve merhametوَرَهْبَانِيَّةًve ruhbanlığıٱبْتَدَعُوهَاicadettikleriمَاbiz yazmamıştıkكَتَبْنَٰهَاعَلَيْهِمْonlaraإِلَّاdışında bir şeyٱبْتِغَآءَkazanmalarıرِضْوَٰنِrızasınıٱللَّهِAllah'ınفَمَاamaرَعَوْهَاona uymadılarحَقَّhakkıylaرِعَايَتِهَافَـَٔاتَيْنَاbiz de verdikٱلَّذِينَkimselereءَامَنُوا۟iman eden(lere)مِنْهُمْonlardanأَجْرَهُمْوَكَثِيرٌfakat birçoğuمِّنْهُمْonlardanفَٰسِقُونَyoldan çıkmıştır

Sonra bunların peşinden ard arda peygamberlerimizi gönderdik. Onların arkasından da Meryem oğlu İsa'yı gönderdik, ona İncil'i verdik ve kendisine uyanların kalplerine şefkat ve merhamet duygusu koyduk. (Kendiliklerinden) icat ettikleri ruhbanlığa gelince; biz onu onlara farz kılmamıştık. Allah'ın rızasını kazanmak için onu kendileri icat etmişlerdi. Fakat ona da gereği gibi uymadılar. Biz de içlerinden iman edenlere mükafatlarını verdik. Fakat onlardan birçoğu da fasık kimselerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاeyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inanan(lar)ٱتَّقُوا۟korkunٱللَّهَAllah'tanوَءَامِنُوا۟ve inanınبِرَسُولِهِۦO'nun Elçisineيُؤْتِكُمْsize versinكِفْلَيْنِiki payمِنrahmetindenرَّحْمَتِهِۦوَيَجْعَلve yaratsınلَّكُمْsizin içinنُورًاbir nurتَمْشُونَyürüyeceğinizبِهِۦondaوَيَغْفِرْve bağışlasınلَكُمْوَٱللَّهُve Allahغَفُورٌçok bağışlayandırرَّحِيمٌçok esirgeyendir

Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve peygamberine iman edin ki, size rahmetinden iki kat pay versin, size kendisiyle yürüyeceğiniz bir nur versin ve sizi bağışlasın. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لِّئَلَّاdiyeيَعْلَمَbilsinlerأَهْلُehliٱلْكِتَٰبِKitapأَلَّاmalik olmadıklarınıيَقْدِرُونَعَلَىٰhiçbirشَىْءٍşeyeمِّنlutfundanفَضْلِٱللَّهِوَأَنَّve şüphesizٱلْفَضْلَlutfunبِيَدِelinde olduğunuٱللَّهِAllah'ınيُؤْتِيهِonu vereceğiniمَنkimseyeيَشَآءُوَٱللَّهُve Allahذُوsahibidirٱلْفَضْلِlutufٱلْعَظِيمِbüyük

Bunları açıkladık ki, kitap ehli, Allah'ın lütfundan hiçbir şeyi kendilerine has kılmaya güçlerinin yetmeyeceğini ve lütfun, Allah'ın elinde olduğunu, onu dilediği kimseye vereceğini bilsinler. Allah, büyük lütuf sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi