KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

59. SURE · 24 AYET · 445 KELİME

Haşr

الحشر

Kelime bağlantısı sözlüğe, İncele düğmesi dil bilgisi ve açıklamalara açılır.

سَبَّحَtesbih ederلِلَّهِAllah'ıمَاbulunanlarفِىgöklerdeٱلسَّمَٰوَٰتِوَمَاve bulunanlarفِىyerdeٱلْأَرْضِوَهُوَve Oٱلْعَزِيزُüstündürٱلْحَكِيمُhüküm ve hikmet sahibidir

Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ı tespih etmektedir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هُوَO'durٱلَّذِىٓçıkaranأَخْرَجَٱلَّذِينَkimseleriكَفَرُوا۟inkar eden(leri)مِنْsahiplerindenأَهْلِٱلْكِتَٰبِkitapمِنyurtlarındanدِيَٰرِهِمْلِأَوَّلِilkٱلْحَشْرِمَاsiz sanmamıştınızظَنَنتُمْأَنonların çıkacaklarınıيَخْرُجُوا۟وَظَنُّوٓا۟onlar da sanmışlardıأَنَّهُمkendileriniمَّانِعَتُهُمْkoruyacağınıحُصُونُهُمkalelerininمِّنَAllahtanٱللَّهِفَأَتَىٰهُمُfakat onlara geldiٱللَّهُAllahمِنْyerdenحَيْثُلَمْummadıklarıيَحْتَسِبُوا۟وَقَذَفَve saldıفِىiçineقُلُوبِهِمُyürekleriٱلرُّعْبَيُخْرِبُونَharap ediyorlardıبُيُوتَهُمevleriniبِأَيْدِيهِمْkendi elleriyleوَأَيْدِىve elleriyleٱلْمُؤْمِنِينَmü'minlerinفَٱعْتَبِرُوا۟ibret alınيَٰٓأُو۟لِىey sahipleriٱلْأَبْصَٰرِakıl

O, kitap ehlinden inkar edenleri ilk toplu sürgünde yurtlarından çıkarandır. Siz onların çıkacaklarını sanmamıştınız. Onlar da kalelerinin, kendilerini Allah'tan koruyacağını sanmışlardı. Ama Allah'ın emri onlara ummadıkları yerden geldi. O, yüreklerine korku düşürdü. Öyle ki, evlerini hem kendi elleriyle, hem de mü'minlerin elleriyle yıkıyorlardı. Ey basiret sahipleri, ibret alın.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْلَآeğer olmasaydıأَنyazmışكَتَبَٱللَّهُAllahعَلَيْهِمُonlaraٱلْجَلَآءَsürgünüلَعَذَّبَهُمْmutlaka onlara azabederdiفِىdünyadaٱلدُّنْيَاوَلَهُمْonlar için vardırفِىahirette deٱلْءَاخِرَةِعَذَابُazabıٱلنَّارِateş

Eğer Allah, onlar hakkında sürülmeye hükmetmemiş olsaydı, muhakkak kendilerine dünyada azap edecekti. Ahirette ise, onlar için cehennem azabı vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ذَٰلِكَbuبِأَنَّهُمْonların sebebiyledirشَآقُّوا۟karşı gelmeleriٱللَّهَAllah'aوَرَسُولَهُۥوَمَنve kimيُشَآقِّkarşı gelirseٱللَّهَAllah'aفَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllah'ınشَدِيدُçetindirٱلْعِقَابِazabı

Bu, onların Allah'a ve Resulüne karşı gelmeleri sebebiyledir. Kim Allah'a karşı gelirse bilsin ki, Allah'ın azabı şiddetlidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَاkesmenizقَطَعْتُممِّنbir hurma ağacınıلِّينَةٍأَوْyahutتَرَكْتُمُوهَاonu bırakmanızقَآئِمَةًdikiliعَلَىٰٓüzerindeأُصُولِهَاkökleriفَبِإِذْنِhep izniyledirٱللَّهِAllah'ınوَلِيُخْزِىَve cezalandırması içindirٱلْفَٰسِقِينَyoldan çıkanları

(Savaş gereği,) hurma ağaçlarından her neyi kestiniz, yahut (kesmeyip) kökleri üzerinde dikili bıraktınızsa hep Allah'ın izniyledir. Bu da fasıkları rezil etmesi içindir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَآve şey iseأَفَآءَverdiğiٱللَّهُAllah'ınعَلَىٰElçisineرَسُولِهِۦمِنْهُمْonlardan (ganimetlerden)فَمَآsiz sürmedinizأَوْجَفْتُمْعَلَيْهِonun üzerineمِنْbir atخَيْلٍوَلَاve ne deرِكَابٍdeveوَلَٰكِنَّfakatٱللَّهَAllahيُسَلِّطُmusallat ederرُسُلَهُۥelçileriniعَلَىٰüzerineمَنkimselerinيَشَآءُوَٱللَّهُAllahعَلَىٰüzerineكُلِّherشَىْءٍşeyقَدِيرٌkadirdir

Onların mallarından Allah'ın, savaşılmaksızın peygamberine kazandırdığı mallar için siz, at ya da deve koşturmuş değilsiniz. Fakat Allah, peygamberlerini, dilediği kimselerin üzerine salıp onlara üstün kılar. Allah'ın her şeye hakkıyla gücü yeter.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَّآverdikleri (ganimetler)أَفَآءَٱللَّهُAllah'ınعَلَىٰElçisineرَسُولِهِۦمِنْhalkındanأَهْلِٱلْقُرَىٰo kentفَلِلَّهِAllah'a (aittir)وَلِلرَّسُولِve Elçiyeوَلِذِىve olanlaraٱلْقُرْبَىٰakrabaوَٱلْيَتَٰمَىٰve yetimlereوَٱلْمَسَٰكِينِve yoksullaraوَٱبْنِve yolcuyaٱلسَّبِيلِve yolcuyaكَىْta kiلَاolmasınيَكُونَدُولَةًۢdolaşan bir şeyبَيْنَarasındaٱلْأَغْنِيَآءِzenginlerمِنكُمْوَمَآne kiءَاتَىٰكُمُsize verdiٱلرَّسُولُElçiفَخُذُوهُonu alınوَمَاve ne kiنَهَىٰكُمْsize yasakladıعَنْهُondanفَٱنتَهُوا۟وَٱتَّقُوا۟ve korkunٱللَّهَإِنَّçünküٱللَّهَAllah'ınشَدِيدُşiddetlidirٱلْعِقَابِazabı

Allah'ın, (fethedilen) memleketlerin ahalisinden savaşılmaksızın peygamberine kazandırdığı mallar; Allah'a, peygambere, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. O mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir servet (ve güç) haline gelmesin diye (Allah böyle hükmetmiştir). Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah'ın azabı çetindir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لِلْفُقَرَآءِfakirler içindirٱلْمُهَٰجِرِينَhicret edenٱلَّذِينَçıkarılanأُخْرِجُوا۟مِنyurtlarındanدِيَٰرِهِمْوَأَمْوَٰلِهِمْve mallarındanيَبْتَغُونَararlarفَضْلًاbir lutufمِّنَAllahdanٱللَّهِوَرِضْوَٰنًاve rızasınıوَيَنصُرُونَve yardım ederlerٱللَّهَAllah'aوَرَسُولَهُۥٓأُو۟لَٰٓئِكَişteهُمُonlardırٱلصَّٰدِقُونَdoğru olanlar

Bu mallar özellikle, Allah'tan bir lütuf ve hoşnudluk ararken ve Allah'ın dinine ve peygamberine yardım ederken yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerindir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَve kimselerتَبَوَّءُوyerleşen(ler)ٱلدَّارَo yurda (Medine'ye)وَٱلْإِيمَٰنَve imana (sarılanlar)مِنonlardan önceقَبْلِهِمْيُحِبُّونَseverlerمَنْkimseleriهَاجَرَhicret eden(leri)إِلَيْهِمْkendilerineوَلَاveيَجِدُونَbulmazlarفِىgöğüslerindeصُدُورِهِمْحَاجَةًbir ihtiyaçمِّمَّآötürüأُوتُوا۟onlara verilelerdenوَيُؤْثِرُونَve tercih ederlerعَلَىٰٓöz canlarınaأَنفُسِهِمْوَلَوْdahiكَانَolsaبِهِمْkendilerininخَصَاصَةٌوَمَنve kimيُوقَkorunursaشُحَّcimriliğindenنَفْسِهِۦnefsininفَأُو۟لَٰٓئِكَişteهُمُonlarٱلْمُفْلِحُونَbaşarıya erenlerdir

Onlardan (muhacirlerden) önce o yurda (Medine'ye) yerleşmiş ve imanı da gönüllerine yerleştirmiş olanlar, hicret edenleri severler. Onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık duymazlar. Kendileri son derece ihtiyaç içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden, hırsından korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَkimselerجَآءُوgelen(ler)مِنۢonlardan sonraبَعْدِهِمْيَقُولُونَderler kiرَبَّنَاRabbimizٱغْفِرْbağışlaلَنَاbiziوَلِإِخْوَٰنِنَاve kardeşlerimiziٱلَّذِينَbizden önceسَبَقُونَابِٱلْإِيمَٰنِinanmış olanوَلَاveتَجْعَلْbırakmaفِىkalblerimizdeقُلُوبِنَاغِلًّاbir kinلِّلَّذِينَkarşıءَامَنُوا۟inananlaraرَبَّنَآRabbimizإِنَّكَelbette senرَءُوفٌçok şefkatliرَّحِيمٌçok merhametlisin

Onlardan sonra gelenler ise şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin tutturma! Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen çok esirgeyicisin, çok merhametlisin."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْتَرَإِلَىkimseleriٱلَّذِينَنَافَقُوا۟iki yüzlülük edenيَقُولُونَderlerلِإِخْوَٰنِهِمُkardeşlerineٱلَّذِينَinkar edenكَفَرُوا۟مِنْehlindenأَهْلِٱلْكِتَٰبِkitapلَئِنْeğerأُخْرِجْتُمْsiz çıkarılırsanızلَنَخْرُجَنَّmutlaka biz de çıkarızمَعَكُمْsizinle beraberوَلَاveنُطِيعُita'at etmeyizفِيكُمْsizin aleyhinizeأَحَدًاhiç kimseyeأَبَدًاaslaوَإِنve şayetقُوتِلْتُمْsizinle savaşılırsaلَنَنصُرَنَّكُمْmutlaka size yardım ederizوَٱللَّهُve Allahيَشْهَدُşahidlik ederإِنَّهُمْonlarınلَكَٰذِبُونَyalancı olduklarına

Kitap ehlinden o inkar eden kardeşlerine, "Yemin ederiz ki, siz (Medine'den) çıkarılırsanız, muhakkak biz de sizinle beraber çıkarız. Sizin hakkınızda asla kimseye boyun eğmeyiz. Eğer size karşı savaşılırsa, size mutlaka yardım ederiz" diyerek münafıklık yapanlara bakmaz mısın? Halbuki Allah onların kesinlikle yalancı olduklarına şahitlik eder.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَئِنْandolsun eğerأُخْرِجُوا۟onlar çıkarılsalarلَاçıkmazlarيَخْرُجُونَمَعَهُمْonlarla beraberوَلَئِنve eğerقُوتِلُوا۟onlarla savaşılsaلَاonlara yardım etmezlerيَنصُرُونَهُمْوَلَئِنve eğerنَّصَرُوهُمْyardım etseler bileلَيُوَلُّنَّdönüp kaçarlarٱلْأَدْبَٰرَarkalar(ın)aثُمَّsonraلَاkendilerine de yardım edilmezيُنصَرُونَ

Andolsun, eğer (kardeşleri Medine'den) çıkarılırsa, onlarla beraber çıkmazlar. Kendilerine karşı savaşılırsa, onlara yardım etmezler. Yardım edecek olsalar bile andolsun mutlaka arkalarını dönüp kaçarlar, sonra kendilerine de yardım edilmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَأَنتُمْelbette sizinأَشَدُّfazladırرَهْبَةًkorkunuzفِىonların kalblerindeصُدُورِهِممِّنَAllahınkindenٱللَّهِذَٰلِكَböyledirبِأَنَّهُمْçünkü onlarقَوْمٌbir toplulukturلَّاanlamazيَفْقَهُونَ

Onların kalplerinde size karşı duydukları korku, Allah'a karşı duydukları korkudan daha baskındır. Bu, onların anlamaz bir toplum olmaları sebebiyledir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَاonlar sizinle savaşamazlarيُقَٰتِلُونَكُمْجَمِيعًاtoplu olarakإِلَّاancak (savaşırlar)فِىiçindeقُرًىkalelerمُّحَصَّنَةٍmüstahkemأَوْyahutمِنardındanوَرَآءِجُدُرٍۭبَأْسُهُمonların çekişmeleriبَيْنَهُمْkendi aralarındaشَدِيدٌتَحْسَبُهُمْsen onları sanırsınجَمِيعًاtopluوَقُلُوبُهُمْama kalbleriشَتَّىٰذَٰلِكَöyledirبِأَنَّهُمْçünkü onlarقَوْمٌbir toplulukturلَّاdüşünmezيَعْقِلُونَ

Onlar müstahkem kaleler içinde veya duvarlar arkasında olmadan sizinle toplu halde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın. Halbuki kalpleri darmadağınıktır. Bu, onların akılları ermez bir topluluk olmalarındandır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
كَمَثَلِdurumu gibidirٱلَّذِينَkimselerinمِنkendilerinden öncekiقَبْلِهِمْقَرِيبًاذَاقُوا۟tadmışlardırوَبَالَvebaliniأَمْرِهِمْyaptıklarınınوَلَهُمْve onlar için vardırعَذَابٌbir azabأَلِيمٌacıklı

Onların durumu, kendilerinden az öncekilerin (Mekkeli müşriklerin) durumu gibidir. Onlar (Bedir'de) yaptıklarının cezasını tatmışlardır. Onlara (Ahirette de) elem dolu bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
كَمَثَلِdurumuna benzerٱلشَّيْطَٰنِşeytanınإِذْhaniقَالَdemiştiلِلْإِنسَٰنِinsanaٱكْفُرْinkar etفَلَمَّاzaman daكَفَرَinkar ettiğiقَالَdemiştiإِنِّىşüphesiz benبَرِىٓءٌuzağımمِّنكَsedenإِنِّىٓelbette benأَخَافُkorkarımٱللَّهَAllah'tanرَبَّRabbiٱلْعَٰلَمِينَalemlerin

Münafıkların durumu ise tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana, "İnkar et" der; insan inkar edince de, "Şüphesiz ben senden uzağım. Çünkü ben alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım" der.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَكَانَnihayet olduعَٰقِبَتَهُمَآsonlarıأَنَّهُمَاikisinin deفِىateşte kalmalarıٱلنَّارِخَٰلِدَيْنِebedi olarakفِيهَاوَذَٰلِكَve budurجَزَٰٓؤُا۟cezasıٱلظَّٰلِمِينَzalimlerin

Nihayet ikisinin de (azdıranın da azanın da) akıbeti, ebediyen ateşte kalmaları olmuştur. İşte zalimlerin cezası budur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاeyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inanan(lar)ٱتَّقُوا۟korkunٱللَّهَAllah'tanوَلْتَنظُرْve baksınنَفْسٌkişiمَّاneقَدَّمَتْgönderdiğineلِغَدٍوَٱتَّقُوا۟ve korkunٱللَّهَإِنَّçünküٱللَّهَAllahخَبِيرٌۢbilmektedirبِمَاşeyleriتَعْمَلُونَyaptıklarınız

Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve herkes, yarın için önceden ne göndermiş olduğuna baksın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاveتَكُونُوا۟olmayınكَٱلَّذِينَkimseler gibiنَسُوا۟unutanlarٱللَّهَAllah'ıفَأَنسَىٰهُمْve onlara unutturduğuأَنفُسَهُمْأُو۟لَٰٓئِكَişteهُمُonlarٱلْفَٰسِقُونَyoldan çıkanlardır

Allah'ı unutan ve bu yüzden Allah'ın da kendilerine kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar fasık kimselerin ta kendileridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَوْşayetأَنزَلْنَاbiz indirseydikهَٰذَاbuٱلْقُرْءَانَKur'an'ıعَلَىٰbir dağaجَبَلٍلَّرَأَيْتَهُۥonu görürdünخَٰشِعًاbaş eğmişمُّتَصَدِّعًاparçalanmışمِّنْkorkusundanخَشْيَةِٱللَّهِوَتِلْكَve buٱلْأَمْثَٰلُmisalleriنَضْرِبُهَاanlatıyoruzلِلنَّاسِinsanlaraلَعَلَّهُمْumulur kiيَتَفَكَّرُونَdüşünürler

Eğer biz, bu Kur'an'ı bir dağa indirseydik, elbette sen onu Allah korkusundan başını eğerek parça parça olmuş görürdün. İşte misaller! Biz onları insanlara düşünsünler diye veriyoruz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هُوَOٱللَّهُAllah'tırٱلَّذِىkiلَآyokturإِلَٰهَtanrıإِلَّاbaşkaهُوَعَٰلِمُbilirٱلْغَيْبِgörülmeyeniوَٱلشَّهَٰدَةِهُوَOٱلرَّحْمَٰنُRahmân'dır (çok esirgeyen)ٱلرَّحِيمُRahîm'dir (çok acıyan)

O, kendisinden başka hiçbir ilah olmayan Allah'tır. Gaybı da, görünen alemi de bilendir. O, Rahman'dır, Rahim'dir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هُوَOٱللَّهُAllah'tırٱلَّذِىkiلَآyokturإِلَٰهَtanrıإِلَّاbaşkaهُوَO'ndanٱلْمَلِكُMelik'tir (padişahtır)ٱلْقُدُّوسُKuddûs'tür (mukaddes)ٱلسَّلَٰمُSelâm'dır (esenlik veren)ٱلْمُؤْمِنُMü'min'dir (güvenlik veren)ٱلْمُهَيْمِنُMüheymin'dir (kollayıp koruyan)ٱلْعَزِيزُAzîz'dir (üstün galib)ٱلْجَبَّارُCebbâr'dır (istediğini zorla yaptıran)ٱلْمُتَكَبِّرُسُبْحَٰنَyücedirٱللَّهِAllahعَمَّاortak koşmalarındanيُشْرِكُونَ

O, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayan Allah'tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağı, güvenlik veren, gözetip koruyan, mutlak güç sahibi, düzeltip ıslah eden ve dilediğini yaptıran ve büyüklükte eşsiz olan Allah'tır. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هُوَOٱللَّهُAllahٱلْخَٰلِقُHâlik'dir (yaratan)ٱلْبَارِئُBâri'dir (var eden)ٱلْمُصَوِّرُلَهُO'nundurٱلْأَسْمَآءُisimlerٱلْحُسْنَىٰيُسَبِّحُtesbih ederlerلَهُۥO'nuمَاbulunanlarفِىgöklerdeٱلسَّمَٰوَٰتِوَٱلْأَرْضِوَهُوَve OٱلْعَزِيزُAzîz'dir (mutlak galip)ٱلْحَكِيمُHakîm'dir (hükümdar herşeyi hikmetle yapan)

O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah'tır. Güzel isimler O'nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O'nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi