KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

32. SURE · 30 AYET · 372 KELİME

Secde

السجدة

Kelime bağlantısı sözlüğe, İncele düğmesi dil bilgisi ve açıklamalara açılır.

أَمْyoksa?يَقُولُونَٱفْتَرَىٰهُبَلْhayırهُوَoٱلْحَقُّgerçektirمِنtarafındanرَّبِّكَRabbinلِتُنذِرَuyarman içinقَوْمًاbir kavmiمَّآkendilerine gelmeyenأَتَىٰهُممِّنhiçbirنَّذِيرٍuyarıcıمِّنsenden önceقَبْلِكَلَعَلَّهُمْumuduylaيَهْتَدُونَdoğru yola gelirler

Yoksa "Onu Muhammed uydurdu" mu diyorlar? Hayır o, kendilerine senden önce hiçbir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi uyarman için, doğru yolu bulsunlar diye Rabbin tarafından indirilmiş gerçektir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱللَّهُAllahٱلَّذِىkiخَلَقَyarattıٱلسَّمَٰوَٰتِgökleriوَٱلْأَرْضَve yeriوَمَاveبَيْنَهُمَاbunlar arasındakileriفِىaltıسِتَّةِأَيَّامٍgündeثُمَّsonraٱسْتَوَىٰistiva ettiعَلَىüzerineٱلْعَرْشِمَاyokturلَكُمsizinمِّنO'ndan başkaدُونِهِۦمِنhiçbirوَلِىٍّdostunuzوَلَاve yokturشَفِيعٍأَفَلَاdüşünüp öğüt almıyor musunuz?تَتَذَكَّرُونَ

Allah, gökleri ve yeri, ikisi arasındakileri altı gün içinde (altı evrede) yaratan sonra da Arş'a kurulandır. Sizin için O'ndan başka hiçbir dost, hiçbir şefaatçi yoktur. Hala düşünüp öğüt almayacak mısınız?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يُدَبِّرُtedbir eder (indirir)ٱلْأَمْرَemriمِنَgöktenٱلسَّمَآءِإِلَىyereٱلْأَرْضِثُمَّsonraيَعْرُجُçıkarإِلَيْهِO'naفِىiçindeيَوْمٍbir günكَانَonun süresiمِقْدَارُهُۥٓأَلْفَbinسَنَةٍyıldırمِّمَّاsizin hesabınızcaتَعُدُّونَ

Gökten yere kadar bütün işleri Allah yürütür. Sonra bu işler, süresi sizin hesabınızla bin yıl olan bir günde O'na yükselir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّsonraسَوَّىٰهُona biçim verdiوَنَفَخَve üflediفِيهِonaمِنkendi ruhundanرُّوحِهِۦوَجَعَلَve yarattıلَكُمُsizin içinٱلسَّمْعَkulak(lar)وَٱلْأَبْصَٰرَve gözlerوَٱلْأَفْـِٔدَةَقَلِيلًاne kadar azمَّاşükrediyorsunuzتَشْكُرُونَ

Sonra onu şekillendirip ona ruhundan üfledi. Sizin için işitme, görme ve idrak duygularını yarattı. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالُوٓا۟ve dedilerأَءِذَاsonra mı?ضَلَلْنَاbiz kaybolduktanفِىtopraktaٱلْأَرْضِأَءِنَّاbiz mi?لَفِىiçinde olacağızخَلْقٍbir yaratılışجَدِيدٍۭبَلْdoğrusuهُمonlarبِلِقَآءِkavuşmayıرَبِّهِمْRablerineكَٰفِرُونَinkar edenlerdir

(Kafirler dediler ki:) "Biz toprakta yok olduktan sonra mı, biz mi yeniden yaratılacakmışız? Hayır, onlar Rablerine kavuşmayı inkar etmektedirler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْيَتَوَفَّىٰكُمcanınızı alırمَّلَكُmeleğiٱلْمَوْتِölümٱلَّذِىvekil edilenوُكِّلَبِكُمْüzerinizeثُمَّsonraإِلَىٰRabbinizeرَبِّكُمْتُرْجَعُونَdöndürülürsünüz

De ki: "Sizin için görevlendirilen ölüm meleği canınızı alacak, sonra Rabbinize döndürüleceksiniz."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْve eğerتَرَىٰٓbir görsenإِذِ(demekte) ikenٱلْمُجْرِمُونَsuçlularıنَاكِسُوا۟öne eğmişرُءُوسِهِمْbaşlarınıعِندَhuzurundaرَبِّهِمْRablerininرَبَّنَآRabbimizأَبْصَرْنَاgördükوَسَمِعْنَاve işittikفَٱرْجِعْنَاbizi geri döndürنَعْمَلْyapalımصَٰلِحًاiyi işإِنَّاartık bizمُوقِنُونَkesin olarak inandık

Suçlular, Rablerinin huzurunda boyunlarını büküp, "Rabbimiz! (Gerçeği) gördük ve işittik. Artık şimdi bizi (dünyaya) döndür ki, salih amel işleyelim. Biz artık kesin olarak inanmaktayız" dedikleri vakit, (onları) bir görsen!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْve şayetشِئْنَاdileseydikلَءَاتَيْنَاكُلَّherنَفْسٍnefseهُدَىٰهَاhidayetiniوَلَٰكِنْfakatحَقَّhak olduٱلْقَوْلُsözمِنِّىbendenلَأَمْلَأَنَّmutlaka dolduracağımجَهَنَّمَcehennemiمِنَbir kısmiyleٱلْجِنَّةِcinlerdenوَٱلنَّاسِve insanlardanأَجْمَعِينَtamamen

Eğer dileseydik, herkese hidayetini verirdik. Fakat benim, "Andolsun, cehennemi hem cinlerden hem de insanlardan dolduracağım" sözüm gerçekleşecektir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَذُوقُوا۟o halde tadınبِمَاkarşılığını (cezasını)نَسِيتُمْunutmanızınلِقَآءَkarşılaşmayıيَوْمِكُمْgününüzleهَٰذَآbuإِنَّاbiz deنَسِينَٰكُمْوَذُوقُوا۟ve tadınعَذَابَazabıٱلْخُلْدِebediبِمَاötürüكُنتُمْoluklarınızdanتَعْمَلُونَyapıyor(lar)

(Onlara şöyle denilecek:) "O halde, bu gününüze kavuşmayı unutmanıza karşılık azabı tadın. Biz de sizi unuttuk. Yapmakta olduklarınıza karşılık ebedi azabı tadın."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّمَاancakيُؤْمِنُinanırlarبِـَٔايَٰتِنَاbizim ayetlerimizeٱلَّذِينَo kimseler kiإِذَاzamanذُكِّرُوا۟öğüt verildiğiبِهَاkendilerineخَرُّوا۟derhal kapanırlarسُجَّدًاsecdeyeوَسَبَّحُوا۟ve tesbih ederlerبِحَمْدِöverekرَبِّهِمْRableriniوَهُمْve onlarلَاaslaيَسْتَكْبِرُونَ

Bizim ayetlerimize ancak, kendilerine bu ayetlerle öğüt verildiği zaman secdeye kapanan, kibirlenmeksizin Rablerine hamd ederek tespih edenler inanırlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
تَتَجَافَىٰuzaklaşırجُنُوبُهُمْyanlarıعَنِyataklardanٱلْمَضَاجِعِيَدْعُونَdu'a ederlerرَبَّهُمْRablerineخَوْفًاkorkarakوَطَمَعًاve umarakوَمِمَّاve şeylerdenرَزَقْنَٰهُمْrızıklandırdığımızيُنفِقُونَhayır için harcarlar

Onlar, korkarak ve ümid ederek Rablerine ibadet etmek için yataklarından kalkarlar. Kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden de Allah için harcarlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَلَاve aslaتَعْلَمُbilemezنَفْسٌhiç kimseمَّآneأُخْفِىَsaklandığınıلَهُمonlar içinمِّنaydınlatıcıقُرَّةِأَعْيُنٍgözlerجَزَآءًۢkarşılık olarakبِمَاşeylereكَانُوا۟olduklarıيَعْمَلُونَyapıyor(lar)

Hiç kimse, yapmakta olduklarına karşılık olarak, onlar için saklanan göz aydınlıklarını bilemez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَمَّاfakatٱلَّذِينَinananlarءَامَنُوا۟وَعَمِلُوا۟ve yapanlarٱلصَّٰلِحَٰتِiyi işlerفَلَهُمْonlarجَنَّٰتُcennetlerdeٱلْمَأْوَىٰdurulmağa değerنُزُلًۢاağırlanırlarبِمَاkarşılıkكَانُوا۟olduklarınaيَعْمَلُونَyapıyor(lar)

İman edip salih amel işleyenlere gelince, onlar için, yapmakta olduklarına karşılık bir mükafat olarak Me'va cennetleri vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَمَّاve fakatٱلَّذِينَyoldan çıkanlarınفَسَقُوا۟فَمَأْوَىٰهُمُbarınacakları yerٱلنَّارُكُلَّمَآherأَرَادُوٓا۟istediklerindeأَنçıkmakيَخْرُجُوا۟مِنْهَآoradanأُعِيدُوا۟yine geri çevrilirlerفِيهَاorayaوَقِيلَve denilirلَهُمْonlaraذُوقُوا۟tadınعَذَابَazabınıٱلنَّارِateşٱلَّذِىolduğunuzكُنتُمبِهِۦonuتُكَذِّبُونَyalanlamakta

Fasıklık edenlere gelince, onların barınağı ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, oraya döndürülürler ve onlara, "Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın" denir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَنُذِيقَنَّهُمmutlaka onlara taddıracağızمِّنَazabdanٱلْعَذَابِٱلْأَدْنَىٰdaha yakınدُونَayrı olarakٱلْعَذَابِazabdanٱلْأَكْبَرِbüyükلَعَلَّهُمْbelkiيَرْجِعُونَdönerler

Andolsun, dönsünler diye biz onlara (ahiretteki) en büyük azaptan önce (dünyadaki) yakın azabı elbette tattıracağız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَنْve kim olabilir?أَظْلَمُdaha zalimمِمَّنkimsedenذُكِّرَöğüt verilenبِـَٔايَٰتِayetleriyleرَبِّهِۦRabbininثُمَّsonraأَعْرَضَyüz çevirenعَنْهَآإِنَّاmuhakkak ki bizمِنَsuçlulardanٱلْمُجْرِمِينَمُنتَقِمُونَöç alıcıyız

Kim, Rabbinin ayetleri kendisine hatırlatıldıktan sonra onlardan yüz çevirenden daha zalimdir? Şüphesiz ki biz suçlulardan intikam alıcıyız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْve andolsunءَاتَيْنَاbiz verdikمُوسَىMusa'yaٱلْكِتَٰبَKitabıفَلَاsakınتَكُنolmaفِىiçindeمِرْيَةٍkuşkuمِّنonun ulaşmasındanلِّقَآئِهِۦوَجَعَلْنَٰهُve onu yaptıkهُدًىyol göstericiلِّبَنِىٓoğullarınaإِسْرَٰٓءِيلَİsrail

Andolsun, biz Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) vermiştik. Sen de kitaba (Kur'an'a) kavuşma konusunda sakın şüphe içinde olma. Onu İsrailoğullarına bir yol gösterici kılmıştık.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَجَعَلْنَاve yetiştirmiştikمِنْهُمْonların içindenأَئِمَّةًönderlerيَهْدُونَdoğru yola iletenبِأَمْرِنَاbuyruğumuzlaلَمَّاzamanصَبَرُوا۟وَكَانُوا۟ve olduklarındaبِـَٔايَٰتِنَاayetlerimizeيُوقِنُونَkesinlikle inanıyor

Sabredip ayetlerimize kesin olarak inandıkları zaman, içlerinden emrimizle doğru yola ileten önderler çıkardık.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizرَبَّكَRabbinهُوَOيَفْصِلُhükmedecektirبَيْنَهُمْonların aralarındaيَوْمَgünüٱلْقِيَٰمَةِkıyametفِيمَاşeylerdeكَانُوا۟olduklarıفِيهِkonulardaيَخْتَلِفُونَayrılığa düştükleri

Şüphesiz Rabbin kıyamet günü, üzerinde ayrılığa düşmekte oldukları şeyler konusunda onlar arasında hüküm verecektir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَوَلَمْyola getirmedi mi?يَهْدِلَهُمْonlarıكَمْniceأَهْلَكْنَاhelak etmemizمِنdaha öncekiقَبْلِهِممِّنَkuşaklarıٱلْقُرُونِيَمْشُونَdolaştıklarıفِىyurtlarındaمَسَٰكِنِهِمْإِنَّşüphesizفِىvardırذَٰلِكَbundaلَءَايَٰتٍأَفَلَاişitmiyorlar mı?يَسْمَعُونَ

Yurtlarında gezip dolaştıkları nice nesilleri helak etmiş olmamız, onlar için yol gösterici olmadı mı? Şüphesiz bunda ibretler vardır. Hala duymayacaklar mı?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَوَلَمْgörmüyorlar mı?يَرَوْا۟أَنَّاbizنَسُوقُsürüyoruzٱلْمَآءَsuyuإِلَىyereٱلْأَرْضِٱلْجُرُزِkuru otsuzفَنُخْرِجُve bitiriyoruzبِهِۦonunlaزَرْعًاekinتَأْكُلُyiyorمِنْهُondanأَنْعَٰمُهُمْhayvanları daوَأَنفُسُهُمْأَفَلَاgörmüyorlar mı?يُبْصِرُونَ

Görmediler mi ki, biz yağmuru kupkuru yere gönderip onunla hayvanlarının ve kendilerinin yiyeceği ekinler çıkarırız. Hala görmeyecekler mi?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiيَوْمَgünüٱلْفَتْحِfetihلَاfayda vermezيَنفَعُٱلَّذِينَkimselereكَفَرُوٓا۟inkar eden(lere)إِيمَٰنُهُمْinanmalarıوَلَاve değildirهُمْonlarيُنظَرُونَmühlet verilenler(den)

De ki: "Fetih (Kıyamet) günü, inkar edenlere iman etmeleri fayda vermeyecektir. Onlara göz de açtırılmayacaktır."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi