KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

31. SURE · 34 AYET · 546 KELİME

Lokmân

لقمان

Kelime bağlantısı sözlüğe, İncele düğmesi dil bilgisi ve açıklamalara açılır.

ٱلَّذِينَonlar kiيُقِيمُونَkılarlarٱلصَّلَوٰةَnamazıوَيُؤْتُونَve verirlerٱلزَّكَوٰةَzekatıوَهُمve onlarبِٱلْءَاخِرَةِهُمْonlarيُوقِنُونَkesin olarak inanırlar

Onlar; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren kimselerdir. Onlar ahirete de kesin olarak inanırlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمِنَveٱلنَّاسِinsanlardanمَنkimiيَشْتَرِىsatın alırلَهْوَboşٱلْحَدِيثِhadisi (sözü)لِيُضِلَّsaptırmak içinعَنyolundanسَبِيلِٱللَّهِAllah'ınبِغَيْرِolmaksızınعِلْمٍbilgisiوَيَتَّخِذَهَاve onu edinmek içinهُزُوًاأُو۟لَٰٓئِكَişteلَهُمْonlara vardırعَذَابٌbir azabمُّهِينٌküçük düşürücü

İnsanlardan öylesi vardır ki, bilgisizce Allah yolundan saptırmak ve o yolu eğlenceye almak için, eğlencelik asılsız ve faydasız sözleri satın alır. İşte onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاve zamanتُتْلَىٰokunduğuعَلَيْهِonaءَايَٰتُنَاayetlerimizوَلَّىٰsırtını dönerمُسْتَكْبِرًاbüyüklük taslayarakكَأَنsankiلَّمْonları hiç işitmemişيَسْمَعْهَاكَأَنَّsankiفِىٓkulaklarındaأُذُنَيْهِوَقْرًافَبَشِّرْهُona müjdeleبِعَذَابٍbir azabıأَلِيمٍacıklı

Ona ayetlerimiz okunduğu zaman; onları hiç işitmemiş gibi, kulağında bir ağırlık var da büyüklenerek arkasını döner. Ona, elem dolu bir azabı müjdele.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّelbetteٱلَّذِينَkimselereءَامَنُوا۟inanan(lara)وَعَمِلُوا۟ve yapanlaraٱلصَّٰلِحَٰتِiyi işlerلَهُمْonlara vardırجَنَّٰتُcennetlerٱلنَّعِيمِni'meti bol

(8-9) Şüphesiz, iman edip salih amel işleyenler için içlerinde ebedi kalacakları Naim cennetleri vardır. Allah, (bu konuda) gerçek bir vaadde bulunmuştur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
خَٰلِدِينَebedi kalacaklardırفِيهَاوَعْدَva'didirٱللَّهِAllah'ınحَقًّاوَهُوَve Oٱلْعَزِيزُüstündürٱلْحَكِيمُhüküm ve hikmet sahibidir

(8-9) Şüphesiz, iman edip salih amel işleyenler için içlerinde ebedi kalacakları Naim cennetleri vardır. Allah, (bu konuda) gerçek bir vaadde bulunmuştur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
خَلَقَyarattıٱلسَّمَٰوَٰتِgökleriبِغَيْرِolmadanعَمَدٍbir direkتَرَوْنَهَاوَأَلْقَىٰve attıفِىyereٱلْأَرْضِرَوَٰسِىَsağlam ve yüksek dağlarأَنdiyeتَمِيدَsarsarبِكُمْsiziوَبَثَّve yaydıفِيهَاoradaمِنher çeşitكُلِّدَآبَّةٍوَأَنزَلْنَاve indirdikمِنَgöktenٱلسَّمَآءِمَآءًbir suفَأَنۢبَتْنَاve bitirdikفِيهَاoradaمِنher-tenكُلِّherزَوْجٍكَرِيمٍgüzel (bitkiler)

Allah, gökleri görebileceğiniz direkler olmaksızın yarattı. Yeryüzüne de, sizi sarsmasın diye sabit dağlar yerleştirdi ve orada her türlü canlıyı yaydı. Gökten de yağmur indirip orada her türden güzel ve faydalı bitki bitirdik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هَٰذَاişte bunlarخَلْقُyarattıklarıdırٱللَّهِAllah'ınفَأَرُونِىgösterin banaمَاذَاne?خَلَقَyarattıٱلَّذِينَkimselerمِنO'ndan başkaدُونِهِۦبَلِdoğrusuٱلظَّٰلِمُونَo zalimlerفِىiçindedirlerضَلَٰلٍbir sapıklıkمُّبِينٍaçık

İşte Allah'ın yarattıkları! Haydi, Allah'ı bırakıp da taptıklarınızın yarattığını bana gösterin! Hayır, zalimler açık bir sapıklık içindedirler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْve andolsunءَاتَيْنَاbiz verdikلُقْمَٰنَLokman'aٱلْحِكْمَةَhikmetأَنِiçinٱشْكُرْşükretmesiلِلَّهِوَمَنve kimيَشْكُرْşükrederseفَإِنَّمَاşüphesizيَشْكُرُşükrederلِنَفْسِهِۦوَمَنve kimكَفَرَinkar ederseفَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahغَنِىٌّzengindirحَمِيدٌövülmüştür

Andolsun, biz Lokman'a "Allah'a şükret" diye hikmet verdik. Kim şükrederse, ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse, bilsin ki Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övülmeye layıktır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْve haniقَالَdemişti kiلُقْمَٰنُLokmanلِٱبْنِهِۦoğlunaوَهُوَOيَعِظُهُۥöğüt vererekيَٰبُنَىَّey yavrumلَاaslaتُشْرِكْortak koşmaبِٱللَّهِإِنَّçünküٱلشِّرْكَortak koşmakلَظُلْمٌbir zulümdürعَظِيمٌbüyük

Hani Lokman, oğluna öğüt vererek şöyle demişti: "Yavrum! Allah'a ortak koşma! Çünkü ortak koşmak elbette büyük bir zulümdür."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَوَصَّيْنَاve biz tavsiye ettikٱلْإِنسَٰنَinsanaبِوَٰلِدَيْهِana babasınıحَمَلَتْهُonu taşımıştırأُمُّهُۥanasıوَهْنًاzayıflıkعَلَىٰüstüneوَهْنٍzayıflıklaوَفِصَٰلُهُۥve onun sütten kesilmesiفِىiçindedirعَامَيْنِiki yılأَنِkiٱشْكُرْşükretلِىbanaوَلِوَٰلِدَيْكَve anana-babanaإِلَىَّbanadırٱلْمَصِيرُdönüş

İnsana da, anne babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi, onu her gün biraz daha güçsüz düşerek karnında taşımıştır. Onun sütten kesilmesi de iki yıl içinde olur. (İşte onun için) insana şöyle emrettik: "Bana ve anne babana şükret. Dönüş banadır."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنve eğerجَٰهَدَاكَseni zorlarlarsaعَلَىٰٓiçinأَنortak koşmanتُشْرِكَبِىbanaمَاbir şeyiلَيْسَolmayanلَكَseninبِهِۦhakkındaعِلْمٌbilginفَلَاaslaتُطِعْهُمَاوَصَاحِبْهُمَاve onlarla geçinفِىdünyadaٱلدُّنْيَامَعْرُوفًاوَٱتَّبِعْve uyسَبِيلَyolunaمَنْkimseninأَنَابَyönelenإِلَىَّثُمَّsonraإِلَىَّbanadırمَرْجِعُكُمْdönüşünüzفَأُنَبِّئُكُمsize haber vereceğimبِمَاşeyleriكُنتُمْolduklarnızتَعْمَلُونَyapıyor(lar)

"Eğer, hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığın bir şeyi bana ortak koşman için seninle uğraşırlarsa, onlara itaat etme. Fakat dünyada onlarla iyi geçin. Bana yönelenlerin yoluna uy. Sonra dönüşünüz ancak banadır. Ben de size yapmakta olduğunuz şeyleri haber vereceğim."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰبُنَىَّey yavrumإِنَّهَآonlarإِنeğerتَكُbir şey olsaمِثْقَالَağırlığıncaحَبَّةٍdanesiمِّنْhardalخَرْدَلٍفَتَكُنve bulunsaفِىbir kayanın içindeصَخْرَةٍأَوْveyaفِىgöklerdeٱلسَّمَٰوَٰتِأَوْveyaفِىyerdeٱلْأَرْضِيَأْتِmutlaka getirirبِهَاonuٱللَّهُإِنَّçünküٱللَّهَAllahلَطِيفٌlatiftirخَبِيرٌhaber alır

(Lokman, öğütlerine şöyle devam etti:) "Yavrum! Şüphesiz yapılan iş bir hardal tanesi ağırlığında olsa ve bir kayanın içinde, yahut göklerde ya da yerin içinde bile olsa, Allah onu çıkarır getirir. Çünkü Allah, en gizli şeyleri bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰبُنَىَّey yavrumأَقِمِkılٱلصَّلَوٰةَnamazıوَأْمُرْve emretبِٱلْمَعْرُوفِiyiliğiوَٱنْهَve vazgeçirعَنِkötülüktenٱلْمُنكَرِوَٱصْبِرْve sabretعَلَىٰbaşınaمَآneأَصَابَكَإِنَّçünküذَٰلِكَbunlarمِنْyapılması gerekenعَزْمِٱلْأُمُورِişlerdendir

"Yavrum! Namazı dosdoğru kıl. İyiliği emret. Kötülükten alıkoy. Başına gelen musibetlere karşı sabırlı ol. Çünkü bunlar kesin olarak emredilmiş işlerdendir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاaslaتُصَعِّرْçevirneخَدَّكَyüzünüلِلنَّاسِinsanlardanوَلَاveتَمْشِyürümeفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِمَرَحًاإِنَّziraٱللَّهَAllahلَاsevmezيُحِبُّكُلَّhepsiniمُخْتَالٍkendini beğenenleriفَخُورٍövünenleri

"Küçümseyerek surat asıp insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü Allah, hiçbir kibirleneni, övüngeni sevmez."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱقْصِدْve tutumlu olفِىyürüyüşündeمَشْيِكَوَٱغْضُضْve kısمِنsesiniصَوْتِكَإِنَّçünküأَنكَرَen çirkiniٱلْأَصْوَٰتِseslerinلَصَوْتُsesidirٱلْحَمِيرِeşeklerin

"Yürüyüşünde tabii ol. Sesini alçalt. Çünkü seslerin en çirkini, şüphesiz eşeklerin sesidir!"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْgörmediniz mi?تَرَوْا۟أَنَّelbetteٱللَّهَAllahسَخَّرَboyun eğdirdiلَكُمsizeمَّاbulunanlarıفِىgöklerdeٱلسَّمَٰوَٰتِوَمَاve bulunanlarıفِىve yerdeٱلْأَرْضِوَأَسْبَغَve bol bol verdiعَلَيْكُمْsizeنِعَمَهُۥni'metleriniظَٰهِرَةًgörünürوَبَاطِنَةًوَمِنَveٱلنَّاسِinsanlardanمَنkimi var kiيُجَٰدِلُtartışır (durur)فِىhakkındaٱللَّهِAllahبِغَيْرِolmadanعِلْمٍbilgisiوَلَاve olmadanهُدًىyol göstereniوَلَاve olmadanكِتَٰبٍbir Kitabıمُّنِيرٍaydınlatıcı

Göklerde, yerde ne varsa hepsini Allah'ın sizin hizmetinize verdiğini ve açıkça yahut gizlice üzerinizdeki nimetlerini tamamladığını görmediniz mi? Yine de insanlar arasında, hiçbir bilgisi, yol göstericisi ve aydınlatıcı bir kitabı olmadan Allah hakkında tartışıp duranlar vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاne zaman kiقِيلَdenseلَهُمُonlaraٱتَّبِعُوا۟uyunمَآindirdiğineأَنزَلَٱللَّهُAllah'ınقَالُوا۟derlerبَلْhayırنَتَّبِعُbiz uyarızمَاşeyeوَجَدْنَاbulduğumuzعَلَيْهِüzerindeءَابَآءَنَآأَوَلَوْşayetكَانَolsa da mı?ٱلشَّيْطَٰنُşeytanيَدْعُوهُمْonları çağırmışإِلَىٰazabınaعَذَابِٱلسَّعِيرِalevli ateşin

Kendilerine, "Allah'ın indirdiğine uyun" denildiği zaman, "Hayır, biz babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız" derler. Şeytan, kendilerini cehennem azabına çağırıyor olsa da mı?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَنيُسْلِمْteslim ederseوَجْهَهُۥٓyüzünüإِلَىAllah'aٱللَّهِوَهُوَve oمُحْسِنٌgüzel davranarakفَقَدِelbetteٱسْتَمْسَكَo yapışmıştırبِٱلْعُرْوَةِkulpaٱلْوُثْقَىٰوَإِلَىve dönerٱللَّهِAllah'aعَٰقِبَةُsonuٱلْأُمُورِişlerin

Kim iyilik yaparak kendini Allah'a teslim ederse, şüphesiz en sağlam kulpa tutunmuştur. İşlerin sonu ancak Allah'a varır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَنve kimكَفَرَinkar ederseفَلَاseni üzmesinيَحْزُنكَكُفْرُهُۥٓإِلَيْنَاsonunda bizedirمَرْجِعُهُمْonların dönüşleriفَنُنَبِّئُهُمve kendilerine haber veririzبِمَاşeyleriعَمِلُوٓا۟إِنَّşüphesizٱللَّهَAllahعَلِيمٌۢbilirبِذَاتِözünüٱلصُّدُورِgöğüslerin

Kim inkar ederse, onun inkarı seni üzmesin. Onların dönüşleri ancak bizedir. Biz de onlara yaptıklarını haber veririz. Allah, göğüslerin içindekini (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَئِنve andolsunسَأَلْتَهُمonlara sorsanمَّنْkim?خَلَقَyarattıٱلسَّمَٰوَٰتِgökleriوَٱلْأَرْضَve yeriلَيَقُولُنَّmutlaka derlerٱللَّهُقُلِde kiٱلْحَمْدُhamdلِلَّهِبَلْhayırأَكْثَرُهُمْçoklarıلَاbilmezlerيَعْلَمُونَ

Andolsun, eğer onlara, "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan, mutlaka "Allah" derler. De ki: "Hamd, Allah'a mahsustur." Fakat onların çoğu bilmezler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لِلَّهِAllah'ındırمَاne varsaفِىgöklerdeٱلسَّمَٰوَٰتِوَٱلْأَرْضِإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahهُوَişte O'durٱلْغَنِىُّzenginٱلْحَمِيدُövülen

Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. Şüphesiz Allah, her bakımdan sınırsız zengin olandır, övülmeye layık olandır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْşayet olsaأَنَّمَاbulunanفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِمِنağaçlarشَجَرَةٍأَقْلَٰمٌkalemوَٱلْبَحْرُve deniz (mürekkep)يَمُدُّهُۥona katılsaمِنۢarkasındanبَعْدِهِۦسَبْعَةُyediأَبْحُرٍdeniz (daha)مَّاyine tükenmezنَفِدَتْكَلِمَٰتُkelimeleriٱللَّهِإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahعَزِيزٌüstündürحَكِيمٌhikmet sahibidir

Eğer yeryüzündeki ağaçlar kalem, deniz de mürekkep olsa, arkasından yedi deniz daha ona katılsa, Allah'ın sözleri (yazmakla) yine de tükenmez. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَّاdeğildirخَلْقُكُمْsizin yaratılmanızوَلَاve değildirبَعْثُكُمْdiriltilmenizإِلَّاbaşka bir şeyكَنَفْسٍkişi(nin yaratılmasından)وَٰحِدَةٍإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahسَمِيعٌۢişitendirبَصِيرٌgörendir

(Ey insanlar!) Sizin yaratılmanız ve öldükten sonra tekrar diriltilmeniz, ancak bir tek insanı yaratmak ve diriltmek gibidir. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْgörmedin miتَرَأَنَّşüphesizٱللَّهَAllahيُولِجُsokuyorٱلَّيْلَgeceyiفِىiçineٱلنَّهَارِgündüzünوَيُولِجُve sokuyorٱلنَّهَارَgündüzüفِىiçineٱلَّيْلِgeceninوَسَخَّرَve emrine boyun eğdirmiştirٱلشَّمْسَgüneşiوَٱلْقَمَرَve ayıكُلٌّher biriيَجْرِىٓakıp giderإِلَىٰٓkadarأَجَلٍbir süreyeمُّسَمًّىbelliوَأَنَّve elbetteٱللَّهَAllahبِمَاyaptıklarınızıتَعْمَلُونَخَبِيرٌhaber almaktadır

Görmedin mi ki, Allah, geceyi gündüzün içine ve gündüzü de gecenin içine sokuyor. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri (kendi yörüngesinde) belli bir zamana kadar akar gider. Şüphesiz Allah, işlediklerinizden hakkıyla haberdardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ذَٰلِكَböyledirبِأَنَّçünküٱللَّهَAllahهُوَOٱلْحَقُّhaktırوَأَنَّve elbetteمَاyalvardıklarıيَدْعُونَمِنO'ndan başkaدُونِهِٱلْبَٰطِلُbatıldırوَأَنَّve gerçektenٱللَّهَAllah'tırهُوَOٱلْعَلِىُّuluٱلْكَبِيرُve büyük

Bu böyledir. Çünkü Allah hakkın ta kendisidir, onu bırakıp da taptıkları ise batıldır. Şüphesiz Allah yücedir, büyüktür.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْgörmedin mi?تَرَأَنَّkiٱلْفُلْكَgemilerتَجْرِىgidiyorفِىdenizdeٱلْبَحْرِبِنِعْمَتِni'metiyleٱللَّهِAllah'ınلِيُرِيَكُمsize göstersin diyeمِّنْbir kısımءَايَٰتِهِۦٓإِنَّşüphesizفِىvardırذَٰلِكَbundaلَءَايَٰتٍلِّكُلِّherkes içinصَبَّارٍsabredenشَكُورٍşükreden

Görmedin mi ki, gemiler Allah'ın nimetiyle denizde akıp gitmektedir. Allah, bunu ayetlerinden bir kısmını size göstermek için yapmaktadır. Şüphesiz ki bunda hakkıyla sabreden, hakkıyla şükreden herkes için ibretler vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاve zamanغَشِيَهُمonları sardığıمَّوْجٌdalga(lar)كَٱلظُّلَلِgölgeler gibiدَعَوُا۟yalvarırlarٱللَّهَAllah'aمُخْلِصِينَyalnız has kılarakلَهُO'naٱلدِّينَdiniفَلَمَّاfakat o zamanنَجَّىٰهُمْonları kurtarıncaإِلَىkaraya çıkarıpٱلْبَرِّفَمِنْهُمiçlerinden bir kısmıمُّقْتَصِدٌوَمَاzatenيَجْحَدُinkar etmezبِـَٔايَٰتِنَآbizim ayetlerimiziإِلَّاbaşkasıكُلُّherخَتَّارٍgaddarlardanكَفُورٍinkarcıdan

Onları, (denizde) bir dalga gölgelikler gibi kapladığında, dini Allah'a has kılarak O'na yalvarırlar. Allah, onları kurtarıp karaya çıkarınca, onlardan bir kısmı orta yolu tutar. Bizim ayetlerimizi ise ancak son derece kaypak, son derece nankör olanlar inkar eder.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاeyٱلنَّاسُinsanlarٱتَّقُوا۟korkunرَبَّكُمْRabbinizdenوَٱخْشَوْا۟ve çekininيَوْمًاgünden (ki)لَّاödeyemezيَجْزِىوَالِدٌbabaعَنçocuğununوَلَدِهِۦوَلَاdeğildirمَوْلُودٌçocuk daهُوَoجَازٍödeyecekعَنiçinوَالِدِهِۦbabasıشَيْـًٔاإِنَّşüphesizوَعْدَva'diٱللَّهِAllah'ınحَقٌّفَلَاaslaتَغُرَّنَّكُمُsizi aldatmasınٱلْحَيَوٰةُhayatıٱلدُّنْيَاdünyaوَلَاve aslaيَغُرَّنَّكُمsizi aldatmasınبِٱللَّهِAllah hakkındaٱلْغَرُورُaldatıcı (şeytan)

Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Hiçbir babanın çocuğuna hiçbir yarar sağlayamayacağı, hiçbir çocuğun da babasına hiçbir yarar sağlayamayacağı günden korkun! Şüphesiz Allah'ın va'di gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. O aldatıcı şeytan da Allah hakkında sizi aldatmasın.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱللَّهَAllahعِندَهُۥO'nun yanındadırعِلْمُbilgisiٱلسَّاعَةِsa'atinوَيُنَزِّلُve O yağdırırٱلْغَيْثَyağmuruوَيَعْلَمُve bilirمَاolanıفِىrahimlerdeٱلْأَرْحَامِوَمَاveتَدْرِىbilmezنَفْسٌhiç kimseمَّاذَاneتَكْسِبُkazanacağınıغَدًاوَمَاveتَدْرِىbilmezنَفْسٌۢhiç kimseبِأَىِّhangiأَرْضٍyerdeتَمُوتُإِنَّşüphesiz yalnızٱللَّهَAllahعَلِيمٌbilendirخَبِيرٌۢhaberi olandır

Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi şüphesiz yalnızca Allah katındadır. O, yağmuru indirir, rahimlerdekini bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi