إِذْتُصْعِدُونَboyuna uzaklaşıyordunuzوَلَاdönüp bakmıyordunuzتَلْوُۥنَعَلَىٰٓhiç kimseyeأَحَدٍوَٱلرَّسُولُve Elçiيَدْعُوكُمْsizi çağırırkenفِىٓarkanızdanأُخْرَىٰكُمْفَأَثَٰبَكُمْbundan dolayı size verdiغَمًّۢاgamبِغَمٍّgam üstüneلِّكَيْلَاdiyeتَحْزَنُوا۟üzülmeyesinizعَلَىٰşeyeمَافَاتَكُمْelinizden gidenوَلَاvwمَآşeyeأَصَٰبَكُمْوَٱللَّهُAllahخَبِيرٌۢhaberdardırبِمَاşeylerdenتَعْمَلُونَyaptıklarınız(dan)
Peygamber, arkanızdan sizi çağırırken siz durmadan dağa yukarı kaçıyor, hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. Bundan dolayı Allah, size keder üstüne keder verdi ki, (bu durumlara alışasınız ve daha sonra) elinizden gidene, ve başınıza gelene üzülmeyesiniz. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com