KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

68. SURE · 52 AYET · 300 KELİME

Kalem

القلم

Kelime bağlantısı sözlüğe, İncele düğmesi dil bilgisi ve açıklamalara açılır.

إِنَّşüphesizرَبَّكَRabbinهُوَO'durأَعْلَمُen iyi bilenبِمَنkim(ler)ضَلَّsapmıştırعَنkendi yolundanسَبِيلِهِۦوَهُوَve O'durأَعْلَمُen iyi bilenبِٱلْمُهْتَدِينَdoğru yoldadır

Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapan kişiyi daha iyi bilir. O, hidayete erenleri de daha iyi bilir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاveتُطِعْita'at etmeكُلَّhiçbirineحَلَّافٍyemin edip duranمَّهِينٍaşağılık

(10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هَمَّازٍkötüleyip duranمَّشَّآءٍۭgötürüp getirenبِنَمِيمٍsöz

(10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَّنَّاعٍengel olanلِّلْخَيْرِhayraمُعْتَدٍsaldırganأَثِيمٍgünahkar

(10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
عُتُلٍّۭkabaبَعْدَsonra daذَٰلِكَbundanزَنِيمٍkötülükle damgalı

(10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَنdiyeكَانَolmuşذَاsahibiمَالٍmalوَبَنِينَve oğullar

(10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّاelbette bizبَلَوْنَٰهُمْbunlara da bela verdikكَمَاgibiبَلَوْنَآbela verdiğimizأَصْحَٰبَsahiplerineٱلْجَنَّةِbahçeإِذْhaniأَقْسَمُوا۟onlar yemin etmişlerdiلَيَصْرِمُنَّهَاbahçeyi mutlaka devşireceklerineمُصْبِحِينَsabah olunca

Şüphesiz biz, vaktiyle "bahçe sahipleri"ne bela verdiğimiz gibi, onlara (Mekkeli inkarcılara) da bela verdik. Hani o bahçe sahipleri, sabah erkenden (fakirler gelmeden) bahçenin ürünlerini devşirmeye yemin etmişlerdi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
عَسَىٰbelkiرَبُّنَآRabbimizأَنbize onun yerine verirيُبْدِلَنَاخَيْرًاdaha iyisiniمِّنْهَآondanإِنَّآelbette bizإِلَىٰRabbimiziرَبِّنَارَٰغِبُونَarzulayanlarız

"Umulur ki, Rabbimiz bize bunun yerine daha iyisini verir. Çünkü biz artık Rabbimizi arzulayanlarız."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَمْyoksaلَكُمْsizin -mı var?أَيْمَٰنٌعَلَيْنَاüzerimizdeبَٰلِغَةٌsürecekإِلَىٰkadarيَوْمِgününeٱلْقِيَٰمَةِإِنَّşüphesizلَكُمْsizindirلَمَاneتَحْكُمُونَhükmederseniz

Yahut bizden, her ne hükmederseniz mutlaka öyle olacağına dair Kıyamete kadar sürecek kesin sözler mi aldınız?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَوْمَgünيُكْشَفُaçılacağı sıvanacağı'عَنbacaklarınسَاقٍوَيُدْعَوْنَve da'vet edilecekleriإِلَىsecdeye;ٱلسُّجُودِفَلَاgüçleri yetmezيَسْتَطِيعُونَ

(42-43) Baldırların açılacağı (işlerin zorlaşacağı) ve kafirlerin secdeye çağrılıp da gözleri düşmüş ve kendilerini zillet kaplamış bir halde buna güç yetiremeyecekleri günü (Kıyamet gününü) düşün. Halbuki onlar sağlıklarında secde etmeye çağrılıyorlar (ve buna yanaşmıyorlar)dı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
خَٰشِعَةًkorkuylaأَبْصَٰرُهُمْgözleriتَرْهَقُهُمْonları kaplarذِلَّةٌوَقَدْhalbukiكَانُوا۟da'vet edilirlerdiيُدْعَوْنَإِلَىsecdeyeٱلسُّجُودِوَهُمْonlarسَٰلِمُونَsağlam iken

(42-43) Baldırların açılacağı (işlerin zorlaşacağı) ve kafirlerin secdeye çağrılıp da gözleri düşmüş ve kendilerini zillet kaplamış bir halde buna güç yetiremeyecekleri günü (Kıyamet gününü) düşün. Halbuki onlar sağlıklarında secde etmeye çağrılıyorlar (ve buna yanaşmıyorlar)dı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَذَرْنِىbana bırakوَمَنkimseyiيُكَذِّبُyalanlayanبِهَٰذَاbuٱلْحَدِيثِسَنَسْتَدْرِجُهُمonları derece derece yaklaştıracağızمِّنْyerdenحَيْثُلَاbilmedikleriيَعْلَمُونَ

(Ey Muhammed!) Bu sözü (Kur'an'ı) yalanlayanlarla beni baş başa bırak. Biz onları bilemeyecekleri biçimde adım adım helaka yaklaştıracağız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَٱصْبِرْsen sabretلِحُكْمِhükmüneرَبِّكَRabbininوَلَاveتَكُنolmaكَصَاحِبِsahibi gibi (Yunus)ٱلْحُوتِbalıkإِذْhaniنَادَىٰseslenmiştiوَهُوَve oمَكْظُومٌsıkıntıdan yutkunarak

Sen, Rabbinin hükmüne sabret. Balık sahibi (Yunus) gibi olma. Hani o, (balığın karnında) kederli bir halde Rabbine yakarmıştı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّوْلَآeğer olmasaydıأَنona yetişmesiتَدَٰرَكَهُۥنِعْمَةٌbir ni'metinمِّنRabbindenرَّبِّهِۦلَنُبِذَelbette atılırdıبِٱلْعَرَآءِçıplak bir yereوَهُوَve oمَذْمُومٌkınananrak

Şayet Rabbinden ona bir nimet yetişmemiş olsaydı, o mutlaka kınanmış bir halde ıssız bir yere atılacaktı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنveيَكَادُneredeyseٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوا۟inkar eden(ler)لَيُزْلِقُونَكَseni devireceklerdiبِأَبْصَٰرِهِمْgözleriyleلَمَّاzamanسَمِعُوا۟işittikleriٱلذِّكْرَZikr(Kur'an)'ıوَيَقُولُونَve diyorlardıإِنَّهُۥşüphesiz Oلَمَجْنُونٌmecnundur

Şüphesiz inkar edenler Zikr'i (Kur'an'ı) duydukları zaman neredeyse seni gözleriyle devirecekler. (Senin için,) "Hiç şüphe yok o bir delidir" diyorlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi