KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

زيل

daima · bitmez · durmazlar · geri durmaz

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
10
Ayet
10
Sure
10
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

10 ayetin ilk 8 tanesi
يَسْـَٔلُونَكَsana soruyorlarعَنِayındaٱلشَّهْرِٱلْحَرَامِharamقِتَالٍsavaşmaktanفِيهِقُلْde kiقِتَالٌsavaşفِيهِO (aylar)daكَبِيرٌوَصَدٌّve alıkoymakعَنyolundanسَبِيلِٱللَّهِAllahوَكُفْرٌۢve inkar etmekبِهِۦO'nuوَٱلْمَسْجِدِve Mescid-iٱلْحَرَامِHaram(dan)وَإِخْرَاجُsürüp çıkarmakأَهْلِهِۦhalkınıمِنْهُondan (Mekke'den)أَكْبَرُdaha büyük (bir günahtır)عِندَyanındaٱللَّهِوَٱلْفِتْنَةُve fitneأَكْبَرُdaha büyük(bir günah)tırمِنَöldürmektenٱلْقَتْلِوَلَاvazgeçmezlerيَزَالُونَيُقَٰتِلُونَكُمْsizinle savaşmaktanحَتَّىٰkadarيَرُدُّوكُمْsizi döndürünceyeعَنdininizdenدِينِكُمْإِنِeğerٱسْتَطَٰعُوا۟وَمَنve kimيَرْتَدِدْdönerمِنكُمْsizdenعَنdinindenدِينِهِۦفَيَمُتْve ölürseوَهُوَve oكَافِرٌkafir olarakفَأُو۟لَٰٓئِكَişteحَبِطَتْboşa çıkmıştırأَعْمَٰلُهُمْonların bütün yaptıklarıفِىdünyada (da)ٱلدُّنْيَاوَٱلْءَاخِرَةِوَأُو۟لَٰٓئِكَve onlarأَصْحَٰبُhalkıdırٱلنَّارِهُمْve onlarفِيهَاoradaخَٰلِدُونَsürekli kalacaklardır

Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın ziyaretine engel olmak ve halkını oradan çıkarmak, Allah katında daha büyük günahtır. Zulüm ve baskı ise adam öldürmekten daha büyüktür. Onlar, güç yetirebilseler, sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizden kim dininden döner de kafir olarak ölürse, öylelerin bütün yapıp ettikleri dünyada da, ahirette de boşa gitmiştir. Bunlar cehennemliklerdir, orada sürekli kalacaklardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَبِمَاsebebiyleنَقْضِهِمbozmalarıمِّيثَٰقَهُمْsözleriniلَعَنَّٰهُمْonları la'netledikوَجَعَلْنَاve yaptıkقُلُوبَهُمْkalbleriniقَٰسِيَةًيُحَرِّفُونَkaydırıyorlarٱلْكَلِمَkelimeleriعَنyerlerindenمَّوَاضِعِهِۦوَنَسُوا۟ve unuttularحَظًّاpay almayıمِّمَّاşeydenذُكِّرُوا۟öğütlenenبِهِۦوَلَاaslaتَزَالُdaimaتَطَّلِعُmuttali olursunعَلَىٰüzerinde (olduklarına)خَآئِنَةٍhainlikمِّنْهُمْonlardanإِلَّاhariçقَلِيلًاpek azıمِّنْهُمْفَٱعْفُyine de affetعَنْهُمْonlarıوَٱصْفَحْإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahيُحِبُّseverٱلْمُحْسِنِينَgüzel davrananları

İşte, verdikleri sözlerini bozmaları sebebiyledir ki onları lanetledik, kalplerini de kaskatı kıldık. Kelimeleri yerlerinden kaydırarak (tahrif edip) değiştiriyorlar. Akıllarından çıkarmamaları istenen şeylerden önemli bir kısmını da unuttular. (Ey Muhammed!) İçlerinden pek azı hariç, onların daima bir hainliğini görüyorsun. Yine de sen onları affet ve aldırış etme. Çünkü Allah, iyilik yapanları sever.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَاileri gitmezيَزَالُبُنْيَٰنُهُمُbinalarıٱلَّذِىinşa ettikleriبَنَوْا۟رِيبَةًbir kuşku olmaktanفِىyüreklerindeقُلُوبِهِمْإِلَّآdışındaأَنparçalanmasıتَقَطَّعَقُلُوبُهُمْوَٱللَّهُAllahعَلِيمٌbilendirحَكِيمٌhüküm ve hikmet sahibidir

Kurmuş oldukları binaları, (ölüp de) kalpleri paramparça olmadıkça yüreklerinde sürekli bir kuşku olarak kalmaya devam edecektir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَيَوْمَve o günنَحْشُرُهُمْonları biraraya toplarızجَمِيعًاtümünüثُمَّsonraنَقُولُderizلِلَّذِينَkimselereأَشْرَكُوا۟ortak koşan(lara)مَكَانَكُمْ(haydi) yerlerinize!أَنتُمْsizوَشُرَكَآؤُكُمْفَزَيَّلْنَاböylece ayırırızبَيْنَهُمْوَقَالَve (şöyle) derlerشُرَكَآؤُهُمkoştukları ortaklarمَّاsiz değildinizكُنتُمْإِيَّانَاbizeتَعْبُدُونَibadet ediyor

Onların hepsini bir araya toplayacağımız, sonra da Allah'a ortak koşanlara, "Siz de, ortaklarınız da yerinizde bekleyin" diyeceğimiz günü düşün. Artık onların (ortak koştuklarıyla) aralarını tamamen ayırırız ve ortak koştukları derler ki: "Siz bize ibadet etmiyordunuz."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْve eğerشَآءَdileseydiرَبُّكَRabbinلَجَعَلَyapardıٱلنَّاسَinsanlarıأُمَّةًümmetوَٰحِدَةًوَلَاama halaيَزَالُونَdurmazlarمُخْتَلِفِينَihtilaf etmekten

(118-119) Rabbin dileseydi, insanları (aynı inanca bağlı) tek bir ümmet yapardı. Fakat Rabbinin merhamet ettikleri müstesna, onlar ihtilafa devam edeceklerdir. Zaten onları bunun için yarattı. Rabbinin, "Andolsun ki cehennemi hem cinlerden, hem insanlardan (suçlularla) dolduracağım" sözü kesinleşti.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْeğer olsaydıأَنَّbir Kur'anقُرْءَانًاسُيِّرَتْyürütüldüğüبِهِkendisiyleٱلْجِبَالُdağlarınأَوْyahutقُطِّعَتْparçalandığıبِهِkendisiyleٱلْأَرْضُarzınأَوْyahutكُلِّمَkonuşturulduğuبِهِkendisiyleٱلْمَوْتَىٰبَلhayırلِّلَّهِAllah'a aittirٱلْأَمْرُişlerجَمِيعًاأَفَلَمْhala anlamadılar mı?يَا۟يْـَٔسِٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوٓا۟inanan(lar)أَنşayetلَّوْيَشَآءُdileseydiٱللَّهُAllahلَهَدَىhidayet verirdiٱلنَّاسَinsanlaraجَمِيعًاوَلَاveيَزَالُgeri durmazٱلَّذِينَkimselereكَفَرُوا۟inkar eden(lere)تُصِيبُهُمisabet etmesiبِمَاyüzündenصَنَعُوا۟yaptıkları işlerقَارِعَةٌbir belaأَوْyahutتَحُلُّkonarقَرِيبًاyakınınaمِّنyurtlarınınدَارِهِمْحَتَّىٰkadarيَأْتِىَgelinceyeوَعْدُva'diٱللَّهِإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahلَاcaymazيُخْلِفُٱلْمِيعَادَsözünden

Kendisiyle dağların yürütüleceği veya yeryüzünün parçalanacağı, ya da ölülerin konuşturulacağı bir Kur'an olacak olsaydı (o yine bu kitap olurdu). Fakat bütün emir yalnız Allah'ındır. İman edenler anlamadılar mı ki, Allah dileseydi bütün insanları doğru yola eriştirirdi. Allah'ın sözü yerine gelinceye kadar, inkar edenlere yaptıkları işler sebebiyle devamlı olarak, ya büyük bir felaket gelecek veya o felaket yurtlarının yakınına inecektir. Şüphesiz Allah, verdiği sözden dönmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاveيَزَالُbitmezٱلَّذِينَinkar edenlerinكَفَرُوا۟فِىiçinde (olmaları)مِرْيَةٍkuşkuمِّنْهُo(Kur'a)ndanحَتَّىٰkadarتَأْتِيَهُمُkendilerine gelinceyeٱلسَّاعَةُo sa'atبَغْتَةًansızınأَوْyahutيَأْتِيَهُمْkendilerine gelinceye kadarعَذَابُazabıيَوْمٍgününعَقِيمٍkısır (hayırsız)

İnkar edenler, kendilerine kıyamet ansızın gelinceye, yahut da onlara kısır bir günün azabı gelip çatıncaya dek o Kur'an'dan bir şüphe içinde kalırlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi