KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

غضب

gazab · kızgın · öfkesi · gazabım

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
24
Ayet
21
Sure
15
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

21 ayetin ilk 8 tanesi
صِرَٰطَyolunaٱلَّذِينَonlar kiأَنْعَمْتَni'met verdinعَلَيْهِمْkimselerinغَيْرِdeğilٱلْمَغْضُوبِgazabedilmiş olanlarınعَلَيْهِمْkendilerineوَلَاve değilٱلضَّآلِّينَsapmışların

(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْhaniقُلْتُمْsiz demiştiniz kiيَٰمُوسَىٰey Musaلَنaslaنَّصْبِرَbiz dayanamayızعَلَىٰyemeğeطَعَامٍوَٰحِدٍbirفَٱدْعُdu'a etلَنَاbizim içinرَبَّكَRabbineيُخْرِجْçıkarsınلَنَاbizeمِمَّاşeylerdenتُنۢبِتُbitirdiğiٱلْأَرْضُyerinمِنۢsebzesindenبَقْلِهَاوَقِثَّآئِهَاve acurundanوَفُومِهَاve sarımsağındanوَعَدَسِهَاve mercimeğindenوَبَصَلِهَاقَالَdedi kiأَتَسْتَبْدِلُونَdeğiştirmek mi istiyorsunuz?ٱلَّذِىolanıهُوَoأَدْنَىٰdaha aşağıبِٱلَّذِىolanlaهُوَoخَيْرٌٱهْبِطُوا۟ininمِصْرًاbir şehreفَإِنَّşüphesizلَكُمsizin için vardırمَّاşeylerسَأَلْتُمْوَضُرِبَتْve vurulduعَلَيْهِمُüzerlerineٱلذِّلَّةُalçaklıkوَٱلْمَسْكَنَةُve yoksulluk (damgası)وَبَآءُوve uğradılarبِغَضَبٍbir gazabaمِّنَAllahtanٱللَّهِذَٰلِكَişte buبِأَنَّهُمْşüphesiz öyleكَانُوا۟olduيَكْفُرُونَ(çünkü) inkar ediyorlarبِـَٔايَٰتِayetleriniٱللَّهِAllah'ınوَيَقْتُلُونَve öldürüyorlardıٱلنَّبِيِّۦنَpeygamberleriبِغَيْرِetmediği haldeٱلْحَقِّذَٰلِكَişte buبِمَاsebebiyledirعَصَوا۟isyan etmeleriوَّكَانُوا۟ve olduklarıيَعْتَدُونَsınırı aşmış

Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek, soğan versin" demiştiniz. O da size, "İyi olanı düşük olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Öyle ise inin şehre! İstedikleriniz orada var" demişti. Böylece zillet ve yoksulluk onları kapladı. Onlar, Allah'ın gazabına uğradılar. Bunun sebebi, onların; Allah'ın ayetlerini inkar ediyor, peygamberleri de haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmek ve aşırı gitmekte oluşlarıydı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
بِئْسَمَاne kötüdürٱشْتَرَوْا۟sattıkları şeyبِهِۦٓonunlaأَنفُسَهُمْkendileriniأَنiçinيَكْفُرُوا۟inkar etmekبِمَآşeyiأَنزَلَindirdiğiٱللَّهُAllah'ınبَغْيًاçekemeyerekأَن(vahiy) indirmesiniيُنَزِّلَٱللَّهُAllah'ınمِنlutfundanفَضْلِهِۦعَلَىٰüzerineمَنkimseninيَشَآءُdilediğiمِنْkullarındanعِبَادِهِۦفَبَآءُوuğradılarبِغَضَبٍgazabعَلَىٰüstüneغَضَبٍوَلِلْكَٰفِرِينَve inkar edenler içinعَذَابٌbir azab vardırمُّهِينٌalçaltıcı

Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah'ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkar etmeleri ne kötüdür! Bu yüzden gazap üstüne gazaba uğradılar. İnkar edenlere alçaltıcı bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ضُرِبَتْvurulmuşturعَلَيْهِمُonlaraٱلذِّلَّةُalçaklık (damgası)أَيْنَneredeمَاbulunsalarثُقِفُوٓا۟إِلَّاancak hariçبِحَبْلٍahdine (ipine)مِّنَAllah'ınٱللَّهِوَحَبْلٍve ahdine (ipine)مِّنَ(inanan) insanlarınٱلنَّاسِوَبَآءُوve uğradılarبِغَضَبٍgazabınaمِّنَAllah'ınٱللَّهِوَضُرِبَتْve vurulduعَلَيْهِمُüzerlerineٱلْمَسْكَنَةُذَٰلِكَböyledirبِأَنَّهُمْçünkü onlarكَانُوا۟inkar ediyorlarيَكْفُرُونَبِـَٔايَٰتِayetleriniٱللَّهِAllah'ınوَيَقْتُلُونَöldürüyorlardıٱلْأَنۢبِيَآءَpeygamberleriبِغَيْرِhaksız yereحَقٍّذَٰلِكَböyledirبِمَاçünküعَصَوا۟isyan etmişlerdiوَّكَانُوا۟ve haddi aşıyorlardıيَعْتَدُونَ

Onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın ve (mü'min) insanların güvencesine sığınmadıkça kendilerini zillet kaplamıştır. Onlar Allah'ın gazabına uğradılar ve yoksulluk onları kapladı. Bunun sebebi onların; Allah'ın ayetlerini inkar ediyor ve peygamberleri haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmekte ve (Allah'ın koyduğu) sınırları çiğnemekte oluşları idi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَنher kimيَقْتُلْöldürürseمُؤْمِنًاbir mü'miniمُّتَعَمِّدًاkasdenفَجَزَآؤُهُۥonun cezasıجَهَنَّمُcehennemdirخَٰلِدًاsürekli kalacağıفِيهَاiçindeوَغَضِبَve gazabetmiştirٱللَّهُAllahعَلَيْهِonaوَلَعَنَهُۥve la'net etmiştirوَأَعَدَّve hazırlamıştırلَهُۥonun içinعَذَابًاbir azabعَظِيمًاbüyük

Kim bir mü'mini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedi kalacağı cehennemdir. Allah, ona gazap etmiş, lanet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiهَلْsize söyleyeyim mi?أُنَبِّئُكُمبِشَرٍّdaha kötüsünüمِّنbundanذَٰلِكَمَثُوبَةًcezasıعِندَkatındaٱللَّهِمَنkim(ler)eلَّعَنَهُla'net etmişseٱللَّهُAllahوَغَضِبَve gazab etmişseعَلَيْهِonlaraوَجَعَلَve yapmışsaمِنْهُمُkimlerdenٱلْقِرَدَةَmaymunlarوَٱلْخَنَازِيرَve domuzlarوَعَبَدَve tapanlarٱلطَّٰغُوتَأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarınشَرٌّdaha kötüdürمَّكَانًاyeriوَأَضَلُّve daha çok sapmışlardırعَنdüzسَوَآءِٱلسَّبِيلِyoldan

De ki: "Allah katında cezası bundan daha kötü olanları size haber vereyim mi? Onlar, Allah'ın lanetlediği ve gazabına uğrattığı, içlerinden maymunlar ve domuzlar çıkardığı kimseler ile şeytanlara tapan kimselerdir. İşte bunların yeri daha kötüdür ve onlar doğru yoldan daha çok sapmışlardır."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالَdedi kiقَدْartıkوَقَعَinmiştirعَلَيْكُمsizeمِّنRabbinizdenرَّبِّكُمْرِجْسٌbir pislikوَغَضَبٌأَتُجَٰدِلُونَنِىbenimle mi tartışıyorsunuz?فِىٓhakkındaأَسْمَآءٍisimlerسَمَّيْتُمُوهَآadlandırdığınızأَنتُمْsadece sizinوَءَابَآؤُكُمve atalarınızınمَّاindirmediğiنَزَّلَٱللَّهُAllah'ınبِهَاonlar içinمِنhiçbirسُلْطَٰنٍفَٱنتَظِرُوٓا۟bekleyin öyle iseإِنِّىben deمَعَكُمsizinle beraberمِّنَbekleyenlerdenimٱلْمُنتَظِرِينَ

Hud, "Artık size Rabbinizden bir azap ve öfke inmiştir. Allah'ın, haklarında hiçbir delil indirmediği, yalnızca sizin ve babalarınızın uydurduğu birtakım isimler (düzmece tanrılar) hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Öyleyse (başınıza geleceği) bekleyin! Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!" dedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَمَّاzamanرَجَعَdöndü(ğü)مُوسَىٰٓMusaإِلَىٰkavmineقَوْمِهِۦغَضْبَٰنَkızgınأَسِفًاve üzgün bir haldeقَالَdediبِئْسَمَاne kötü işler yaptınız?خَلَفْتُمُونِىarkamdanمِنۢbenden sonraبَعْدِىٓأَعَجِلْتُمْacele mi ettiniz?أَمْرَemrini (beklemeyip)رَبِّكُمْوَأَلْقَىve yere attıٱلْأَلْوَاحَlevhalarıوَأَخَذَve tuttuبِرَأْسِbaşınıأَخِيهِkardeşininيَجُرُّهُۥٓçekmeye başladıإِلَيْهِقَالَ(Kardeşi) dediٱبْنَoğluأُمَّanamınإِنَّgerçektenٱلْقَوْمَbu insanlarٱسْتَضْعَفُونِىbeni hırpaladılarوَكَادُوا۟ve az dahaيَقْتُلُونَنِىbeni öldürüyorlardıفَلَاgüldürmeتُشْمِتْبِىَüstümeٱلْأَعْدَآءَdüşmanlarıوَلَاaslaتَجْعَلْنِىbeni tutmaمَعَberaberٱلْقَوْمِbu kavimleٱلظَّٰلِمِينَzalim

Musa, kavmine kızgın ve üzgün olarak döndüğünde, "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız! Rabbinizin emrini beklemeyip acele mi ettiniz?" dedi. (Öfkesinden) levhaları attı ve kardeşinin saçından tuttu, onu kendine doğru çekmeye başladı. (Kardeşi) "Ey anam oğlu" dedi, "Kavim beni güçsüz buldu. Az kalsın beni öldürüyorlardı. Sen de bana böyle davranarak düşmanları sevindirme. Beni o zalimler topluluğu ile bir tutma."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi