KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

فتح

fetih · açtığı · açılır · açardık

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
38
Ayet
33
Sure
25
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

33 ayetin ilk 8 tanesi
وَإِذَاzamanلَقُوا۟rastladıklarıٱلَّذِينَkimselerleءَامَنُوا۟inananقَالُوٓا۟derlerءَامَنَّاinandıkوَإِذَاzamanخَلَاyalnız kaldıklarıبَعْضُهُمْonların bazısıإِلَىٰbazısınaبَعْضٍقَالُوٓا۟derlerأَتُحَدِّثُونَهُمonlara haber mi veriyorsunuzبِمَاşeyleriفَتَحَaçtığıٱللَّهُAllah'ınعَلَيْكُمْsizeلِيُحَآجُّوكُمsizin aleyhinizde delil olarak kullansınlarبِهِۦonuعِندَkatındaرَبِّكُمْأَفَلَاAklınızı kullanmıyor musunuz?تَعْقِلُونَ

Onlar iman edenlerle karşılaşınca, "İman ettik" derler. Birbirleriyle baş başa kaldıklarında da şöyle derler: "Rabbinizin huzurunda delil olarak kullanıp sizi sustursunlar diye mi, Allah'ın (Tevrat'ta) size bildirdiklerini onlara söylüyorsunuz? (Bu kadarcık şeye) akıl erdiremiyor musunuz?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَمَّاNe zaman kiجَآءَهُمْonlara geldiكِتَٰبٌbir Kitap (Kur'an)مِّنْkatındanعِندِٱللَّهِAllahمُصَدِّقٌdoğrulayıcıلِّمَاşeyiمَعَهُمْyanlarında bulunan (Tevrat)ıوَكَانُوا۟ve idilerمِنdaha önceقَبْلُيَسْتَفْتِحُونَyardım istedikleriعَلَىkarşıٱلَّذِينَkimselereكَفَرُوا۟inkar edenفَلَمَّاne zamanجَآءَهُمkendilerine gelinceمَّاşeyعَرَفُوا۟o bildikleri (Kur'an)كَفَرُوا۟inkar ettilerبِهِۦفَلَعْنَةُartık la'netiٱللَّهِAllah'ınعَلَىüzerine olsun!ٱلْكَٰفِرِينَinkarcıların

Kendilerine ellerindekini (Tevrat'ı) tasdik eden bir kitap (Kur'an) gelince onu inkar ettiler. Oysa, daha önce (bu kitabı getirecek peygamber ile) inkarcılara (Arap müşriklerine) karşı yardım istiyorlardı. (Tevrat'tan) tanıyıp bildikleri (bu peygamber) kendilerine gelince ise onu inkar ettiler. Allah'ın laneti inkarcıların üzerine olsun.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِينَonlar kiيَتَرَبَّصُونَgözetleyip dururlarبِكُمْsiziفَإِنeğerكَانَ(nasib)olursaلَكُمْsizeفَتْحٌbir fetihمِّنَAllah'tanٱللَّهِقَالُوٓا۟derlerأَلَمْdeğil miydik?نَكُنbiz deمَّعَكُمْsizinle beraberوَإِنve eğerكَانَolursaلِلْكَٰفِرِينَkafirlerinنَصِيبٌ(savaşta) bir payıقَالُوٓا۟derlerأَلَمْbiz üstünlük sağlamadık mıنَسْتَحْوِذْعَلَيْكُمْsizeوَنَمْنَعْكُمve sizi korumadık mı?مِّنَmü'minlerdenٱلْمُؤْمِنِينَفَٱللَّهُartık Allahيَحْكُمُhükmedecekبَيْنَكُمْaranızdaيَوْمَgünündeٱلْقِيَٰمَةِوَلَنve aslaيَجْعَلَvermeyecektirٱللَّهُAllahلِلْكَٰفِرِينَkafirlereعَلَىkarşıٱلْمُؤْمِنِينَmü'minlereسَبِيلًاbir yol

Onlar sizi gözetleyip duran kimselerdir. Eğer Allah tarafından size bir fetih (zafer) nasip olursa, "Biz sizinle beraber değil miydik?" derler. Şayet kafirlerin (zaferden) bir payı olursa, "Size üstünlük sağlayıp sizi mü'minlerden korumadık mı?" derler. Allah, kıyamet günü aranızda hükmünü verecektir. Allah, mü'minlerin aleyhine kafirlere hiçbir yol vermeyecektir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَتَرَىgörürsünٱلَّذِينَbulunanlarınفِىقُلُوبِهِمkalblerindeمَّرَضٌhastalıkيُسَٰرِعُونَkoştuklarınıفِيهِمْonların arasınaيَقُولُونَdiyerekنَخْشَىٰٓkorkuyoruzأَنbize gelmesindenتُصِيبَنَادَآئِرَةٌفَعَسَىbelkiٱللَّهُAllahأَنgetirir deيَأْتِىَبِٱلْفَتْحِfetihأَوْya daأَمْرٍbir işمِّنْkendi katındanعِندِهِۦفَيُصْبِحُوا۟onlar olurlarعَلَىٰüzerineمَآşeylerأَسَرُّوا۟gizledikleriفِىٓiçindeأَنفُسِهِمْnefisleriنَٰدِمِينَpişmanlık

İşte kalplerinde bir hastalık (nifak) bulunanların, "Başımıza bir felaketin gelmesinden korkuyoruz" diyerek onların arasında koşup durduklarını görürsün. Ama Allah, yakın bir fetih veya katından bir emir getirir ve onlar içlerinde gizledikleri şeye (nifaka) pişman olurlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَلَمَّاne zaman kiنَسُوا۟unutuncaمَاyapılan uyarılarıذُكِّرُوا۟بِهِۦkendileriفَتَحْنَاaçıverdikعَلَيْهِمْüzerlerineأَبْوَٰبَkapılarınıكُلِّherشَىْءٍşeyinحَتَّىٰٓnihayetإِذَاsıradaفَرِحُوا۟sevince daldıklarıبِمَآşey ileأُوتُوٓا۟kendilerine verilenأَخَذْنَٰهُمonları yakaladıkبَغْتَةًansızınفَإِذَاböyleceهُمonlarمُّبْلِسُونَbütün umutlarnı yitirdiler

Derken onlar kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, (önce) üzerlerine her şeyin kapılarını açtık. Sonra kendilerine verilenle sevinip şımardıkları sırada, onları ansızın yakaladık da bir anda tüm ümitlerini kaybedip yıkıldılar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَعِندَهُۥمَفَاتِحُanahtarlarıٱلْغَيْبِgayb'ınلَاonları bilmezيَعْلَمُهَآإِلَّاbaşkasıهُوَوَيَعْلَمُve (O) bilirمَاne varsaفِىkarada olanٱلْبَرِّوَٱلْبَحْرِوَمَاdüşmezتَسْقُطُمِنhiçbirوَرَقَةٍyaprakإِلَّاdışındaيَعْلَمُهَاonun bilgisiوَلَاve (yoktur)حَبَّةٍbir daneفِىiçindeظُلُمَٰتِkaranlıklarıٱلْأَرْضِyerinوَلَاve (yoktur)رَطْبٍyaşوَلَاveيَابِسٍkuruإِلَّاancakفِىvardırكِتَٰبٍbir Kitaptaمُّبِينٍapaçık

Gaybın anahtarları yalnızca O'nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah'ın bilgisi dahilinde, Levh-i Mahfuz'da) olmasın.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimselerكَذَّبُوا۟yalanlayanبِـَٔايَٰتِنَاbizim ayetlerimiziوَٱسْتَكْبَرُوا۟ve kibirlenenlerعَنْهَاonlaraلَاaçılmayacakتُفَتَّحُلَهُمْonlaraأَبْوَٰبُkapılarıٱلسَّمَآءِgökوَلَاveيَدْخُلُونَonlar giremeyeceklerdirٱلْجَنَّةَcenneteحَتَّىٰkadarيَلِجَgeçinceyeٱلْجَمَلُdeveفِىiçindenسَمِّdeliğiٱلْخِيَاطِوَكَذَٰلِكَve işte böyleنَجْزِىcezalandırırızٱلْمُجْرِمِينَsuçluları

Ayetlerimizi yalanlayanlar ve o ayetlere uymayı kibirlerine yediremeyenler var ya, onlara göklerin kapıları açılmaz. Onlar, deve iğne deliğinden geçinceye kadar cennete de giremezler! Biz suçluları işte böyle cezalandırırız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَدِmuhakkakٱفْتَرَيْنَاatmış oluruzعَلَىüzerineٱللَّهِAllah'ınكَذِبًاyalanإِنْeğerعُدْنَاtekrar ona dönersekفِىsizin dininizeمِلَّتِكُمبَعْدَsonraإِذْne zaman kiنَجَّىٰنَاbizi kurtardıٱللَّهُAllahمِنْهَاوَمَاdeğildirيَكُونُmümkünلَنَآbizim içinأَنdönmemizنَّعُودَفِيهَآonaإِلَّآdışındaأَنdilemesiيَشَآءَٱللَّهُAllahرَبُّنَاوَسِعَkuşatmıştırرَبُّنَاRabbimizكُلَّherشَىْءٍşeyiعِلْمًاعَلَىAllah'aٱللَّهِتَوَكَّلْنَارَبَّنَاRabbimizٱفْتَحْaç(ığa çıkar)بَيْنَنَاaramızıوَبَيْنَve arasınıقَوْمِنَاkavmimizinبِٱلْحَقِّgerçekleوَأَنتَmuhakkak ki senخَيْرُen iyisisinٱلْفَٰتِحِينَaç(ığa çıkar)anlanın

"Allah, bizi sizin dininizden kurtardıktan sonra eğer ona dönersek mutlaka Allah'a karşı yalan uydurmuş oluruz. Rabbimiz Allah'ın dilemesi olmadıkça, sizin dininize dönmemiz bizim için olacak şey değildir. Rabbimiz her şeyi ilmiyle kuşatmıştır. Biz yalnız Allah'a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında gerçekle hükmet. Çünkü sen hükmedenlerin en hayırlısısın."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi