KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

ياس

ümitsiz · kesilenler · hemen üzülür · umudu kesince

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
13
Ayet
11
Sure
9
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

11 ayetin ilk 8 tanesi
حُرِّمَتْharam kılındıعَلَيْكُمُsizeٱلْمَيْتَةُleşوَٱلدَّمُve kanوَلَحْمُve etiٱلْخِنزِيرِdomuzوَمَآve şeylerأُهِلَّboğazlananلِغَيْرِbaşkası adınaٱللَّهِAllah'tanبِهِۦO'naوَٱلْمُنْخَنِقَةُve boğulmuşوَٱلْمَوْقُوذَةُve vurulmuşوَٱلْمُتَرَدِّيَةُve yukarıdan düşmüşوَٱلنَّطِيحَةُve boynuzlanmışوَمَآve şeyler (havyanlar)أَكَلَyediğiٱلسَّبُعُcanavarınإِلَّاhariçمَاsizin kestiklerinizذَكَّيْتُمْوَمَاve şeylerذُبِحَboğazlananعَلَىüzerineٱلنُّصُبِdikili taşlarوَأَنve kısmet (şans) aramanızتَسْتَقْسِمُوا۟بِٱلْأَزْلَٰمِذَٰلِكُمْbunlarفِسْقٌٱلْيَوْمَbugün artıkيَئِسَumudu kesmişlerdirٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوا۟inkar eden(ler)مِنsizin dininizdenدِينِكُمْفَلَاonlardan korkmayınتَخْشَوْهُمْوَٱخْشَوْنِٱلْيَوْمَbugünأَكْمَلْتُolgunlaştırdımلَكُمْsizin içinدِينَكُمْdininiziوَأَتْمَمْتُve tamamladımعَلَيْكُمْsizeنِعْمَتِىni'metimiوَرَضِيتُve razı oldumلَكُمُsizin içinٱلْإِسْلَٰمَİslam'aدِينًافَمَنِkimٱضْطُرَّdaralırsaفِىaçlıktanمَخْمَصَةٍغَيْرَistekle yönelmedenمُتَجَانِفٍلِّإِثْمٍفَإِنَّdoğrusuٱللَّهَAllahغَفُورٌbağışlayandırرَّحِيمٌesirgeyendir

Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş, yüksekten düşerek ölmüş, boynuzlanarak ölmüş ve yırtıcı hayvan tarafından parçalanmış hayvanlar ile dikili taşlar üzerinde boğazlanan hayvanlar, bir de fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı. İşte bütün bunlar fısk (Allah'a itaatten kopmak)tır. Bugün kafirler dininizden (onu yok etmekten) ümitlerini kestiler. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam'ı seçtim. Kim şiddetli açlık durumunda zorda kalır, günaha meyletmeksizin (haram etlerden) yerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَئِنْşayetأَذَقْنَاtattırsakٱلْإِنسَٰنَinsanaمِنَّاkatımızdanرَحْمَةًbir rahmetثُمَّsonraنَزَعْنَٰهَاonu geri alsakمِنْهُondanإِنَّهُۥo hemen olurلَيَـُٔوسٌümitsizكَفُورٌbir nankör

Eğer insana tarafımızdan bir rahmet (nimet) tattırır da, sonra bunu ondan çekip alırsak, şüphesiz o ümitsiz ve nankör oluverir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَلَمَّاne zaman kiٱسْتَيْـَٔسُوا۟umudu kesinceمِنْهُondanخَلَصُوا۟(bir kenara) çekildilerنَجِيًّاقَالَdedi kiكَبِيرُهُمْbüyükleriأَلَمْbilmiyor musunuz?تَعْلَمُوٓا۟أَنَّkiأَبَاكُمْbabanızقَدْmuhakkakأَخَذَaldıعَلَيْكُمsizdenمَّوْثِقًاkesin sözمِّنَ(adına)ٱللَّهِAllahوَمِنveقَبْلُdaha önceمَاişlediğinizفَرَّطتُمْkusurunuzفِىhakkındaيُوسُفَفَلَنْaslaأَبْرَحَayrılmayacağımٱلْأَرْضَbu yerdenحَتَّىٰkadarيَأْذَنَizin verinceyeلِىٓbanaأَبِىٓbabamأَوْyahutيَحْكُمَhükmedinceyeٱللَّهُAllahلِىوَهُوَve Oخَيْرُen iyisidirٱلْحَٰكِمِينَhükmedenlerin

Ondan ümitlerini kesince, kendi aralarında konuşmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri dedi ki: "Babanızın Allah adına sizden söz aldığını, daha önce de Yusuf hakkında işlediğiniz kusuru bilmiyor musunuz? Artık babam bana izin verinceye veya Allah, hakkımda hükmedinceye kadar buradan asla ayrılmayacağım. O, hükmedenlerin en hayırlısıdır."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰبَنِىَّey oğullarımٱذْهَبُوا۟gidinفَتَحَسَّسُوا۟araştırınمِنYusuf'uيُوسُفَوَأَخِيهِve kardeşiniوَلَاumut kesmeyinتَا۟يْـَٔسُوا۟مِنrahmetindenرَّوْحِٱللَّهِإِنَّهُۥziraلَاumut kesmezيَا۟يْـَٔسُمِنrahmetindenرَّوْحِٱللَّهِAllah'ınإِلَّاbaşkasıٱلْقَوْمُkavimdenٱلْكَٰفِرُونَkafir

"Ey oğullarım! Gidin Yusuf'u ve kardeşini araştırın. Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kafirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden ümidini kesmez."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
حَتَّىٰٓhattaإِذَاne zaman kiٱسْتَيْـَٔسَumutlarını kestilerٱلرُّسُلُelçilerوَظَنُّوٓا۟ve sandılarأَنَّهُمْkendilerininقَدْgerçektenكُذِبُوا۟yalanlandıklarınıجَآءَهُمْonlara geldiنَصْرُنَاyardımımızفَنُجِّىَve kurtarıldıمَنkimselerنَّشَآءُوَلَاaslaيُرَدُّgeri çevrilmezبَأْسُنَاazabımızعَنِtopluluğundanٱلْقَوْمِٱلْمُجْرِمِينَsuçlular

Nihayet peygamberler ümitlerini kesecek hale gelip yalanlandıklarını düşündükleri sırada, onlara yardımımız geldi de, böylece dilediğimiz kimseler kurtuluşa erdirildi. Azabımız ise, suçlular topluluğundan geri çevrilemez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْeğer olsaydıأَنَّbir Kur'anقُرْءَانًاسُيِّرَتْyürütüldüğüبِهِkendisiyleٱلْجِبَالُdağlarınأَوْyahutقُطِّعَتْparçalandığıبِهِkendisiyleٱلْأَرْضُarzınأَوْyahutكُلِّمَkonuşturulduğuبِهِkendisiyleٱلْمَوْتَىٰبَلhayırلِّلَّهِAllah'a aittirٱلْأَمْرُişlerجَمِيعًاأَفَلَمْhala anlamadılar mı?يَا۟يْـَٔسِٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوٓا۟inanan(lar)أَنşayetلَّوْيَشَآءُdileseydiٱللَّهُAllahلَهَدَىhidayet verirdiٱلنَّاسَinsanlaraجَمِيعًاوَلَاveيَزَالُgeri durmazٱلَّذِينَkimselereكَفَرُوا۟inkar eden(lere)تُصِيبُهُمisabet etmesiبِمَاyüzündenصَنَعُوا۟yaptıkları işlerقَارِعَةٌbir belaأَوْyahutتَحُلُّkonarقَرِيبًاyakınınaمِّنyurtlarınınدَارِهِمْحَتَّىٰkadarيَأْتِىَgelinceyeوَعْدُva'diٱللَّهِإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahلَاcaymazيُخْلِفُٱلْمِيعَادَsözünden

Kendisiyle dağların yürütüleceği veya yeryüzünün parçalanacağı, ya da ölülerin konuşturulacağı bir Kur'an olacak olsaydı (o yine bu kitap olurdu). Fakat bütün emir yalnız Allah'ındır. İman edenler anlamadılar mı ki, Allah dileseydi bütün insanları doğru yola eriştirirdi. Allah'ın sözü yerine gelinceye kadar, inkar edenlere yaptıkları işler sebebiyle devamlı olarak, ya büyük bir felaket gelecek veya o felaket yurtlarının yakınına inecektir. Şüphesiz Allah, verdiği sözden dönmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَآne zamanأَنْعَمْنَاni'met versekعَلَىinsanaٱلْإِنسَٰنِأَعْرَضَyüz çeviripوَنَـَٔاdönerبِجَانِبِهِۦوَإِذَاve ne zaman kiمَسَّهُona dokunsaٱلشَّرُّbir zararكَانَumutsuzluğa düşerيَـُٔوسًا

İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirip yan çizer. Kendisine şer dokununca da umutsuzluğa düşer.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوا۟inkar eden(ler)بِـَٔايَٰتِayetleriniٱللَّهِAllah'ınوَلِقَآئِهِۦٓve O'nunla buluşmayıأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarيَئِسُوا۟ümidi kesmişlerdirمِنbenim rahmetimdenرَّحْمَتِىوَأُو۟لَٰٓئِكَve işteلَهُمْonlar için vardırعَذَابٌbir azabأَلِيمٌacıklı

Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenler var ya; işte onlar benim rahmetimden ümit kesmişlerdir. İşte onlar için elem dolu bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi