KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

72. SURE · 28 AYET · 285 KELİME

Cin

الجن

Kelime bağlantısı sözlüğe, İncele düğmesi dil bilgisi ve açıklamalara açılır.

قُلْde kiأُوحِىَvahyolunduإِلَىَّbanaأَنَّهُgerçektenٱسْتَمَعَ(Kur'an) dinledikleriنَفَرٌbir topluluğunمِّنَcin(ler)denٱلْجِنِّفَقَالُوٓا۟ve dedikleriإِنَّاşüphesiz bizسَمِعْنَاdinledikقُرْءَانًاbir Kur'anعَجَبًاharikulade güzel

(1-2) (Ey Muhammed!) De ki: "Bana cinlerden bir topluluğun (Kur'an'ı) dinleyip şöyle dedikleri vahyedildi: "Şüphesiz biz doğruya ileten hayranlık verici bir Kur'an dinledik de ona inandık. Artık, Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَهْدِىٓiletiyorإِلَىdoğru yolaٱلرُّشْدِفَـَٔامَنَّاve inandıkبِهِۦوَلَنartıkنُّشْرِكَortak koşmayacağızبِرَبِّنَآRabbimizeأَحَدًاhiç kimseyi

(1-2) (Ey Muhammed!) De ki: "Bana cinlerden bir topluluğun (Kur'an'ı) dinleyip şöyle dedikleri vahyedildi: "Şüphesiz biz doğruya ileten hayranlık verici bir Kur'an dinledik de ona inandık. Artık, Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَنَّهُۥve doğrusuكَانَidiرِجَالٌ(bazı) erkeklerمِّنَinsanlardanٱلْإِنسِيَعُوذُونَsığınırlardıبِرِجَالٍbazı erkeklereمِّنَcinlerdenٱلْجِنِّفَزَادُوهُمْve onların artırırlardıرَهَقًاşımarıklığını

"Doğrusu insanlardan bazı kimseler, cinlerden bazılarına sığınırlardı da, cinler onların taşkınlıklarını artırırlardı."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَنَّهُمْve onlar daظَنُّوا۟sanmışlardıكَمَاgibiظَنَنتُمْsizin sandığınızأَنaslaلَّنيَبْعَثَdiriltmeyeceğiniٱللَّهُAllah'ınأَحَدًاhiç kimseyi

"Gerçekten onlar da, sizin sandığınız gibi, Allah'ın hiç kimseyi öldükten sonra tekrar diriltmeyeceğini sanmışlardı."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَنَّاve elbette bizكُنَّاidikنَقْعُدُotururمِنْهَاonunمَقَٰعِدَoturma yerlerindeلِلسَّمْعِفَمَنartık kimيَسْتَمِعِdinlemek isteseٱلْءَانَيَجِدْbulurلَهُۥkendisiniشِهَابًاbir ışınرَّصَدًاgözetleyen

"Halbuki biz, (daha önce) göğün bazı yerlerinde gayb haberlerini dinlemek için otururduk. Fakat şimdi her kim dinlemeye kalkacak olursa, kendini gözetleyen yakıcı bir ışık bulur."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَنَّاve elbette bizلَاbilmiyoruzنَدْرِىٓأَشَرٌّkötülük müأُرِيدَistendiبِمَنolanlaraفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِأَمْyoksaأَرَادَdilediبِهِمْonlarıرَبُّهُمْRabbleriرَشَدًاdoğruya iletmek (mi?)

"Hakikaten biz bilmiyoruz, yeryüzündekilere kötülük mü istendi, yoksa Rableri onlara bir hayır mı diledi?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَنَّاbizظَنَنَّآanladıkأَنaslaلَّننُّعْجِزَaciz bırakamayacağımızıٱللَّهَAllah'ıفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِوَلَنve aslaنُّعْجِزَهُۥO'nu aciz bırakamayacağımızıهَرَبًاkaçmakla

"Muhakkak ki biz Allah'ı yeryüzünde aciz bırakamayacağımızı, kaçarak da onu aciz bırakamayacağımızı anladık."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَنَّاbizلَمَّاne zaman kiسَمِعْنَاişitinceٱلْهُدَىٰٓyol gösteren (Kur'an)ıءَامَنَّاinandıkبِهِۦفَمَنartık kimيُؤْمِنۢinanırsaبِرَبِّهِۦRabbineفَلَاkorkmazيَخَافُبَخْسًاeksik verilmesindenوَلَاve ne deرَهَقًاkötülük edilmesinden

"Gerçekten biz hidayet rehberini (Kur'an'ı) işitince ona inandık. Kim Rabbine inanırsa, artık ne hakkının eksik verilmesinden, ne de haksızlığa uğramaktan korkar."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَنَّاve elbette bizمِنَّاbizden vardırٱلْمُسْلِمُونَmüslümanlarوَمِنَّاve bizden vardırٱلْقَٰسِطُونَفَمَنْartık kimlerأَسْلَمَmüslüman olursaفَأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarتَحَرَّوْا۟aramışlardırرَشَدًاdoğru yolu

"Kuşkusuz içimizde müslüman olanlar da var, hak yoldan sapanlar da var. Kim müslüman olursa, işte onlar doğruyu arayıp bulmuşlardır."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَلَّوِve şayetٱسْتَقَٰمُوا۟doğru gitselerdiعَلَىyoldaٱلطَّرِيقَةِلَأَسْقَيْنَٰهُمonları sulardıkمَّآءًsu ileغَدَقًاbol

(16-17) Yine de ki: "Bana şöyle de vahyedildi: 'Eğer yolda dosdoğru olurlarsa, mutlaka onlara bol yağmur yağdırırız ki bununla onları imtihan edelim. Kim Rabbinin zikrinden (Kur'an'dan) yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لِّنَفْتِنَهُمْonları sınayalım diyeفِيهِوَمَنve kimيُعْرِضْyüz çevirirseعَنanmaktanذِكْرِرَبِّهِۦRabbiniيَسْلُكْهُonu sokarعَذَابًاbir azabaصَعَدًاalt eden

(16-17) Yine de ki: "Bana şöyle de vahyedildi: 'Eğer yolda dosdoğru olurlarsa, mutlaka onlara bol yağmur yağdırırız ki bununla onları imtihan edelim. Kim Rabbinin zikrinden (Kur'an'dan) yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَنَّهُۥve şüphesizلَمَّاne zaman kiقَامَkalktığındaعَبْدُkuluٱللَّهِAllah'ınيَدْعُوهُO'na yalvarıncaكَادُوا۟nerdeyseيَكُونُونَoluyorlardıعَلَيْهِonun üzerineلِبَدًاkeçe gibi birbirlerine geçecek

"Allah'ın kulu (Muhammed), O'na ibadet etmek için kalktığında cinler nerede ise (Kur'an'ı dinlemek için kalabalıktan) onun etrafında birbirlerine geçiyorlardı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiإِنِّىelbette beniلَنkurtaramazيُجِيرَنِىمِنَAllahtanٱللَّهِأَحَدٌhiç kimseوَلَنْve aslaأَجِدَbulamamمِنondan başkaدُونِهِۦمُلْتَحَدًاsığınacak kimse

De ki: "Gerçekten beni Allah'a karşı hiç kimse asla koruyamaz ve yine asla O'ndan başka sığınacak kimse de bulamam."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِلَّاsadece (yapabileceğim)بَلَٰغًاduyurmaktırمِّنَAllahtanٱللَّهِوَرِسَٰلَٰتِهِۦوَمَنartık kimيَعْصِbaş kaldırırsaٱللَّهَAllah'aوَرَسُولَهُۥve Elçisineفَإِنَّşüphesizلَهُۥona vardırنَارَateşiجَهَنَّمَcehennemخَٰلِدِينَsürekli kalacağıفِيهَآiçindeأَبَدًاebedi

"Ancak Allah'tan gelenleri tebliğ edebilirim ve O'nun vahiylerini açıklayabilirim. Kim Allah'a ve Resulüne karşı gelirse, şüphesiz onlar için, içinde ebedi kalacakları cehennem ateşi vardır."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
حَتَّىٰٓnihayetإِذَاzamanرَأَوْا۟gördükleriمَاşeyiيُوعَدُونَkendilerine va'dedilenفَسَيَعْلَمُونَbileceklerdirمَنْkiminأَضْعَفُdaha zayıftırنَاصِرًاyardım edeniوَأَقَلُّve daha azdırعَدَدًاsayıca

Nihayet uyarıldıkları şeyi gördüklerinde kimin yardımcısı daha zayıf, kimin sayısı daha azmış, bilecekler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiإِنْhayırأَدْرِىٓbilmemأَقَرِيبٌyakın mıdır?مَّاşeyتُوعَدُونَsize söylenenأَمْyoksaيَجْعَلُkoyacak (mıdır?)لَهُۥonun içinرَبِّىٓRabbimأَمَدًاuzun bir süre

De ki: "Sizin uyarıldığınız şey yakın mıdır, yoksa Rabbim ona uzun bir süre mi koyacaktır, bilemem."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِلَّاancak (gösterir)مَنِkimseyeٱرْتَضَىٰrazı olduğuمِنelçidenرَّسُولٍفَإِنَّهُۥçünkü Oيَسْلُكُsevk ederمِنۢönüneبَيْنِيَدَيْهِönüneوَمِنْveخَلْفِهِۦarkasınaرَصَدًاgözetleyiciler

(27-28) Ancak seçtiği resuller başka. (Onlara bildirir.) Fakat O, Resulün önünde ve arkasında gözetleyici (melek)ler yürütür ki resullerin, Rablerinin vahiylerini tebliğ ettiklerini bilsin. Allah, onların her halini kuşatmış ve her şeyi inceden inceye sayıp dökmüştür.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لِّيَعْلَمَbilsin diyeأَنelbetteقَدْأَبْلَغُوا۟duyurduklarınıرِسَٰلَٰتِrisaletiniرَبِّهِمْRablerininوَأَحَاطَve kuşatmıştırبِمَاherşeyiلَدَيْهِمْonlarda bulunanوَأَحْصَىٰve saymıştırكُلَّherشَىْءٍşeyiعَدَدًۢاbir bir

(27-28) Ancak seçtiği resuller başka. (Onlara bildirir.) Fakat O, Resulün önünde ve arkasında gözetleyici (melek)ler yürütür ki resullerin, Rablerinin vahiylerini tebliğ ettiklerini bilsin. Allah, onların her halini kuşatmış ve her şeyi inceden inceye sayıp dökmüştür.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi