KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

58. SURE · 22 AYET · 472 KELİME

Mücâdele

المجادلة

Kelime bağlantısı sözlüğe, İncele düğmesi dil bilgisi ve açıklamalara açılır.

قَدْandolsunسَمِعَişittiٱللَّهُAllahقَوْلَsözünüٱلَّتِى(kadının)تُجَٰدِلُكَseninle tartışanفِىhakkındaزَوْجِهَاkocasıوَتَشْتَكِىٓve şikayette bulunanإِلَىAllah'aٱللَّهِوَٱللَّهُve AllahيَسْمَعُişitirتَحَاوُرَكُمَآإِنَّçünküٱللَّهَAllahسَمِيعٌۢişitendirبَصِيرٌgörendir

Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikayette bulunan kadının sözünü işitmiştir. Allah, sizin sürdürdüğünüz konuşmayı (zaten) işitmekteydi. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِينَkimselerيُظَٰهِرُونَzıhar eden(ler)مِنكُمsizdenمِّنkadınlaraنِّسَآئِهِممَّا(bilsinler ki) değildirهُنَّonlarأُمَّهَٰتِهِمْإِنْdeğildirأُمَّهَٰتُهُمْonların analarıإِلَّاdışındakilerٱلَّٰٓـِٔىonlarوَلَدْنَهُمْوَإِنَّهُمْve onlarلَيَقُولُونَsöylüyorlarمُنكَرًاçirkin (olanı)مِّنَsözdenٱلْقَوْلِوَزُورًاوَإِنَّve şüphesizٱللَّهَAllahلَعَفُوٌّaffedicidirغَفُورٌbağışlayıcıdır

İçinizden kadınlarına zıhar yapanlar bilsinler ki, o kadınlar onların anaları değildir. Onların anaları ancak, kendilerini doğuran kadınlardır. Şüphesiz onlar (zıhar yaparlarken) hoş karşılanmayan ve yalan bir söz söylüyorlar. Şüphesiz Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَve kimselerيُظَٰهِرُونَzıhar eden(ler)مِنkadınlarınaنِّسَآئِهِمْثُمَّsonra daيَعُودُونَdönenlerلِمَاşeylereقَالُوا۟söyledikleriفَتَحْرِيرُhürriyete kavuşturmalıdırlarرَقَبَةٍbir köleمِّنönceقَبْلِأَنtemaslarındanيَتَمَآسَّاذَٰلِكُمْbudurتُوعَظُونَsize öğütlenenبِهِۦوَٱللَّهُAllahبِمَاşeyleriتَعْمَلُونَyaptıklarınızخَبِيرٌhaber almaktadır

Kadınlarından zıhar yaparak ayrılıp sonra da söylediklerinden dönecek olanlar, eşleriyle birbirlerine dokunmadan önce, bir köle azat etmelidirler. İşte bu hüküm ile size öğüt veriliyor. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَمَنkimseلَّمْimkan bulamayanيَجِدْفَصِيَامُoruç tutmalıdırشَهْرَيْنِiki ayمُتَتَابِعَيْنِaralıksız olarakمِنönceقَبْلِأَنtemaslarındanيَتَمَآسَّافَمَنkimseلَّمْ(buna) gücü yetmeyenيَسْتَطِعْفَإِطْعَامُdoyurmalıdırسِتِّينَaltmışمِسْكِينًاذَٰلِكَbunlarلِتُؤْمِنُوا۟inanmanız içindirبِٱللَّهِAllah'aوَرَسُولِهِۦوَتِلْكَve bunlarحُدُودُsınırlarıdırٱللَّهِوَلِلْكَٰفِرِينَve kafirler için vardırعَذَابٌbir azabأَلِيمٌacıklı

Kim (köle azat etme imkanı) bulamazsa, eşine dokunmadan önce ard arda iki ay oruç tutmalıdır. Kimin de buna gücü yetmezse altmış fakiri doyurmalıdır. Bunlar, Allah'a ve Resulüne hakkıyla iman edesiniz, diyedir. İşte bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kafirler için elem dolu bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimselerيُحَآدُّونَkarşı gelen(ler)ٱللَّهَAllah'aوَرَسُولَهُۥve Elçisineكُبِتُوا۟tepeleneceklerdirكَمَاgibiكُبِتَtepelendikleriٱلَّذِينَkimselerinمِنkendilerinden öncekiقَبْلِهِمْوَقَدْve andolsunأَنزَلْنَآbiz indirdikءَايَٰتٍۭayetlerبَيِّنَٰتٍوَلِلْكَٰفِرِينَve kafirler için vardırعَذَابٌbir azabمُّهِينٌküçük düşürücü

Allah'a ve Resulüne düşmanlık edenler, kendilerinden öncekilerin alçaltıldığı gibi alçaltılacaklardır. Oysa biz apaçık ayetler indirdik. Kafirler için alçaltıcı bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَوْمَgünيَبْعَثُهُمُtekrar dirilteceğiٱللَّهُAllahجَمِيعًاonların hepsiniفَيُنَبِّئُهُمkendilerine haber verecektirبِمَاneعَمِلُوٓا۟أَحْصَىٰهُonu saymıştırٱللَّهُAllahوَنَسُوهُوَٱللَّهُve Allahعَلَىٰüzerineكُلِّherشَىْءٍşeyشَهِيدٌşahiddir

Allah'ın onları hep birden diriltip yaptıklarını kendilerine haber vereceği günü hatırla. Allah onları sayıp zaptetmiş, onlarsa bunları unutmuşlardır. Allah, her şeye şahittir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْgörmedin mi?تَرَأَنَّşüphesizٱللَّهَAllahيَعْلَمُbilirمَاolanıفِىgöklerdeٱلسَّمَٰوَٰتِوَمَاve olanıفِىyerdeٱلْأَرْضِمَاolmaz kiيَكُونُمِنhiçنَّجْوَىٰgizli konuşanثَلَٰثَةٍüç kişiإِلَّاmutlakaهُوَO'durرَابِعُهُمْdördüncüleriوَلَاve olmasaخَمْسَةٍbeş kişiإِلَّاmutlakaهُوَO'durسَادِسُهُمْaltıncılarıوَلَآve olmasaأَدْنَىٰdaha azمِنbundanذَٰلِكَوَلَآve olmasaأَكْثَرَdaha çokإِلَّاmutlakaهُوَOمَعَهُمْonlarla beraberdirأَيْنَneredeمَاbulunsalarكَانُوا۟ثُمَّsonraيُنَبِّئُهُمonlara haber verirبِمَاşeyleriعَمِلُوا۟yaptıklarıيَوْمَgünüٱلْقِيَٰمَةِإِنَّçünküٱللَّهَAllahبِكُلِّherشَىْءٍşeyiعَلِيمٌbilendir

Göklerdeki ve yerdeki her şeyi Allah'ın bildiğini görmüyor musun? Üç kişi gizlice konuşmaz ki, dördüncüleri O olmasın. Beş kişi gizlice konuşmaz ki altıncıları O olmasın. Bundan daha az, yahut daha çok da olsalar, nerede olurlarsa olsunlar, O mutlaka onlarla beraberdir. Sonra onlara yaptıklarını Kıyamet günü haber verecektir. Allah, her şeyi hakkıyla bilir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْgörmedin mi?تَرَإِلَىkimseleriٱلَّذِينَنُهُوا۟menedilen(ler)عَنِgizli gizli konuşmaktanٱلنَّجْوَىٰثُمَّsonra yineيَعُودُونَdönüyorlarلِمَاşeyeنُهُوا۟menedildikleriعَنْهُondanوَيَتَنَٰجَوْنَve gizli gizli konuşuyorlarبِٱلْإِثْمِgünah hususundaوَٱلْعُدْوَٰنِve düşmanlıkوَمَعْصِيَتِve isyanٱلرَّسُولِElçiyeوَإِذَاve zamanجَآءُوكَsana geldikleriحَيَّوْكَseni selamlıyorlarبِمَاbir tarzdaلَمْselamlamadığıيُحَيِّكَبِهِonuٱللَّهُAllah'ınوَيَقُولُونَve diyorlarفِىٓiçlerindeأَنفُسِهِمْkendiلَوْلَاdeğil miydi?يُعَذِّبُنَاbize azab etmeliٱللَّهُAllahبِمَاötürüنَقُولُحَسْبُهُمْonlara yeterجَهَنَّمُcehennemيَصْلَوْنَهَافَبِئْسَne kötüٱلْمَصِيرُgidilecek yerdir

Gizlice konuşmaktan menedilip de, menedildikleri şeyi işleyen ve günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşanları görmedin mi? Sana geldiklerinde Allah'ın seni selamlamadığı selamla selamlıyorlar. İçlerinden de, "Söylediklerimizden dolayı Allah bize azap etse ya!" diyorlar. Cehennem onlara yeter! Oraya girecekler. Ne kötü varış yeridir orası!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاeyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوٓا۟inanan(lar)إِذَاzamanتَنَٰجَيْتُمْaranızda gizli konuştuğunuzفَلَاkonuşmayınتَتَنَٰجَوْا۟بِٱلْإِثْمِgünah üzerindeوَٱلْعُدْوَٰنِve düşmanlıkوَمَعْصِيَتِve karşı gelmeٱلرَّسُولِElçiyeوَتَنَٰجَوْا۟(fakat) konuşunبِٱلْبِرِّiyilik üzerindeوَٱلتَّقْوَىٰوَٱتَّقُوا۟ve korkunٱللَّهَAllah'tanٱلَّذِىٓhuzurunaإِلَيْهِتُحْشَرُونَtoplanacağınız

Ey iman edenler! Siz baş başa gizlice konuştuğunuz zaman, günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşmayın. İyilik ve takvayı konuşun ve huzuruna toplanacağınız Allah'a karşı gelmekten sakının.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّمَاşüphesizٱلنَّجْوَىٰgizli konuşmaمِنَşeytandandırٱلشَّيْطَٰنِلِيَحْزُنَüzülsünler diyeٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inanan(lar)وَلَيْسَve değildirبِضَآرِّهِمْonlara zarar verecekشَيْـًٔاhiçbirإِلَّاolmadıkçaبِإِذْنِizniٱللَّهِوَعَلَىveٱللَّهِAllah'aفَلْيَتَوَكَّلِdayansınlarٱلْمُؤْمِنُونَmü'minler

O kötü fısıltılar iman edenleri üzmek için ancak şeytandan kaynaklanmaktadır. Oysa şeytan, Allah'ın izni olmadıkça, mü'minlere hiçbir zarar verebilecek değildir. Öyle ise mü'minler ancak Allah'a tevekkül etsinler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاeyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوٓا۟inanan(lar)إِذَاzamanقِيلَdendiğiلَكُمْsizeتَفَسَّحُوا۟yer açınفِىmeclislerdeٱلْمَجَٰلِسِفَٱفْسَحُوا۟yer açın kiيَفْسَحِgenişlik versinٱللَّهُAllahلَكُمْوَإِذَاzaman daقِيلَdendiğiٱنشُزُوا۟kalkınفَٱنشُزُوا۟kalkın kiيَرْفَعِyükseltsinٱللَّهُAllahٱلَّذِينَkimseleriءَامَنُوا۟inanan(ları)مِنكُمْsizdenوَٱلَّذِينَve kendilerineأُوتُوا۟verilenleriٱلْعِلْمَilimدَرَجَٰتٍوَٱللَّهُve Allahبِمَاşeyleriتَعْمَلُونَyaptıklarınızخَبِيرٌhaber almaktadır

Ey iman edenler! Size, "Meclislerde yer açın" denildiği zaman açın ki, Allah da size genişlik versin. Size, "Kalkın", denildiği zaman da kalkın ki, Allah içinizden inananların ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاeyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوٓا۟inanan(lar)إِذَاzamanنَٰجَيْتُمُsiz gizli konuşacağınızٱلرَّسُولَElçi ileفَقَدِّمُوا۟verinبَيْنَönceيَدَىْönceنَجْوَىٰكُمْgizli konuşmanızdanصَدَقَةًذَٰلِكَbuخَيْرٌdaha hayırlıdırلَّكُمْsizin içinوَأَطْهَرُفَإِنşayetلَّمْbulamazsınızتَجِدُوا۟فَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahغَفُورٌbağışlayandırرَّحِيمٌesirgeyendir

Ey iman edenler! Peygamber ile baş başa konuşacağınız zaman, baş başa konuşmanızdan önce bir sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şayet (sadaka verecek bir şey) bulamazsanız, bilin ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ءَأَشْفَقْتُمْkorktunuz mu?أَنvermenizdenتُقَدِّمُوا۟بَيْنَönceيَدَىْönceنَجْوَىٰكُمْgizli konuşmanızdanصَدَقَٰتٍفَإِذْçünküلَمْyapmadınızتَفْعَلُوا۟وَتَابَve affettiٱللَّهُAllahعَلَيْكُمْsiziفَأَقِيمُوا۟artık kılınٱلصَّلَوٰةَnamazıوَءَاتُوا۟ve verinٱلزَّكَوٰةَzekatıوَأَطِيعُوا۟ve ita'at edinٱللَّهَAllah'aوَرَسُولَهُۥوَٱللَّهُve Allahخَبِيرٌۢbilmektedirبِمَاşeyleriتَعْمَلُونَyaptıklarınız

Baş başa konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da, sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Resulüne itaat edin. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْتَرَإِلَىkimseleriٱلَّذِينَتَوَلَّوْا۟dost edinen(leri)قَوْمًاbir topluluğuغَضِبَgazabettiğiٱللَّهُAllah'ınعَلَيْهِمkendilerineمَّاdeğildirهُمonlarمِّنكُمْsizdenوَلَاve değildirمِنْهُمْonlardanوَيَحْلِفُونَve yemin ediyorlarعَلَىüzereٱلْكَذِبِyalanوَهُمْve onlarيَعْلَمُونَbilerek

Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmez misin? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Onlar bile bile yalan yere yemin ederler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱتَّخَذُوٓا۟yaptılarأَيْمَٰنَهُمْyeminleriniجُنَّةًkalkanفَصَدُّوا۟ve engel oldularعَنyolundanسَبِيلِٱللَّهِAllah'ınفَلَهُمْonlar için vardırعَذَابٌbir azabمُّهِينٌküçük düşürücü

Onlar yeminlerini kalkan yapıp (insanları) Allah'ın dininden alıkoydular. Bunun için onlara alçaltıcı bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّنkoruyamazتُغْنِىَعَنْهُمْkendileriniأَمْوَٰلُهُمْmallarıوَلَآne deأَوْلَٰدُهُمçocuklarıمِّنَkarşıٱللَّهِAllah'aشَيْـًٔاأُو۟لَٰٓئِكَonlarأَصْحَٰبُhalkıdırٱلنَّارِهُمْonlarفِيهَاoradaخَٰلِدُونَsürekli kalacaklardır

Onların malları da, evlatları da Allah'a karşı kendilerine bir yarar sağlamayacaktır. Onlar, cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَوْمَ(o) günيَبْعَثُهُمُtekrar diriltirٱللَّهُAllahجَمِيعًاonların hepsiniفَيَحْلِفُونَsonra yemin ederlerلَهُۥO'na daكَمَاgibiيَحْلِفُونَyemin ettikleriلَكُمْوَيَحْسَبُونَve sanırlarأَنَّهُمْkendileriniعَلَىٰüzerindeشَىْءٍأَلَآiyi bilin kiإِنَّهُمْelbette onlarهُمُonlarٱلْكَٰذِبُونَyalancılardır

Allah'ın onları hep birden dirilteceği, onların da (kendilerini kurtaracak) bir iş üzerinde olduklarını sanarak size yemin ettikleri gibi Allah'a da yemin edecekleri günü düşün! İyi bilin ki, onlar yalancıların ta kendileridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱسْتَحْوَذَkuşatmıştırعَلَيْهِمُonlarıٱلشَّيْطَٰنُşeytanفَأَنسَىٰهُمْve onlara unutturmuşturذِكْرَanmayıٱللَّهِأُو۟لَٰٓئِكَonlarحِزْبُhizbidirٱلشَّيْطَٰنِأَلَآdikkat edinإِنَّmuhakkak kiحِزْبَhizbiٱلشَّيْطَٰنِşeytanınهُمُonlarٱلْخَٰسِرُونَkaybedecektir

Şeytan onları hakimiyeti altına alıp kendilerine Allah'ı anmayı unutturmuştur. İşte onlar şeytanın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, şeytanın tarafında olanlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
كَتَبَyazmıştır;ٱللَّهُAllahلَأَغْلِبَنَّelbette galib geleceğizأَنَا۠benوَرُسُلِىٓإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahقَوِىٌّgüçlüdürعَزِيزٌgaliptir

Allah, "Şüphesiz ben ve peygamberlerim galip geleceğiz" diye yazmıştır. Şüphe yok ki, Allah çok kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّاbulamazsınتَجِدُقَوْمًاbir milletinيُؤْمِنُونَinananبِٱللَّهِAllah'aوَٱلْيَوْمِve gününeٱلْءَاخِرِيُوَآدُّونَdostluk ederمَنْolanlarlaحَآدَّdüşmanٱللَّهَAllah'aوَرَسُولَهُۥve Elçisineوَلَوْşayetكَانُوٓا۟olsa bileءَابَآءَهُمْbabalarıأَوْyahutأَبْنَآءَهُمْoğullarıأَوْyahutإِخْوَٰنَهُمْkardeşleriأَوْyahutعَشِيرَتَهُمْأُو۟لَٰٓئِكَişteكَتَبَyazmıştırفِىonların kalblerineقُلُوبِهِمُٱلْإِيمَٰنَimanوَأَيَّدَهُمve onları desteklemiştirبِرُوحٍbir ruh ileمِّنْهُوَيُدْخِلُهُمْve onları sokacaktırجَنَّٰتٍcennetlereتَجْرِىakanمِنaltlarındanتَحْتِهَاٱلْأَنْهَٰرُırmaklarخَٰلِدِينَebedi kalacaklardırفِيهَارَضِىَrazı olmuşturٱللَّهُAllahعَنْهُمْonlardanوَرَضُوا۟onlar da razı olmuşlardırعَنْهُأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarحِزْبُhizbidirٱللَّهِأَلَآdikkat edinإِنَّmuhakkak kiحِزْبَhizbidirٱللَّهِAllah'ınهُمُonlarٱلْمُفْلِحُونَbaşarıya ulaşacak olanlardır

Allah'a ve ahiret gününe iman eden hiçbir topluluğun, babaları, oğulları, kardeşleri yahut kendi soy sopları olsalar bile, Allah'a ve peygamberine düşman olan kimselere sevgi beslediğini göremezsin. İşte Allah onların kalplerine imanı yazmış ve onları kendi katından bir ruh ile desteklemiştir. Onları, içlerinden ırmaklar akan ve içlerinde ebedi kalacakları cennetlere sokacaktır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. İşte onlar, Allah'ın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, Allah'ın tarafında olanlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi