KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

49. SURE · 18 AYET · 347 KELİME

Hucurât

الحجرات

Kelime bağlantısı sözlüğe, İncele düğmesi dil bilgisi ve açıklamalara açılır.

يَٰٓأَيُّهَاeyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inanan(lar)لَاgeçmeyinتُقَدِّمُوا۟بَيْنَönüneيَدَىِönüneٱللَّهِAllah'ınوَرَسُولِهِۦوَٱتَّقُوا۟ve korkunٱللَّهَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahسَمِيعٌişitendirعَلِيمٌbilendir

Ey iman edenler! Allah'ın ve Peygamberinin önüne geçmeyin. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inanan(lar)لَاyükseltmeyinتَرْفَعُوٓا۟أَصْوَٰتَكُمْsesleriniziفَوْقَüstüneصَوْتِsesininٱلنَّبِىِّPeygamberinوَلَاveتَجْهَرُوا۟yüksek sesle konuşmayınلَهُۥonunlaبِٱلْقَوْلِsözüكَجَهْرِyüksek sesle konuştuğunuz gibiبَعْضِكُمْbir kısmınızلِبَعْضٍdiğeriyleأَنyoksa boşa giderتَحْبَطَأَعْمَٰلُكُمْamellerinizوَأَنتُمْve sizلَاfarkında olmazsınızتَشْعُرُونَ

Ey iman edenler! Seslerinizi, Peygamber'in sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi, Peygamber'e yüksek sesle bağırmayın, yoksa siz farkına varmadan işledikleriniz boşa gider.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimselerيَغُضُّونَkısan(lar)أَصْوَٰتَهُمْsesleriniعِندَhuzurundaرَسُولِelçisininٱللَّهِAllah'ınأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarٱلَّذِينَimtihan etmiştirٱمْتَحَنَٱللَّهُAllahقُلُوبَهُمْonların kalbleriniلِلتَّقْوَىٰلَهُمonlar için vardırمَّغْفِرَةٌmağfiretوَأَجْرٌve bir mükafatعَظِيمٌbüyük

Allah'ın elçisinin huzurunda seslerini kısanlar, Allah'ın, gönüllerini takva (Allah'a karşı gelmekten sakınma) konusunda sınadığı kimselerdir. Onlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْve şayetأَنَّهُمْonlarصَبَرُوا۟bekleselerdiحَتَّىٰkadarتَخْرُجَsen çıkıncayaإِلَيْهِمْkendilerinin yanınaلَكَانَelbette olurduخَيْرًاdaha iyiلَّهُمْوَٱللَّهُAllahغَفُورٌbağışlayandırرَّحِيمٌesirgeyendir

Onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاeyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوٓا۟inanan(lar)إِنsize gelirseجَآءَكُمْفَاسِقٌۢbir fasıkبِنَبَإٍbir haberleفَتَبَيَّنُوٓا۟onu araştırınأَنyoksa kötülük edersinizتُصِيبُوا۟قَوْمًۢاbir topluluğa karşıبِجَهَٰلَةٍbilmeyerekفَتُصْبِحُوا۟sonra olursunuzعَلَىٰüzerineمَاşeyفَعَلْتُمْyaptığınızنَٰدِمِينَpişman

Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱعْلَمُوٓا۟ve bilin kiأَنَّelbetteفِيكُمْiçinizdedirرَسُولَElçisiٱللَّهِلَوْşayetيُطِيعُكُمْsize uysaydıفِىbirçokكَثِيرٍمِّنَişteٱلْأَمْرِلَعَنِتُّمْsıkıntıya düşerdinizوَلَٰكِنَّfakatٱللَّهَAllahحَبَّبَsevdirdiإِلَيْكُمُsizeٱلْإِيمَٰنَimanıوَزَيَّنَهُۥve onu süslediفِىsizin kalblerinizdeقُلُوبِكُمْوَكَرَّهَve çirkin gösterdiإِلَيْكُمُsizeٱلْكُفْرَküfrüوَٱلْفُسُوقَve fıskıوَٱلْعِصْيَانَأُو۟لَٰٓئِكَişteهُمُbunlardırٱلرَّٰشِدُونَdoğru yolda olanlar

Bilin ki, aranızda Allah'ın elçisi bulunmaktadır. Eğer o, birçok işlerde size uysaydı, sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size imanı sevdirmiş ve onu gönüllerinize güzel göstermiş; inkarı, fasıklığı ve (İslam'ın emirlerine) karşı çıkmayı da çirkin göstermiştir. İşte bunlar doğru yolda olanların ta kendileridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنve eğerطَآئِفَتَانِiki grupمِنَinananlardanٱلْمُؤْمِنِينَٱقْتَتَلُوا۟vuruşurlarsaفَأَصْلِحُوا۟düzeltinبَيْنَهُمَافَإِنۢşayetبَغَتْsaldırırsaإِحْدَىٰهُمَاbiriعَلَىüzerineٱلْأُخْرَىٰötekiفَقَٰتِلُوا۟vuruşunٱلَّتِىsaldıran taraflaتَبْغِىحَتَّىٰkadarتَفِىٓءَdönünceyeإِلَىٰٓbuyruğunaأَمْرِٱللَّهِفَإِنeğerفَآءَتْdönerseفَأَصْلِحُوا۟artık düzeltinبَيْنَهُمَاonların arasınıبِٱلْعَدْلِadaletleوَأَقْسِطُوٓا۟إِنَّçünküٱللَّهَAllahيُحِبُّseverٱلْمُقْسِطِينَadalet yapanları

Eğer inananlardan iki grup birbirleriyle savaşırlarsa aralarını düzeltin. Eğer biri ötekine karşı haddi aşarsa, Allah'ın buyruğuna dönünceye kadar haddi aşan tarafa karşı savaşın. Eğer (Allah'ın emrine) dönerse, artık aralarını adaletle düzeltin ve (onlara) adaletli davranın. Çünkü Allah, adaletli davrananları sever.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّمَاmuhakkakٱلْمُؤْمِنُونَmü'minlerإِخْوَةٌkardeştirlerفَأَصْلِحُوا۟o halde düzeltinبَيْنَarasınıأَخَوَيْكُمْوَٱتَّقُوا۟ve korkunٱللَّهَAllah'tanلَعَلَّكُمْumulur kiتُرْحَمُونَsize rahmet edilsin

Mü'minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah'a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاeyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inanan(lar)لَاalay etmesinيَسْخَرْقَوْمٌbir toplulukمِّن(başka bir)قَوْمٍtopluluklaعَسَىٰٓbelkiأَنolurlarيَكُونُوا۟خَيْرًاdaha iyiمِّنْهُمْkendilerindenوَلَاve ne deنِسَآءٌkadınlarمِّن(başka)نِّسَآءٍkadınlarlaعَسَىٰٓbelkiأَنolurlarيَكُنَّخَيْرًاdaha iyiمِّنْهُنَّوَلَاveتَلْمِزُوٓا۟kusur aramayınأَنفُسَكُمْbirbirinizdeوَلَاveتَنَابَزُوا۟birbirinizi çağırmayınبِٱلْأَلْقَٰبِبِئْسَne kötü bir şeydirٱلِٱسْمُadıٱلْفُسُوقُfıskبَعْدَsonraٱلْإِيمَٰنِوَمَنve kimلَّمْtevbe etmezseيَتُبْفَأُو۟لَٰٓئِكَişteهُمُonlarٱلظَّٰلِمُونَzalimdirler

Ey iman edenler! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizi karalamayın, birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir namdır! Kim de tövbe etmezse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاeyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inanan(lar)ٱجْتَنِبُوا۟sakınınكَثِيرًاçokمِّنَzandanٱلظَّنِّإِنَّziraبَعْضَbir kısmıٱلظَّنِّzannınإِثْمٌوَلَاveتَجَسَّسُوا۟merak etmeyinوَلَاveيَغْتَبarkasından çekiştirmesinبَّعْضُكُمbirinizبَعْضًاأَيُحِبُّsever mi?أَحَدُكُمْbirinizأَنyemeğiيَأْكُلَلَحْمَetiniأَخِيهِkardeşininمَيْتًاölmüşفَكَرِهْتُمُوهُوَٱتَّقُوا۟o halde korkunٱللَّهَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahتَوَّابٌtevbeyi çok kabul edendirرَّحِيمٌçok esirgeyendir

Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاeyٱلنَّاسُinsanlarإِنَّاelbette bizخَلَقْنَٰكُمsizi yarattıkمِّنbir erkektenذَكَرٍوَأُنثَىٰve bir kadın(dan)وَجَعَلْنَٰكُمْve ayırdık siziشُعُوبًاmilletlereوَقَبَآئِلَve kabilelereلِتَعَارَفُوٓا۟إِنَّşüphesizأَكْرَمَكُمْen üstün olanınızعِندَyanındaٱللَّهِAllahأَتْقَىٰكُمْإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahعَلِيمٌbilendirخَبِيرٌhaber alandır

Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O'na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالَتِٱلْأَعْرَابُaraplarءَامَنَّاقُلde kiلَّمْinanmadınızتُؤْمِنُوا۟وَلَٰكِنfakatقُولُوٓا۟deyinأَسْلَمْنَاislam oldukوَلَمَّاhenüzيَدْخُلِgirmediٱلْإِيمَٰنُimanفِىkalblerinizeقُلُوبِكُمْوَإِنve eğerتُطِيعُوا۟ita'at edersenizٱللَّهَAllah'aوَرَسُولَهُۥve Elçisineلَاsize eksiltmezيَلِتْكُممِّنْamellerinizdenأَعْمَٰلِكُمْشَيْـًٔاإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahغَفُورٌçok bağışlayandırرَّحِيمٌçok esirgeyendir

Bedeviler "İman ettik" dediler. De ki: "İman etmediniz. (Öyle ise, "iman ettik" demeyin.) "Fakat boyun eğdik" deyin. Henüz iman kalplerinize girmedi. Eğer Allah'a ve Peygamberine itaat ederseniz, yaptıklarınızdan hiçbir şeyi eksiltmez. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّمَاşüphesizٱلْمُؤْمِنُونَMü'minlerٱلَّذِينَkimselerdirءَامَنُوا۟iman eden(lerdir)بِٱللَّهِAllah'aوَرَسُولِهِۦve Elçisineثُمَّsonraلَمْşüphe etmeyenlerdirيَرْتَابُوا۟وَجَٰهَدُوا۟ve cihad edenlerdirبِأَمْوَٰلِهِمْmallarıyleوَأَنفُسِهِمْve canlarıyleفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِأُو۟لَٰٓئِكَişteهُمُonlardırٱلصَّٰدِقُونَdoğru olanlar

İman edenler ancak, Allah'a ve Peygamberine inanan, sonra şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiأَتُعَلِّمُونَsiz mi öğreteceksiniz?ٱللَّهَAllah'aبِدِينِكُمْdininiziوَٱللَّهُAllahيَعْلَمُbilirمَاolanlarıفِىgöklerdeٱلسَّمَٰوَٰتِوَمَاve olanlarıفِىyerdeٱلْأَرْضِوَٱللَّهُAllahبِكُلِّherشَىْءٍşeyiعَلِيمٌbilendir

(Ey Muhammed!) De ki: "Siz Allah'a dininizi mi öğretiyorsunuz? Oysa Allah, göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَمُنُّونَbaşına kakıyorlarعَلَيْكَseninأَنْİslam olmalarınıأَسْلَمُوا۟قُلde kiلَّاbaşıma kakmayınتَمُنُّوا۟عَلَىَّbenimإِسْلَٰمَكُمبَلِtersineٱللَّهُAllahيَمُنُّminnet ederعَلَيْكُمْsizeأَنْsize hidayeti nedeniyleهَدَىٰكُمْلِلْإِيمَٰنِimanaإِنeğerكُنتُمْisenizصَٰدِقِينَdoğrulardan

Müslüman olmalarını bir lütufta bulunmuş gibi sana hatırlatıyorlar. De ki: "Müslüman olmanızı bir lütuf gibi bana hatırlatıp durmayın. Tam tersine eğer doğru kimselerseniz sizi imana erdirmesinden dolayı Allah size lütufta bulunmuş oluyor."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱللَّهَAllahيَعْلَمُbilirغَيْبَgizlisiniٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerinوَٱلْأَرْضِوَٱللَّهُve Allahبَصِيرٌۢgörmektedirبِمَاyaptıklarınızıتَعْمَلُونَ

Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gaybını bilir. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi