KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

شبه

müteşabih · benzer geldi · birbirine benzer · benzer gösterildi

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
12
Ayet
9
Sure
6
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

9 ayetin ilk 8 tanesi
وَبَشِّرِve müjdeleٱلَّذِينَkimseleriءَامَنُوا۟inananوَعَمِلُوا۟ve işleyenٱلصَّٰلِحَٰتِsalih işlerأَنَّmuhakkakلَهُمْonlar için vardırجَنَّٰتٍcennetlerتَجْرِىakanمِنaltlarındanتَحْتِهَاٱلْأَنْهَٰرُكُلَّمَاherرُزِقُوا۟rızıklandırıldıklarındaمِنْهَاonlardakiمِنmeyvedenثَمَرَةٍرِّزْقًاقَالُوا۟derlerهَٰذَاBuٱلَّذِىşeydirرُزِقْنَاrızıklandığımızمِنdaha öncedenقَبْلُوَأُتُوا۟verilmiştirبِهِۦonlaraمُتَشَٰبِهًاوَلَهُمْOnlar için vardırفِيهَآoradaأَزْوَٰجٌeşlerمُّطَهَّرَةٌوَهُمْve onlarفِيهَاoradaخَٰلِدُونَebedi kalacaklardır

İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her rızık verilişinde, "Bu (tıpkı) daha önce (dünyada iken) bize verilen rızık!" diyecekler. Halbuki bu rızık onlara (dünyadakine) benzer olarak verilmiştir. Onlar için orada tertemiz eşler de vardır. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالُوا۟dediler kiٱدْعُdu'a etلَنَاbizim içinرَبَّكَRabbineيُبَيِّنaçıklasınلَّنَاbizeمَاnasıl bir şey olduğunuهِىَonunإِنَّziraٱلْبَقَرَo inekتَشَٰبَهَbenzer geldiعَلَيْنَاbizeوَإِنَّآama mutlaka bizإِنeğerشَآءَdilerseٱللَّهُAllahلَمُهْتَدُونَhidayeti buluruz

"Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın. Çünkü sığırlar, bizce, birbirlerine benzemektedir. Ama Allah dilerse elbet buluruz" dediler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالَdediler kiٱلَّذِينَkimselerلَاbilmeyen(ler)يَعْلَمُونَلَوْلَاdeğil miydi?يُكَلِّمُنَاbizimle konuşmalıٱللَّهُAllahأَوْya daتَأْتِينَآbize gelmeliءَايَةٌكَذَٰلِكَişte böyleقَالَsöyle(mişler)diٱلَّذِينَkimselerمِنonlardan önceki(ler de)قَبْلِهِممِّثْلَbenzeriniقَوْلِهِمْتَشَٰبَهَتْbirbirine benzediقُلُوبُهُمْقَدْelbetteبَيَّنَّاiyice açıkladıkٱلْءَايَٰتِلِقَوْمٍkavimler içinيُوقِنُونَbilmek isteyen

Bilmeyenler, "Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya!" derler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti. Onların kalpleri (anlayışları) birbirine benziyor. Biz ayetleri, kesin olarak inanacak bir toplum için açıkladık.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هُوَOٱلَّذِىٓindirdiأَنزَلَعَلَيْكَsanaٱلْكِتَٰبَKitabıمِنْهُOnunءَايَٰتٌ(bazı) ayetleriمُّحْكَمَٰتٌmuhkemdir (ki)هُنَّonlarأُمُّanasıdırٱلْكِتَٰبِKitabınوَأُخَرُve diğerleri deمُتَشَٰبِهَٰتٌفَأَمَّاolanlarٱلَّذِينَkalblerindeفِىقُلُوبِهِمْزَيْغٌeğrilikفَيَتَّبِعُونَardına düşerlerمَاolanlarınınتَشَٰبَهَmüteşabihمِنْهُonunٱبْتِغَآءَçıkarmak içinٱلْفِتْنَةِfitneوَٱبْتِغَآءَve bulmak içinتَأْوِيلِهِۦوَمَاoysaيَعْلَمُbilmezتَأْوِيلَهُۥٓonun te'viliniإِلَّاbaşka kimseٱللَّهُوَٱلرَّٰسِخُونَileri gidenlerفِىilimdeٱلْعِلْمِيَقُولُونَderlerءَامَنَّاinandıkبِهِۦOnaكُلٌّhepsiمِّنْkatındandırعِندِرَبِّنَاوَمَاdüşünüp öğüt almazيَذَّكَّرُإِلَّآbaşkasıأُو۟لُوا۟sahiplerindenٱلْأَلْبَٰبِsağduyu

O, sana Kitab'ı indirendir. Onun (Kur'an'ın) bazı ayetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir. Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih ayetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, "Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır" derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَوْلِهِمْve demelerinden (ötürü)إِنَّاelbetteقَتَلْنَاbiz öldürdükٱلْمَسِيحَMesih'iعِيسَىÎsaٱبْنَoğluمَرْيَمَMeryemرَسُولَelçisiٱللَّهِAllah'ınوَمَاoysaقَتَلُوهُonu öldürmedilerوَمَاveصَلَبُوهُasmadılarوَلَٰكِنfakatشُبِّهَbenzer gösterildiلَهُمْوَإِنَّve şüphesizٱلَّذِينَayrılığa düşenlerٱخْتَلَفُوا۟فِيهِonun hakkındaلَفِىiçindedirlerشَكٍّtam bir kuşkuمِّنْهُمَاyokturلَهُمonlarınبِهِۦo husustaمِنْhiçعِلْمٍbilgileriإِلَّاsadeceٱتِّبَاعَuyuyorlarٱلظَّنِّوَمَاonu öldürmedilerقَتَلُوهُيَقِينًۢاyakinen

(156-157) Bir de inkarlarından ve Meryem'e büyük bir iftira atmalarından ve "Biz Allah'ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük" demelerinden dolayı kalplerini mühürledik. Oysa onu öldürmediler ve asmadılar. Fakat onlara öyle gibi gösterildi. Onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, bu konuda kesin bir şüphe içindedirler. O hususta hiçbir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Onu kesin olarak öldürmediler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَهُوَve O'durٱلَّذِىٓkimseأَنزَلَindirenمِنَgöktenٱلسَّمَآءِمَآءًsuyuفَأَخْرَجْنَاçıkardıkبِهِۦonunlaنَبَاتَbitkiyiكُلِّherشَىْءٍçeşitفَأَخْرَجْنَاve çıkardıkمِنْهُo (bitki)denخَضِرًاbir filizنُّخْرِجُçıkarıyoruzمِنْهُondan daحَبًّاdanelerمُّتَرَاكِبًاbirbiri üzerine binmişوَمِنَhurmanınٱلنَّخْلِمِنtomurcuğundanطَلْعِهَاقِنْوَانٌsarkanدَانِيَةٌsalkımlarوَجَنَّٰتٍve bahçeleriمِّنْüzümأَعْنَابٍوَٱلزَّيْتُونَve zeytinوَٱلرُّمَّانَve narمُشْتَبِهًا(kimi) birbirine benzerوَغَيْرَ(kimi) benzemezمُتَشَٰبِهٍٱنظُرُوٓا۟bakınإِلَىٰmeyvesineثَمَرِهِۦٓإِذَآzamanأَثْمَرَmeyve verirkenوَيَنْعِهِۦٓإِنَّşüphesizفِىbundaذَٰلِكُمْلَءَايَٰتٍلِّقَوْمٍtoplumu içinيُؤْمِنُونَinananlar

O, gökten su indirendir. İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir ve o yeşil bitkilerden, üst üste binmiş taneler, -hurma ağacının tomurcuğunda da aşağıya sarkmış salkımlar- üzüm bahçeleri, zeytin ve nar çıkarırız: (Her biri) birbirine benzer ve (her biri) birbirinden farklı. Bunların meyvesine, bir meyve verdiği zaman, bir de olgunlaştığı zaman bakın. Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah'ın varlığını gösteren) ibretler vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَهُوَٱلَّذِىٓkiأَنشَأَyaratanجَنَّٰتٍbahçeleriمَّعْرُوشَٰتٍçardaklıوَغَيْرَveمَعْرُوشَٰتٍçardaksızوَٱلنَّخْلَhurma(ları)وَٱلزَّرْعَve ekin(ler)iمُخْتَلِفًاçeşit çeşitأُكُلُهُۥürünleriوَٱلزَّيْتُونَve zeytinleriوَٱلرُّمَّانَve narlarıمُتَشَٰبِهًاbirbirine benzerوَغَيْرَve benzemezمُتَشَٰبِهٍكُلُوا۟yeyinمِنmeyvasındanثَمَرِهِۦٓإِذَآzamanأَثْمَرَmeyva verdiğiوَءَاتُوا۟ve verinحَقَّهُۥhakkını (sadakasını)يَوْمَgünüحَصَادِهِۦوَلَاve aslaتُسْرِفُوٓا۟إِنَّهُۥçünkü Oلَاsevmezيُحِبُّٱلْمُسْرِفِينَisraf edenleri

O, çardaklı-çardaksız olarak bahçeleri, ürünleri, çeşit çeşit hurmalıkları ve ekinleri, zeytini ve narı (her biri) birbirine benzer ve (her biri) birbirinden farklı biçimde yaratandır. Bunlar meyve verince meyvelerinden yiyin. Hasat günü de hakkını (öşürünü) verin, fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiمَنkimdir?رَّبُّRabbiٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerinوَٱلْأَرْضِve yerinقُلِde kiٱللَّهُقُلْO halde de'أَفَٱتَّخَذْتُمmi edindiniz?مِّنO'ndan başkaدُونِهِۦٓأَوْلِيَآءَvelilerلَاgücü olmayanيَمْلِكُونَلِأَنفُسِهِمْkendilerineنَفْعًاbir faydaوَلَاve veremeyenضَرًّاقُلْde kiهَلْbir olur mu?يَسْتَوِىٱلْأَعْمَىٰkörوَٱلْبَصِيرُve görenأَمْyahutهَلْbir olur mu?تَسْتَوِىٱلظُّلُمَٰتُkaranlıklarوَٱلنُّورُأَمْyoksaجَعَلُوا۟buldular daلِلَّهِAllah'aشُرَكَآءَortaklarخَلَقُوا۟yaratanكَخَلْقِهِۦO'nun yarattığı gibiفَتَشَٰبَهَbenzer (mi) göründüٱلْخَلْقُbu yaratmaعَلَيْهِمْقُلِde kiٱللَّهُAllah'tırخَٰلِقُyaratıcısıكُلِّherشَىْءٍşeyinوَهُوَve Oٱلْوَٰحِدُtektirٱلْقَهَّٰرُkahredendir

De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?" "Allah'tır" de. De ki: "O'nu bırakıp da kendilerine (bile) bir faydası ve zararı olmayan dostlar (mabutlar) mı edindiniz?" De ki: "Kör ile gören bir olur mu? Ya da karanlıklarla aydınlık bir olur mu? Yoksa Allah'a, O'nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma ile Allah'ın yaratması onlara göre birbirine mi benzedi?" De ki: "Her şeyin yaratıcısı Allah'tır. O, birdir, mutlak hakimiyet sahibidir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi