KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

عود

Ad · Ad'e · Ad'ı · Ad'de

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
63
Ayet
58
Sure
39
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

58 ayetin ilk 8 tanesi
ٱلَّذِينَo kimseler kiيَأْكُلُونَyerlerٱلرِّبَوٰا۟Riba (faiz)لَاkalkamazlarيَقُومُونَإِلَّاancakكَمَاgibiيَقُومُkalkarlarٱلَّذِىkimseيَتَخَبَّطُهُçarptığıٱلشَّيْطَٰنُşeytanınمِنَdokunupٱلْمَسِّذَٰلِكَbuبِأَنَّهُمْonlarınقَالُوٓا۟demelerindendirإِنَّمَاşüphesizٱلْبَيْعُalışveriş deمِثْلُgibidirٱلرِّبَوٰا۟وَأَحَلَّoysa helal kılmıştırٱللَّهُAllahٱلْبَيْعَalış-verişiوَحَرَّمَve haram kılmıştırٱلرِّبَوٰا۟فَمَنkimeجَآءَهُۥgelir deمَوْعِظَةٌbir öğütمِّنRabbindenرَّبِّهِۦفَٱنتَهَىٰ(ribadan) vazgeçerseفَلَهُۥkendisinindirمَاne varsaسَلَفَgeçmişteوَأَمْرُهُۥٓve işi deإِلَىkalmıştırٱللَّهِوَمَنْkimعَادَtekrar (ribaya) dönerseفَأُو۟لَٰٓئِكَonlarأَصْحَٰبُhalkıdırٱلنَّارِهُمْonlarفِيهَاoradaخَٰلِدُونَebedi kalacaklardır

Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah, alışverişi helal, faizi haram kılmıştır. Bundan böyle kime Rabbinden bir öğüt gelir de (o öğüte uyarak) faizden vazgeçerse, artık önceden aldığı onun olur. Durumu da Allah'a kalmıştır. (Allah, onu affeder.) Kim tekrar (faize) dönerse, işte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedi kalacaklardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inanan(lar)لَاöldürmeyinتَقْتُلُوا۟ٱلصَّيْدَavوَأَنتُمْve sizحُرُمٌوَمَنve kimقَتَلَهُۥonu öldürürseمِنكُمsizdenمُّتَعَمِّدًاkasdenفَجَزَآءٌcezası vardırمِّثْلُdengi olanمَاöldürdüğüقَتَلَمِنَhayvandanٱلنَّعَمِيَحْكُمُkarar vereceğiبِهِۦonaذَوَاiki kişininعَدْلٍadilمِّنكُمْiçinizdenهَدْيًۢاbir kurbanبَٰلِغَvaracakٱلْكَعْبَةِKa'be'yeأَوْyahutكَفَّٰرَةٌkeffaretiطَعَامُyedirmeمَسَٰكِينَyoksullaraأَوْya daعَدْلُdenkذَٰلِكَbunaصِيَامًاoruçturلِّيَذُوقَtatması içinوَبَالَvebaliniأَمْرِهِۦعَفَاaffetmiştirٱللَّهُAllahعَمَّاolanıسَلَفَوَمَنْve kimعَادَdüşmanlık ederseفَيَنتَقِمُöc alırٱللَّهُAllahمِنْهُوَٱللَّهُAllahعَزِيزٌdaima galiptirذُوsahibidirٱنتِقَامٍintikam

Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza), Ka'be'ye ulaştırılmak üzere, öldürdüğünün dengi olup, içinizden iki adil kimsenin takdir edeceği bir kurbanlık hayvan; veya yoksulları yedirmek suretiyle keffaret; yahut onun dengi oruç tutmaktır. (Bu) yaptığı işin kötü sonucunu tatması içindir. Allah, geçmiştekileri affetmiştir. Fakat kim bir daha böyle yaparsa, Allah ondan intikam alır. Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالَdediعِيسَىÎsaٱبْنُoğluمَرْيَمَMeryemٱللَّهُمَّAllah'ımرَبَّنَآRabbimizأَنزِلْindirعَلَيْنَاbizim üzerimizeمَآئِدَةًbir sofraمِّنَgöktenٱلسَّمَآءِتَكُونُolsunلَنَاbizim içinعِيدًاbir bayramلِّأَوَّلِنَاöncemiz içinوَءَاخِرِنَاve sonramız içinوَءَايَةًve bir mu'cize (olsun)مِّنكَوَٱرْزُقْنَاbizi rızıklandırوَأَنتَve senخَيْرُen hayırlısısınٱلرَّٰزِقِينَrızık verenlerin

Meryem oğlu İsa, "Ey Allahım! Ey Rabbimiz! Bize gökten bir sofra indir ki; önce gelenlerimize (zamanımızdaki dindaşlarımıza) ve sonradan geleceklerimize bir bayram ve senden (gelen) bir mucize olsun. Bizi rızıklandır. Sen rızıklandıranların en hayırlısısın" dedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
بَلْhayırبَدَاgöründüلَهُمonlaraمَّاolduklarıكَانُوا۟يُخْفُونَgizlemekteمِنdaha önceقَبْلُوَلَوْeğerرُدُّوا۟geri gönderilselerdiلَعَادُوا۟yine dönerlerdiلِمَاşeyeنُهُوا۟men'olunduklarıعَنْهُkendindenوَإِنَّهُمْçünkü onlarلَكَٰذِبُونَyalancılardır

Hayır, (bu yakınmaları) daha önce gizlemekte oldukları şeyler onlara göründü (de ondan). Eğer çevrilselerdi, elbette kendilerine yasaklanan şeylere yine döneceklerdi. Şüphesiz onlar yalancıdırlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiأَمَرَemrettiرَبِّىRabbimبِٱلْقِسْطِوَأَقِيمُوا۟ve O'na doğrultunوُجُوهَكُمْyüzleriniziعِندَherكُلِّمَسْجِدٍmesciddeوَٱدْعُوهُve O'na yalvarınمُخْلِصِينَhas kılarakلَهُyalnız O'naٱلدِّينَكَمَاgibiبَدَأَكُمْilkin sizi yarattığıتَعُودُونَO'na döneceksiniz

De ki: "Rabbim adaleti emretti. Her secde yerinde yüzlerinizi (O'na) doğrultun. Dini Allah'a has kılarak O'na ibadet edin. Sizi başlangıçta yarattığı gibi (yine O'na) döneceksiniz."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِلَىٰعَادٍAd(kavmin)e deأَخَاهُمْkardeşleriهُودًاقَالَdedi kiيَٰقَوْمِEy kavmimٱعْبُدُوا۟kulluk edinٱللَّهَAllah'aمَاyokturلَكُمsizinمِّنْhiçbirإِلَٰهٍtanrınızغَيْرُهُۥٓأَفَلَاsakınmaz mısınız?تَتَّقُونَ

Ad kavmine de kardeşleri Hud'u peygamber olarak gönderdik. Onlara, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?" dedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱذْكُرُوٓا۟düşünün kiإِذْhaniجَعَلَكُمْsizi yaptıخُلَفَآءَhükümdarlarمِنۢsonraبَعْدِعَادٍAd'danوَبَوَّأَكُمْve sizi yerleştirdiفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِتَتَّخِذُونَediniyorsunuzمِنO'nun düzlüklerindeسُهُولِهَاقُصُورًاsaraylarوَتَنْحِتُونَve yontup yapıyorsunuzٱلْجِبَالَdağlarınıبُيُوتًافَٱذْكُرُوٓا۟artık hatırlayınءَالَآءَni'metleriniٱللَّهِAllah'ınوَلَاkarışıklık çıkarmayınتَعْثَوْا۟فِىyeryüzündeٱلْأَرْضِمُفْسِدِينَbozgunculuk yapıp

"Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup evler yapıyorsunuz. Artık Allah'ın nimetlerini anın da yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالَٱلْمَلَأُileri gelenlerٱلَّذِينَkimselerٱسْتَكْبَرُوا۟büyüklük taslayanمِنkavmindenقَوْمِهِۦلَنُخْرِجَنَّكَmutlaka seni çıkarırızيَٰشُعَيْبُEy Şu'aybوَٱلَّذِينَve kimseleriءَامَنُوا۟inanan(ları)مَعَكَseninle beraberمِنkentimizdenقَرْيَتِنَآأَوْya daلَتَعُودُنَّdönersinizفِىdinimizeمِلَّتِنَاقَالَdedi kiأَوَلَوْbile mi?كُنَّاbizكَٰرِهِينَistemezsek

Şu'ayb'ın kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki: "Ey Şu'ayb! Andolsun, ya kesinlikle bizim dinimize dönersiniz ya da mutlaka seni ve seninle birlikte inananları memleketimizden çıkarırız." Şu'ayb, "İstemesek de mi?" dedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi