KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

45. SURE · 37 AYET · 488 KELİME

Câsiye

الجاثية

Kelime bağlantısı sözlüğe, İncele düğmesi dil bilgisi ve açıklamalara açılır.

وَفِىveخَلْقِكُمْsizin yaratılışınızdaوَمَاveيَبُثُّyaymakta olduğundaمِنcanlılardanدَآبَّةٍءَايَٰتٌibretler vardırلِّقَوْمٍkavimler içinيُوقِنُونَkesin olarak inanan

Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱخْتِلَٰفِve değişmesindeٱلَّيْلِgeceninوَٱلنَّهَارِve gündüzünوَمَآveأَنزَلَindirmesindeٱللَّهُAllah'ınمِنَgöktenٱلسَّمَآءِمِن(sebebi)رِّزْقٍrızıkفَأَحْيَاve diriltmesindeبِهِonunlaٱلْأَرْضَyeriبَعْدَsonraمَوْتِهَاölümündenوَتَصْرِيفِve estirmesindeٱلرِّيَٰحِrüzgarlarıءَايَٰتٌibretler vardırلِّقَوْمٍbir toplum içinيَعْقِلُونَdüşünen

Geceyle gündüzün birbiri ardınca gelişinde, Allah'ın gökten rızık (sebebi olarak yağmur) indirip, onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesinde, rüzgarları evirip çevirmesinde aklını kullanan bir toplum için deliller vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
تِلْكَişte şunlarءَايَٰتُayetleridirٱللَّهِAllah'ınنَتْلُوهَاonları okuyoruzعَلَيْكَsanaبِٱلْحَقِّفَبِأَىِّhangiحَدِيثٍۭsözeبَعْدَsonraٱللَّهِAllah'tanوَءَايَٰتِهِۦve O'nun ayetlerindenيُؤْمِنُونَinanacaklar

İşte bunlar, Allah'ın ayetleridir. Onları sana gerçek olarak okuyoruz. Artık Allah'tan ve O'nun ayetlerinden sonra hangi söze inanacaklar?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَسْمَعُo işitirءَايَٰتِayetlerininٱللَّهِAllah'ınتُتْلَىٰokunduğunuعَلَيْهِkendisineثُمَّsonraيُصِرُّdirenirمُسْتَكْبِرًاbüyüklük taslarكَأَنsankiلَّمْhiç onları işitmemişيَسْمَعْهَافَبَشِّرْهُonu müjdeleبِعَذَابٍbir azab ileأَلِيمٍacı

Kendisine Allah'ın ayetlerinin okunduğunu işitir de, sonra büyüklük taslayarak sanki onları hiç duymamış gibi direnir. İşte onu elem dolu bir azap ile müjdele!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاzamanعَلِمَöğrendiğiمِنْbizim ayetlerimizdenءَايَٰتِنَاشَيْـًٔاbir şeyٱتَّخَذَهَاonu edinirهُزُوًاأُو۟لَٰٓئِكَişteلَهُمْöyleleri için vardırعَذَابٌbir azabمُّهِينٌalçaltıcı

Ayetlerimizden bir şey öğrenince onu alaya alır. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مِّنötelerinden deوَرَآئِهِمْجَهَنَّمُوَلَاveيُغْنِىbir yarar sağlamazعَنْهُمkendilerineمَّاkazandıklarıكَسَبُوا۟شَيْـًٔاşeylerوَلَاve (sağlamaz)مَاşeylerٱتَّخَذُوا۟edindikleriمِنbaşkaدُونِٱللَّهِAllah'tanأَوْلِيَآءَوَلَهُمْve onlar için vardırعَذَابٌbir azabعَظِيمٌbüyük

Arkalarında da cehennem vardır. Dünyada kazandıkları ve Allah'tan başka edindikleri dostlar onlara hiçbir fayda vermez. Onlar için elbette büyük bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هَٰذَاişte budurهُدًىوَٱلَّذِينَve kimselerكَفَرُوا۟inkar eden(ler)بِـَٔايَٰتِayetleriniرَبِّهِمْRablerininلَهُمْonlar için vardırعَذَابٌbir azabمِّنçok çetinرِّجْزٍأَلِيمٌincitici

İşte bu (Kur'an) bir hidayettir. Rablerinin ayetlerini inkar edenlere ise elem dolu çok kötü bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱللَّهُٱلَّذِىO kiسَخَّرَboyun eğdirdiلَكُمُsizeٱلْبَحْرَdeniziلِتَجْرِىَakıp gitsin diyeٱلْفُلْكُgemilerفِيهِonun içindeبِأَمْرِهِۦbuyruğuylaوَلِتَبْتَغُوا۟ve payınızı arayasınız diyeمِنO'nun lutfundanفَضْلِهِۦوَلَعَلَّكُمْve umulur kiتَشْكُرُونَşükredersiniz

Allah, içinde gemilerin, emriyle akıp gitmesi, O'nun lütfunu aramanız ve şükretmeniz için denizi sizin hizmetinize verendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَسَخَّرَve boyun eğdirdiلَكُمsizeمَّاbulunan şeyleriفِىgöklerdeٱلسَّمَٰوَٰتِوَمَاve bulunan şeyleriفِىyerdeٱلْأَرْضِجَمِيعًاhepsiniمِّنْهُإِنَّelbetteفِىvardırذَٰلِكَbundaلَءَايَٰتٍلِّقَوْمٍbir toplum içinيَتَفَكَّرُونَdüşünen

Göklerdeki ve yerdeki her şeyi kendi katından (bir nimet olarak) sizin hizmetinize verendir. Elbette bunda düşünen bir toplum için deliller vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلsöyleلِّلَّذِينَkimselereءَامَنُوا۟inanan(lara)يَغْفِرُوا۟affetsinlerلِلَّذِينَkimseleriلَاummayan(ları)يَرْجُونَأَيَّامَgünleriniٱللَّهِAllah'ınلِيَجْزِىَcezalandırması içinقَوْمًۢاbir toplumuبِمَاsebebiyleكَانُوا۟olduklarıيَكْسِبُونَyapıyorlar

İnananlara söyle, Allah'ın (ceza) günlerinin geleceğini ummayanları (şimdilik) bağışlasınlar ki Allah herhangi bir topluma (kendi) kazandığının karşılığını versin.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَنْkimعَمِلَyaparsaصَٰلِحًاiyi bir işفَلِنَفْسِهِۦوَمَنْve kimأَسَآءَkötülük yaparsaفَعَلَيْهَاثُمَّsonundaإِلَىٰRabbinizeرَبِّكُمْتُرْجَعُونَdöndürüleceksiniz

Kim salih bir amel işlerse, kendi lehine işlemiş olur. Kim de kötülük yaparsa, kendi aleyhine yapmış olur. Sonra Rabbinize döndürüleceksiniz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْve andolsunءَاتَيْنَاbiz verdikبَنِىٓoğullarınaإِسْرَٰٓءِيلَİsrailٱلْكِتَٰبَKitapوَٱلْحُكْمَve hükümوَٱلنُّبُوَّةَve peygamberlikوَرَزَقْنَٰهُمve onları besledikمِّنَgüzel rızıklarlaٱلطَّيِّبَٰتِوَفَضَّلْنَٰهُمْve onları üstün kıldıkعَلَىüzerineٱلْعَٰلَمِينَalemler

Andolsun biz, İsrailoğullarına kitap, hükümranlık ve peygamberlik verdik. Onları güzel ve temiz yiyeceklerle rızıklandırdık ve onları (dönemlerinde) alemlere üstün kıldık.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَءَاتَيْنَٰهُمve onlara verdikبَيِّنَٰتٍaçık delillerمِّنَbu işdeٱلْأَمْرِفَمَاonlar ayrılığa düşmedilerٱخْتَلَفُوٓا۟إِلَّاsadece (yüzünden)مِنۢsonraبَعْدِمَاkendilerine geldiktenجَآءَهُمُٱلْعِلْمُbilgiبَغْيًۢاçekememezlikبَيْنَهُمْإِنَّşüphesizرَبَّكَRabbinيَقْضِىhüküm verecektirبَيْنَهُمْonlar arasındaيَوْمَgünüٱلْقِيَٰمَةِkıyametفِيمَاşeylerdeكَانُوا۟olduklarıفِيهِondaيَخْتَلِفُونَayrılığa düşüyor(lar)

Onlara din işi konusunda açık deliller verdik. Ama onlar ancak kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki hasetten dolayı ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, hakkında ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kıyamet günü, aralarında hüküm verecektir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّsonraجَعَلْنَٰكَseni koydukعَلَىٰüzerineشَرِيعَةٍbir şeriatمِّنَemrimizdenٱلْأَمْرِفَٱتَّبِعْهَاsen ona uyوَلَاveتَتَّبِعْuymaأَهْوَآءَkeyiflerineٱلَّذِينَkimselerinلَاbilmeyen(lerin)يَعْلَمُونَ

Sonra da seni din işi konusunda açık bir yola koyduk. Sen ona uy, bilmeyenlerin heva ve heveslerine uyma.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّهُمْçünkü onlarلَنaslaيُغْنُوا۟savamazlarعَنكَsendenمِنَAllahtanٱللَّهِشَيْـًٔاوَإِنَّve şüphesizٱلظَّٰلِمِينَzalimlerبَعْضُهُمْbir kısmıأَوْلِيَآءُvelisidirlerبَعْضٍوَٱللَّهُAllah iseوَلِىُّvelisidirٱلْمُتَّقِينَmuttakilerin

Çünkü onlar, Allah'a karşı sana asla bir fayda sağlayamazlar. Şüphesiz zalimler birbirinin dostlarıdır. Allah ise kendisine karşı gelmekten sakınanların dostudur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هَٰذَاbu (Kur'an)بَصَٰٓئِرُkanıtlar(sunmakta)dırلِلنَّاسِinsanlaraوَهُدًىve yol göstericidirوَرَحْمَةٌve rahmettirلِّقَوْمٍkavimler içinيُوقِنُونَkesin olarak inanan

Bu Kur'an, insanlar için kalp gözleri (konumundaki bir nur), kesin olarak inanan bir toplum için de bir hidayet ve bir rahmettir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَمْyoksaحَسِبَsandılar (mı ki?)ٱلَّذِينَkimselerٱجْتَرَحُوا۟işleyenٱلسَّيِّـَٔاتِkötülükleriأَنonları yapacağımızıنَّجْعَلَهُمْكَٱلَّذِينَkimseler gibiءَامَنُوا۟inananوَعَمِلُوا۟ve yapanٱلصَّٰلِحَٰتِiyi amellerسَوَآءًbir olacak (öyle mi?)مَّحْيَاهُمْyaşamalarıوَمَمَاتُهُمْسَآءَne kötüمَاhüküm veriyorlarيَحْكُمُونَ

Yoksa kötülük işleyenler, kendilerini, inanıp salih amel işleyenler gibi kılacağımızı; hayatlarının ve ölümlerinin bir olacağını mı sanıyorlar? Ne kötü hüküm veriyorlar!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَخَلَقَve yaratmıştırٱللَّهُAllahٱلسَّمَٰوَٰتِgökleriوَٱلْأَرْضَve yeriبِٱلْحَقِّgerçek olarakوَلِتُجْزَىٰcezalandırılsın diyeكُلُّherنَفْسٍۭcanبِمَاşey ileكَسَبَتْkazandığıوَهُمْve onlaraلَاaslaيُظْلَمُونَhaksızlık edilmesin

Allah, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak, herkese kazandığının karşılığı verilsin diye yaratmıştır. Onlara zulm edilmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَفَرَءَيْتَgördün mü?مَنِkimseyiٱتَّخَذَedinenإِلَٰهَهُۥtanrıهَوَىٰهُkeyfiniوَأَضَلَّهُve saptırdığıٱللَّهُAllah'ınعَلَىٰbir bilgiye göreعِلْمٍوَخَتَمَve mühürlediğiعَلَىٰüzeriniسَمْعِهِۦkulağınınوَقَلْبِهِۦve kalbiniوَجَعَلَve çektiğiعَلَىٰüstüneبَصَرِهِۦgözününغِشَٰوَةًperdeفَمَنşimdi kim?يَهْدِيهِona doğru yolu gösterecekمِنۢsonraبَعْدِٱللَّهِأَفَلَاdüşünmüyor musunuz?تَذَكَّرُونَ

Nefsinin arzusunu ilah edinen, Allah'ın; (halini) bildiği için saptırdığı ve kulağını ve kalbini mühürlediği, gözüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi onu Allah'tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Hala düşünüp ibret almayacak mısınız?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالُوا۟ve dediler kiمَاyokturهِىَbaşka bir şeyإِلَّاحَيَاتُنَاhayatımızdanٱلدُّنْيَاdünyaنَمُوتُölürüzوَنَحْيَاve yaşarızوَمَاveيُهْلِكُنَآbizi helak etmiyorإِلَّاbaşkasıٱلدَّهْرُوَمَاfakat yokturلَهُمonlarınبِذَٰلِكَbu husustaمِنْhiçbirعِلْمٍإِنْ(hayır)هُمْonlarإِلَّاsadeceيَظُنُّونَzannediyorlar

Dediler ki: "Dünya hayatımızdan başka hayat yoktur. Ölürüz ve yaşarız. Bizi ancak zaman yok eder." Bu hususta onların bir bilgisi yoktur. Onlar sadece zanda bulunuyorlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاve zamanتُتْلَىٰokunduğuعَلَيْهِمْonlaraءَايَٰتُنَاayetlerimizبَيِّنَٰتٍaçık açıkمَّاolmamıştırكَانَحُجَّتَهُمْbir delilleriإِلَّآbaşkaأَنdemelerindenقَالُوا۟ٱئْتُوا۟getirinبِـَٔابَآئِنَآbabalarımızıإِنeğerكُنتُمْisenizصَٰدِقِينَdoğrular(dan)

Onlara ayetlerimiz açıkça okunduğu zaman onların delilleri ancak, "Doğru söyleyenler iseniz babalarımızı getirin" demek oldu.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلِde kiٱللَّهُAllahيُحْيِيكُمْsizi yaşatıyorثُمَّsonraيُمِيتُكُمْsizi öldürüyorثُمَّsonraيَجْمَعُكُمْsizi toplayıp getirecektirإِلَىٰgününeيَوْمِٱلْقِيَٰمَةِkıyametلَاaslaرَيْبَşüphe yokturفِيهِbundaوَلَٰكِنَّamaأَكْثَرَçoğuٱلنَّاسِinsanlarınلَاbilmezlerيَعْلَمُونَ

De ki: "Allah sizi yaşatıyor. Sonra sizi öldürecek, sonra da kendisinde şüphe olmayan Kıyamet gününde sizi bir araya getirecek, ama insanların çoğu bilmezler."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلِلَّهِAllah'ındırمُلْكُmülküٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerinوَٱلْأَرْضِوَيَوْمَve günتَقُومُbaşladığıٱلسَّاعَةُsa'atيَوْمَئِذٍişte o günيَخْسَرُhüsrana uğrayacaktırٱلْمُبْطِلُونَiptalciler

Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. Kıyamet kopacağı gün, işte o gün batıla sapanlar hüsrana uğrayacaklardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَتَرَىٰve görürsünكُلَّherأُمَّةٍümmetiجَاثِيَةًكُلُّherأُمَّةٍümmetتُدْعَىٰٓçağırılırإِلَىٰkendi Kitabınaكِتَٰبِهَاٱلْيَوْمَbugünتُجْزَوْنَcezalandırılacaksınızمَاşeylerleكُنتُمْolduğunuzتَعْمَلُونَyapıyor(lar)

O gün her ümmeti diz çökmüş görürsün. Her ümmet kendi kitabına çağrılır. (Onlara şöyle denilir:) "Bugün (yalnızca) yaptıklarınızın karşılığı verilecektir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هَٰذَاişteكِتَٰبُنَاKitabımızيَنطِقُsöylüyorعَلَيْكُمaleyhinizeبِٱلْحَقِّإِنَّاçünkü bizكُنَّاidikنَسْتَنسِخُyazıyorمَاşeyleriكُنتُمْolduğunuzتَعْمَلُونَyapıyor(lar)

İşte kitabımız, size karşı gerçeği söylüyor. Çünkü biz yapmakta olduklarınızı kaydediyorduk.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَأَمَّاgelinceٱلَّذِينَkimselereءَامَنُوا۟inanan(lara)وَعَمِلُوا۟ve yapanlaraٱلصَّٰلِحَٰتِiyi işlerفَيُدْخِلُهُمْonları sokarرَبُّهُمْRableriفِىrahmetineرَحْمَتِهِۦذَٰلِكَişteهُوَbudurٱلْفَوْزُbaşarıٱلْمُبِينُapaçık

İnanıp salih ameller işleyenlere gelince, Rableri onları rahmetine sokacaktır. İşte bu apaçık başarıdır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَمَّاama gelinceٱلَّذِينَkimselereكَفَرُوٓا۟inkar eden(lere)أَفَلَمْdeğil mi?تَكُنْءَايَٰتِىayetlerimتُتْلَىٰokunurduعَلَيْكُمْsizeفَٱسْتَكْبَرْتُمْfakat siz büyüklük tasladınızوَكُنتُمْve oldunuzقَوْمًاbir toplumمُّجْرِمِينَsuçlulardan

İnkar edenlere gelince, onlara şöyle denir: "Ayetlerim size okunmuştu da sizler büyüklük taslamış ve günahkar bir kavim olmuş değil miydiniz?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاve zamanقِيلَdendiğiإِنَّşüphesizوَعْدَva'diٱللَّهِAllah'ınحَقٌّgerçektirوَٱلسَّاعَةُve sa'atteلَاyokturرَيْبَşüpheفِيهَاondaقُلْتُمdemiştinizمَّاbilmiyoruzنَدْرِىمَاnedirٱلسَّاعَةُSa'atإِن(hayır)نَّظُنُّsanıyoruz kiإِلَّاsadeceظَنًّاbir kuruntudurوَمَاve değilizنَحْنُbizبِمُسْتَيْقِنِينَinananlardan

"Şüphesiz, Allah'ın va'di gerçektir, kıyamet hakkında hiçbir şüphe yoktur" dendiği zaman ise; "Kıyametin ne olduğunu bilmiyoruz, sadece zannediyoruz. Biz bu konuda kesin kanaat sahibi değiliz" demiştiniz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَبَدَاve göründüلَهُمْonlaraسَيِّـَٔاتُkötülükleriمَاşeylerinعَمِلُوا۟yaptıklarıوَحَاقَve kuşattıبِهِمonlarıمَّاşeyكَانُوا۟olduklarıبِهِۦonunlaيَسْتَهْزِءُونَalay ediyor(lar)

Yaptıklarının kötülükleri karşılarına dikilmiş ve alay edip durdukları şey, kendilerini kuşatıvermiştir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقِيلَve denildiٱلْيَوْمَbugünنَنسَىٰكُمْsizi unuttukكَمَاgibiنَسِيتُمْunuttuğunuzلِقَآءَkarşılaşmayıيَوْمِكُمْgününüzleهَٰذَاbuوَمَأْوَىٰكُمُve yerinizٱلنَّارُateştirوَمَاve yokturلَكُمsizin içinمِّنhiçbirنَّٰصِرِينَyardımcınız

Onlara şöyle denir: "Bugüne kavuşacağınızı unuttuğunuz gibi, bu gün biz de sizi unutuyoruz. Barınağınız ateştir. Yardımcılarınız da yoktur."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ذَٰلِكُمböyledirبِأَنَّكُمُçünkü sizٱتَّخَذْتُمْedindinizءَايَٰتِayetleriniٱللَّهِAllah'ınهُزُوًاeğlenceوَغَرَّتْكُمُve sizi aldattıٱلْحَيَوٰةُhayatıٱلدُّنْيَافَٱلْيَوْمَartık bugünلَاonlar çıkarılmazlarيُخْرَجُونَمِنْهَاondan (ateşten)وَلَاve olmazهُمْonlarيُسْتَعْتَبُونَmazeret istenenlerden

"Bunun sebebi, Allah'ın ayetlerini alaya almanız ve dünya hayatının sizi aldatmasıdır." Artık bugün ateşten çıkarılmazlar ve Allah'ın rızasını kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi