KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

لبث

kaldı · kaldık · kaldım · kaldın

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
31
Ayet
27
Sure
17
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

27 ayetin ilk 8 tanesi
أَوْyahutكَٱلَّذِىşu kimse gibi kiمَرَّuğramıştıعَلَىٰbir kasabayaقَرْيَةٍوَهِىَo kimseخَاوِيَةٌ(duvarları) yığılmışعَلَىٰüstüneعُرُوشِهَاçatılarıقَالَdedi kiأَنَّىٰnasılيُحْىِۦdiriltecekهَٰذِهِbunuٱللَّهُAllahبَعْدَsonraمَوْتِهَافَأَمَاتَهُkendisini öldürüpٱللَّهُAllah (da)مِا۟ئَةَyüzعَامٍseneثُمَّsonraبَعَثَهُۥقَالَdediكَمْne kadarلَبِثْتَقَالَdediلَبِثْتُkaldımيَوْمًاbir günأَوْya daبَعْضَbirazı (kadar)يَوْمٍقَالَ(Allah) dediبَلbilakisلَّبِثْتَkaldınمِا۟ئَةَyüzعَامٍyılفَٱنظُرْbakإِلَىٰyiyeceğineطَعَامِكَوَشَرَابِكَve içeceğineلَمْbozulmamışيَتَسَنَّهْوَٱنظُرْve bakإِلَىٰeşeğineحِمَارِكَوَلِنَجْعَلَكَseni kılalım diyeءَايَةًbir ibretلِّلنَّاسِوَٱنظُرْve bakإِلَىkemiklereٱلْعِظَامِكَيْفَnasılنُنشِزُهَاonları birbiri üstüne koyuyorثُمَّsonraنَكْسُوهَاonlara giydiriyoruzلَحْمًافَلَمَّاbu işlerتَبَيَّنَaçıkça belli oluncaلَهُۥonaقَالَdedi kiأَعْلَمُbiliyorum kiأَنَّşüphesizٱللَّهَAllahعَلَىٰher şeyeكُلِّشَىْءٍقَدِيرٌkadirdir

Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti. Bunun üzerine, Allah onu öldürüp yüzyıl ölü bıraktı, sonra diriltti ve ona sordu: "Ne kadar (ölü) kaldın?" O, "Bir gün veya bir günden daha az kaldım" diye cevap verdi. Allah, şöyle dedi: "Hayır, yüz sene kaldın. Böyle iken yiyeceğine ve içeceğine bak, henüz bozulmamış. Bir de eşeğine bak! (Böyle yapmamız) seni insanlara ibret belgesi kılmamız içindir. (Eşeğin) kemikler(in)e de bak, nasıl onları bir araya getiriyor, sonra onlara nasıl et giydiriyoruz?" Kendisine bütün bunlar apaçık belli olunca, şöyle dedi: "Şimdi, biliyorum ki; şüphesiz Allah'ın gücü her şeye hakkıyla yeter."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلde kiلَّوْşayetشَآءَdileseydiٱللَّهُAllahمَاbunu okumazdımتَلَوْتُهُۥعَلَيْكُمْsizeوَلَآve size hiç bildirmezdiأَدْرَىٰكُمبِهِۦفَقَدْelbetteلَبِثْتُgeçirdimفِيكُمْsizin aranızdaعُمُرًاbelli bir ömürمِّنdaha önceقَبْلِهِۦٓأَفَلَاhiç düşünmüyor musunuz?تَعْقِلُونَ

De ki: "Eğer Allah dileseydi, ben size onu okumazdım, Allah da size onu bildirmezdi. Ben sizin aranızda bundan (Kur'an'ın inişinden) önce (kırk yıllık) bir ömür yaşadım. Hiç düşünmüyor musunuz?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَيَوْمَve günيَحْشُرُهُمْonları toplayacağımızكَأَنsanki gibiلَّمْkalmamışlarيَلْبَثُوٓا۟إِلَّاbileسَاعَةًbir anı kadarمِّنَgündüzdenٱلنَّهَارِيَتَعَارَفُونَtanışırlarبَيْنَهُمْقَدْmuhakkakخَسِرَzarara uğramışlardırٱلَّذِينَkimselerكَذَّبُوا۟yalanlayan(lar)بِلِقَآءِkavuşmayıٱللَّهِAllah'aوَمَاveكَانُوا۟doğru yola girmeyenlerمُهْتَدِينَ

Onları yeniden diriltip hepsini bir araya toplayacağı gün, sanki gündüzün bir saatinden başka kalmamışlar (yeni ayrılmışlar) gibi, aralarında tanışırlar. Allah'a kavuşmayı yalan sayanlar, ziyana uğramış ve doğru yolu bulamamışlardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْve andolsunجَآءَتْgeldilerرُسُلُنَآelçilerimizإِبْرَٰهِيمَİbrahim'eبِٱلْبُشْرَىٰmüjdeyleقَالُوا۟dedilerسَلَٰمًاقَالَ(O da) dediسَلَٰمٌفَمَاve hemenلَبِثَأَنgetirdiجَآءَبِعِجْلٍbir buzağıحَنِيذٍkızartılmış

Andolsun, elçilerimiz (melekler), İbrahim'e müjde getirip "Selam sana!" dediler. O, "Size de selam" dedi ve kızartılmış bir buzağı getirmekte gecikmedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالَve dedi kiلِلَّذِىkişiyeظَنَّsandığıأَنَّهُۥonunنَاجٍkurtulacağınıمِّنْهُمَاo iki kişidenٱذْكُرْنِىbeni anعِندَyanındaرَبِّكَefendin(kralın)ınفَأَنسَىٰهُfakat ona unutturduٱلشَّيْطَٰنُşeytanذِكْرَsöylemeyiرَبِّهِۦefendisineفَلَبِثَ(böylece) kaldıفِىzindandaٱلسِّجْنِبِضْعَbirkaçسِنِينَyıl

Yusuf, onlardan kurtulacağını düşündüğü kişiye, "Efendinin yanında beni an", dedi. Fakat şeytan onu efendisine hatırlatmayı unutturdu da bu yüzden o, birkaç yıl daha zindanda kaldı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَوْمَgünيَدْعُوكُمْsizi çağıracağıفَتَسْتَجِيبُونَçağrısına uyarsınızبِحَمْدِهِۦO'na hamdederekوَتَظُنُّونَve sanırsınızإِن(dünyada) kalmadınızلَّبِثْتُمْإِلَّاdışındaقَلِيلًاpek az (bir süre)

Allah'ın sizi (kabirlerinizden) çağıracağı, sizin de O'na hamd ederek emrine hemen uyacağınız ve (kabirlerinizde) pek az kaldığınızı sanacağınız günü hatırla!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنveكَادُوا۟neredeyseلَيَسْتَفِزُّونَكَseni tedirgin edeceklerdiمِنَyurdundanٱلْأَرْضِلِيُخْرِجُوكَçıkarmak içinمِنْهَاوَإِذًاo takdirdeلَّاkalamazlarيَلْبَثُونَخِلَٰفَكَsenin ardındanإِلَّاancakقَلِيلًاpek az

Seni o yerden (Mekke'den) sürüp çıkarmak için neredeyse seni sıkıştıracaklardı. Bunu yapabilselerdi, senin ardından orada pek az kalırlardı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّsonraبَعَثْنَٰهُمْonları uyandırdıkلِنَعْلَمَbilmek içinأَىُّhangisininٱلْحِزْبَيْنِiki zümredenأَحْصَىٰdaha iyi hesabedeceğiniلِمَا(onların) kaldıklarıلَبِثُوٓا۟أَمَدًاsüreyi

Sonra onları uyandırdık ki, iki zümreden hangisinin bekledikleri süreyi daha iyi hesap ettiğini bilelim.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi