KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

خطب

işiniz · konuşma · durumunuz · göreviniz

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
12
Ayet
12
Sure
11
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

12 ayetin ilk 8 tanesi
وَلَاyokturجُنَاحَbir günahعَلَيْكُمْsizeفِيمَاüstü kapalı biçimde bildirmenizdenعَرَّضْتُمبِهِۦonaمِنْevlenme isteğiniziخِطْبَةِٱلنِّسَآءِkadınlaraأَوْyahutأَكْنَنتُمْgizlemenizdenفِىٓiçinizdeأَنفُسِكُمْعَلِمَbilirٱللَّهُAllahأَنَّكُمْşüphesiz sizinسَتَذْكُرُونَهُنَّonları anacağınızıوَلَٰكِنfakatلَّاsakın onlarla sözleşmeyinتُوَاعِدُوهُنَّسِرًّاgizli(buluşma)yaإِلَّآdışındaأَنsöylemenizتَقُولُوا۟قَوْلًاbir sözمَّعْرُوفًاوَلَاve kalkışmayınتَعْزِمُوا۟عُقْدَةَakdine (kıymaya)ٱلنِّكَاحِnikahحَتَّىٰkadarيَبْلُغَulaşıncayaٱلْكِتَٰبُyazılanın (iddetinin)أَجَلَهُۥوَٱعْلَمُوٓا۟ve bilin kiأَنَّşüphesizٱللَّهَAllahيَعْلَمُbilirمَاşeyiفِىٓiçinizden geçenأَنفُسِكُمْفَٱحْذَرُوهُوَٱعْلَمُوٓا۟ve yine bilin kiأَنَّşüphesizٱللَّهَAllahغَفُورٌbağışlayandırحَلِيمٌhalimdir

(Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda sizin için bir günah yoktur. Allah biliyor ki, siz onlara (bunu er geç mutlaka) söyleyeceksiniz. Meşru sözler söylemeniz dışında sakın onlarla gizliden gizliye buluşma yönünde sözleşmeyin. Bekleme müddeti bitinceye kadar da nikah yapmaya kalkışmayın. Şunu da bilin ki, Allah içinizden geçeni hakkıyla bilir. Onun için Allah'a karşı gelmekten sakının ve yine şunu da bilin ki Allah gerçekten çok bağışlayandır, halimdir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱصْنَعِve yapٱلْفُلْكَgemiyiبِأَعْيُنِنَاbizim gözetimimiz altındaوَوَحْيِنَاve vahyimizleوَلَاbana hitap (dua) etmeتُخَٰطِبْنِىفِىhakkındaٱلَّذِينَkimselerظَلَمُوٓا۟إِنَّهُمonlarمُّغْرَقُونَsuda boğulacaklardır

"Gözetimimiz altında ve vahyimize göre gemiyi yap. Zulmedenler hakkında bana bir şey söyleme. Çünkü onlar suda boğulacaklardır."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالَdediمَاneydi?خَطْبُكُنَّdurumunuzإِذْzamanرَٰوَدتُّنَّmurad almak istediğinizيُوسُفَYusuf'unعَنnefsindenنَّفْسِهِۦقُلْنَdediler kiحَٰشَhaşaلِلَّهِAllah içinمَاbiz bilmiyoruzعَلِمْنَاعَلَيْهِonunمِنhiçbirسُوٓءٍقَالَتِdediٱمْرَأَتُkarısı daٱلْعَزِيزِAziz'inٱلْـَٰٔنَişte şimdiحَصْحَصَyerini bulduٱلْحَقُّhakأَنَا۠benرَٰوَدتُّهُۥmurad almak istemiştimعَنonun nefsindenنَّفْسِهِۦوَإِنَّهُۥşüphesiz oلَمِنَdoğrulardandırٱلصَّٰدِقِينَ

Kral, kadınlara, "Yusuf'tan murad almak istediğiniz zaman derdiniz ne idi?" dedi. Kadınlar, "Haşa! Allah için, biz onun bir kötülüğünü bilmiyoruz" dediler. Aziz'in karısı ise, "Şimdi gerçek ortaya çıktı. Ondan ben murad almak istedim. Şüphesiz Yusuf doğru söyleyenlerdendir" dedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَأَوْحَيْنَآbiz de vahyettikإِلَيْهِonaأَنِkiٱصْنَعِyapٱلْفُلْكَgemiyiبِأَعْيُنِنَاgözlerimizin önündeوَوَحْيِنَاve vahyimizleفَإِذَاne zaman kiجَآءَgelinceأَمْرُنَاbizim buyruğumuzوَفَارَve kaynayıncaٱلتَّنُّورُفَٱسْلُكْsok (bindir)فِيهَاonaمِنher (cins)tenكُلٍّزَوْجَيْنِçiftٱثْنَيْنِikiوَأَهْلَكَve aileniإِلَّاhariçمَنkimselerسَبَقَgeçmişعَلَيْهِalehylerineٱلْقَوْلُsözمِنْهُمْوَلَاveتُخَٰطِبْنِىbana yalvarmaفِىhakkındaٱلَّذِينَkimselerظَلَمُوٓا۟إِنَّهُمonlar mutlakaمُّغْرَقُونَboğulacaklardır

Bunun üzerine Nuh'a, "Bizim gözetimimiz altında ve vahyimize göre o gemiyi yap" diye vahyettik. "Bizim emrimiz gelip de tandır kaynamaya başlayınca, (sular coşup taştığında Nuh'a) dedik ki: "Her cins canlıdan (erkekli dişili) birer çift, bir de kendileri aleyhinde daha önce hüküm verilmiş olanlardan başka aileni gemiye al ve zulmeden kimseler hakkında bana hiç yalvarma! Şüphesiz onlar suda boğulacaklardır."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَعِبَادُve kullarıٱلرَّحْمَٰنِRahman'ınٱلَّذِينَöyle kimselerdir kiيَمْشُونَyürürlerعَلَىyeryüzündeٱلْأَرْضِهَوْنًاmütevazi olarakوَإِذَاne zaman kiخَاطَبَهُمُkendilerine laf atarsaٱلْجَٰهِلُونَcahillerقَالُوا۟derlerسَلَٰمًاSelam

Rahman'ın kulları, yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürüyen kimselerdir. Cahiller onlara laf attıkları zaman, "selam!" der (geçer)ler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَمَّاne zaman kiوَرَدَvarıncaمَآءَsuyunaمَدْيَنَMedyenوَجَدَbulduعَلَيْهِonun başındaأُمَّةًbir grubuمِّنَinsanlardanٱلنَّاسِيَسْقُونَ(hayvanlarını) sularkenوَوَجَدَve bulduمِنonların gerisindeدُونِهِمُٱمْرَأَتَيْنِiki kızتَذُودَانِقَالَ(Musa) dediمَاnedir?خَطْبُكُمَاقَالَتَاdediler kiلَاbiz sulayamayızنَسْقِىحَتَّىٰkadarيُصْدِرَsulayıp çekilinceyeٱلرِّعَآءُوَأَبُونَاve babamız daشَيْخٌbir ihtiyardırكَبِيرٌbüyük

Medyen suyuna varınca, suyun başında (hayvanlarını) sulamakta olan bazı insanlar gördü. Bunların yanında da koyunlarını suya salmamak için uğraşan iki kız gördü. Musa onlara, "(Koyunlarınızı burada tutmaktaki) maksadınız ne?" dedi. Onlar, "Çobanlar sulayıp çekilinceye kadar biz koyunlarımızı sulayamayız. Babamız ise çok yaşlı bir adamdır" dediler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi