KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

حسر

dert · hasret · bir dert · yorulmazlar

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
12
Ayet
12
Sure
12
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

12 ayetin ilk 8 tanesi
وَقَالَve şöyle dedilerٱلَّذِينَkimselerٱتَّبَعُوا۟uyanلَوْkeşkeأَنَّbizim için (mümkün olsaydı)لَنَاكَرَّةًbir dönüş (dünyaya)فَنَتَبَرَّأَuzak dursaydıkمِنْهُمْonlardanكَمَاgibiتَبَرَّءُوا۟uzak durduklarıمِنَّاكَذَٰلِكَböyleceيُرِيهِمُonlara gösterirٱللَّهُAllahأَعْمَٰلَهُمْbütün fiilleriniحَسَرَٰتٍhasretler (pişmanlık kaynağı olarak)عَلَيْهِمْوَمَاve değildirهُمonlarبِخَٰرِجِينَçıkacakمِنَateştenٱلنَّارِ

Uyanlar şöyle derler: "Keşke dünyaya bir dönüşümüz olsaydı da onların şimdi bizden uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşsaydık." Böylece Allah, onlara işledikleri fiilleri pişmanlık kaynağı olarak gösterir. Onlar ateşten çıkacak da değillerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inananlarلَاolmayınتَكُونُوا۟كَٱلَّذِينَkimseler (gibi)كَفَرُوا۟inkar eden(ler)وَقَالُوا۟ve diyenler (gibi)لِإِخْوَٰنِهِمْkardeşleri içinإِذَاzamanضَرَبُوا۟sefere çıktıklarıفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِأَوْya daكَانُوا۟savaşa çıktıklarıغُزًّىلَّوْeğerكَانُوا۟olsalardıعِندَنَاbizim yanımızdaمَاölmezlerdiمَاتُوا۟وَمَاve öldürülmezlerdiقُتِلُوا۟لِيَجْعَلَyaparٱللَّهُAllahذَٰلِكَbu (düşünce ve sözlerini)حَسْرَةًbir dertفِىkalblerindeقُلُوبِهِمْوَٱللَّهُAllahtırيُحْىِۦyaşatanوَيُمِيتُوَٱللَّهُAllahبِمَاşeyleriتَعْمَلُونَyaptıklarınızبَصِيرٌgörmektedir

Ey iman edenler! Kardeşleri sefere veya savaşa çıktığında onlar hakkında, "Onlar bizim yanımızda olsalardı, ölmezlerdi ve öldürülmezlerdi" diyen inkarcılar gibi olmayın. Allah, bunu (bu düşünceyi) onların kalplerine bir hasret (yarası) olarak koydu. Allah, yaşatır ve öldürür. Allah, yaptıklarınızı görmektedir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَدْgerçektenخَسِرَziyana uğradı(lar)ٱلَّذِينَkimselerكَذَّبُوا۟yalanlayan(lar)بِلِقَآءِhuzuruna çıkmayıٱللَّهِحَتَّىٰٓnihayetإِذَاzamanجَآءَتْهُمُkendilerine geldiğiٱلسَّاعَةُo sa'atبَغْتَةًansızınقَالُوا۟dedilerيَٰحَسْرَتَنَاah! vah bizeعَلَىٰdolayıمَاkusurlarımızdanفَرَّطْنَافِيهَاoradaوَهُمْve onlarيَحْمِلُونَyükleneceklerأَوْزَارَهُمْgünahlarınıعَلَىٰsırtlarınaظُهُورِهِمْأَلَاbakınسَآءَne kötüمَاşeylerيَزِرُونَyüklenip taşıyorlar

Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet onlara ansızın o saat (kıyamet) gelip çatınca, bütün günahlarını sırtlarına yüklenerek, "Hayatta yaptığımız kusurlardan ötürü vay halimize!" diyecekler. Dikkat edin, yüklendikleri günah yükü ne kötüdür!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوا۟inkar eden(ler)يُنفِقُونَharcarlarأَمْوَٰلَهُمْmallarınıلِيَصُدُّوا۟engel olmak içinعَنyolunaسَبِيلِٱللَّهِفَسَيُنفِقُونَهَاve harcayacaklarثُمَّsonra (bu)تَكُونُolacakعَلَيْهِمْkendilerineحَسْرَةًdertثُمَّnihayetيُغْلَبُونَوَٱلَّذِينَve kimselerكَفَرُوٓا۟inkar eden(ler)إِلَىٰcehennemeجَهَنَّمَيُحْشَرُونَsürüleceklerdir

Şüphe yok ki, inkar edenler mallarını (insanları) Allah yolundan alıkoymak için harcarlar ve harcayacaklardır. Sonra bu mallar onlara bir iç acısı olacak, sonra da yenilgiye uğrayacaklardır. İnkar edenler toplanıp cehenneme sürüleceklerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاve aslaتَجْعَلْyapmaيَدَكَel(ler)iniمَغْلُولَةًbağlanmışإِلَىٰboynunaعُنُقِكَوَلَاveتَبْسُطْهَاaçmaكُلَّtamamenٱلْبَسْطِaçarakفَتَقْعُدَsonra kalırsınمَلُومًاkınanmışمَّحْسُورًاhasret içinde

Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır ve çaresiz kalırsın.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَنذِرْهُمْonları uyarيَوْمَgününe (karşı)ٱلْحَسْرَةِhasretإِذْo zamanقُضِىَhükmedilirٱلْأَمْرُişeوَهُمْonlarفِىiçinde ikenغَفْلَةٍgafletوَهُمْve onlarلَاiman etmezlerkenيُؤْمِنُونَ

Onları, gaflet içinde bulunup iman etmezlerken işin bitirileceği o pişmanlık günüyle uyar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَهُۥve O'nundurمَنkimselerفِىolanٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerdeوَٱلْأَرْضِوَمَنْve kimselerعِندَهُۥO'nun yanındakiلَاbüyüklenmezيَسْتَكْبِرُونَعَنْO'na kulluk etmektenعِبَادَتِهِۦوَلَاveيَسْتَحْسِرُونَyorulmazlar

Göklerde ve yerde kim varsa hep O'nundur. O'nun katındakiler, ne O'na ibadetten çekinir (ve büyüklenir) ne de yorgunluk (ve bıkkınlık) duyarlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَفَمَنkimse (de) mi?زُيِّنَsüslendirilenلَهُۥkendisineسُوٓءُkötüعَمَلِهِۦişiفَرَءَاهُve onu görenحَسَنًافَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahيُضِلُّsapıklık içinde bırakırمَنkimseyiيَشَآءُdilediğiوَيَهْدِىve yola iletirمَنkimseyiيَشَآءُفَلَاaslaتَذْهَبْgitmesinنَفْسُكَcanınعَلَيْهِمْonlar içinحَسَرَٰتٍإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahعَلِيمٌۢbiliyorبِمَاşeyleriيَصْنَعُونَonların yaptıkları

Kötü ameli kendisine süslü gösterilip de onu güzel gören kimse, ameli iyi olan kimse gibi mi olacaktır? Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir. (Ey Muhammed!) Onlar için duyduğun üzüntüler yüzünden kendini helak etme! Şüphesiz ki Allah, onların yaptıklarını hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi