KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

دور

yurda · yurdu · yerdir · yurdun

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
55
Ayet
53
Sure
27
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

53 ayetin ilk 8 tanesi
وَإِذْhaniأَخَذْنَاalmıştıkمِيثَٰقَكُمْsizden kesin sözلَاdökmeyeceksinizتَسْفِكُونَدِمَآءَكُمْbirbirinizin kanınıوَلَاçıkarmayacaksınızتُخْرِجُونَأَنفُسَكُمbirbiriniziمِّنyurtlarınızdanدِيَٰرِكُمْثُمَّsonraأَقْرَرْتُمْkabul etmiştinizوَأَنتُمْve sizتَشْهَدُونَşahidsiniz

Hani, "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız" diye de sizden kesin söz almıştık. Sonra bunu böylece kabul etmiştiniz. Kendiniz de buna hala şahitlik etmektesiniz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّAmaأَنتُمْsizهَٰٓؤُلَآءِöldürüyorsunuzتَقْتُلُونَأَنفُسَكُمْbirbiriniziوَتُخْرِجُونَve çıkarıyorsunuzفَرِيقًاbir grubuمِّنكُمsizdenمِّنyurtlarındanدِيَٰرِهِمْتَظَٰهَرُونَbirleşiyorsunuzعَلَيْهِمonlara karşıبِٱلْإِثْمِgünahوَٱلْعُدْوَٰنِve düşmanlıklaوَإِنve eğerيَأْتُوكُمْsize geldiklerindeأُسَٰرَىٰesir olarakتُفَٰدُوهُمْfidyelerini veriyorsunuzوَهُوَve oمُحَرَّمٌyasaklanmış ikenعَلَيْكُمْsizeإِخْرَاجُهُمْأَفَتُؤْمِنُونَyoksa siz inanıyorsunuz daبِبَعْضِbir kısmınaٱلْكِتَٰبِKitabınوَتَكْفُرُونَinkar mı ediyorsunuzبِبَعْضٍفَمَاnedir?جَزَآءُcezasıمَنkimseninيَفْعَلُyapanذَٰلِكَbunuمِنكُمْsizdenإِلَّاbaşkaخِزْىٌrezil olmaktanفِىhayatındaٱلْحَيَوٰةِٱلدُّنْيَاوَيَوْمَve günündeٱلْقِيَٰمَةِkıyametيُرَدُّونَonlar itilirlerإِلَىٰٓen şiddetlisineأَشَدِّٱلْعَذَابِوَمَاdeğildirٱللَّهُAllahبِغَٰفِلٍgafilعَمَّاyaptıklarınızdanتَعْمَلُونَ

Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size esir olarak geldiklerinde ise, fidye verip kendilerini kurtaran kimselersiniz. Yoksa siz Kitab'ın (Tevrat'ın) bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Artık sizden bunu yapanın cezası, dünya hayatında rezil olmaktan başka bir şey değildir. Kıyamet gününde ise onlar azabın en şiddetlisine uğratılırlar. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiإِنeğerكَانَتْiseلَكُمُsize aitٱلدَّارُyurduٱلْءَاخِرَةُعِندَkatındaٱللَّهِAllahخَالِصَةًgerçektenمِّن(değil de)دُونِbaşkasınınٱلنَّاسِinsanlardanفَتَمَنَّوُا۟haydi temenni edinٱلْمَوْتَölümüإِنeğerكُنتُمْisenizصَٰدِقِينَsözünüzde doğru

De ki: "Eğer (iddia ettiğiniz gibi) Allah katındaki ahiret yurdu (cennet) diğer insanlar için değil de, yalnız sizinse ve doğru söyleyenler iseniz haydi ölümü temenni edin!"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْتَرَإِلَىkimseleriٱلَّذِينَخَرَجُوا۟çıkanlarıمِنyurtlarındanدِيَٰرِهِمْوَهُمْve onlarأُلُوفٌbinlerce kişi ikenحَذَرَkorkusuylaٱلْمَوْتِölümفَقَالَdemiştiلَهُمُonlaraٱللَّهُAllahمُوتُوا۟Ölün!ثُمَّsonraأَحْيَٰهُمْإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahلَذُوsahibidirفَضْلٍikramعَلَىkarşıٱلنَّاسِinsanlaraوَلَٰكِنَّamaأَكْثَرَçoğuٱلنَّاسِinsanlarınلَاşükretmezlerيَشْكُرُونَ

Binlerce kişi oldukları halde, ölüm korkusuyla yurtlarını terk edenleri görmedin mi? Allah, onlara "ölün" dedi, sonra da onları diriltti. Şüphesiz Allah, insanlara karşı lütuf ve ikram sahibidir. Ama insanların çoğu şükretmezler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْgörmedin mi?تَرَإِلَىileri gelenleriniٱلْمَلَإِمِنۢoğullarınınبَنِىٓإِسْرَٰٓءِيلَİsrailمِنۢsonraبَعْدِمُوسَىٰٓMusa'danإِذْhaniقَالُوا۟demişlerdiلِنَبِىٍّPeygamberlerineلَّهُمُonlarٱبْعَثْgönderلَنَاbizeمَلِكًاbir hükümdarنُّقَٰتِلْ(onun önderliğinde) savaşalımفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِقَالَdediهَلْolurmu ki?عَسَيْتُمْإِنeğerكُتِبَyazılınca (farz kılınınca)عَلَيْكُمُsizeٱلْقِتَالُsavaşأَلَّاsavaşmazsanızتُقَٰتِلُوا۟قَالُوا۟dediler kiوَمَاbizlerلَنَآأَلَّاneden savaşmayalımنُقَٰتِلَفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahوَقَدْoysaأُخْرِجْنَاbiz çıkarılıp sürüldükمِنyurtlarımızdanدِيَٰرِنَاوَأَبْنَآئِنَافَلَمَّاfakatكُتِبَyazılıncaعَلَيْهِمُkendilerineٱلْقِتَالُsavaşتَوَلَّوْا۟yüz çevirdilerإِلَّاhariçقَلِيلًاpek azıمِّنْهُمْوَٱللَّهُAllahعَلِيمٌۢbilirبِٱلظَّٰلِمِينَzalimleri

Musa'dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi (ne yaptılar)? Hani, peygamberlerinden birine, "Bize bir hükümdar gönder de Allah yolunda savaşalım" demişlerdi. O, "Ya üzerinize savaş farz kılındığı halde, savaşmayacak olursanız?" demişti. Onlar, "Yurdumuzdan çıkarılmış, çocuklarımızdan uzaklaştırılmış olduğumuz halde Allah yolunda niye savaşmayalım" diye cevap vermişlerdi. Ama onlara savaş farz kılınınca içlerinden pek azı hariç, yüz çevirdiler. Allah, zalimleri hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاeyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوٓا۟iman eden(ler)إِذَاzamanتَدَايَنتُمbirbirinize verdiğinizبِدَيْنٍborçإِلَىٰٓkadarأَجَلٍsüreyeمُّسَمًّىbelirli birفَٱكْتُبُوهُوَلْيَكْتُبve yazsınبَّيْنَكُمْaranızdaكَاتِبٌۢbir yazıcıبِٱلْعَدْلِوَلَاkaçınmasın (yazsın)يَأْبَكَاتِبٌyazıcıأَنyazmaktanيَكْتُبَكَمَاşekildeعَلَّمَهُkendisine öğrettiğiٱللَّهُفَلْيَكْتُبْyazdırsınوَلْيُمْلِلِyazdırsınٱلَّذِىkimseعَلَيْهِüzerindeٱلْحَقُّhak olan (borçlu)وَلْيَتَّقِkorksunٱللَّهَAllah'tanرَبَّهُۥRabbi olanوَلَاeksik etmesinيَبْخَسْمِنْهُondan (borcundan)شَيْـًٔافَإِنeğerكَانَiseٱلَّذِىkimseعَلَيْهِborçlu olanٱلْحَقُّسَفِيهًاaklı ermezأَوْyahutضَعِيفًاzayıfأَوْya daلَاgüç yetiremiyecekيَسْتَطِيعُأَنkendisi yazdırmayaيُمِلَّهُوَoفَلْيُمْلِلْyazdırsınوَلِيُّهُۥonun velisiبِٱلْعَدْلِوَٱسْتَشْهِدُوا۟şahid tutunشَهِيدَيْنِiki şahidiمِنerkeklerinizdenرِّجَالِكُمْفَإِنeğerلَّمْyoksaيَكُونَارَجُلَيْنِiki erkekفَرَجُلٌ(o zaman) bir erkekوَٱمْرَأَتَانِiki kadınمِمَّنkimseتَرْضَوْنَrazı olduğunuzمِنَşahidlerdenٱلشُّهَدَآءِأَنta kiتَضِلَّşaşırırsaإِحْدَىٰهُمَاkadınlardan biriفَتُذَكِّرَhatırlatması içinإِحْدَىٰهُمَاbiriٱلْأُخْرَىٰوَلَاkaçınmasınlarيَأْبَٱلشُّهَدَآءُşahidlerإِذَاzamanمَاbir şeyeدُعُوا۟وَلَاüşenmeyinتَسْـَٔمُوٓا۟أَنyazmaktanتَكْتُبُوهُصَغِيرًاaz olsunأَوْveyaكَبِيرًاçok olsunإِلَىٰٓkadarأَجَلِهِۦذَٰلِكُمْbuأَقْسَطُdaha adaletliعِندَkatındaٱللَّهِAllahوَأَقْوَمُve daha sağlamلِلشَّهَٰدَةِşahidlik içinوَأَدْنَىٰٓve daha elverişlidirأَلَّاkuşkulanmamanız içinتَرْتَابُوٓا۟إِلَّآancakأَنolursaتَكُونَتِجَٰرَةًticaretحَاضِرَةًpeşinتُدِيرُونَهَاhemen alıp vereceğinizبَيْنَكُمْaranızdaفَلَيْسَyokturعَلَيْكُمْüzerinizeجُنَاحٌbir günahأَلَّاötürüتَكْتُبُوهَاوَأَشْهِدُوٓا۟ve şahid tutunإِذَاzaman daتَبَايَعْتُمْوَلَاasla zarar verilmesinيُضَآرَّكَاتِبٌyazana daوَلَاveشَهِيدٌوَإِنeğerتَفْعَلُوا۟(bir zarar) yaparsanızفَإِنَّهُۥşüphesizفُسُوقٌۢkötülük olurبِكُمْوَٱتَّقُوا۟korkunٱللَّهَوَيُعَلِّمُكُمُve size öğretiyorٱللَّهُوَٱللَّهُAllahبِكُلِّherشَىْءٍşeyiعَلِيمٌbilir

Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine öğrettiği şekilde yazmaktan kaçınmasın, (her şeyi olduğu gibi dosdoğru) yazsın. Üzerinde hak olan (borçlu) da yazdırsın ve Rabbi olan Allah'tan korkup sakınsın da borçtan hiçbir şeyi eksik etmesin (hepsini tam yazdırsın). Eğer borçlu, aklı ermeyen, veya zayıf bir kimse ise, ya da yazdıramıyorsa, velisi adaletle yazdırsın. (Bu işleme) şahitliklerine güvendiğiniz iki erkeği; eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve iki kadını şahit tutun. Bu, onlardan biri unutacak olursa, diğerinin ona hatırlatması içindir. Şahitler çağırıldıkları zaman (gelmekten) kaçınmasınlar. Az olsun, çok olsun, borcu süresine kadar yazmaktan usanmayın. Bu, Allah katında adalete daha uygun, şahitlik için daha sağlam, şüpheye düşmemeniz için daha elverişlidir. Yalnız, aranızda hemen alıp verdiğiniz peşin ticaret olursa, onu yazmamanızdan ötürü üzerinize bir günah yoktur. Alışveriş yaptığınız zaman da şahit tutun. Yazana da, şahide de bir zarar verilmesin. Eğer aksini yaparsanız, bu sizin için günahkarca bir davranış olur. Allah'a karşı gelmekten sakının. Allah, size öğretiyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَٱسْتَجَابَve karşılık verdiلَهُمْonlaraرَبُّهُمْRableriأَنِّىelbette benلَآzayi etmeyeceğimأُضِيعُعَمَلَişiniعَٰمِلٍ(hiçbir) çalışanınمِّنكُمsizdenمِّنerkekذَكَرٍأَوْveyaأُنثَىٰبَعْضُكُمhepinizمِّنۢbirbirinizdensinizبَعْضٍفَٱلَّذِينَkimselerهَاجَرُوا۟göç eden(ler)وَأُخْرِجُوا۟ve çıkarılanlarمِنyurtlarındanدِيَٰرِهِمْوَأُوذُوا۟ve işkence edilenlerفِىbenim yolumdaسَبِيلِىوَقَٰتَلُوا۟ve vuruşanlarوَقُتِلُوا۟ve öldürülenlerلَأُكَفِّرَنَّelbette örteceğimعَنْهُمْonlarınسَيِّـَٔاتِهِمْkötülükleriniوَلَأُدْخِلَنَّهُمْve onları sokacağımجَنَّٰتٍcennetlereتَجْرِىakanمِنaltlarındanتَحْتِهَاٱلْأَنْهَٰرُırmaklarثَوَابًاbir karşılık olarakمِّنْkatındanعِندِٱللَّهِوَٱللَّهُAllahعِندَهُۥkatındadırحُسْنُen güzeliٱلثَّوَابِkarşılıkların

Rableri, onlara şu karşılığı verdi: "Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden hiçbir çalışanın amelini zayi etmeyeceğim. Sizler birbirinizdensiniz. Hicret edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda eziyet görenler, savaşanlar ve öldürülenlerin de andolsun, günahlarını elbette örteceğim. Allah katından bir mükafat olmak üzere, onları içinden ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Mükafatın en güzeli Allah katındadır."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْve eğerأَنَّاbizكَتَبْنَاyazsaydıkعَلَيْهِمْonlaraأَنِöldürünٱقْتُلُوٓا۟أَنفُسَكُمْkendiniziأَوِya daٱخْرُجُوا۟çıkınمِنyurtlarınızdanدِيَٰرِكُممَّاbunu yapmazlardıفَعَلُوهُإِلَّاhariçقَلِيلٌpek azıمِّنْهُمْوَلَوْeğerأَنَّهُمْonlarفَعَلُوا۟yapsalardıمَاşeyiيُوعَظُونَöğütlenenبِهِۦkendilerineلَكَانَelbette olurduخَيْرًاdaha iyiلَّهُمْkendileri içinوَأَشَدَّve daha sağlamتَثْبِيتًاsağlamlıkta

Eğer biz onlara, "Hayatlarınızı feda edin veya yurtlarınızdan çıkın" diye yazmış olsaydık, içlerinden pek azı hariç, bunu yapmazlardı. Eğer kendilerine verilen öğütleri tutsalardı, elbette haklarında hem daha hayırlı, hem de (imanlarını) daha çok pekiştirici olurdu.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi