حَتَّىٰٓnihayetإِذَاne zaman kiبَلَغَulaştıمَغْرِبَbattığı yereٱلشَّمْسِgüneşinوَجَدَهَاve onu bulduتَغْرُبُbatarkenفِىbir gözedeعَيْنٍحَمِئَةٍkara balçıklıوَوَجَدَve bulduعِندَهَاonun yanında daقَوْمًاقُلْنَاdedik kiيَٰذَاEyٱلْقَرْنَيْنِZu'l-Karneynإِمَّآyaأَنazâb edersinتُعَذِّبَوَإِمَّآveyaأَنdavranırsınتَتَّخِذَفِيهِمْkendilerineحُسْنًاgüzel
Güneşin battığı yere varınca, onu siyah balçıklı bir su gözesinde batar (gibi) buldu. Orada (kafir) bir kavim gördü. "Ey Zülkarneyn! Ya (onları) cezalandırırsın ya da haklarında iyilik yolunu tutarsın" dedik.
Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com