KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

سبق

koşun · geçmiş · önceden · geçmişti

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
37
Ayet
35
Sure
24
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

35 ayetin ilk 8 tanesi
وَلِكُلٍّher (ümmetin) vardırوِجْهَةٌbir yönüهُوَo(nun)مُوَلِّيهَافَٱسْتَبِقُوا۟O halde koşunٱلْخَيْرَٰتِأَيْنَneredeمَاolsanızتَكُونُوا۟يَأْتِgetirirبِكُمُsiziٱللَّهُAllahجَمِيعًاإِنَّkuşkusuzٱللَّهَAllahعَلَىٰüzerineكُلِّherشَىْءٍşeyقَدِيرٌkadirdir

Herkesin yöneldiği bir yön vardır. Haydi, hep hayırlara koşun, yarışın! Nerede olsanız Allah hepinizi bir araya getirir. Şüphesiz, Allah'ın gücü her şeye hakkıyla yeter.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَنزَلْنَآve indirdikإِلَيْكَsanaٱلْكِتَٰبَKitabıبِٱلْحَقِّgerçekleمُصَدِّقًاdoğrulayıcıلِّمَاbulunanبَيْنَellerindeيَدَيْهِمِنَKitabıٱلْكِتَٰبِوَمُهَيْمِنًاve kollayıp koruyucu olarakعَلَيْهِفَٱحْكُمartık hükmetبَيْنَهُمonların aralarındaبِمَآileأَنزَلَindirdiğiٱللَّهُوَلَاve uymaتَتَّبِعْأَهْوَآءَهُمْonların keyiflerineعَمَّاsana gelenجَآءَكَمِنَgerçek(ten ayrılıp)ٱلْحَقِّلِكُلٍّher biriniz içinجَعَلْنَاbelirledikمِنكُمْsizdenشِرْعَةًbir şeri'atوَمِنْهَاجًاوَلَوْve eğerشَآءَisteseydiٱللَّهُAllahلَجَعَلَكُمْhepinizi yapardıأُمَّةًümmetوَٰحِدَةًbir tekوَلَٰكِنfakatلِّيَبْلُوَكُمْsizi sınamak istediفِىileمَآءَاتَىٰكُمْفَٱسْتَبِقُوا۟öyleyse koşunٱلْخَيْرَٰتِإِلَىAllah'adırٱللَّهِمَرْجِعُكُمْdönüşüجَمِيعًاhepinizinفَيُنَبِّئُكُمO size haber verecektirبِمَاşeyleriكُنتُمْolduğunuzفِيهِondaتَخْتَلِفُونَayrılığa düşmüş

(Ey Muhammed!) Sana da o Kitab'ı (Kur'an'ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah'ın indirdiği ile aralarında hükmet ve sana gelen haktan ayrılıp da onların arzularına uyma. Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol koyduk. Eğer Allah dileseydi, elbette sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat verdiği şeylerde sizi imtihan etmek için ümmetlere ayırdı. Öyle ise iyiliklerde yarışın. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O zaman anlaşmazlığa düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلُوطًاve Lut'u da (gönderdik)إِذْdediقَالَلِقَوْمِهِۦٓkavmineأَتَأْتُونَsiz mi yapıyorsunuz?ٱلْفَٰحِشَةَfuhşuمَاyapmadığıسَبَقَكُمsizden önceبِهَاonuمِنْhiçأَحَدٍkimseninمِّنَdünyalardaٱلْعَٰلَمِينَ

Lut'u da Peygamber olarak gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiçbir kimsenin yapmadığı çirkin işi mi yapıyorsunuz?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّوْلَاeğer olmasaydıكِتَٰبٌbir yazıمِّنَAllahtanٱللَّهِسَبَقَgeçmişلَمَسَّكُمْsize mutlaka dokunurduفِيمَآdolayıأَخَذْتُمْaldığınız fidyedenعَذَابٌbir azabعَظِيمٌbüyük

Eğer Allah'ın daha önce verilmiş bir hükmü olmasaydı, aldığınız şey (fidye)den dolayı size büyük bir azap dokunurdu.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلسَّٰبِقُونَöne geçenlerdenٱلْأَوَّلُونَilk olanlarمِنَMuhacirlerdenٱلْمُهَٰجِرِينَوَٱلْأَنصَارِve Ensardanوَٱلَّذِينَve kimselerٱتَّبَعُوهُمona tabi olan(lar)بِإِحْسَٰنٍgüzelceرَّضِىَrazı olmuşturٱللَّهُAllahعَنْهُمْonlardanوَرَضُوا۟onlar da razı olmuşlardırعَنْهُO'ndanوَأَعَدَّve hazırlamıştırلَهُمْonlaraجَنَّٰتٍcennetlerتَجْرِىakanتَحْتَهَاaltlarındanٱلْأَنْهَٰرُırmaklarخَٰلِدِينَkalacaklarıفِيهَآiçindeأَبَدًاذَٰلِكَişte budurٱلْفَوْزُkurtuluşٱلْعَظِيمُbüyük

İslam'ı ilk önce kabul eden muhacirler ve ensar ile, iyilikle onlara uyanlar var ya, Allah onlardan razı olmuş; onlar da O'ndan razı olmuşlardır. Allah, onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük başarıdır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاveكَانَdeğildirٱلنَّاسُinsanlarإِلَّآancakأُمَّةًbir ümmettirوَٰحِدَةًtekفَٱخْتَلَفُوا۟وَلَوْلَاeğer olmasaydıكَلِمَةٌbir takdirسَبَقَتْönceden belirlenmişمِنRabbin tarafındanرَّبِّكَلَقُضِىَkesin hüküm verilirdiبَيْنَهُمْaralarındaفِيمَاşeylerdeفِيهِondaيَخْتَلِفُونَayrılığa düştükleri

İnsanlar (başlangıçta tevhit inancına bağlı) tek bir ümmet idiler; sonra ayrılığa düştüler. Eğer (azabın ertelenmesiyle ilgili olarak ezelde) Rabbinden bir söz geçmiş olmasaydı, ayrılığa düştükleri hususlarda aralarında derhal hüküm verilir (işleri bitirilir)di.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
حَتَّىٰٓsonundaإِذَاzamanجَآءَgeldiğiأَمْرُنَاemrimizوَفَارَve kaynadığındaٱلتَّنُّورُtandırقُلْنَاdedik kiٱحْمِلْbindirفِيهَاonaمِنher şeydenكُلٍّزَوْجَيْنِçiftiٱثْنَيْنِikişerوَأَهْلَكَve aileniإِلَّاdışındakiمَنolanlarسَبَقَöncedenعَلَيْهِaleyhlerineٱلْقَوْلُhüküm verilmişوَمَنْveءَامَنَوَمَآveءَامَنَzaten iman etmemiştiمَعَهُۥٓonunla beraberإِلَّاdışındaقَلِيلٌçok az kimse

Nihayet emrimiz gelip, tandır kaynamaya başlayınca (sular coşup taşınca) Nuh'a dedik ki: "Her cins canlıdan (erkekli dişili) birer çift, bir de kendileri hakkında daha önce hüküm verilmiş olanlar dışındaki ailen ile iman edenleri ona yükle." Ama, onunla beraber sadece pek az kimse iman etmişti.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi