KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

قدر

güçlü · kadir · ölçüde · kadiriz

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
132
Ayet
121
Sure
58
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

121 ayetin ilk 8 tanesi
يَكَادُneredeyseٱلْبَرْقُşimşekيَخْطَفُkapıverecekأَبْصَٰرَهُمْكُلَّمَآzamanأَضَآءَaydınlattığıلَهُمonlarıمَّشَوْا۟yürürlerفِيهِo(nun ışığı)ndaوَإِذَآzamanأَظْلَمَkaranlık çöktüğüعَلَيْهِمْüzerlerineقَامُوا۟وَلَوْeğerشَآءَdileseydiٱللَّهُAllahلَذَهَبَelbette götürürdüبِسَمْعِهِمْişitmeleriniوَأَبْصَٰرِهِمْإِنَّŞüphesizٱللَّهَAllah'ınعَلَىٰüzerineكُلِّherشَىْءٍşeyقَدِيرٌgücü yeter

Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette onların işitme ve görme duyularını giderirdi. Şüphesiz Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَانَنسَخْbiz neshedersekمِنْ(bir parça)ءَايَةٍayetiأَوْveyaنُنسِهَاonu unutturursakنَأْتِgetiririzبِخَيْرٍdaha iyisiniمِّنْهَآondanأَوْya daمِثْلِهَآأَلَمْbilmez misin?تَعْلَمْأَنَّşüphesizٱللَّهَAllah'ınعَلَىٰher şeyeكُلِّشَىْءٍقَدِيرٌgücü yeter

Biz herhangi bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturur (ya da ertelersek), yerine daha hayırlısını veya mislini getiririz. Allah'ın gücünün her şeye hakkıyla yettiğini bilmez misin?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَدَّisterlerكَثِيرٌbir çoğuمِّنْehlindenأَهْلِٱلْكِتَٰبِkitapلَوْşayetيَرُدُّونَكُمsizi döndürmekمِّنۢsonraبَعْدِإِيمَٰنِكُمْimanınızdanكُفَّارًاkafirler olarakحَسَدًاhasetleمِّنْiçlerindekiعِندِأَنفُسِهِممِّنۢsonraبَعْدِمَاapaçık belli olduktanتَبَيَّنَلَهُمُonlaraٱلْحَقُّفَٱعْفُوا۟affedinوَٱصْفَحُوا۟hoş görünحَتَّىٰkadarيَأْتِىَgetirinceyeٱللَّهُAllahبِأَمْرِهِۦٓإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahعَلَىٰherكُلِّشَىْءٍşeyeقَدِيرٌgücü yetendir

Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz şimdilik, Allah onlar hakkındaki emrini getirinceye kadar affedin, hoşgörün. Şüphesiz Allah, gücü her şeye hakkıyla yetendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلِكُلٍّher (ümmetin) vardırوِجْهَةٌbir yönüهُوَo(nun)مُوَلِّيهَافَٱسْتَبِقُوا۟O halde koşunٱلْخَيْرَٰتِأَيْنَneredeمَاolsanızتَكُونُوا۟يَأْتِgetirirبِكُمُsiziٱللَّهُAllahجَمِيعًاإِنَّkuşkusuzٱللَّهَAllahعَلَىٰüzerineكُلِّherشَىْءٍşeyقَدِيرٌkadirdir

Herkesin yöneldiği bir yön vardır. Haydi, hep hayırlara koşun, yarışın! Nerede olsanız Allah hepinizi bir araya getirir. Şüphesiz, Allah'ın gücü her şeye hakkıyla yeter.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّاyokturجُنَاحَbir günahعَلَيْكُمْsizeإِنeğerطَلَّقْتُمُboşarsınızٱلنِّسَآءَkadınlarıمَاhenüz dokunmadanلَمْتَمَسُّوهُنَّأَوْya daتَفْرِضُوا۟belirlemedenلَهُنَّonlaraفَرِيضَةًوَمَتِّعُوهُنَّve onları faydalandırsınعَلَىeli geniş olanٱلْمُوسِعِقَدَرُهُۥkendi gücü nisbetindeوَعَلَىeli dar olan daٱلْمُقْتِرِقَدَرُهُۥkendi gücü nisbetindeمَتَٰعًۢاbir geçimlikleبِٱلْمَعْرُوفِحَقًّاbu bir borçturعَلَىüzerineٱلْمُحْسِنِينَiyilik edenlerin

Kendilerine el sürmeden ya da mehir belirlemeden kadınları boşarsanız size bir günah yoktur. (Bu durumda) -eli geniş olan gücüne göre, eli dar olan da gücüne göre olmak üzere- onlara, aklın ve dinin gereklerine uygun olarak müt'a verin. Bu, iyilik yapanlar üzerinde bir borçtur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَوْyahutكَٱلَّذِىşu kimse gibi kiمَرَّuğramıştıعَلَىٰbir kasabayaقَرْيَةٍوَهِىَo kimseخَاوِيَةٌ(duvarları) yığılmışعَلَىٰüstüneعُرُوشِهَاçatılarıقَالَdedi kiأَنَّىٰnasılيُحْىِۦdiriltecekهَٰذِهِbunuٱللَّهُAllahبَعْدَsonraمَوْتِهَافَأَمَاتَهُkendisini öldürüpٱللَّهُAllah (da)مِا۟ئَةَyüzعَامٍseneثُمَّsonraبَعَثَهُۥقَالَdediكَمْne kadarلَبِثْتَقَالَdediلَبِثْتُkaldımيَوْمًاbir günأَوْya daبَعْضَbirazı (kadar)يَوْمٍقَالَ(Allah) dediبَلbilakisلَّبِثْتَkaldınمِا۟ئَةَyüzعَامٍyılفَٱنظُرْbakإِلَىٰyiyeceğineطَعَامِكَوَشَرَابِكَve içeceğineلَمْbozulmamışيَتَسَنَّهْوَٱنظُرْve bakإِلَىٰeşeğineحِمَارِكَوَلِنَجْعَلَكَseni kılalım diyeءَايَةًbir ibretلِّلنَّاسِوَٱنظُرْve bakإِلَىkemiklereٱلْعِظَامِكَيْفَnasılنُنشِزُهَاonları birbiri üstüne koyuyorثُمَّsonraنَكْسُوهَاonlara giydiriyoruzلَحْمًافَلَمَّاbu işlerتَبَيَّنَaçıkça belli oluncaلَهُۥonaقَالَdedi kiأَعْلَمُbiliyorum kiأَنَّşüphesizٱللَّهَAllahعَلَىٰher şeyeكُلِّشَىْءٍقَدِيرٌkadirdir

Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti. Bunun üzerine, Allah onu öldürüp yüzyıl ölü bıraktı, sonra diriltti ve ona sordu: "Ne kadar (ölü) kaldın?" O, "Bir gün veya bir günden daha az kaldım" diye cevap verdi. Allah, şöyle dedi: "Hayır, yüz sene kaldın. Böyle iken yiyeceğine ve içeceğine bak, henüz bozulmamış. Bir de eşeğine bak! (Böyle yapmamız) seni insanlara ibret belgesi kılmamız içindir. (Eşeğin) kemikler(in)e de bak, nasıl onları bir araya getiriyor, sonra onlara nasıl et giydiriyoruz?" Kendisine bütün bunlar apaçık belli olunca, şöyle dedi: "Şimdi, biliyorum ki; şüphesiz Allah'ın gücü her şeye hakkıyla yeter."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟iman edenlerلَاboşa çıkarmayınتُبْطِلُوا۟صَدَقَٰتِكُمsadakalarınızıبِٱلْمَنِّbaşa kakmaklaوَٱلْأَذَىٰve eziyet etmekleكَٱلَّذِىgibiيُنفِقُinfak edenمَالَهُۥmalınıرِئَآءَgösteriş içinٱلنَّاسِinsanlaraوَلَاinanmayanيُؤْمِنُبِٱللَّهِAllah'aوَٱلْيَوْمِve gününeٱلْءَاخِرِفَمَثَلُهُۥöylesinin durumuكَمَثَلِbenzer kiصَفْوَانٍşu kayayaعَلَيْهِüzerinde bulunanتُرَابٌtoprakفَأَصَابَهُۥona isabet etttiğindeوَابِلٌbir sağnak (yağmur)فَتَرَكَهُۥonu bırakırصَلْدًالَّا(Böyleleri) elde edemezlerيَقْدِرُونَعَلَىٰhiçbirشَىْءٍşeyمِّمَّاşeylerdenكَسَبُوا۟وَٱللَّهُAllahلَاdoğru yola iletmezيَهْدِىٱلْقَوْمَtoplumunuٱلْكَٰفِرِينَkafirler

Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı halde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve gönül kırmak suretiyle boşa çıkarmayın. Böylesinin durumu, üzerinde biraz toprak bulunan ve maruz kaldığı şiddetli yağmurun kendisini çıplak bıraktığı bir kayanın durumu gibidir. Onlar kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah, kafirler topluluğunu hidayete erdirmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لِّلَّهِAllah'ındırمَاneفِىvarsaٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerdeوَمَاve neفِىvarsaٱلْأَرْضِوَإِنve eğerتُبْدُوا۟açıklasanız daمَاşeyiفِىٓiçlerinizdekiأَنفُسِكُمْأَوْveyaتُخْفُوهُgizleseniz deيُحَاسِبْكُمsizi hesaba çekerبِهِonunlaٱللَّهُفَيَغْفِرُbağışlarلِمَنkimseyiيَشَآءُdilediğiوَيُعَذِّبُazabederمَنkimseyiيَشَآءُوَٱللَّهُAllahعَلَىٰherكُلِّشَىْءٍşeyeقَدِيرٌkadirdir

Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. İçinizdekini açığa vursanız da, gizleseniz de Allah sizi, onunla sorguya çeker de dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Allah'ın gücü her şeye hakkıyla yeter.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi