KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

ندو

çağıran · çağırın · çağırır · meclisini

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
53
Ayet
50
Sure
26
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

50 ayetin ilk 8 tanesi
وَمَثَلُdurumuٱلَّذِينَkimselerinكَفَرُوا۟inkar edenكَمَثَلِhaline benzerٱلَّذِىkimseninيَنْعِقُhaykıranبِمَاşeylere(hayvanlara)لَاbir şey işitmeyenيَسْمَعُإِلَّاbaşkaدُعَآءًçağırmadanوَنِدَآءًصُمٌّۢsağırdırlarبُكْمٌdilsizdirlerعُمْىٌkördürlerفَهُمْonun için onlarلَاdüşünmezlerيَعْقِلُونَ

İnkar edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile hayvanların durumu gibidir. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bundan dolayı anlamazlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَنَادَتْهُona seslendilerٱلْمَلَٰٓئِكَةُmeleklerوَهُوَve O (Zekeriyya)قَآئِمٌdurupيُصَلِّىnamaz kılarkenفِىmabeddeٱلْمِحْرَابِأَنَّşüphesizٱللَّهَAllahيُبَشِّرُكَsana müjdelerبِيَحْيَىٰYahya'yıمُصَدِّقًۢاdoğrulayıcıبِكَلِمَةٍbir kelimeyiمِّنَAllahtanٱللَّهِوَسَيِّدًاve efendiوَحَصُورًاve nefsine hakimوَنَبِيًّاve bir peygamber olacakمِّنَiyilerdenٱلصَّٰلِحِينَ

Zekeriya mabedde namaz kılarken melekler ona, "Allah sana, kendisinden gelen bir kelimeyi (İsa'yı) doğrulayıcı, efendi, nefsine hakim ve salihlerden bir peygamber olarak Yahya'yı müjdeler" diye seslendiler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
رَّبَّنَآRabbimizإِنَّنَاşüphesiz bizسَمِعْنَاişittikمُنَادِيًاbir davetçiيُنَادِىçağıranلِلْإِيمَٰنِimanaأَنْinanın (diyerek)ءَامِنُوا۟بِرَبِّكُمْRabbinizeفَـَٔامَنَّارَبَّنَاRabbimizفَٱغْفِرْbağışlaلَنَاbizimذُنُوبَنَاgünahlarımızıوَكَفِّرْve örtعَنَّاkötülüklerimiziسَيِّـَٔاتِنَاوَتَوَفَّنَاve canımızı alمَعَberaberٱلْأَبْرَارِiyilerle

"Rabbimiz! Biz, 'Rabbinize iman edin' diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla. Kötülüklerimizi ört. Canımızı iyilerle beraber al."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاve zamanنَادَيْتُمْçağırıldığınızإِلَىnamazaٱلصَّلَوٰةِٱتَّخَذُوهَاonu yerine koydularهُزُوًاeğlenceوَلَعِبًاذَٰلِكَişte buبِأَنَّهُمْoldukları içindirقَوْمٌbir toplulukلَّاdüşüncesizيَعْقِلُونَ

Siz namaza çağırdığınız vakit onu alaya alıp eğlence yerine koyuyorlar. Bu, şüphesiz onların akılları ermeyen bir toplum olmalarındandır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَدَلَّىٰهُمَاonları aşağı sarkıttıبِغُرُورٍفَلَمَّاne zaman kiذَاقَاtadıncaٱلشَّجَرَةَağac(ın meyvasın)ıبَدَتْgöründüلَهُمَاkendilerineسَوْءَٰتُهُمَاçirkin yerleriوَطَفِقَاve başladılarيَخْصِفَانِüst üste yamayıp örtmeğeعَلَيْهِمَاüzerlerineمِنyapraklarındanوَرَقِٱلْجَنَّةِوَنَادَىٰهُمَاve onlara seslendiرَبُّهُمَآRableriأَلَمْben sizi men'etmedim mi?أَنْهَكُمَاعَنbuتِلْكُمَاٱلشَّجَرَةِağaçtanوَأَقُلve demedim mi?لَّكُمَآsizeإِنَّşüphesizٱلشَّيْطَٰنَşeytanلَكُمَاsizin içinعَدُوٌّdüşmandırمُّبِينٌapaçık

Bu suretle onları kandırarak yasağa sürükledi. Ağaçtan tattıklarında kendilerine avret yerleri göründü. Derhal üzerlerini cennet yapraklarıyla örtmeye başladılar. Rab'leri onlara, "Ben size bu ağacı yasaklamadım mı? Şeytan size apaçık bir düşmandır, demedim mi?" diye seslendi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَنَزَعْنَاve çıkarıp atmışızdırمَاne varsaفِىiçindeصُدُورِهِمgöğüsleriمِّنْkindenغِلٍّتَجْرِىakmaktadırمِنaltlarındanتَحْتِهِمُٱلْأَنْهَٰرُوَقَالُوا۟ve dedilerٱلْحَمْدُhamdolsunلِلَّهِAllah'aٱلَّذِىo kiهَدَىٰنَاlutfedip bizi getirdiلِهَٰذَاburayaوَمَاbizكُنَّالِنَهْتَدِىَ(doğruyu) bulamazdıkلَوْلَآeğerأَنْbizi getirmeseydiهَدَىٰنَاٱللَّهُلَقَدْmuhakkakجَآءَتْgetirmişlerرُسُلُelçileriرَبِّنَاRabbimizinبِٱلْحَقِّوَنُودُوٓا۟onlara seslenildiأَنişte sizeتِلْكُمُٱلْجَنَّةُcennetأُورِثْتُمُوهَاo size miras verildiبِمَاkarşılıkكُنتُمْyaptıklarınızaتَعْمَلُونَ

Biz onların kalplerinde kin namına ne varsa söküp attık. Altlarından da ırmaklar akar. "Hamd, bizi buna eriştiren Allah'a mahsustur. Eğer Allah'ın bizi eriştirmesi olmasaydı, biz hidayete ermiş olamazdık. Andolsun, Rabbimizin peygamberleri bize hakkı getirmişler" derler. Onlara, "İşte yaptığınız (iyi işler) sayesinde kendisine varis kılındığınız cennet!" diye seslenilir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَنَادَىٰٓve seslendiأَصْحَٰبُhalkıٱلْجَنَّةِcennetأَصْحَٰبَhalkınaٱلنَّارِateşأَنkiقَدْmuhakkakوَجَدْنَاbiz buldukمَاşeyiوَعَدَنَاbize va'dettiğiniرَبُّنَاRabbimizinحَقًّاgerçekفَهَلْmu?وَجَدتُّمsiz buldunuzمَّاşeyiوَعَدَsize va'dettiğiniرَبُّكُمْRabbinizinحَقًّاقَالُوا۟dedilerنَعَمْفَأَذَّنَve seslendiمُؤَذِّنٌۢbir ünleyiciبَيْنَهُمْaralarındanأَنdiyeلَّعْنَةُla'netiٱللَّهِAllah'ınعَلَىüzerine olsunٱلظَّٰلِمِينَzalimlerin

Cennetlikler cehennemliklere, "Rabbimizin bize va'dettiğini biz gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin va'dettiğini gerçek buldunuz mu?" diye seslenirler. Onlar, "Evet" derler. O zaman aralarında bir duyurucu, "Allah'ın laneti zalimlere!" diye seslenir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَبَيْنَهُمَاiki taraf arasındaحِجَابٌوَعَلَىve üzerindeٱلْأَعْرَافِA'rafرِجَالٌerkekler (vardır)يَعْرِفُونَtanıyanكُلًّۢاhepsiniبِسِيمَىٰهُمْوَنَادَوْا۟ve seslendilerأَصْحَٰبَhalkınaٱلْجَنَّةِcennetأَنdiyeسَلَٰمٌselam olsunعَلَيْكُمْلَمْcennete girmemişيَدْخُلُوهَاوَهُمْfakat onlarيَطْمَعُونَbeklemektedirler

İkisi (cennet ve cehennem) arasında bir sur, A'raf üzerinde de birtakım adamlar vardır. Cennet ve cehennemliklerin hepsini simalarından tanımaktadırlar. Cennetliklere, "Selam olsun size!" diye seslenirler. Onlar henüz cennete girmemişlerdir, ama bunu ummaktadırlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi