KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

حرب

harb · mihraba · savaşan · savaş için

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
11
Ayet
11
Sure
9
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

11 ayetin ilk 8 tanesi
فَإِنeğerلَّمْböyle yapmazsanızتَفْعَلُوا۟فَأْذَنُوا۟bilinبِحَرْبٍsavaşa açıldığınıمِّنَ(tarafından)ٱللَّهِAllahوَرَسُولِهِۦوَإِنve eğerتُبْتُمْtevbe edersenizفَلَكُمْsizindirرُءُوسُanaأَمْوَٰلِكُمْmalınızلَاne haksızlık edersinizتَظْلِمُونَوَلَاne de haksızlığa uğratılırsınızتُظْلَمُونَ

Eğer böyle yapmazsanız, Allah ve Resulüyle savaşa girdiğinizi bilin. Eğer tövbe edecek olursanız, anaparalarınız sizindir. Böylece siz ne başkalarına haksızlık etmiş olursunuz, ne de başkaları size haksızlık etmiş olur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَتَقَبَّلَهَاkabul buyurdu onuرَبُّهَاRabbiبِقَبُولٍkabulle (şekilde)حَسَنٍgüzel birوَأَنۢبَتَهَاve onu yetiştirdiنَبَاتًاbir bitki (gibi)حَسَنًاgüzelوَكَفَّلَهَاve onun bakımını üstlendiزَكَرِيَّاكُلَّمَاherدَخَلَgirdiğindeعَلَيْهَاonun yanınaزَكَرِيَّاZekeriyyaٱلْمِحْرَابَmihrabaوَجَدَbulurduعِندَهَاyanındaرِزْقًاقَالَderdiيَٰمَرْيَمُEy Meryemأَنَّىٰnereden?لَكِsanaهَٰذَاقَالَتْ(O da) derdiهُوَBuمِنْkatındanعِندِٱللَّهِإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahيَرْزُقُrızık verirمَنkimseyeيَشَآءُdilediğiبِغَيْرِolmaksızınحِسَابٍhesap

Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir şekilde kabul buyurdu ve onu güzel bir şekilde yetiştirdi. Zekeriya'yı da onun bakımıyla görevlendirdi. Zekeriya, onun bulunduğu bölmeye her girişinde yanında bir yiyecek bulurdu. "Meryem! Bu sana nereden geldi?" derdi. O da "Bu, Allah katından" diye cevap verirdi. Zira Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَنَادَتْهُona seslendilerٱلْمَلَٰٓئِكَةُmeleklerوَهُوَve O (Zekeriyya)قَآئِمٌdurupيُصَلِّىnamaz kılarkenفِىmabeddeٱلْمِحْرَابِأَنَّşüphesizٱللَّهَAllahيُبَشِّرُكَsana müjdelerبِيَحْيَىٰYahya'yıمُصَدِّقًۢاdoğrulayıcıبِكَلِمَةٍbir kelimeyiمِّنَAllahtanٱللَّهِوَسَيِّدًاve efendiوَحَصُورًاve nefsine hakimوَنَبِيًّاve bir peygamber olacakمِّنَiyilerdenٱلصَّٰلِحِينَ

Zekeriya mabedde namaz kılarken melekler ona, "Allah sana, kendisinden gelen bir kelimeyi (İsa'yı) doğrulayıcı, efendi, nefsine hakim ve salihlerden bir peygamber olarak Yahya'yı müjdeler" diye seslendiler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّمَاşüphesizجَزَٰٓؤُا۟cezasıٱلَّذِينَkimselerinيُحَارِبُونَsavaşanların;ٱللَّهَAllahوَرَسُولَهُۥve elçisiyleوَيَسْعَوْنَve çalışanlarınفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِفَسَادًاbozgunculuk yapmağaأَنöldürülmeleriيُقَتَّلُوٓا۟أَوْveyaيُصَلَّبُوٓا۟asılmalarıأَوْyadaتُقَطَّعَkesilmesiأَيْدِيهِمْellerininوَأَرْجُلُهُمve ayaklarınınمِّنْçaprazخِلَٰفٍأَوْveyaيُنفَوْا۟sürülmeleridirمِنَbulundukları yerdenٱلْأَرْضِذَٰلِكَbuلَهُمْonlar içinخِزْىٌbir rezilliktirفِىdünyadaٱلدُّنْيَاوَلَهُمْonlara vardırفِىÂhirette iseٱلْءَاخِرَةِعَذَابٌbir azabعَظِيمٌbüyük

Allah'a ve Resulüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut o yerden sürülmeleridir. Bu cezalar onlar için dünyadaki bir rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالَتِve dedilerٱلْيَهُودُyahudilerيَدُeliٱللَّهِAllah'ınمَغْلُولَةٌغُلَّتْbağlandıأَيْدِيهِمْkendi elleriوَلُعِنُوا۟ve la'netlendilerبِمَاötürüقَالُوا۟بَلْhayırيَدَاهُO'nun iki eli deمَبْسُوطَتَانِaçıktırيُنفِقُverirكَيْفَnasılيَشَآءُوَلَيَزِيدَنَّve andolsun artıracaktırكَثِيرًاçoğununمِّنْهُمonlarınمَّآşeyeأُنزِلَindirilenإِلَيْكَsanaمِنRabbindenرَّبِّكَطُغْيَٰنًاazgınlığınıوَكُفْرًاوَأَلْقَيْنَاbiz atmışızdırبَيْنَهُمُonların aralarınaٱلْعَدَٰوَةَdüşmanlıkوَٱلْبَغْضَآءَve kinإِلَىٰkadarيَوْمِgününeٱلْقِيَٰمَةِكُلَّمَآne zamanأَوْقَدُوا۟yakmışlarsaنَارًاbir ateşلِّلْحَرْبِsavaş içinأَطْفَأَهَاonu söndürmüştürٱللَّهُوَيَسْعَوْنَve koşarlarفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِفَسَادًاوَٱللَّهُAllah daلَاsevmezيُحِبُّٱلْمُفْسِدِينَbozguncuları

Bir de Yahudiler, "Allah'ın eli bağlıdır" dediler. Söylediklerinden ötürü kendi elleri bağlansın ve lanete uğrasınlar! Hayır, O'nun iki eli de açıktır, dilediği gibi verir. Andolsun, sana Rabbinden indirilen (Kur'an) onlardan birçoğunun azgınlık ve küfrünü artıracaktır. Biz onların arasına kıyamete kadar düşmanlık ve kin saldık. Her ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa, Allah onu söndürmüştür. Onlar yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışırlar. Allah, bozguncuları sevmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَإِمَّاbundan dolayıتَثْقَفَنَّهُمْonları yakalarsanفِىsavaştaٱلْحَرْبِفَشَرِّدْdağıtبِهِمonlarıمَّنْkimseleri deخَلْفَهُمْarkalarında kiلَعَلَّهُمْböyleceيَذَّكَّرُونَibret alsınlar

Eğer onları savaşta yakalarsan, bunlar(a vereceğin ceza) ile arkalarındakileri de dağıt ki ibret alsınlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَedinenler varٱتَّخَذُوا۟مَسْجِدًاbir mescidضِرَارًاzarar vermek (için)وَكُفْرًاve nankörlük etmek (için)وَتَفْرِيقًۢاve ayrılık sokmak (için)بَيْنَarasınıٱلْمُؤْمِنِينَmü'minlerinوَإِرْصَادًاve gözetlemek (için)لِّمَنْkimseyiحَارَبَsavaşanٱللَّهَAllahوَرَسُولَهُۥve Elçisiyleمِنöncedenقَبْلُوَلَيَحْلِفُنَّve yemin edeceklerإِنْbiz istemedikأَرَدْنَآإِلَّاbaşkasınıٱلْحُسْنَىٰوَٱللَّهُoysa Allahيَشْهَدُşahidtirإِنَّهُمْonlarınلَكَٰذِبُونَyalan söylediklerine

Bir de zararlı faaliyetlerde bulunmak, küfre yardım etmek, mü'minler arasına ayrılık sokmak için ve öteden beri Allah ve Resulüne karşı savaşanlara üs olsun diye bir mescit yapanlar vardır. Bunlar, "Bizim iyilikten başka hiçbir kasdımız yok" diye de mutlaka yemin ederler. Ama Allah şahitlik eder ki bunlar mutlaka yalancıdırlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَخَرَجَçıkıpعَلَىٰkarşısınaقَوْمِهِۦkavmininمِنَma'beddenٱلْمِحْرَابِفَأَوْحَىٰٓişaret ettiإِلَيْهِمْonlaraأَنdiyeسَبِّحُوا۟tesbih edinبُكْرَةًsabahوَعَشِيًّاve akşam

Derken Zekeriya ibadet yerinden halkının karşısına çıktı. (Konuşmak istedi, konuşamadı) ve onlara "Sabah akşam Allah'ı tespih edin" diye işaret etti.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi