KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

غمم

gam · bulutu · bulutla · bir dert

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
11
Ayet
10
Sure
8
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

10 ayetin ilk 8 tanesi
وَظَلَّلْنَاve gölgelendirdikعَلَيْكُمُüstünüzeٱلْغَمَامَbulutuوَأَنزَلْنَاve indirdikعَلَيْكُمُsizeٱلْمَنَّkudret helvasıوَٱلسَّلْوَىٰكُلُوا۟yeyinمِنgüzelliklerdenطَيِّبَٰتِمَاşeyleriرَزَقْنَٰكُمْوَمَاve değildiظَلَمُونَاbize zulmediyorوَلَٰكِنamaكَانُوٓا۟idilerأَنفُسَهُمْkendilerineيَظْلِمُونَzulmetmekteler

Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar (verdiğimiz nimetlere nankörlük etmekle) bize zulmetmediler, fakat kendilerine zulmediyorlardı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هَلْmı?يَنظُرُونَgözlüyorlarإِلَّآgelmesiniأَنيَأْتِيَهُمُٱللَّهُAllah'ınفِىiçindeظُلَلٍgölgelerمِّنَbuluttanٱلْغَمَامِوَٱلْمَلَٰٓئِكَةُve meleklerinوَقُضِىَve bitirilmesiniٱلْأَمْرُوَإِلَى(halbuki)ٱللَّهِAllah'aتُرْجَعُdöndürülürٱلْأُمُورُbütün işler

Onlar (böyle davranmakla), bulut gölgeleri içinde Allah'ın (azabının) ve meleklerin kendilerine gelmesini ve işin bitirilmesini mi bekliyorlar? Halbuki bütün işler Allah'a döndürülür.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِذْتُصْعِدُونَboyuna uzaklaşıyordunuzوَلَاdönüp bakmıyordunuzتَلْوُۥنَعَلَىٰٓhiç kimseyeأَحَدٍوَٱلرَّسُولُve Elçiيَدْعُوكُمْsizi çağırırkenفِىٓarkanızdanأُخْرَىٰكُمْفَأَثَٰبَكُمْbundan dolayı size verdiغَمًّۢاgamبِغَمٍّgam üstüneلِّكَيْلَاdiyeتَحْزَنُوا۟üzülmeyesinizعَلَىٰşeyeمَافَاتَكُمْelinizden gidenوَلَاvwمَآşeyeأَصَٰبَكُمْوَٱللَّهُAllahخَبِيرٌۢhaberdardırبِمَاşeylerdenتَعْمَلُونَyaptıklarınız(dan)

Peygamber, arkanızdan sizi çağırırken siz durmadan dağa yukarı kaçıyor, hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. Bundan dolayı Allah, size keder üstüne keder verdi ki, (bu durumlara alışasınız ve daha sonra) elinizden gidene, ve başınıza gelene üzülmeyesiniz. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّsonraأَنزَلَindirdiعَلَيْكُمsizeمِّنۢardındanبَعْدِٱلْغَمِّo üzüntününأَمَنَةًbir güvenنُّعَاسًاbir uykuيَغْشَىٰbürüyenطَآئِفَةًbir kısmınızıمِّنكُمْوَطَآئِفَةٌve bir kısmınız daقَدْdoğrusuأَهَمَّتْهُمْkaygısına düşmüştüأَنفُسُهُمْkendi canlarınınيَظُنُّونَbir zanda bulunuyorlarبِٱللَّهِAllah'a karşıغَيْرَhaksızٱلْحَقِّظَنَّzannı (gibi)ٱلْجَٰهِلِيَّةِيَقُولُونَdiyorlardıهَلvar mıلَّنَاbizeمِنَbu iştenٱلْأَمْرِمِنhiçbirشَىْءٍقُلْde kiإِنَّşüphesizٱلْأَمْرَişكُلَّهُۥbütünüyleلِلَّهِيُخْفُونَonlar gizliyorlarفِىٓiçlerindeأَنفُسِهِممَّاşeyleriلَاaçıklayamadıklarıيُبْدُونَلَكَيَقُولُونَdiyorlar kiلَوْşayetكَانَolsaydıلَنَاbizeمِنَbu iştenٱلْأَمْرِشَىْءٌbir şey (fayda)مَّاöldürülmezdikقُتِلْنَاهَٰهُنَاقُلde kiلَّوْşayetكُنتُمْolsaydınızفِىevlerinizde dahiبُيُوتِكُمْلَبَرَزَmutlaka boylardıٱلَّذِينَolanlarكُتِبَyazılmışعَلَيْهِمُüzerineٱلْقَتْلُöldürülme(si)إِلَىٰyatacakları yeriمَضَاجِعِهِمْوَلِيَبْتَلِىَve denemesi içindirٱللَّهُAllah'ınمَاolanıفِىiçindeصُدُورِكُمْgöğüslerinizوَلِيُمَحِّصَve açığa çıkarması içindirمَاolanıفِىiçindeقُلُوبِكُمْوَٱللَّهُAllahعَلِيمٌۢbilirبِذَاتِözünüٱلصُّدُورِgöğüslerin

Sonra o kederin ardından (Allah) üzerinize içinizden bir kısmını örtüp bürüyen bir güven, bir uyku indirdi. Bir kısmınız da kendi canlarının kaygısına düşmüştü. Allah'a karşı cahiliye zannı gibi gerçek dışı zanda bulunuyorlar; "Bu işte bizim hiçbir dahlimiz yok" diyorlardı. De ki: "Bütün iş, Allah'ındır." Onlar sana açıklayamadıklarını içlerinde saklıyorlar ve diyorlar ki: "Bu konuda bizim elimizde bir şey olsaydı, burada öldürülmezdik." De ki: "Evlerinizde dahi olsaydınız, üzerlerine öldürülmesi yazılmış bulunanlar mutlaka yatacakları (öldürülecekleri) yerlere çıkıp gideceklerdi. Allah, bunu göğüslerinizdekini denemek, kalplerinizdekini arındırmak için yaptı. Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) bilir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَطَّعْنَٰهُمُve biz onları ayırdıkٱثْنَتَىْiki (oniki)عَشْرَةَon (oniki)أَسْبَاطًاkabileyeأُمَمًاوَأَوْحَيْنَآvahyettikإِلَىٰMusa'yaمُوسَىٰٓإِذِzamanٱسْتَسْقَىٰهُsu istediğiقَوْمُهُۥٓkavminأَنِdiyeٱضْرِبvurبِّعَصَاكَasanlaٱلْحَجَرَفَٱنۢبَجَسَتْve fışkırdıمِنْهُondan (taştan)ٱثْنَتَاiki (oniki)عَشْرَةَon (oniki)عَيْنًاقَدْşüphesizعَلِمَbildiكُلُّherأُنَاسٍkabileمَّشْرَبَهُمْوَظَلَّلْنَاve gölge yaptıkعَلَيْهِمُüzerlerineٱلْغَمَٰمَbulutlaوَأَنزَلْنَاve indirdikعَلَيْهِمُonlaraٱلْمَنَّkudret helvasıوَٱلسَّلْوَىٰكُلُوا۟yeyinمِنgüzel olanlardanطَيِّبَٰتِمَاşeylerdenرَزَقْنَٰكُمْوَمَاamaظَلَمُونَاonlar bize zulmetmedilerوَلَٰكِنfakatكَانُوٓا۟onlarأَنفُسَهُمْkendi kendilerineيَظْلِمُونَzulmediyorlardı

Biz onları on iki kabile halinde topluluklara ayırdık. (Tih sahrasında susuzluktan sıkılan) kavmi Musa'dan su istediğinde biz ona, "Asanı taşa vur" diye vahyettik. (Vurunca) taştan on iki pınar fışkırdı. Herkes (kendi) su içeceği yeri bildi. Üzerlerine bulutu da gölgelik yaptık ve onlara kudret helvası ve bıldırcın indirdik. "Size rızık olarak verdiğimiz şeylerin iyi ve temiz olanlarından yiyin" (dedik). Onlar bize zulmetmediler, fakat kendi nefislerine zulmediyorlardı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱتْلُعَلَيْهِمْonlaraنَبَأَkıssasınıنُوحٍNuh'unإِذْhaniقَالَşöyle söylemiştiلِقَوْمِهِۦkavmineيَٰقَوْمِEy kavmimإِنeğerكَانَiseكَبُرَağırعَلَيْكُمsizeمَّقَامِىaranızda durmamوَتَذْكِيرِىve size hatırlatmamبِـَٔايَٰتِayetleriniٱللَّهِAllah'ınفَعَلَىbilin kiٱللَّهِAllah'aتَوَكَّلْتُgüvendimفَأَجْمِعُوٓا۟siz de toplanınأَمْرَكُمْişiniz hakkındaوَشُرَكَآءَكُمْortaklarınızlaثُمَّsonraلَاolmasınيَكُنْأَمْرُكُمْişinizعَلَيْكُمْkendi aranızdaغُمَّةًbir dertثُمَّsonraٱقْضُوٓا۟uygulayınإِلَىَّbana karşıوَلَاveتُنظِرُونِbana mühlet vermeyin

Nuh'un haberini onlara oku. Hani o, bir vakit kavmine şöyle demişti: "Ey kavmim! Eğer benim konumum ve Allah'ın ayetleriyle öğüt vermem size ağır geliyorsa, (biliniz ki) ben sadece Allah'a dayanıp güvenmişim. Artık siz de (bana) ne yapacağınızı ortaklarınızla beraber kararlaştırın ki, işiniz size dert olmasın! Bundan sonra bana hükmünüzü uygulayın; bana mühlet de vermeyin!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِذْhaniتَمْشِىٓgidiyorduأُخْتُكَkızkardeşinفَتَقُولُve diyorduهَلْmi?أَدُلُّكُمْsize göstereyimعَلَىٰbiriniمَنيَكْفُلُهُۥفَرَجَعْنَٰكَböylece seni geri verdikإِلَىٰٓanneneأُمِّكَكَىْkiتَقَرَّaydın olsunعَيْنُهَاgözüوَلَاve aslaتَحْزَنَوَقَتَلْتَve sen öldürmüştünنَفْسًاbir adamفَنَجَّيْنَٰكَseni kurtarmıştıkمِنَtasadanٱلْغَمِّوَفَتَنَّٰكَve seni denemiştikفُتُونًافَلَبِثْتَsonra kaldınسِنِينَyıllarcaفِىٓarasındaأَهْلِhalkıمَدْيَنَMedyenثُمَّsonraجِئْتَbize geldinعَلَىٰbelirlediğimiz vakitteقَدَرٍيَٰمُوسَىٰey Musa

"Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin diye seni annene döndürdük. (Sana baktı, büyüdün) ve (kazara) bir cana kıydın da biz seni kederden kurtardık, seni sıkı bir denemeden geçirdik (ve kaçıp Medyen'e gittin). Medyen halkı içinde yıllarca kaldın, sonra (peygamber olman için) takdir edilmiş bir zamanda (Tur'a) geldin ey Musa!"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَٱسْتَجَبْنَاbiz de kabul ettikلَهُۥonu(n du'asını)وَنَجَّيْنَٰهُve onu kurtardıkمِنَtasadanٱلْغَمِّوَكَذَٰلِكَişte böyleنُۨجِىbiz kurtarırızٱلْمُؤْمِنِينَinananları

Biz de duasını kabul ettik ve kendisini kederden kurtardık. İşte biz mü'minleri böyle kurtarırız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi