KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

زيغ

sapsa · eğrilik · eğriltti · kaymıştı

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
9
Ayet
8
Sure
7
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

8 ayetin ilk 8 tanesi
هُوَOٱلَّذِىٓindirdiأَنزَلَعَلَيْكَsanaٱلْكِتَٰبَKitabıمِنْهُOnunءَايَٰتٌ(bazı) ayetleriمُّحْكَمَٰتٌmuhkemdir (ki)هُنَّonlarأُمُّanasıdırٱلْكِتَٰبِKitabınوَأُخَرُve diğerleri deمُتَشَٰبِهَٰتٌفَأَمَّاolanlarٱلَّذِينَkalblerindeفِىقُلُوبِهِمْزَيْغٌeğrilikفَيَتَّبِعُونَardına düşerlerمَاolanlarınınتَشَٰبَهَmüteşabihمِنْهُonunٱبْتِغَآءَçıkarmak içinٱلْفِتْنَةِfitneوَٱبْتِغَآءَve bulmak içinتَأْوِيلِهِۦوَمَاoysaيَعْلَمُbilmezتَأْوِيلَهُۥٓonun te'viliniإِلَّاbaşka kimseٱللَّهُوَٱلرَّٰسِخُونَileri gidenlerفِىilimdeٱلْعِلْمِيَقُولُونَderlerءَامَنَّاinandıkبِهِۦOnaكُلٌّhepsiمِّنْkatındandırعِندِرَبِّنَاوَمَاdüşünüp öğüt almazيَذَّكَّرُإِلَّآbaşkasıأُو۟لُوا۟sahiplerindenٱلْأَلْبَٰبِsağduyu

O, sana Kitab'ı indirendir. Onun (Kur'an'ın) bazı ayetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir. Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih ayetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, "Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır" derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
رَبَّنَاRabbimizلَاeğriltmeتُزِغْقُلُوبَنَاkalblerimiziبَعْدَsonraإِذْbizi doğru yola ilettiktenهَدَيْتَنَاوَهَبْve verلَنَاbizeمِنkatındanلَّدُنكَرَحْمَةًإِنَّكَkuşkusuz senأَنتَyalnız senٱلْوَهَّابُçok bağış yapansın

(Onlar şöyle yakarırlar): "Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz sen çok bahşedensin."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّقَدandolsunتَّابَaffettiٱللَّهُAllahعَلَىPeygamberiٱلنَّبِىِّوَٱلْمُهَٰجِرِينَve Muhacirleriوَٱلْأَنصَارِve Ensarıٱلَّذِينَona uyanٱتَّبَعُوهُفِىsa'atindeسَاعَةِٱلْعُسْرَةِgüçlükمِنۢO zamanبَعْدِمَاikenكَادَneredeyseيَزِيغُkaymağa yüz tutmuşقُلُوبُkalbleriفَرِيقٍbir kısmınınمِّنْهُمْiçlerindenثُمَّyine deتَابَtevbesini kabul ettiعَلَيْهِمْإِنَّهُۥçünkü Oبِهِمْonlara karşıرَءُوفٌçok şefkatliرَّحِيمٌçok merhametlidir

Andolsun Allah; Peygamber ile içlerinden bir kısmının kalpleri eğrilmeğe yüz tuttuktan sonra, sıkıntılı bir zamanda ona uyan muhacirlerle ensarın tövbelerini kabul etmiştir. Evet, onların tövbelerini kabul etmiştir. Şüphesiz O, onlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِذْhaniجَآءُوكُمonlar gelmişlerdiمِّنüstünüzdenفَوْقِكُمْوَمِنْveأَسْفَلَalt tarafınızdanمِنكُمْsizinوَإِذْve haniزَاغَتِkaymıştıٱلْأَبْصَٰرُgözlerوَبَلَغَتِve dayanmıştıٱلْقُلُوبُyüreklerٱلْحَنَاجِرَhançerelereوَتَظُنُّونَve zanda bulunuyordunuzبِٱللَّهِAllah hakındaٱلظُّنُونَا۠türlü düşüncelerle

Hani onlar size hem üst tarafınızdan hem alt tarafınızdan gelmişlerdi. Hani gözler kaymış ve yürekler ağızlara gelmişti. Siz de Allah'a karşı çeşitli zanlarda bulunuyordunuz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلِسُلَيْمَٰنَve Süleyman'aٱلرِّيحَrüzgarıغُدُوُّهَاsabah gidişiشَهْرٌbir ay(lık mesafe)وَرَوَاحُهَاve akşam dönüşüشَهْرٌوَأَسَلْنَاve akıttıkلَهُۥonun içinعَيْنَkaynağınıٱلْقِطْرِوَمِنَve bir kısmıٱلْجِنِّcinlerinمَنkiيَعْمَلُçalışırdıبَيْنَonun önündeيَدَيْهِonun önündeبِإِذْنِizniyleرَبِّهِۦوَمَنve kimيَزِغْsapsaمِنْهُمْonlardanعَنْbuyruğumuzdanأَمْرِنَانُذِقْهُona taddırırdıkمِنْazabıعَذَابِٱلسَّعِيرِalevli

Süleyman'ın emrine de, sabah esişi bir ay, akşam esişi de bir ay(lık yol) olan rüzgarı verdik. Erimiş bakır ocağını da ona sel gibi akıttık. Cinlerden de Rabbinin izniyle onun önünde çalışanlar vardı. İçlerinden kim bizim emrimizden çıkarsa, ona alevli ateş azabını tattırırız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْbir zamanقَالَdemiştiمُوسَىٰMusaلِقَوْمِهِۦkavmineيَٰقَوْمِey kavmimلِمَniçin?تُؤْذُونَنِىbeni incitiyorsunuzوَقَدhaldeتَّعْلَمُونَbiliyorsunuzأَنِّىgerçekten benimرَسُولُelçisi (olduğumu)ٱللَّهِAllah'ınإِلَيْكُمْفَلَمَّاzamanزَاغُوٓا۟onlar eğrildiğiأَزَاغَeğrilttiٱللَّهُAllah daقُلُوبَهُمْوَٱللَّهُve Allahلَاdoğru yola iletmezيَهْدِىٱلْقَوْمَkavmiٱلْفَٰسِقِينَyoldan çıkan

Hani Musa kavmine, "Ey kavmim! Allah'ın size gönderdiği peygamberi olduğumu bilip durduğunuz halde, niçin bana eziyet ediyorsunuz?" demişti. Onlar yoldan sapınca, Allah da kalplerini (doğru yoldan) saptırdı. Allah, fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi