KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

حمل

gebe · bindir · hamalı · varsan

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
64
Ayet
50
Sure
29
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

50 ayetin ilk 8 tanesi
وَقَالَve dedi kiلَهُمْonlaraنَبِيُّهُمْpeygamberleriإِنَّmuhakkakءَايَةَalametiمُلْكِهِۦٓonun hükümdarlığınınأَنsize gelmesidirيَأْتِيَكُمُٱلتَّابُوتُ(Allah'ın Ahid sandığı) Tabut'unفِيهِonun içindeسَكِينَةٌbir huzur bulunanمِّنRabbinizdenرَّبِّكُمْوَبَقِيَّةٌve bir kalıntıمِّمَّاgeriye bıraktığındanتَرَكَءَالُailesininمُوسَىٰMusaوَءَالُve ailesininهَٰرُونَHarunتَحْمِلُهُtaşıdığıٱلْمَلَٰٓئِكَةُإِنَّşüphesizفِىbundaذَٰلِكَلَءَايَةًلَّكُمْsizin içinإِنeğerكُنتُمisenizمُّؤْمِنِينَinanan kimseler

Peygamberleri onlara şöyle dedi: "Onun hükümdarlığının alameti, size o sandığın gelmesidir. Onda Rabbinizden bir güven duygusu ve huzur ile Musa ailesinin, Harun ailesinin geriye bıraktığından kalıntılar vardır. Onu melekler taşımaktadır. Eğer inanmış kimselerseniz, bunda şüphesiz sizin için kesin bir delil vardır."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَاteklif etmezيُكَلِّفُٱللَّهُAllahنَفْسًاkimseyeإِلَّاbaşkasınıوُسْعَهَالَهَا(herkesin) kendineمَاşeyكَسَبَتْkazandığıوَعَلَيْهَاve aleyhinedirمَاşey (kötülük)ٱكْتَسَبَتْرَبَّنَاRabbimizلَاbizi sorumlu tutmaتُؤَاخِذْنَآإِنeğerنَّسِينَآunutursakأَوْya daأَخْطَأْنَارَبَّنَاRabbimizوَلَاyük yüklemeتَحْمِلْعَلَيْنَآbizeإِصْرًاağırكَمَاgibiحَمَلْتَهُۥyüklediğinعَلَىüzerineٱلَّذِينَbizden öncekilerinمِنقَبْلِنَارَبَّنَاRabbimizوَلَاbize yüklemeتُحَمِّلْنَامَاşeyleriلَاgücümüzün yetmediğimizطَاقَةَلَنَاbizimبِهِۦوَٱعْفُve affetعَنَّاbiziوَٱغْفِرْbağışlaلَنَاbiziوَٱرْحَمْنَآأَنتَsenمَوْلَىٰنَاbizim sahibimizsinفَٱنصُرْنَاbize yardım eyleعَلَىkarşıٱلْقَوْمِtoplumunaٱلْكَٰفِرِينَkafirler

Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua ediniz): "Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlamızsın. Kafirler topluluğuna karşı bize yardım et."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَنve kimيَكْسِبْişlerseخَطِيٓـَٔةًbir hataأَوْya daإِثْمًاgünahثُمَّsonraيَرْمِüstüne atarsaبِهِۦonuبَرِيٓـًٔاbir suçsuzunفَقَدِmuhakkak kiٱحْتَمَلَyüklenmiş olurبُهْتَٰنًاbüyük bir iftiraوَإِثْمًاve bir günahمُّبِينًاaçık

Kim bir hata işler veya bir günah kazanır da sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, şüphesiz iftira etmiş, apaçık bir günah yüklenmiş olur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَدْgerçektenخَسِرَziyana uğradı(lar)ٱلَّذِينَkimselerكَذَّبُوا۟yalanlayan(lar)بِلِقَآءِhuzuruna çıkmayıٱللَّهِحَتَّىٰٓnihayetإِذَاzamanجَآءَتْهُمُkendilerine geldiğiٱلسَّاعَةُo sa'atبَغْتَةًansızınقَالُوا۟dedilerيَٰحَسْرَتَنَاah! vah bizeعَلَىٰdolayıمَاkusurlarımızdanفَرَّطْنَافِيهَاoradaوَهُمْve onlarيَحْمِلُونَyükleneceklerأَوْزَارَهُمْgünahlarınıعَلَىٰsırtlarınaظُهُورِهِمْأَلَاbakınسَآءَne kötüمَاşeylerيَزِرُونَyüklenip taşıyorlar

Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet onlara ansızın o saat (kıyamet) gelip çatınca, bütün günahlarını sırtlarına yüklenerek, "Hayatta yaptığımız kusurlardan ötürü vay halimize!" diyecekler. Dikkat edin, yüklendikleri günah yükü ne kötüdür!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمِنَhayvanlardanٱلْأَنْعَٰمِحَمُولَةً(kimi) yük taşırوَفَرْشًاكُلُوا۟yeyinمِمَّاsize verdiği rızıktanرَزَقَكُمُٱللَّهُAllah'ınوَلَاizlemeyinتَتَّبِعُوا۟خُطُوَٰتِadımlarınıٱلشَّيْطَٰنِإِنَّهُۥzira oلَكُمْsizin içinعَدُوٌّbir düşmandırمُّبِينٌapaçık

Yine O, hayvanlardan da irili ufaklı var edendir. Allah'ın size rızık olarak verdiğinden yiyin de şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَعَلَىveٱلَّذِينَşunlara kiهَادُوا۟yahudilereحَرَّمْنَاharam ettikكُلَّbütünذِىolanlarıظُفُرٍوَمِنَsığırınٱلْبَقَرِوَٱلْغَنَمِve koyununحَرَّمْنَاharam kıldıkعَلَيْهِمْonlaraشُحُومَهُمَآyağlarınıإِلَّاhariçمَاtaşıdıklarıحَمَلَتْظُهُورُهُمَآsırtlarınınأَوِyahutٱلْحَوَايَآbağırsaklarınınأَوْya daمَاkarışanlarٱخْتَلَطَبِعَظْمٍذَٰلِكَböyleceجَزَيْنَٰهُمonları cezalandırdıkبِبَغْيِهِمْوَإِنَّاbiz elbetteلَصَٰدِقُونَdoğru söyleyenleriz

Yahudilere tırnaklı hayvanların hepsini haram kıldık. Sığır ve koyunların ise, sırtlarında veya bağırsaklarında bulunanlar, ya da kemiklerine karışanlar dışındaki içyağlarını (yine) onlara haram kıldık. İşte böyle, azgınlıkları sebebiyle onları cezalandırdık. Biz elbette doğru söyleyenleriz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْve şayetشِئْنَاdileseydikلَرَفَعْنَٰهُelbette onu yükseltirdikبِهَاonlarla (ayetlerle)وَلَٰكِنَّهُۥٓfakat oأَخْلَدَsaplandıإِلَىyereٱلْأَرْضِوَٱتَّبَعَve peşine düştüهَوَىٰهُفَمَثَلُهُۥonun durumuكَمَثَلِdurumuna benzerٱلْكَلْبِşu köpeğinإِنeğerتَحْمِلْvarsanعَلَيْهِüstüneيَلْهَثْdilini sarkıtıp solurأَوْveyahutتَتْرُكْهُonu bıraksanيَلْهَثذَّٰلِكَişte budurمَثَلُdurumuٱلْقَوْمِtoplumlarınٱلَّذِينَyalanlayanكَذَّبُوا۟بِـَٔايَٰتِنَافَٱقْصُصِanlatٱلْقَصَصَbu kıssayıلَعَلَّهُمْbelkiيَتَفَكَّرُونَdüşünürler

Dileseydik o ayetlerle onu elbette yüceltirdik. Fakat o, dünyaya saplanıp kaldı da kendi heva ve hevesine uydu. Onun durumu köpeğin durumu gibidir: Üzerine varsan da dilini sarkıtıp solur; kendi haline bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte bu, ayetlerimizi yalanlayan toplumun durumudur. Şimdi onlara bu olayları anlat ki düşünsünler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هُوَٱلَّذِىkiخَلَقَكُمsizi yarattıمِّنnefistenنَّفْسٍوَٰحِدَةٍbir tekوَجَعَلَve var etiمِنْهَاondanزَوْجَهَاeşiniلِيَسْكُنَ(gönlü) sukün bulsun diyeإِلَيْهَافَلَمَّاne zaman kiتَغَشَّىٰهَاeşini sarıp örtünceحَمَلَتْ(eşi) yüklendiحَمْلًاbir yükخَفِيفًاhafifفَمَرَّتْgezdirdiبِهِۦفَلَمَّآne zaman kiأَثْقَلَت(yükü) ağırlaşıncaدَّعَوَاikisi beraber du'a ettilerٱللَّهَAllah'aرَبَّهُمَاRableriلَئِنْeğerءَاتَيْتَنَاbize verirsenصَٰلِحًاiyi güzel (bir çocuk)لَّنَكُونَنَّelbette oluruzمِنَşükredenlerdenٱلشَّٰكِرِينَ

Allah, sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisi ile huzur bulsun diye eşini de ondan var edendir. (İnsan) eşiyle birleşince eşi hafif bir yük yüklenir (gebe kalır) ve (bir müddet) onu taşır. Gebeliği ağırlaşınca her ikisi de Rableri Allah'a, "Eğer bize iyi ve sağlıklı bir çocuk verirsen, elbette şükredenlerden olacağız" diye dua ederler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi