KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

طَاقَة

Türkçe karşılık bulunmuyor.

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
2
Ayet
2
Sure
1

Kök: طوق

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

2 ayetin ilk 2 tanesi
فَلَمَّاne zaman kiفَصَلَayrıldığındaطَالُوتُTalutبِٱلْجُنُودِordularlaقَالَdedi kiإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahمُبْتَلِيكُمsizi deneyecektirبِنَهَرٍbir ırmaklaفَمَنkimشَرِبَiçerseمِنْهُondanفَلَيْسَdeğildirمِنِّىbendenوَمَنve kimلَّمْondan tadmazsaيَطْعَمْهُفَإِنَّهُۥşüphesiz oمِنِّىٓbendendir;إِلَّاdışındaمَنِkimseninٱغْتَرَفَavuçlayanغُرْفَةًۢbir avuçبِيَدِهِۦفَشَرِبُوا۟hepsi içtilerمِنْهُondanإِلَّاhariçقَلِيلًاpek azıمِّنْهُمْفَلَمَّاnihayetجَاوَزَهُۥ(ırmağı) geçinceهُوَo (Talut)وَٱلَّذِينَve kimselerءَامَنُوا۟iman edenمَعَهُۥberaberindekilerقَالُوا۟dedilerلَاgücümüz yokطَاقَةَلَنَاbizimٱلْيَوْمَbugünبِجَالُوتَCalut'aوَجُنُودِهِۦقَالَdediٱلَّذِينَkimselerيَظُنُّونَkanaat getirenأَنَّهُمelbette onlarınمُّلَٰقُوا۟kavuşacaklarınaٱللَّهِAllah'aكَمniceمِّنtoplulukفِئَةٍقَلِيلَةٍaz olanغَلَبَتْgalib gelmiştirفِئَةًtopluluğaكَثِيرَةًۢçok olanبِإِذْنِizniyleٱللَّهِوَٱللَّهُAllahمَعَberaberdirٱلصَّٰبِرِينَsabredenlerle

Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o bendendir. Ancak eliyle bir avuç alan başka." dedi. İçlerinden pek azı hariç, hepsi ırmaktan içtiler. Talut ve onunla beraber iman edenler ırmağı geçince, (geride kalanlar) "Bugün bizim Calut'a ve askerlerine karşı koyacak gücümüz yok." dediler. Allah'a kavuşacaklarını kesin olarak bilenler (ırmağı geçenler) ise şu cevabı verdiler: "Allah'ın izniyle büyük bir topluluğa galip gelen nice küçük topluluklar vardır. Allah, sabredenlerle beraberdir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَاteklif etmezيُكَلِّفُٱللَّهُAllahنَفْسًاkimseyeإِلَّاbaşkasınıوُسْعَهَالَهَا(herkesin) kendineمَاşeyكَسَبَتْkazandığıوَعَلَيْهَاve aleyhinedirمَاşey (kötülük)ٱكْتَسَبَتْرَبَّنَاRabbimizلَاbizi sorumlu tutmaتُؤَاخِذْنَآإِنeğerنَّسِينَآunutursakأَوْya daأَخْطَأْنَارَبَّنَاRabbimizوَلَاyük yüklemeتَحْمِلْعَلَيْنَآbizeإِصْرًاağırكَمَاgibiحَمَلْتَهُۥyüklediğinعَلَىüzerineٱلَّذِينَbizden öncekilerinمِنقَبْلِنَارَبَّنَاRabbimizوَلَاbize yüklemeتُحَمِّلْنَامَاşeyleriلَاgücümüzün yetmediğimizطَاقَةَلَنَاbizimبِهِۦوَٱعْفُve affetعَنَّاbiziوَٱغْفِرْbağışlaلَنَاbiziوَٱرْحَمْنَآأَنتَsenمَوْلَىٰنَاbizim sahibimizsinفَٱنصُرْنَاbize yardım eyleعَلَىkarşıٱلْقَوْمِtoplumunaٱلْكَٰفِرِينَkafirler

Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua ediniz): "Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlamızsın. Kafirler topluluğuna karşı bize yardım et."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi