KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

حفظ

bekçi · korunan · koruruz · koruyan

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
44
Ayet
42
Sure
23
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

42 ayetin ilk 8 tanesi
ٱللَّهُAllah (ki)لَآyokturإِلَٰهَtanrıإِلَّاbaşkaهُوَO'ndanٱلْحَىُّdaima diridirٱلْقَيُّومُلَاO'nu tutmazتَأْخُذُهُۥسِنَةٌne bir uyuklamaوَلَاve ne deنَوْمٌلَّهُۥO'nundurمَاneفِىvarsaٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerdeوَمَاve neفِىvarsaٱلْأَرْضِمَنkimdirذَاkiٱلَّذِىيَشْفَعُşefaat edebilirعِندَهُۥٓkendisinin katındaإِلَّاdışındaبِإِذْنِهِۦيَعْلَمُbilirمَاolanıبَيْنَonların önündeأَيْدِيهِمْوَمَاve olanıخَلْفَهُمْوَلَاkavrayamazlarيُحِيطُونَبِشَىْءٍhiçbir şeyمِّنْO'nun ilmindenعِلْمِهِۦٓإِلَّاdışındaبِمَاşeylerشَآءَوَسِعَkaplamıştırكُرْسِيُّهُO'nun KürsüsüٱلسَّمَٰوَٰتِgökleriوَٱلْأَرْضَوَلَاO'na ağır gelmezيَـُٔودُهُۥحِفْظُهُمَاوَهُوَOٱلْعَلِىُّyücedirٱلْعَظِيمُbüyüktür

Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. O'nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O'nundur. İzni olmaksızın O'nun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar O'nun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. O'nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O'na güç gelmez. O, yücedir, büyüktür.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلرِّجَالُerkeklerقَوَّٰمُونَyöneticidirlerعَلَىüzerindeٱلنِّسَآءِkadınlarبِمَاziraفَضَّلَüstün kılmıştırٱللَّهُAllahبَعْضَهُمْbir kısmınıعَلَىٰüzerineبَعْضٍdiğerininوَبِمَآve çünküأَنفَقُوا۟infak ederlerمِنْmallarındanأَمْوَٰلِهِمْفَٱلصَّٰلِحَٰتُiyi kadınlarقَٰنِتَٰتٌita'atkar olupحَٰفِظَٰتٌkorurlarلِّلْغَيْبِgizliyiبِمَاkarşılıkحَفِظَkendilerini korumasınaٱللَّهُوَٱلَّٰتِىkadınlaraتَخَافُونَkorktuğunuzنُشُوزَهُنَّhırçınlık etmelerindenفَعِظُوهُنَّöğüt verinوَٱهْجُرُوهُنَّonlara sokulmayınفِىyataklardaٱلْمَضَاجِعِوَٱضْرِبُوهُنَّفَإِنْeğerأَطَعْنَكُمْsize ita'at ederlerseفَلَاartık aramayınتَبْغُوا۟عَلَيْهِنَّonların aleyhineسَبِيلًاإِنَّçünküٱللَّهَAllahكَانَyücedirعَلِيًّاكَبِيرًاbüyüktür

Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar. İyi kadınlar, itaatkardırlar. Allah'ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da "gayb"ı korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün. Eğer itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah, çok yücedir, çok büyüktür.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَّنkimيُطِعِita'at ederseٱلرَّسُولَElçi'yeفَقَدْmuhakkak kiأَطَاعَita'at etmiş olurٱللَّهَوَمَنkim deتَوَلَّىٰyüz çevirirseفَمَآbiz seni göndermedikأَرْسَلْنَٰكَعَلَيْهِمْonların üzerineحَفِيظًاbekçi

Kim peygambere itaat ederse, Allah'a itaat etmiş olur. Kim yüz çevirirse, (bilsin ki) biz seni onlara bekçi göndermedik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّآgerçektenأَنزَلْنَاbiz indirdikٱلتَّوْرَىٰةَTevrat'ıفِيهَاonda vardırهُدًىyol göstermeوَنُورٌيَحْكُمُhüküm verirlerdiبِهَاonunlaٱلنَّبِيُّونَpeygamberlerٱلَّذِينَöyle kiأَسْلَمُوا۟İslam olmuşلِلَّذِينَkimselereهَادُوا۟yahudi(lere)وَٱلرَّبَّٰنِيُّونَve Rabbanilereوَٱلْأَحْبَارُve alimlereبِمَاdolayıٱسْتُحْفِظُوا۟korumakla görevlendirildiklerindenمِنKitabınıكِتَٰبِٱللَّهِAllah'ınوَكَانُوا۟idilerعَلَيْهِonun üzerineشُهَدَآءَفَلَاkorkmayınتَخْشَوُا۟ٱلنَّاسَinsanlardanوَٱخْشَوْنِbenden korkunوَلَاve satmayınتَشْتَرُوا۟بِـَٔايَٰتِىbenim ayetlerimiثَمَنًاbir parayaقَلِيلًاوَمَنve kimلَّمْhükmetmezseيَحْكُمبِمَآileأَنزَلَindirdiğiٱللَّهُAllah'ınفَأُو۟لَٰٓئِكَişteهُمُonlarٱلْكَٰفِرُونَkafirlerdir

Şüphesiz Tevrat'ı biz indirdik. İçinde bir hidayet, bir nur vardır. (Allah'a) teslim olmuş nebiler, onunla yahudilere hüküm verirlerdi. Kendilerini Rabb'e adamış kimseler ile alimler de öylece hükmederlerdi. Çünkü bunlar Allah'ın kitabını korumakla görevlendirilmişlerdi. Onlar Tevrat'ın hak olduğuna da şahit idiler. Şu halde, siz de insanlardan korkmayın, benden korkun ve ayetlerimi az bir karşılığa değişmeyin. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler kafirlerin ta kendileridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَاsizi sorumlu tutmazيُؤَاخِذُكُمُٱللَّهُAllahبِٱللَّغْوِlağvdan ötürüفِىٓyeminlerinizdekiأَيْمَٰنِكُمْوَلَٰكِنfakatيُؤَاخِذُكُمsizi sorumlu tutarبِمَاötürüعَقَّدتُّمُbilerek yaptığınızٱلْأَيْمَٰنَفَكَفَّٰرَتُهُۥٓbunun keffaretiإِطْعَامُyedirmektirعَشَرَةِonمَسَٰكِينَfakiriمِنْorta derecesindenأَوْسَطِمَاne kiتُطْعِمُونَyediriyorsunuzأَهْلِيكُمْailenizeأَوْyahutكِسْوَتُهُمْonları giydirmektirأَوْya daتَحْرِيرُhürriyete kavuşturmaktırرَقَبَةٍفَمَنkimse iseلَّمْbulamayanيَجِدْفَصِيَامُoruç tutsunثَلَٰثَةِüçأَيَّامٍذَٰلِكَişte budurكَفَّٰرَةُkeffaretiأَيْمَٰنِكُمْyeminlerinizinإِذَاzamanحَلَفْتُمْوَٱحْفَظُوٓا۟ve koruyunأَيْمَٰنَكُمْكَذَٰلِكَböyleceيُبَيِّنُaçıklıyorٱللَّهُAllahلَكُمْsizeءَايَٰتِهِۦayetleriniلَعَلَّكُمْumulur kiتَشْكُرُونَşükredersiniz

Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti, ailenize yedirdiğinizin orta hallisinden on yoksulu doyurmak, yahut onları giydirmek ya da bir köle azat etmektir. Kim (bu imkanı) bulamazsa, onun keffareti üç gün oruç tutmaktır. İşte yemin ettiğiniz vakit yeminlerinizin keffareti budur. Yeminlerinizi tutun. Allah, size ayetlerini işte böyle açıklıyor ki şükredesiniz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَهُوَve Oٱلْقَاهِرُtek hakimdirفَوْقَüstündeعِبَادِهِۦوَيُرْسِلُve gönderirعَلَيْكُمْsizeحَفَظَةًkoruyucu(melek)lerحَتَّىٰٓnihayetإِذَاzamanجَآءَgeldiğiأَحَدَكُمُbirinizeٱلْمَوْتُölümتَوَفَّتْهُonun canını alırlarرُسُلُنَاelçilerimizوَهُمْonlarلَاhiç geri kalmazlarيُفَرِّطُونَ

O, kullarının üstünde mutlak hakimiyet sahibidir. Üzerinize de koruyucu melekler gönderir. Nihayet birinize ölüm geldiği vakit (görevli) elçilerimiz onun canını alır ve onlar görevlerinde asla kusur etmezler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَهَٰذَاbu daكِتَٰبٌbir Kitaptırأَنزَلْنَٰهُindirdiğimizمُبَارَكٌmubarekمُّصَدِّقُdoğrulayıcıٱلَّذِىarasındakiniبَيْنَيَدَيْهِelleriوَلِتُنذِرَve uyarman içinأُمَّanasıٱلْقُرَىٰşehirlerinوَمَنْkimseleriحَوْلَهَاوَٱلَّذِينَve kimselerيُؤْمِنُونَinananU(lar)بِٱلْءَاخِرَةِيُؤْمِنُونَinanırlar;بِهِۦوَهُمْve onlarعَلَىٰnamazlarınaصَلَاتِهِمْيُحَافِظُونَdevam ederler

İşte bu (Kur'an) da, bereket kaynağı, kendinden öncekileri (ilahi kitapları) tasdik eden ve şehirler anasını (Mekke'yi) ve bütün çevresini (tüm insanlığı) uyarasın diye indirdiğimiz bir kitaptır. Ahirete iman edenler, ona da inanırlar. Onlar namazlarını vaktinde kılarlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi