KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

حذر

korkan · korkmuş · ihtiyatlı · korkusuyla

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
21
Ayet
19
Sure
12
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

19 ayetin ilk 8 tanesi
أَوْya da (onlar)كَصَيِّبٍboşanan yağmur gibiمِّنَgöktenٱلسَّمَآءِفِيهِiçindeظُلُمَٰتٌkaranlıklarوَرَعْدٌve gök gürlemesiوَبَرْقٌve şimşek (ler)يَجْعَلُونَtıkarlarأَصَٰبِعَهُمْparmaklarınıفِىٓiçineءَاذَانِهِمkulaklarıمِّنَyıldırım seslerindenٱلصَّوَٰعِقِحَذَرَkorkusuylaٱلْمَوْتِوَٱللَّهُoysa Allahمُحِيطٌۢtamamen kuşatmıştırبِٱلْكَٰفِرِينَinkarcıları

Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir. Ölüm korkusuyla, yıldırım seslerinden parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Oysa Allah, kafirleri çepeçevre kuşatmıştır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاyokturجُنَاحَbir günahعَلَيْكُمْsizeفِيمَاüstü kapalı biçimde bildirmenizdenعَرَّضْتُمبِهِۦonaمِنْevlenme isteğiniziخِطْبَةِٱلنِّسَآءِkadınlaraأَوْyahutأَكْنَنتُمْgizlemenizdenفِىٓiçinizdeأَنفُسِكُمْعَلِمَbilirٱللَّهُAllahأَنَّكُمْşüphesiz sizinسَتَذْكُرُونَهُنَّonları anacağınızıوَلَٰكِنfakatلَّاsakın onlarla sözleşmeyinتُوَاعِدُوهُنَّسِرًّاgizli(buluşma)yaإِلَّآdışındaأَنsöylemenizتَقُولُوا۟قَوْلًاbir sözمَّعْرُوفًاوَلَاve kalkışmayınتَعْزِمُوا۟عُقْدَةَakdine (kıymaya)ٱلنِّكَاحِnikahحَتَّىٰkadarيَبْلُغَulaşıncayaٱلْكِتَٰبُyazılanın (iddetinin)أَجَلَهُۥوَٱعْلَمُوٓا۟ve bilin kiأَنَّşüphesizٱللَّهَAllahيَعْلَمُbilirمَاşeyiفِىٓiçinizden geçenأَنفُسِكُمْفَٱحْذَرُوهُوَٱعْلَمُوٓا۟ve yine bilin kiأَنَّşüphesizٱللَّهَAllahغَفُورٌbağışlayandırحَلِيمٌhalimdir

(Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda sizin için bir günah yoktur. Allah biliyor ki, siz onlara (bunu er geç mutlaka) söyleyeceksiniz. Meşru sözler söylemeniz dışında sakın onlarla gizliden gizliye buluşma yönünde sözleşmeyin. Bekleme müddeti bitinceye kadar da nikah yapmaya kalkışmayın. Şunu da bilin ki, Allah içinizden geçeni hakkıyla bilir. Onun için Allah'a karşı gelmekten sakının ve yine şunu da bilin ki Allah gerçekten çok bağışlayandır, halimdir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْتَرَإِلَىkimseleriٱلَّذِينَخَرَجُوا۟çıkanlarıمِنyurtlarındanدِيَٰرِهِمْوَهُمْve onlarأُلُوفٌbinlerce kişi ikenحَذَرَkorkusuylaٱلْمَوْتِölümفَقَالَdemiştiلَهُمُonlaraٱللَّهُAllahمُوتُوا۟Ölün!ثُمَّsonraأَحْيَٰهُمْإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahلَذُوsahibidirفَضْلٍikramعَلَىkarşıٱلنَّاسِinsanlaraوَلَٰكِنَّamaأَكْثَرَçoğuٱلنَّاسِinsanlarınلَاşükretmezlerيَشْكُرُونَ

Binlerce kişi oldukları halde, ölüm korkusuyla yurtlarını terk edenleri görmedin mi? Allah, onlara "ölün" dedi, sonra da onları diriltti. Şüphesiz Allah, insanlara karşı lütuf ve ikram sahibidir. Ama insanların çoğu şükretmezler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّاedinmesinيَتَّخِذِٱلْمُؤْمِنُونَMü'minlerٱلْكَٰفِرِينَkafirleriأَوْلِيَآءَdostمِنbırakıpدُونِٱلْمُؤْمِنِينَوَمَنve kimيَفْعَلْyaparsaذَٰلِكَböyleفَلَيْسَkalmaz (değildir)مِنَAllah ileٱللَّهِفِىbir şey (dostluğu)شَىْءٍإِلَّآancak başkaأَنkorunmanızتَتَّقُوا۟مِنْهُمْonlardanتُقَىٰةًوَيُحَذِّرُكُمُve sizi sakındırırٱللَّهُAllahنَفْسَهُۥوَإِلَىve Allah'adırٱللَّهِٱلْمَصِيرُdönüş

Mü'minler, mü'minleri bırakıp inkarcıları dost edinmesin. Kim böyle yaparsa Allah ile bir ilişiği kalmaz. Ancak onlardan (gelebilecek tehlikeden) korunmanız başkadır. Allah, asıl sizi kendisine karşı dikkatli olmanız hakkında uyarmaktadır. Çünkü dönüş Allah'adır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَوْمَO günتَجِدُbulacaktırكُلُّherنَفْسٍnefisمَّاşeyleriعَمِلَتْyaptığıمِنْhayırdanخَيْرٍمُّحْضَرًاhazırوَمَاve şeyleriعَمِلَتْişlediğiمِنkötülüktenسُوٓءٍتَوَدُّisterلَوْkeşke olsaأَنَّonunla (kötülükle)بَيْنَهَاوَبَيْنَهُۥٓkendisi arasındaأَمَدًۢاbir mesafeبَعِيدًاوَيُحَذِّرُكُمُve sizi sakındırıyorٱللَّهُAllahنَفْسَهُۥوَٱللَّهُAllahرَءُوفٌۢşefkatlidirبِٱلْعِبَادِkulllarına

Herkesin yaptığı iyiliği ve yaptığı kötülüğü hazır bulacağı günde kişi, kötülükleri ile kendi arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister. Yine Allah, sizi kendisine karşı dikkatli olmanız hakkında uyarmaktadır. Allah, kullarını çok esirgeyicidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inanan(lar)خُذُوا۟alınحِذْرَكُمْkorunma(tedbirleri)niziفَٱنفِرُوا۟savaşa gidinثُبَاتٍbölük bölükأَوِya daٱنفِرُوا۟savaşa gidinجَمِيعًاhep birlikte

Ey iman edenler! (Düşmana karşı) tedbirinizi alıp, küçük birlikler halinde, yahut topluca savaşa gidin.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاve zamanكُنتَsenفِيهِمْiçlerindeفَأَقَمْتَkıldırdığınلَهُمُonlaraٱلصَّلَوٰةَnamazıفَلْتَقُمْnamaza dursunطَآئِفَةٌbir bölükمِّنْهُمonlardanمَّعَكَseninle beraberوَلْيَأْخُذُوٓا۟ve (yanlarına) alsınlarأَسْلِحَتَهُمْsilahlarını daفَإِذَاsecde edinceسَجَدُوا۟فَلْيَكُونُوا۟geçsinlerمِنarkanızaوَرَآئِكُمْوَلْتَأْتِbu kez gelsinطَآئِفَةٌbölükأُخْرَىٰötekiلَمْnamaz kılmayanيُصَلُّوا۟فَلْيُصَلُّوا۟ve namaz kılsınlarمَعَكَseninle beraberوَلْيَأْخُذُوا۟ve alsınlarحِذْرَهُمْkorunma(tedbir)leriniوَأَسْلِحَتَهُمْوَدَّistediler kiٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوا۟inkar eden(ler)لَوْkeşkeتَغْفُلُونَsiz gaflet etseniz deعَنْsilahlarınızdanأَسْلِحَتِكُمْوَأَمْتِعَتِكُمْve eşyanızdanفَيَمِيلُونَbirden yapsalarعَلَيْكُمüzerinizeمَّيْلَةًbaskınوَٰحِدَةًوَلَاbir günah yokturجُنَاحَعَلَيْكُمْsizeإِنeğerكَانَsizبِكُمْأَذًىzahmet çekersenizمِّنyağmurdanمَّطَرٍأَوْya daكُنتُمolursanızمَّرْضَىٰٓhastaأَنbırakmanızdaتَضَعُوٓا۟أَسْلِحَتَكُمْوَخُذُوا۟ama alınحِذْرَكُمْإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahأَعَدَّhazırlamıştırلِلْكَٰفِرِينَkafirlereعَذَابًاbir azabمُّهِينًاalçaltıcı

(Ey Muhammed!) Cephede sen de onların (mü'minlerin) arasında bulunup da onlara namaz kıldırdığın vakit, içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silahlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında (bir rekat kıldıklarında) arkanıza (düşman karşısına) geçsinler. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin, seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silahlarını yanlarına alsınlar. İnkar edenler arzu ederler ki, silahlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Yağmurdan zahmet çekerseniz, ya da hasta olursanız, silahlarınızı bırakmanızda size bir beis yoktur. Bununla birlikte ihtiyatlı olun (tedbirinizi alın). Şüphesiz Allah, inkarcılara alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاٱلرَّسُولُElçiلَاseni üzmesinيَحْزُنكَٱلَّذِينَkimselerيُسَٰرِعُونَyarış eden(ler)فِىküfürdeٱلْكُفْرِمِنَonlar kiٱلَّذِينَقَالُوٓا۟derlerءَامَنَّاinandıkبِأَفْوَٰهِهِمْağızlariyleوَلَمْinanmamış ikenتُؤْمِنقُلُوبُهُمْوَمِنَve arasındaٱلَّذِينَolanlarهَادُوا۟سَمَّٰعُونَkulak verirlerلِلْكَذِبِyalanaسَمَّٰعُونَkulak verirlerلِقَوْمٍbir kavmeءَاخَرِينَbaşkaلَمْsana gelmemiş olanيَأْتُوكَيُحَرِّفُونَonlar kaydırırlarٱلْكَلِمَkelimeleriمِنۢbazısınınبَعْدِمَوَاضِعِهِۦيَقُولُونَderlerإِنْeğerأُوتِيتُمْsize verilirseهَٰذَاbuفَخُذُوهُalınوَإِنve eğerلَّمْverilmezseتُؤْتَوْهُفَٱحْذَرُوا۟وَمَنve biriniيُرِدِisterseٱللَّهُAllahفِتْنَتَهُۥşaşırtmakفَلَنsen yapamazsınتَمْلِكَلَهُۥonun içinمِنَkarşıٱللَّهِAllah'aشَيْـًٔاأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarٱلَّذِينَo kimseler kiلَمْistememiştirيُرِدِٱللَّهُAllahأَنtemizlemesiniيُطَهِّرَقُلُوبَهُمْلَهُمْonlar için vardırفِىdünyadaٱلدُّنْيَاخِزْىٌوَلَهُمْve onlar için vardırفِىahirette deٱلْءَاخِرَةِعَذَابٌbir azabعَظِيمٌbüyük

Ey Peygamber! Kalpten inanmadıkları halde, ağızlarıyla "İnandık" diyenler (münafıklar) ile Yahudilerden küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar (Yahudiler) yalan uydurmak için (seni) dinlerler, sana gelmeyen bir topluluk hesabına dinlerler. Kelimelerin (ifade içindeki) yerlerini bildikten sonra yerlerini değiştirir ve şöyle derler: "Eğer size şu hüküm verilirse, onu tutun. O verilmezse sakının." Allah, kimin azaba uğramasını istemişse artık sen onun için asla Allah'a karşı hiçbir şey yapamazsın. Onlar, Allah'ın kalplerini temizlemeyi istemediği kimselerdir. Onlara dünyada bir rüsvaylık, ahirette ise yine onlara büyük bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi