KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

فدي

fidye · fidye vermiş · fidye versin · fidye vermesi

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
13
Ayet
13
Sure
10
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

13 ayetin ilk 8 tanesi
ثُمَّAmaأَنتُمْsizهَٰٓؤُلَآءِöldürüyorsunuzتَقْتُلُونَأَنفُسَكُمْbirbiriniziوَتُخْرِجُونَve çıkarıyorsunuzفَرِيقًاbir grubuمِّنكُمsizdenمِّنyurtlarındanدِيَٰرِهِمْتَظَٰهَرُونَbirleşiyorsunuzعَلَيْهِمonlara karşıبِٱلْإِثْمِgünahوَٱلْعُدْوَٰنِve düşmanlıklaوَإِنve eğerيَأْتُوكُمْsize geldiklerindeأُسَٰرَىٰesir olarakتُفَٰدُوهُمْfidyelerini veriyorsunuzوَهُوَve oمُحَرَّمٌyasaklanmış ikenعَلَيْكُمْsizeإِخْرَاجُهُمْأَفَتُؤْمِنُونَyoksa siz inanıyorsunuz daبِبَعْضِbir kısmınaٱلْكِتَٰبِKitabınوَتَكْفُرُونَinkar mı ediyorsunuzبِبَعْضٍفَمَاnedir?جَزَآءُcezasıمَنkimseninيَفْعَلُyapanذَٰلِكَbunuمِنكُمْsizdenإِلَّاbaşkaخِزْىٌrezil olmaktanفِىhayatındaٱلْحَيَوٰةِٱلدُّنْيَاوَيَوْمَve günündeٱلْقِيَٰمَةِkıyametيُرَدُّونَonlar itilirlerإِلَىٰٓen şiddetlisineأَشَدِّٱلْعَذَابِوَمَاdeğildirٱللَّهُAllahبِغَٰفِلٍgafilعَمَّاyaptıklarınızdanتَعْمَلُونَ

Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size esir olarak geldiklerinde ise, fidye verip kendilerini kurtaran kimselersiniz. Yoksa siz Kitab'ın (Tevrat'ın) bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Artık sizden bunu yapanın cezası, dünya hayatında rezil olmaktan başka bir şey değildir. Kıyamet gününde ise onlar azabın en şiddetlisine uğratılırlar. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَيَّامًاgünlerdirمَّعْدُودَٰتٍفَمَنkimكَانَolursaمِنكُمsizdenمَّرِيضًاhastaأَوْveyaعَلَىٰseferdeسَفَرٍفَعِدَّةٌsayısınca tutarمِّنْgünlerdeأَيَّامٍأُخَرَوَعَلَىve (lazımdır)ٱلَّذِينَkimselerinيُطِيقُونَهُۥona (güç) dayanan(lar)فِدْيَةٌfidye vermesiطَعَامُdoyuracakمِسْكِينٍفَمَنartık kimتَطَوَّعَgönüldenخَيْرًاbir iyilik yaparsaفَهُوَoخَيْرٌhayırlıdırلَّهُۥوَأَنveتَصُومُوا۟oruç tutmanızخَيْرٌdaha hayırlıdırلَّكُمْإِنeğerكُنتُمْsizتَعْلَمُونَbilirseniz

Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir. Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَتِمُّوا۟ve tamamlayınٱلْحَجَّhaccıوَٱلْعُمْرَةَve ömreyiلِلَّهِفَإِنْeğerأُحْصِرْتُمْengellenmiş olursanızفَمَاşeyi (kesin)ٱسْتَيْسَرَkolayınıza gelenمِنَkurbandanٱلْهَدْىِوَلَاtıraş etmeyinتَحْلِقُوا۟رُءُوسَكُمْbaşlarınızıحَتَّىٰkadarيَبْلُغَvarıncayaٱلْهَدْىُkurbanمَحِلَّهُۥفَمَنkim (varsa)كَانَolanمِنكُمiçinizdenمَّرِيضًاhastaأَوْya daبِهِۦٓbulunanأَذًىbir rahatsızlığıمِّنbaşındanرَّأْسِهِۦفَفِدْيَةٌfidye (versin)مِّنoruçtanصِيَامٍأَوْveyaصَدَقَةٍsadakadanأَوْveyaنُسُكٍفَإِذَآzamanأَمِنتُمْgüvene kavuştuğunuzفَمَنkimseتَمَتَّعَfaydalanmak isteyenبِٱلْعُمْرَةِömre ileإِلَىkadarٱلْحَجِّhac (zamanın)aفَمَاşeyi (kessin)ٱسْتَيْسَرَkolayına geleniمِنَkurbandanٱلْهَدْىِفَمَنkimseلَّمْ(kurban) bulamayanيَجِدْفَصِيَامُoruç tutarثَلَٰثَةِüçأَيَّامٍgünفِىhacdaٱلْحَجِّوَسَبْعَةٍve yedi günإِذَاzamanرَجَعْتُمْتِلْكَböyleceعَشَرَةٌon (gündür)كَامِلَةٌذَٰلِكَbuلِمَنkimseler içindirلَّمْolmayanlarيَكُنْأَهْلُهُۥailesiحَاضِرِىhazırٱلْمَسْجِدِMescid-iٱلْحَرَامِوَٱتَّقُوا۟sakınınٱللَّهَAllah'tanوَٱعْلَمُوٓا۟ve bilin kiأَنَّgerçektenٱللَّهَAllah'ınشَدِيدُşiddetlidirٱلْعِقَابِcezası

Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı gönderin. Bu kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden her kim hastalanır veya başından rahatsız olur (da tıraş olmak zorunda kalır)sa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi, ya da kurban kesmesi gerekir. Güvende olduğunuz zaman hacca kadar umreyle faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser. Kurban bulamayan kimse üçü hacda, yedisi de döndüğünüz zaman (olmak üzere) tam on gün oruç tutar. Bu (durum), ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar içindir. Allah'a karşı gelmekten sakının ve Allah'ın cezasının çetin olduğunu bilin.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلطَّلَٰقُboşamaمَرَّتَانِفَإِمْسَاكٌۢya tutmak (lazım)dırبِمَعْرُوفٍiyilikleأَوْya daتَسْرِيحٌۢsalıvermekبِإِحْسَٰنٍوَلَاhelal değildirيَحِلُّلَكُمْsizeأَنgeri almanızتَأْخُذُوا۟مِمَّآşeylerdenءَاتَيْتُمُوهُنَّonlara verdiğinizشَيْـًٔاbir şeyإِلَّآbaşkaأَنeğerيَخَافَآkorkarlarsaأَلَّاkoruyamamaktanيُقِيمَاحُدُودَsınırlarınıٱللَّهِفَإِنْeğerخِفْتُمْkorkarsanızأَلَّاkoruyamamaktanيُقِيمَاحُدُودَsınırlarınıٱللَّهِAllah'ınفَلَاyokturجُنَاحَbir günahعَلَيْهِمَاikisine deفِيمَا(kadının ayrılmak için verdiği)ٱفْتَدَتْfidyeبِهِۦتِلْكَişte bunlarحُدُودُsınırlarıdırٱللَّهِAllah'ınفَلَاsakın bunları aşmayınتَعْتَدُوهَاوَمَنve kim(ler)يَتَعَدَّaşarsaحُدُودَsınırlarınıٱللَّهِAllah'ınفَأُو۟لَٰٓئِكَişteهُمُonlarٱلظَّٰلِمُونَzalimlerdir

(Dönüş yapılabilecek) boşama iki defadır. Sonrası, ya iyilikle geçinmek, ya da güzellikle bırakmaktır. (Evlilikte) tarafların Allah'ın belirlediği ölçüleri koruyamama endişeleri dışında kadınlara verdiklerinizden (boşanma esnasında) bir şeyi geri almanız, sizin için helal olmaz. Eğer onlar Allah'ın belirlediği ölçüleri gözetmeyecekler diye endişe ederseniz, o zaman kadının (boşanmak için) bedel vermesinde ikisine de günah yoktur. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır. Sakın bunları aşmayın. Allah'ın koyduğu sınırları kim aşarsa, onlar zalimlerin ta kendileridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوا۟inkar edenوَمَاتُوا۟ve ölenlerوَهُمْve onlarكُفَّارٌkafir olarakفَلَنkabul edilmeyecektirيُقْبَلَمِنْhiçbirindenأَحَدِهِممِّلْءُdolusuٱلْأَرْضِdünyaذَهَبًاaltınوَلَوِve olsa dahiٱفْتَدَىٰfidye vermişبِهِۦٓأُو۟لَٰٓئِكَişteلَهُمْonlar için vardırعَذَابٌbir azabأَلِيمٌacıklıوَمَاve yokturلَهُمonlarınمِّنhiçbirنَّٰصِرِينَyardımcıları

Şüphesiz inkar edip kafir olarak ölenler var ya, dünya dolusu altını fidye verseler bile bu, hiçbirisinden asla kabul edilmeyecektir. Onlar için elem dolu bir azap vardır. Onların hiçbir yardımcıları da yoktur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوا۟inkar eden(ler)لَوْeğerأَنَّşüphesizلَهُمkendilerinin olsaمَّاolanlarınفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِجَمِيعًاhepsiوَمِثْلَهُۥve onun bir katı dahaمَعَهُۥonunla beraberلِيَفْتَدُوا۟fidye verselerبِهِۦonuمِنْazabına karşılıkعَذَابِيَوْمِgünününٱلْقِيَٰمَةِkıyametمَاkabul edilmezتُقُبِّلَمِنْهُمْوَلَهُمْve onlar için vardırعَذَابٌbir azabأَلِيمٌacıklı

Şüphesiz yeryüzünde olanların hepsi ve yanında bir o kadarı daha kendilerinin (kafirlerin) olsa da onu kıyamet gününün azabından kurtulmak için fidye verecek olsalar, onlardan yine kabul edilmez. Onlara elem dolu bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْve şayetأَنَّşüphesizلِكُلِّherنَفْسٍnefisظَلَمَتْzulmedenمَاne varsaفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِلَٱفْتَدَتْfidye olarak verirdiبِهِۦوَأَسَرُّوا۟ve açığa vururlarٱلنَّدَامَةَpişmanlıklarınıلَمَّاzamanرَأَوُا۟gördükleriٱلْعَذَابَوَقُضِىَve hüküm verilirبَيْنَهُمaralarındaبِٱلْقِسْطِوَهُمْve onlarلَاhaksızlığa uğratılmazlarيُظْلَمُونَ

(O gün) zulmetmiş olan herkes, eğer yeryüzündeki her şeye sahip olsa, kendini kurtarmak için onu fidye verir. Azabı gördüklerinde, için için derin bir pişmanlık duyarlar. Onlara zulmedilmeksizin aralarında adaletle hükmedilir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لِلَّذِينَiçin vardırٱسْتَجَابُوا۟buyruğuna uyanlarلِرَبِّهِمُRablerininٱلْحُسْنَىٰوَٱلَّذِينَve kimseler iseلَمْuymayan(lar)يَسْتَجِيبُوا۟لَهُۥonaلَوْşayetأَنَّkendilerinin olsaلَهُممَّاbulunalarınفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِجَمِيعًاhepsiوَمِثْلَهُۥve bir misli dahaمَعَهُۥyanındaلَٱفْتَدَوْا۟fidye verirlerdiبِهِۦٓأُو۟لَٰٓئِكَişteلَهُمْonlarınسُوٓءُçok kötüdürٱلْحِسَابِhesabıوَمَأْوَىٰهُمْve varacakları yerجَهَنَّمُوَبِئْسَve ne kötüٱلْمِهَادُbir yataktır

Rablerinin emrine uyanlar için mükafatın en güzeli vardır. Ona uymayanlar ise, yeryüzünde olan her şey ve onun yanında bir katı daha kendilerinin olsa, kurtulmak için hepsini kurtuluş fidyesi olarak verirlerdi. İşte hesabın kötüsü bunlar içindir. Varacakları yer de cehennemdir. O ne kötü yataktır!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi