KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

ذلل

küçülme · alçaklık · zilletle · boynu eğik

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
24
Ayet
23
Sure
17
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

23 ayetin ilk 8 tanesi
وَإِذْhaniقُلْتُمْsiz demiştiniz kiيَٰمُوسَىٰey Musaلَنaslaنَّصْبِرَbiz dayanamayızعَلَىٰyemeğeطَعَامٍوَٰحِدٍbirفَٱدْعُdu'a etلَنَاbizim içinرَبَّكَRabbineيُخْرِجْçıkarsınلَنَاbizeمِمَّاşeylerdenتُنۢبِتُbitirdiğiٱلْأَرْضُyerinمِنۢsebzesindenبَقْلِهَاوَقِثَّآئِهَاve acurundanوَفُومِهَاve sarımsağındanوَعَدَسِهَاve mercimeğindenوَبَصَلِهَاقَالَdedi kiأَتَسْتَبْدِلُونَdeğiştirmek mi istiyorsunuz?ٱلَّذِىolanıهُوَoأَدْنَىٰdaha aşağıبِٱلَّذِىolanlaهُوَoخَيْرٌٱهْبِطُوا۟ininمِصْرًاbir şehreفَإِنَّşüphesizلَكُمsizin için vardırمَّاşeylerسَأَلْتُمْوَضُرِبَتْve vurulduعَلَيْهِمُüzerlerineٱلذِّلَّةُalçaklıkوَٱلْمَسْكَنَةُve yoksulluk (damgası)وَبَآءُوve uğradılarبِغَضَبٍbir gazabaمِّنَAllahtanٱللَّهِذَٰلِكَişte buبِأَنَّهُمْşüphesiz öyleكَانُوا۟olduيَكْفُرُونَ(çünkü) inkar ediyorlarبِـَٔايَٰتِayetleriniٱللَّهِAllah'ınوَيَقْتُلُونَve öldürüyorlardıٱلنَّبِيِّۦنَpeygamberleriبِغَيْرِetmediği haldeٱلْحَقِّذَٰلِكَişte buبِمَاsebebiyledirعَصَوا۟isyan etmeleriوَّكَانُوا۟ve olduklarıيَعْتَدُونَsınırı aşmış

Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek, soğan versin" demiştiniz. O da size, "İyi olanı düşük olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Öyle ise inin şehre! İstedikleriniz orada var" demişti. Böylece zillet ve yoksulluk onları kapladı. Onlar, Allah'ın gazabına uğradılar. Bunun sebebi, onların; Allah'ın ayetlerini inkar ediyor, peygamberleri de haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmek ve aşırı gitmekte oluşlarıydı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالَdedi kiإِنَّهُۥşüphesiz Oيَقُولُşöyle diyorإِنَّهَاgerçekten oبَقَرَةٌbir inektirلَّاolmayanذَلُولٌboyundurluk altındaتُثِيرُsürmek içinٱلْأَرْضَyeriوَلَاve sulamazتَسْقِىٱلْحَرْثَekinمُسَلَّمَةٌkusursuzلَّاyokturشِيَةَhiçbir alacasıفِيهَاقَالُوا۟dedilerٱلْـَٰٔنَişte şimdiجِئْتَgetirdinبِٱلْحَقِّفَذَبَحُوهَاve boğazladılar onuوَمَاaz dahaكَادُوا۟يَفْعَلُونَyapmayacaklardı

Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır." Onlar, "İşte, şimdi tam doğrusunu bildirdin" dediler. Nihayet o sığırı kestiler. Neredeyse bunu yapmayacaklardı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلِde kiٱللَّهُمَّAllah'ımمَٰلِكَsahibisinٱلْمُلْكِmülkünتُؤْتِىsen verirsinٱلْمُلْكَmülküمَنkimseyeتَشَآءُdilediğinوَتَنزِعُve alırsınٱلْمُلْكَmülküمِمَّنkimsedenتَشَآءُdilediğinوَتُعِزُّve yükseltirsinمَنkimseyiتَشَآءُdilediğinوَتُذِلُّve alçaltırsınمَنkimseyiتَشَآءُبِيَدِكَsenin elindedirٱلْخَيْرُإِنَّكَşüphesiz senعَلَىٰherكُلِّشَىْءٍşeyeقَدِيرٌkadirsin

De ki: "Ey mülkün sahibi olan Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin. Dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil edersin. Hayır senin elindedir. Şüphesiz sen her şeye hakkıyla gücü yetensin."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ضُرِبَتْvurulmuşturعَلَيْهِمُonlaraٱلذِّلَّةُalçaklık (damgası)أَيْنَneredeمَاbulunsalarثُقِفُوٓا۟إِلَّاancak hariçبِحَبْلٍahdine (ipine)مِّنَAllah'ınٱللَّهِوَحَبْلٍve ahdine (ipine)مِّنَ(inanan) insanlarınٱلنَّاسِوَبَآءُوve uğradılarبِغَضَبٍgazabınaمِّنَAllah'ınٱللَّهِوَضُرِبَتْve vurulduعَلَيْهِمُüzerlerineٱلْمَسْكَنَةُذَٰلِكَböyledirبِأَنَّهُمْçünkü onlarكَانُوا۟inkar ediyorlarيَكْفُرُونَبِـَٔايَٰتِayetleriniٱللَّهِAllah'ınوَيَقْتُلُونَöldürüyorlardıٱلْأَنۢبِيَآءَpeygamberleriبِغَيْرِhaksız yereحَقٍّذَٰلِكَböyledirبِمَاçünküعَصَوا۟isyan etmişlerdiوَّكَانُوا۟ve haddi aşıyorlardıيَعْتَدُونَ

Onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın ve (mü'min) insanların güvencesine sığınmadıkça kendilerini zillet kaplamıştır. Onlar Allah'ın gazabına uğradılar ve yoksulluk onları kapladı. Bunun sebebi onların; Allah'ın ayetlerini inkar ediyor ve peygamberleri haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmekte ve (Allah'ın koyduğu) sınırları çiğnemekte oluşları idi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْnitekimنَصَرَكُمُsize yardım etmiştiٱللَّهُAllahبِبَدْرٍBedir'deوَأَنتُمْve sizأَذِلَّةٌفَٱتَّقُوا۟O halde korkunٱللَّهَAllah'tanلَعَلَّكُمْumulur kiتَشْكُرُونَşükredersiniz

Andolsun, siz son derece güçsüz iken Allah size Bedir'de yardım etmişti. O halde Allah'a karşı gelmekten sakının ki şükretmiş olasınız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inanan(lar)مَنkimيَرْتَدَّdönerseمِنكُمْsizdenعَنdinindenدِينِهِۦفَسَوْفَyakındaيَأْتِىgetirecektirٱللَّهُAllahبِقَوْمٍbir toplumuيُحِبُّهُمْonları sevenوَيُحِبُّونَهُۥٓonlar da O'nu severlerأَذِلَّةٍalçak gönüllüdürlerعَلَىkarşıٱلْمُؤْمِنِينَMü'minlereأَعِزَّةٍonurlu ve şiddetlidirlerعَلَىkarşıٱلْكَٰفِرِينَkafirlereيُجَٰهِدُونَcihad ederlerفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahوَلَاkorkmazlarيَخَافُونَلَوْمَةَkınamasındanلَآئِمٍذَٰلِكَbuفَضْلُbir lutfudurٱللَّهِAllah'ınيُؤْتِيهِonu verirمَنkimseyeيَشَآءُوَٱللَّهُAllah'(ın)وَٰسِعٌ(lutfu) geniştirعَلِيمٌbilendir

Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler. Onlar mü'minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihad ederler. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. İşte bu, Allah'ın bir lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّmuhakkakٱلَّذِينَkimselereٱتَّخَذُوا۟(tanrı diye) benimseyenlereٱلْعِجْلَbuzağıyıسَيَنَالُهُمْerişecektirغَضَبٌbir öfkeمِّنRablerindenرَّبِّهِمْوَذِلَّةٌve bir alçaklıkفِىhayatındaٱلْحَيَوٰةِٱلدُّنْيَاوَكَذَٰلِكَişte biz böyleنَجْزِىcezalandırırızٱلْمُفْتَرِينَiftiracıları

Buzağıyı ilah edinenlere mutlaka (ahirette) Rablerinden bir gazab, dünya hayatında ise bir zillet erişecektir. İşte biz iftiracıları böyle cezalandırırız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لِّلَّذِينَأَحْسَنُوا۟iyilik eden(lere)ٱلْحُسْنَىٰdaha iyisiوَزِيَادَةٌوَلَاbürümezيَرْهَقُوُجُوهَهُمْonların yüzleriniقَتَرٌkaralıkوَلَاve aşağılıkذِلَّةٌأُو۟لَٰٓئِكَişte bunlarأَصْحَٰبُehlidirlerٱلْجَنَّةِهُمْonlarفِيهَاoradaخَٰلِدُونَsürekli kalıcıdırlar

Güzel iş yapanlara (karşılık olarak) daha güzeli ve bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de bir zillet. İşte onlar cennetliklerdir ve orada ebedi kalacaklardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi