KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

امم

ana · ümmi · anası · önder

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
118
Ayet
107
Sure
42
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

107 ayetin ilk 8 tanesi
وَمِنْهُمْonların içinde vardırأُمِّيُّونَümmilerلَاbilmezlerيَعْلَمُونَٱلْكِتَٰبَKitabıإِلَّآdışındaأَمَانِىَّkuruntularıوَإِنْonlarهُمْإِلَّاsadeceيَظُنُّونَzannediyorlar

Bunların bir de ümmi takımı vardır; Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذِٱبْتَلَىٰٓimtihan ettiği;إِبْرَٰهِۦمَİbrahim'iرَبُّهُۥRabbiبِكَلِمَٰتٍkelimelerleفَأَتَمَّهُنَّقَالَ(Allah) dedi kiإِنِّىşüphesiz benجَاعِلُكَseni yapacağımلِلنَّاسِinsanlar içinإِمَامًاقَالَ(İbrahim) dedi kiوَمِنbenim soyumdan daذُرِّيَّتِىقَالَbuyurduلَاulaşmazيَنَالُعَهْدِىahdimٱلظَّٰلِمِينَzalimlere

Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder yapacağım." İbrahim de, "Soyumdan da (önderler yap, ya Rabbi!)" demişti. Bunun üzerine Rabbi, "Benim ahdim (verdiğim söz) zalimleri kapsamaz" demişti.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
رَبَّنَاRabbimizوَٱجْعَلْنَاbizi yapمُسْلِمَيْنِteslim olanlardanلَكَsanaوَمِنneslimizden deذُرِّيَّتِنَآأُمَّةًbir ümmet (çıkar)مُّسْلِمَةًteslim olanلَّكَsanaوَأَرِنَاve bize gösterمَنَاسِكَنَاibadet yollarımızıوَتُبْve tevbemizi kabul etعَلَيْنَآإِنَّكَşüphesiz senأَنتَ(ancak) sensinٱلتَّوَّابُtevbeleri kabul edenٱلرَّحِيمُçok merhametli olan

"Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi kabul et. Çünkü sen, tövbeleri çok kabul edensin, çok merhametli olansın."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
تِلْكَonlarأُمَّةٌbir ümmettiقَدْelbetteخَلَتْلَهَاkendilerineمَاşeylerكَسَبَتْonların kazandıklarıوَلَكُمsize aittirمَّاşeylerكَسَبْتُمْوَلَاsiz sorulmazsınızتُسْـَٔلُونَعَمَّاşeydenكَانُوا۟olduklarıيَعْمَلُونَonların yapıyor

Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
تِلْكَİşte onlarأُمَّةٌbir ümmettiقَدْkiخَلَتْلَهَاonlarındırمَاşeylerكَسَبَتْkazandıklarıوَلَكُمve sizindirمَّاşeylerكَسَبْتُمْوَلَاsorulmazsınızتُسْـَٔلُونَعَمَّاşeylerdenكَانُوا۟olduklarıيَعْمَلُونَonların yapıyor

Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَكَذَٰلِكَve böyleceجَعَلْنَٰكُمْsizi kıldıkأُمَّةًbir ümmetوَسَطًاvasatلِّتَكُونُوا۟olmanız içinشُهَدَآءَşahitعَلَىinsanlaraٱلنَّاسِوَيَكُونَve olması içinٱلرَّسُولُrasulün (de)عَلَيْكُمْsizeشَهِيدًاوَمَاve yap(ma)dıkجَعَلْنَاٱلْقِبْلَةَbir kıbleٱلَّتِىolduğunuzuكُنتَعَلَيْهَآüzerindeإِلَّاsadece (yaptık)لِنَعْلَمَbilmek içinمَنkimseyiيَتَّبِعُuyanٱلرَّسُولَElçi'yeمِمَّنkimsedenيَنقَلِبُgeriye dönenعَلَىٰüzerindeعَقِبَيْهِوَإِنve elbetteكَانَتْağır gelirلَكَبِيرَةًإِلَّاbaşkasınaعَلَىkimseyeٱلَّذِينَهَدَىyol gösterdiğiٱللَّهُوَمَاdeğildirكَانَAllahٱللَّهُلِيُضِيعَzayi edecekإِيمَٰنَكُمْإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahبِٱلنَّاسِinsanlaraلَرَءُوفٌşefkatlidirرَّحِيمٌmerhametlidir

Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmet yaptık. Her ne kadar Allah'ın doğru yolu gösterdiği kimselerden başkasına ağır gelse de biz, yönelmekte olduğun ciheti ancak; Resul'e tabi olanlarla, gerisingeriye dönecekleri ayırd edelim diye kıble yaptık. Allah, imanınızı boşa çıkaracak değildir. Şüphesiz Allah, insanlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
كَانَidiٱلنَّاسُinsanlarأُمَّةًümmetوَٰحِدَةًbir tekفَبَعَثَsonra gönderdiٱللَّهُAllahٱلنَّبِيِّۦنَpeygamberleriمُبَشِّرِينَmüjdecilerوَمُنذِرِينَve uyarıcılar olarakوَأَنزَلَve indirdiمَعَهُمُonlarla beraberٱلْكِتَٰبَKitabıبِٱلْحَقِّhak olarakلِيَحْكُمَhükmetmek üzereبَيْنَarasındaٱلنَّاسِinsanlarفِيمَا(konularda)ٱخْتَلَفُوا۟anlaşmazlığa düştükleriفِيهِوَمَاveٱخْتَلَفَanlaşmazlığa düştü(ler)فِيهِo(Kitap hakkı)ndaإِلَّاdışındaٱلَّذِينَkendilerineأُوتُوهُ(Kitap) verilmiş olanlarمِنۢsonraبَعْدِمَاkendilerine geldiktenجَآءَتْهُمُٱلْبَيِّنَٰتُaçık delillerبَغْيًۢاsırf kıskançlıktan ötürüبَيْنَهُمْفَهَدَىbunun üzerine ilettiٱللَّهُAllahٱلَّذِينَkimseleriءَامَنُوا۟iman edenلِمَاayrılığa düştükleriٱخْتَلَفُوا۟فِيهِkendisindeمِنَgerçeğeٱلْحَقِّبِإِذْنِهِۦوَٱللَّهُAllahيَهْدِىiletirمَنkimseyiيَشَآءُdilediğiإِلَىٰyolaصِرَٰطٍمُّسْتَقِيمٍdoğru

İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler konusunda, aralarında hüküm vermek üzere kitapları hak olarak indirdi. Kendilerine apaçık ayetler geldikten sonra o konuda ancak; kitap verilenler, aralarındaki kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah iman edenleri, kendi izniyle, onların hakkında ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah, dilediğini doğru yola iletir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هُوَOٱلَّذِىٓindirdiأَنزَلَعَلَيْكَsanaٱلْكِتَٰبَKitabıمِنْهُOnunءَايَٰتٌ(bazı) ayetleriمُّحْكَمَٰتٌmuhkemdir (ki)هُنَّonlarأُمُّanasıdırٱلْكِتَٰبِKitabınوَأُخَرُve diğerleri deمُتَشَٰبِهَٰتٌفَأَمَّاolanlarٱلَّذِينَkalblerindeفِىقُلُوبِهِمْزَيْغٌeğrilikفَيَتَّبِعُونَardına düşerlerمَاolanlarınınتَشَٰبَهَmüteşabihمِنْهُonunٱبْتِغَآءَçıkarmak içinٱلْفِتْنَةِfitneوَٱبْتِغَآءَve bulmak içinتَأْوِيلِهِۦوَمَاoysaيَعْلَمُbilmezتَأْوِيلَهُۥٓonun te'viliniإِلَّاbaşka kimseٱللَّهُوَٱلرَّٰسِخُونَileri gidenlerفِىilimdeٱلْعِلْمِيَقُولُونَderlerءَامَنَّاinandıkبِهِۦOnaكُلٌّhepsiمِّنْkatındandırعِندِرَبِّنَاوَمَاdüşünüp öğüt almazيَذَّكَّرُإِلَّآbaşkasıأُو۟لُوا۟sahiplerindenٱلْأَلْبَٰبِsağduyu

O, sana Kitab'ı indirendir. Onun (Kur'an'ın) bazı ayetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir. Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih ayetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, "Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır" derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi