KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

خلف

cayar · hakim · türlü · caymaz

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
127
Ayet
116
Sure
40
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

116 ayetin ilk 8 tanesi
وَإِذْbir zamanlarقَالَdedi kiرَبُّكَRabbinلِلْمَلَٰٓئِكَةِmeleklereإِنِّىşüphesiz benجَاعِلٌyaratacağımفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِخَلِيفَةًقَالُوٓا۟dediler (melekler)أَتَجْعَلُmi yaratacaksın?فِيهَاoradaمَنkimseيُفْسِدُbozgunculuk yapanفِيهَاoradaوَيَسْفِكُdökenٱلدِّمَآءَkanوَنَحْنُoysa bizنُسَبِّحُtesbih ediyorبِحَمْدِكَseni överekوَنُقَدِّسُve takdis ediyoruzلَكَقَالَdediإِنِّىٓşüphesiz benأَعْلَمُbilirimمَاşeyleriلَاdeğilsinizتَعْلَمُونَsiz biliyor

Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamdederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz." demişler. Allah da, "Ben sizin bilmediğinizi bilirim" demişti.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَجَعَلْنَٰهَاve bunu yaptıkنَكَٰلًاibretlik bir cezaلِّمَاşey içinبَيْنَarasındaki (önündeki)يَدَيْهَاonların iki eliوَمَاve şey (için)خَلْفَهَاardından gelenوَمَوْعِظَةًve bir öğütلِّلْمُتَّقِينَmüttakiler için

Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالُوا۟Bir de dediler kiلَنaslaتَمَسَّنَاbize dokunmayacaktırٱلنَّارُateşإِلَّآdışındaأَيَّامًاgünمَّعْدُودَةًقُلْDe kiأَتَّخَذْتُمْaldınız mı?عِندَkatındaٱللَّهِAllahعَهْدًاbir söz (bu hususta)فَلَنöyleyseيُخْلِفَdönmezٱللَّهُAllahعَهْدَهُۥٓأَمْyoksaتَقُولُونَsöylüyorsunuzعَلَىhakkındaٱللَّهِAllahمَاbir şeyلَاbilmediğinizتَعْلَمُونَ

Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -Eğer böyle ise, Allah verdiği sözden dönmez-. Yoksa siz Allah'a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالَتِve dediler kiٱلْيَهُودُYahudilerلَيْسَتِdeğillerٱلنَّصَٰرَىٰHıristiyanlarعَلَىٰüzerindeشَىْءٍbir şey (temel)وَقَالَتِve dediler kiٱلنَّصَٰرَىٰHıristiyanlar daلَيْسَتِdeğildirlerٱلْيَهُودُYahudilerعَلَىٰüzerindeشَىْءٍbir şey (temel)وَهُمْoysa onlarيَتْلُونَokuyorlarٱلْكِتَٰبَكَذَٰلِكَböyleceقَالَsöyledilerٱلَّذِينَkimselerلَاbilmeyen(ler)يَعْلَمُونَمِثْلَbenzeriniقَوْلِهِمْفَٱللَّهُartık Allahيَحْكُمُhüküm verecektirبَيْنَهُمْaralarındaيَوْمَgünüٱلْقِيَٰمَةِkıyametفِيمَاşey hakkındaكَانُوا۟olduklarıفِيهِondaيَخْتَلِفُونَihtilaf halinde

Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir temel üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi Kitab'ı okuyorlar. (Kitab'ı) bilmeyenler de tıpkı bunların söyledikleri gibi demişti. Artık onların aralarında uyuşamadıkları davada, kıyamet gününde hükmü Allah verecektir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizفِىyaratılışındaخَلْقِٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerinوَٱلْأَرْضِve yerinوَٱخْتِلَٰفِve değişmesindeٱلَّيْلِgeceوَٱلنَّهَارِve gündüzünوَٱلْفُلْكِve gemilerdeٱلَّتِىtaşıyıp gidenتَجْرِىفِىdenizdeٱلْبَحْرِبِمَاşeyleriيَنفَعُfaydasına olanٱلنَّاسَinsanlarınوَمَآindiripأَنزَلَٱللَّهُAllah'ınمِنَgöktenٱلسَّمَآءِمِنsuمَّآءٍفَأَحْيَاdirilterekبِهِonunlaٱلْأَرْضَyeriبَعْدَsonraمَوْتِهَاöldüktenوَبَثَّyaymasındaفِيهَاoradaمِنher çeşittenكُلِّدَآبَّةٍcanlıyıوَتَصْرِيفِve evirip çevirmesindeٱلرِّيَٰحِrüzgarlarıوَٱلسَّحَابِve bulutlarıٱلْمُسَخَّرِemre hazır bekleyenبَيْنَarasındaٱلسَّمَآءِyerوَٱلْأَرْضِve gökلَءَايَٰتٍلِّقَوْمٍbir topluluk içinيَعْقِلُونَdüşünen

Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden gemilerde, Allah'ın gökyüzünden indirip kendisiyle ölmüş toprağı dirilttiği yağmurda, yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgarları ve gökle yer arasındaki emre amade bulutları evirip çevirmesinde elbette düşünen bir topluluk için deliller vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ذَٰلِكَişte böyleبِأَنَّgerçektenٱللَّهَAllahنَزَّلَindirmiştirٱلْكِتَٰبَKitabıبِٱلْحَقِّوَإِنَّve elbetteٱلَّذِينَkimselerٱخْتَلَفُوا۟ayrılığa düşenفِىKitaptaٱلْكِتَٰبِلَفِىiçindedirlerشِقَاقٍۭanlaşmazlıkبَعِيدٍderin bir

Bu (azab) da, Allah'ın, Kitab'ı hak olarak indirmiş olması (ve onların bunu inkar etmesi) sebebiyledir. Kitap konusunda anlaşmazlığa düşenler ise derin bir ayrılık içindedirler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
كَانَidiٱلنَّاسُinsanlarأُمَّةًümmetوَٰحِدَةًbir tekفَبَعَثَsonra gönderdiٱللَّهُAllahٱلنَّبِيِّۦنَpeygamberleriمُبَشِّرِينَmüjdecilerوَمُنذِرِينَve uyarıcılar olarakوَأَنزَلَve indirdiمَعَهُمُonlarla beraberٱلْكِتَٰبَKitabıبِٱلْحَقِّhak olarakلِيَحْكُمَhükmetmek üzereبَيْنَarasındaٱلنَّاسِinsanlarفِيمَا(konularda)ٱخْتَلَفُوا۟anlaşmazlığa düştükleriفِيهِوَمَاveٱخْتَلَفَanlaşmazlığa düştü(ler)فِيهِo(Kitap hakkı)ndaإِلَّاdışındaٱلَّذِينَkendilerineأُوتُوهُ(Kitap) verilmiş olanlarمِنۢsonraبَعْدِمَاkendilerine geldiktenجَآءَتْهُمُٱلْبَيِّنَٰتُaçık delillerبَغْيًۢاsırf kıskançlıktan ötürüبَيْنَهُمْفَهَدَىbunun üzerine ilettiٱللَّهُAllahٱلَّذِينَkimseleriءَامَنُوا۟iman edenلِمَاayrılığa düştükleriٱخْتَلَفُوا۟فِيهِkendisindeمِنَgerçeğeٱلْحَقِّبِإِذْنِهِۦوَٱللَّهُAllahيَهْدِىiletirمَنkimseyiيَشَآءُdilediğiإِلَىٰyolaصِرَٰطٍمُّسْتَقِيمٍdoğru

İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler konusunda, aralarında hüküm vermek üzere kitapları hak olarak indirdi. Kendilerine apaçık ayetler geldikten sonra o konuda ancak; kitap verilenler, aralarındaki kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah iman edenleri, kendi izniyle, onların hakkında ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah, dilediğini doğru yola iletir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
تِلْكَٱلرُّسُلُelçiler kiفَضَّلْنَاüstün kıldıkبَعْضَهُمْkiminiعَلَىٰkarşıبَعْضٍمِّنْهُمonlardanمَّنkimineكَلَّمَkonuştuٱللَّهُوَرَفَعَve yükselttiبَعْضَهُمْkimini deدَرَجَٰتٍوَءَاتَيْنَاve verdikعِيسَىÎsa'yaٱبْنَoğluمَرْيَمَMeryemٱلْبَيِّنَٰتِaçık delillerوَأَيَّدْنَٰهُve onu destekledikبِرُوحِRuh ileٱلْقُدُسِوَلَوْve eğerشَآءَdileseydiٱللَّهُAllahمَاöldürmezlerdiٱقْتَتَلَٱلَّذِينَkimseleri (milletleri)مِنۢonların arkasından gelenبَعْدِهِممِّنۢsonraبَعْدِمَاgelmiş olduktanجَآءَتْهُمُٱلْبَيِّنَٰتُaçık delillerوَلَٰكِنِfakatٱخْتَلَفُوا۟anlaşmazlığa düştülerفَمِنْهُمonlardanمَّنْkimileriءَامَنَinandıوَمِنْهُمve onlardanمَّنkimi deكَفَرَوَلَوْeğerشَآءَdileseydiٱللَّهُAllahمَاbirbirlerini öldürmezlerdiٱقْتَتَلُوا۟وَلَٰكِنَّamaٱللَّهَAllahيَفْعَلُyaparمَاşeyiيُرِيدُdilediği

İşte peygamberler! Biz, onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah'ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa'ya ise açık deliller verdik ve onu Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Eğer Allah dileseydi, bunların arkasından gelen (millet)ler, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra, birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat ayrılığa düştüler. Onlardan inananlar da vardı, inkar edenler de. Yine Allah dileseydi, birbirlerini öldürmezlerdi. Lakin Allah dilediğini yapar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi